Murat AKSOY
Dershane tartışması görünen o ki hız kesmeden devam edecek. Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç, yapılmak istenenin eğitim sisteminin yapısal dönüşümünün parçası olarak, dershaneleri 'kapatmak' değil 'dönüştürmek' olduğunu açıkladı.
Bu açıklamaların cemaati tatmin etmediği görülüyor.
Hep yazdık; AK Parti siyasi parti olarak siyasi adımlarının maliyetini üstlenmiş bir partidir. Dershanelerin dönüştürülerek kapatılması da siyasal bir tasarruftur. Bu tasarrufu eleştirebileceğimiz nokta daha katılımcı bir süreç işletmemesidir. Bu eleştiriyi bireysel ya da siyasi olarak yapmak insanların ve partilerin hakkıdır. Zira AK Parti'nin bu siyasi tasarrufuna karşı mücadele alanı siyasetin içindedir.
DERSHANE SADECE DERSHANE DEĞİL
Cemaatin açığa düştüğü nokta burasıdır. Anlaşılıyor ki cemaat için dershaneler, sadece dershane değil. AK Parti'nin bu siyasi tasarrufuna karşı hiçbir alternatif model sunmadan 'kapattırmayız' tavrı sorunlu bir tavırdır. Bu bakış; dershanelere 'son kale' ya da 'surda açılacak ilk delik' muamelesi yapmaktır.
Bu yüzden cemaatin yapması gereken, siyasal adıma karşı alternatif önerilerini kamuoyuyla ve hükümetle paylaşmak ya da bunun doğrudan bir hareket/parti üzerinden 'baskı grubu' olarak siyasetini yapmaktır. Ya da daha açık bir tercihle siyasallaşmadır.
Dershane geriliminin adını doğru koymakta fayda var.
Ortada dershanelere ihtiyaç bırakmayacak bir yapısal düzenleme mi var? Yok.
Eğer varsa bile kamuoyuna yeterince iyi anlatılabilmiş değil.
AK Parti ile cemaat arasındaki gerilim, toplumda var olan tüm farklılıklara tarafsız olması gereken devlete sahip olma, iktidar paylaşımı sorunudur. Bir taraf siyasal projelerini sorunsuz sürdürmek için iktidar alanını genişletmeye çalışırken; diğer taraf yıllar içinde elde ettiği özerk alanları korumak istiyor.
O yüzden dershane tartışması bir eğitim sorunu tartışması değildir ve olmayacaktır.
Bu gerilime son vermek için dile getirilen 'kardeşlik hukuku','iki taraf da kaybeder' benzeri orta yolcu söylemler çözüm değil; bu gerilimi ertelemekten ibaret anlayışlardır.
Çözüm, devletin bir aktör değil regülatör olduğu, dindar ve muhafazakâr insanların olduğu kadar seküler insanların da kendini rahatça ifade edebileceği, tüm toplumsal kesimlere eşit duracak -ve ne yazık ki zamanında olmadığı için çok şikayet edilen- 'laik devlet'e doğru zihinsel bir dönüşümü sağlamaktır.
BU TOPLUMUN BİR DE ALEVİLERİ VAR
Aleviler üzerine yazılacak bir yazı için uzun bir giriş olduğunun farkındayım.
Malum dershane tartışmasından 2. Gezi çıkabileceğini dillendirenler var. Ya da Gezi'yi bir tür Alevi ayaklanması olarak tanımlayanlar da. Zaten Emniyet'in gözaltı soruşturmalardan elde ettiğini söylediği veriler de bu ifadelere zemin hazırlar nitelikte.
Ama nedense kimse, Alevilerle empati yapmayı denemiyor.
Herkes Aleviliği konuşuyor ama sıradan Alevilerle kimse konuşmuyor.
Oysa Aleviler, bu toplumun eşit vatandaşları. En azından öyle olmak istiyorlar.
Dışarıdan Alevilerin siyasal tercihlerini sorgulayabilir, onları Stockholm Sendromu'ndan muzdarip olmakla eleştirebilirsiniz. Hatta Alevileri Kemalizm'le hesaplaşmaya davet de edebilirsiniz. Ama inanın bunların hiçbiri Alevilerin büyük kısmının ne siyasi tercihlerini ne de Türkiye'ye bakışını değiştirmez.
Çünkü son yıllarda gerek tek tek, gerekse cemaat olarak Alevilerin karşı karşıya kaldıkları durum gösteriyor ki; eğer Türkiye'de zenci arıyorsanız; Türkiye'nin esas ve değişmez zencileri Alevilerdir.
İddialı bulabilirsiniz ama değil.
Bu, tek parti döneminden bugüne hiç değişmedi. Alevilerin bir dönem yargı da ya da askeriyedeki yoğunluğunu örnek bile verseniz bu gerçek değişmez. Çünkü Alevileri yargı ve askeriyeye alan devlet aklının amacı; düşman ya da tehlikeli gördüğü diğer toplumsal bir grubu Aleviler üzerinden tasfiye etmektir.
Evet, Gezi'de Aleviler hak ve özgürleri için parkın içinde barışçıl gösterilerde bulundular.
Bulundular çünkü; kamusal alanda hak ve özgürlük alanlarının daralmasından endişe duyuyorlar. Kamuda uğradıkları ayrımcı politikalar itiraz için, KPSS ile personel alımda elendikleri sözlü sınavları protesto etmek için, kendilerine dayatıldığını düşündükleri hayat tarzına itiraz için, Gezi'de bulundular. Ama buradan Gezi'yi topyekün bir Alevi ayaklanması olarak sunmak da gerçekle bağdaşmaz.
Alevilerin büyük bir kısmının neden hala CHP'ye oy verdiği yeterince açık değil mi?
AK Parti-cemaat gerilimi bile size bir fikir vermiyor mu?
Son olarak ifade edelim ki, Alevilerin neden Gezi'de olduklarını, neden CHP'ye oy verdiklerini ve neden AK Parti ile barışmadıklarını anlayabilmek için onlara içeriden bakmanız şart. Onları eşit vatandaş kabul etmeden, onlara uygulanan ayrımcılığa son vermeden de bunu yapamazsınız.
Tabii eğer Aleviler sizin için önemliyse...
twitter.com/murataksoy
Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
- 43 günün kısa hikâyesi
8.02.2019 - Siz bu satırları okurken ben…
23.11.2018 - Hangi devlet sivilleri sever?
20.11.2018 - Yerel seçim sadece yerel seçim değil
16.11.2018 - Sosyal medya politik bir mezarlık mı?
13.11.2018 - Hatırladınız mı geçen ay ne olmuştu?
10.11.2018 - Şimdi değilse ne zaman?
6.01.2018 - Dini dinbazlardan* kim kurtaracak?
3.01.2018 - Kılıçdaroğlu: 'Dünyanın tüm demokratları birleşmeli'
30.10.2018 - Laik Türk’ten Sünni Türk’e üst kimlik
26.10.2018
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları





































































































Suat Bozkuş
O ettiğin küfürleri de misliyle, üstüne yoğurtla açılmadan iadeli-taahhütlü olarak hanenize gönderiyorum...Afiyetle yiyiniz. Sahi şu anda nerede ikamet ediyorsunuz? Bu Türkiye şehirlerinde ve Avrupa başkentlerindeki faşist saldırılar hakkındaki fikriniz nedir? İzah ederseniz sevabına bütün tanıdıklarıma gönderirim.
Suat Bozkuş
Emre bey, Yanılmışım. Siz göründüğünüz kadar da saf değilmişsiniz. O halıyı gücünüz varsa çekin de onlar gelir zaten. Ama ne sizde ne de efendilerinizde o cesaret yok ki. Bak bu iş TKP-DHKCye falan hiç benzemez. Dikkat edin. Sizi de halının altına süpürmesinler. Bir de sizin arkanızdan ağlamayalım. Öyle küfredip de kaçmayın. Düşüncenize güveniyorsanız yazın. Okuyanlar karar versin. İş küfre kalırsa sizin gibileri bine katlarız ama bizim ihtiyacım yok. Biz öncelikle düşüncelerimize güveniriz.