Ferhat KENTEL
Taraf gazetesinde “Emlak sayfaları” (reklamları mı demek lazım acaba?) çıkıyor. Çok modern, çok dönüşmüş, çok dönüştürücü, çok albenili, çok yüksek, çok beton binaların reklamları... Hangisi daha avantajlı, ödeme kolaylıklarına sahip, hepsini görmek mümkün...
Işıklar içinde parliament mavisiyle cilâlanmış Manhattan’dan devşirme Mashattanlara,“betonun cazibesine” inanmak ve sonunda alışıp ikna olmak bu türden ikna teknolojileriyle başlıyor.
Modern olmayan zamanlarda, insanlar masallarla, köyden köye dolaşan havarilerle, âşıklarla, hocalarla, papazlarla ikna olurlar ve inanırlardı. Bir âlem duygusuna, öbür dünyaya, tanrıya, peygamberlere, dinlere, kutsala, hurafelere, mucizelere, ejderhalara, gulyabanilere bu yollarla inanılırdı.
İnançlar güçlü olmak için onları taşıyanlar tarafından görünür kılınmak zorundaydı. Muska, haç, tapınak gibi somut ve maddi üretimler; büyü, ayin, namaz, oruç gibi tekrarlanan ritüeller de inançlar için şarttı.
Modern zamanlarda, yeni bir tapınak olarak okulda ve bu dinin havarileri olarak öğretmenler vasıtasıyla, yeni bir din olarak modernizme inanmaya başladık. Bayrakların, marşların, militarizmin, kanımızın kutsallığına; başkan babaların ve onların türbelerinin kutsallığına inandık. Sınıflarımızda başkan babaların fotoğrafları, onların veciz sözleri, tarih anlatıları sıralandı, tekrarlandı ve biz ezberledik, ikna olduk, inandık. Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur bayramlarını, asker bayramlarını öğrendik, kutladık, tekrarladık ve inandık.
Şimdi de betona inanıyoruz. Betonun normalliğine, dolayısıyla kutsallığına... “A a, nasıl yani? Beton olmadan olur mu canım?”a inanıyoruz. Televizyon ekranlarından üzerimize üzerimize gelen kibirli beton tanrıları ve onların reklamcı havarileri ve de onların dinlerinin bekçiliğini yapan yeni başkan babalar, hep birlikte bize biteviye mesaj veriyorlar, anlatıyorlar, bizi ikna etmeye, inandırmaya çalışıyorlar.
Caddelerimizi, sokaklarımızı billboard ormanları sarıyor. Üzerinde cafcaflı beton reklamları, GDO’lu, hormonlu, kimyasallı ürünlerin reklamları... para, kâr, indirim, alışveriş merkezleri... Billboardlara ve onların üzerinde anlatılan kutsal mesajlara inanıyoruz.
Ve Edirne’den Hakkâri’ye beton tarlalarının normalliğine inanıyoruz. İstanbul’da Haliç’e yapılacak köprünün normalliğine inandırılıyoruz. İnanmamız o kadar normal ki, belediye başkanının ahbabı mimar “Başka köprü olamaz, olsa kendimi yakarım!” diyerek inancının ne kadar kutsal olduğunu anlatıyor.
O kadar çok ama o kadar çok biliyorlar ki, bize sormaya tenezzül bile etmiyorlar. Bize birinanç tebliğ ediyorlar ama sansürleyerek... İçinde büyüdükleri başka dinlerin kimisinin tevazu telkinlerini, ya da başkasının katılımcı demokrasi, paylaşmak gibi değerlerini atlayarak... Bu değerler sadece kutsal kitaplarda yazılı olan güzel sözler... Havariler nedense her şeyi hatırlamıyorlar, unutmak istiyorlar. Ve “kendi” dinlerini; “gücün ve paranın” dinini inşaat ediyorlar...
O yüzden kafalarına göre ovalara TOKİ, Çamlıca’ya cami, Haliç’e köprü, Zeytinburnu’na beton kule, kafalarına göre Taksim’e “düzenleme” yapıyorlar. Ve bizi bunların ne kadar ehemmiyetli, ne kadar kutsal olduğuna inandırmaya çalışıyorlar. Tekrarlanan ritüeller ve büyülü törenlerle; havariler vasıtasıyla aktarılan veciz sözlerle, gazetelere (Taraf’a bile) sızan “inandırıcı” haber görünümlü reklamlarla betonun dinine inanıyoruz.
Ve betonun dini, başka din bırakmıyor... “Ama canım, zaman bunu gerektiriyor” ayeti, eski dinleri tapınaklarına, müzelere kapatıyor.
Kendi deyimiyle “Taraf gazetesi okuru (bazen de yazar affınıza sığınarak!)”, Taksim Platformu’ndanBetül Tanbay bu beton dinine karşı isyanını yazmış, bir kısmını aktarıyorum:
“Taksim Platformu’nu bir yıl önce oluşturduğumuzda, hep birlikte yaşayabileceğimiz bir anayasanın provası olsun Taksim projesi dedik. ‘Taksim hepimizin’ dedik, ‘Taksim bizim’ diye bağırdılar; ‘diyalog, katılım’ dedik, ‘biz sizi biliriz, istemezükçüler’ dediler; ‘ağaç hepimize lazım’ dedik, ‘cumhuriyetin değerleri’ dediler; ‘yayalar yürüyebilsin’ dedik, ‘teknoloji, kalkınma düşmanı’ dediler. ‘Tank istemeyiz’ dedik, buldozer dayadılar, ‘park isteriz’ dedik, kışla dayıyorlar!”
Yani aslında ne Taksim Platformu, ne de bu memleketin naçiz kulları olarak çok fazla bir şey istemiyoruz. Sadece biraz saygı, biraz adam (ya da kadın) yerine konmak...
Gücün dinine gark olan bu topraklarda azınlıklaştırılmış Ermenilerin yarın (6 ocak)Noelleri var; Surp Dzınunt (Kutsal Doğuş) bayramı... Kutlu olsun!
Yazarlar
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANBahis oynayan bakan kim?.. CASUS KİM?.. 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpHissedilemeyen büyümenin anatomisi 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKİmralı için CHP’yi sıkıştırmaya gerek var mı? 5.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRPOLEMİK SENDROMDA 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYTürkiye İçin Irak Peşmergeleri Sorun Olmuyor da Rojava neden Sorun! 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKEve siyaset için dönüş öncesi bir mıntıka temizliği gerek 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMABD’de bir şeyler oluyor: Nick Fuentes 30.11.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP modernizmi ve faşizmi... 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Ali TürerÇÖZÜM, BARIŞ VE KARDEŞLİK GETİRECEK Mİ? 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYAİmamoğlu'na istenen 23 asırlık tarihi ceza: Roma İmparatorluğu kurulduğunda hapse girseydi hala ceza 14.11.2025 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDEN"Arananlar" zulmü ne zaman son bulacak? 14.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları









































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.07.2024
16.04.2024
5.02.2024
12.07.2023
24.01.2023
26.11.2021
2.05.2021
16.04.2021
10.10.2020
9.09.2020