M.Latif YILDIZ
Makalemin başlığında kullandığım sloganı 4 yıldır her ortamda duyuyoruz. ANCAK, bunun ne olduğunu benim de dâhil olduğum milyonlarca insan bilmiyor.
Türkiye'deki siyasi ve toplumsal ortam; Siyaset psikolojisi ve sloganlar açısından Cumhur İttifakı ile Millet İttifakı'nın ruh hali bir birinin kopyası olunca insanlar, toplum, seçmende umutsuz, endişeli ve de siyasilere güvenini yitirmiş durumda.
Yıllarca gazeteci, yazar olarak siyaset ve Politika içinde yaşadım. (İç Anadolu Günaydın, Sabah gazeteleri ve ATV-STAR TV Temsilcisiydim) Hiç bir dönem bugünkü kadar kutuplaşmış gergin toplum görmedim. İster ev, ister iş, ister sokakta, hatta okul ve de Üniversitede olsun, günlük ortamımızın her yerinde kutuplaşma, gerginlik hâkimdir.
Tartışmalarda birbirlerine hakaret, küfür ediyorlar. Caddelerde ve sokaklarda insanlar birbirlerini dövmeye kalkışıyorlar. Sakin, huzurlu insanlar yok denecek kadar azaldı. İnsanlar sorunlarına çözüm bulunmayınca kendilerini çaresiz hissediyorlar; duygularını bastırmaya çalışıyorlar. İşlevsiz kaldığı, işe yaramadığı ruh hali ile hayal kırıklığı ve agresif tavrı şiddete dönüyor. Bu da öfke ve kızgınlık patlamalarına, o da intikama, kin ve nefrete sebep oluyor.
Ülkeyi yöneten iktidar demokrasi eksikliğini gideremediği gibi, muhalefette ne yazık ki aynı güvensizliği veriyor. Peki, iktidarın yapmadığı ya da yapmak istemedikleri karşısında muhalefet ne yapmalıdır? Bana kalırsa önce cevaplanması gereken soru budur.
Örnek verecek olursam: Bu ülkenin en can alıcı siyasi, ekonomik, toplumsal, askeri, sivil, insani sorunu nedir? Hiç şüphesiz Kürd ya da doğru anlatım ile “Türk” sorunudur. Peki, bu hayati mesele için neler yapılmalıdır?
1- sorun nedir tarif edilmesi gerekmez mi? 100 yıldır yapılmıyor, yapamıyorlar, yapamıyorlar.
2- İkinci aşamada sorun analiz edilmeli. Tarifi yapamayanlar sorunun analizi nasıl yapsın ki!..
3- Sorunun nedenleri nelerdir? Hali ile buna hiç inilmiyor, belki de inemiyorlar.
4- Bu üç aşama hal edilirse ancak dördüncü aşama olan “çözüm nelerdir” safhasına geçilir.
5- O zaman söz konusu alternatiflerden hangisi bana daha çok uyar, onu daha kolay uygular ve sonucuna varırım konumuna geçilir.
Bu ve benzeri soruların doğru yanıtı verildikten sonra ancak karar verilebilir. Tam da bu aşamadan sonra çözümün plana göre uygulanmasına başlanır. Bunların yapılması için sorun ile ilgili çevre, kurumlardan bilgi toplanması ve iletişime geçmesi gereklidir. Bunların yanında zaman zaman planın nasıl yürüdüğü de kontrol edilmeliler.
Muhalefetin, yani Millet İttifakının bu güne kadar ne güçlendirilmiş Parlamenter ne de Kürd sorununda şu ana kadar böyle bir çalışma yaptıklarına şahsen rastlamadım.
MESELA KÜRD konusunda kendilerine şu soruları sorulmalılar:
# Kürd meselesinde projemiz nedir? Hedefin neresindeyiz?
# Hedefe ulaşmada engeller var mı? Varsa nelerdir?
# Bu çerçevede Türkiye'de Kürd ya da Türk meselesinde demokrasi içinde sorunu analiz edilip nasıl çözülebiliriz?
Anlıyorum çok uzun, kolay bir süreç değildir. Ancak Cumhuriyetin yüzüncü yılına bir yıl kala ülkenin en büyün ve can alan sorunu Kürd meselesine şimdi de rejim sorunu eklendi mi? Eklendi. Peki, siyasilerin ve onlara destek veren insanların çözümü canı gönülden istemeleri gerekmez mi? Soruna bu açıdan bakmalarının önemli olduğunun farkına varmaları gerekmez mi? Hatta zamanı gelip geçmedi mi? Söylediklerimin gerçekleşmesi için her kesin üstlerine düşeni yapması gerekmez mi?
UNUTMAYALIM Kİ;
Ülkedeki etnik ve inançsal karşıtlıklar/kışkırtmalar sonucu meydana gelen çatışmalar doğuruyor. Yani, Türk-Kürt, Alevi-Sünni, laik-İslamcı sorunlar kartopu gibi yuvarlandıkça çığa dönüşüyor. Kimse de çözmenin yolu nedir? Sorusunu kendisine sormuyor. Bilhassa Kürt meselesinin çözülememesinin arka planında ve bilinçaltında yatan (siyasi-psikolojik) etkenler buna yol açıyor.
Çoğunlukta olanlar veya hükmedenler; diğerlerinin yani kendileri gibi olmayan, inanmayan ve düşünmeyenlere çok acımasızca öteki olarak davranıyor. Bu zamanla toplumda toleransın azalmasına ve çatışmaların şiddete dönüşmesine yol açmaktadır.
Özellikle, eğitim, siyaset ve sosyal yönlendirmeler, İnsanları kendileri dışında başka kimselerin de olduğunu idrak ve kabul etmeleri engelleniyor. Başkaları denilen ötekilerin görüşleri ve inançları farklı olduğunu kabullenmiyor. Onların olduğu gibi kabul etmiyor.
Karşıtlık ve çatışmaların psikolojik/fikirsel çözümünün ön koşulu olarak dayatılıyor.
Öyle ki kişinin yetiştiği evde, okulda, çevrede bu gibi konular kabul görmediği için toplum kutuplaşıyor, farklı yönlere savruluyor. Kendinden farklı dil, inanç, sosyal ve kültürel yapıya sahip insanlara tolerans gösterilmiyor. Başkalarının düşüncelerine saygılı olmuyor/ olamıyor.
Unutulmamalı ki demokrasi evde başlar, okulda devam eder. Evde diğer insanları hoş görme kültürü olursa; adalet varsa, orada yetişen çocuklar demokrat olur, insanları hoş görür, onlara saygılı olurlar. Kişi neyi görür, yaşarsa, onu tanıyıp uygular. Doğal olarak aileden daha sonraki evrelerde yani okullarda, iş yerlerinde, komşuları, çarşı pazarda olan ilişkilerindeki deneyimler hayli farklılaşır.
Türkiye'de Türk-Kürt, Alevi-Sünni, laik-İslamcı, Ermeni- Yahudi, Süryani - Ezidi vs. vardır. Bunların birbirini tanımalı, karşısındakilere hoşgörüyle bakmalılar. Ötekileştiren tutum ve davranışlardan kaçınmalıdır. Farklılıklarımızı, bizim zenginliğimiz bilmeli. İnsanlar, farklılıklardan yeni şeyleri öğrenir ve birbirlerini tamamlarlar diye bakmalıdır.
SONUÇ:
Muhalif 6 parti. Yani millet ittifakı yukarda açıklamaya çalıştığım görüş, ilkeler ve prensipler üzerinden Güçlendirilmiş Parlamento ve Kürd meselelerinde mutabakat sağlamaz ise; Cumhur ittifakı gibi geçmişte 6 milyon, bu gün için 7 milyon seçmeni olan HDP’yi kriminalize edip yok sayar ise seçimi altın tepsi içinde iktidarda sunarlar gibime geliyor.
Ankara’da Sosyal Demokrat Avukatlar Derneği, Ankara Barosu Eğitim Merkezinde “Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem” adı altında 6 Nisan’da bir oturum gerçekleştirecek. Oturuma CHP Genel Başkan Yardımcısı Av. Muharrem Erkek, DEVA Genel Başkan Yardımcısı Av. Mustafa Yeneroğlu, Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Av. Ayhan Sefer Üstün, İyi Parti Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Bahadır Erdem, Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Av. Bülent Kaya katılacaklar.
Derneğin Genel Başkan Yardımcısı Av. Kemal Akkurt’un moderatörlüğünde yapılacak. Beni de Kemal Bey toplantı davet edince, oturum öncesi bu yazıyı dikkatlerini asıl konuya çekmek ve konuyu kamuoyuna yansıtmak için yazdım. Dilerim toplantıda konulara dair beklenen cevapları verirler.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları




































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
12.06.2022
23.05.2022
10.04.2022
4.04.2022
4.04.2022