Oya BAYDAR
Umut tükenmesin, vicdanlar kararmasın diye
Kitle-lider-iktidar ilişkisi siyaset sosyolojisinde üzerinde epeyce düşünülmüş, yazılmış, çizilmiş bir konudur. Liderin kitleleri, kitlelerin lideri değiştirip biçimlendirmesinin diyalektiği sadece teoride kalmamış, binlerce yıllık siyasal tarihinin verileriyle kanıtlanmıştır. Kitle; kendini özdeşleştirdiği, ezikliğini, mağduriyetini onun kişiliğinde onarıp giderdiği, çıkarını ve güvenliğini şahsında gördüğü lidere teslim olur, onun iktidarını kendi iktidarı sayar/sanır. Lidere bağlılık, özellikle toplumların derin dönüşümler yaşadığı ya da büyük sorunlarla karşılaştığı dönemlerde, kimi zaman akıl vicdan tanımayan bir toplumsal histeriye dönüşür. Çağlar boyunca bütün tiranlar, diktatörler, “tek adam”lar bu kitle psikolojisini kullanarak iktidar olmuşlardır.
Liderin kişilik özellikleri, kitleye hitap ederken kullandığı dil, polemik üslubu, kutsallık yüklediği kavramlar, siyasal rakiplerine karşı tutumu hepsi kendisini destekleyenlerde yankı bulur, model oluşturur. Hele de kitlelerin etkilenmeye en açık oldukları, duygu ve heyecanın sağduyunun önüne geçtiği ortamlarda, mesela seçim dönemlerinde, kitle üzerinde lider etkisi büsbütün güçlenir.
Lider kitleyi yüceltir de alçaltır da
Oğlu öldürülmüş acılı anayı miting meydanında yüzbinlere yuhalatan lider; birey olarak iyi yürekli, merhametli, vicdanlı insanların, oğlunu yitirmiş bir anayı yuhalayan kin ve düşmanlık dolu insanlara dönüşmesinden sorumludur.
Milyonların önünde siyasî rakiplerini satılmışlıkla, şerefsizlikle itham eden, dinlerini mezheplerini sorgulayan, onları aşağılayan lider; yarın o kitlelerin saldırganlaşmasından, “ötekiler”e düşman olup kardeşlerini boğazlamasından, vicdansızlaşıp vahşileşmesinden sorumludur. Lumpen kabadayı ağzını “halkın dili” diye pervasızca kullanan; saygısızlığı, saldırganlığı, dayılanmayı dik durmak sanan lider, kitlelerin terbiye-edep düzeylerini aşağı basamaklara iter, halkı lumpenleştirir. Liderin çatışma dili, toplumun bütününe çatışmacılık, kavgacılık, şiddet olarak yansır.
Demokrasi kültürünün kökleşmediği, siyasetin sandıkta oy toplamaktan ibaret sanıldığı, iktidarın mutlak güce dönüştüğü bizcileyin toplumlarda, kitle desteğine sahip bu tür bir liderin tarzı ne yazık ki diğerlerini de etkiler, onları da aşağı çeker. Böylece, iktidardaki veya muhalefetteki siyasetçilerin elbirliğiyle toplumun davranış normları, vicdanı, siyasal ahlakı, sağduyusu geriletilir.
Liderle birlikte aşağı yuvarlananlar
Sadece kitleler değil, liderin yakın çevresindekiler: kaderlerini ona bağlamış yardımcıları, samimî destekçileri, yandaşları da aynı âkibete uğrar. Însanî zaafları, biat kültürüyle bağları, siyasal hırsları, liderden maddî manevî beklentileri -bazen de suç ortaklıkları-ne kadar fazlaysa lidere göre şekillenmeleri de o kadar hızlı ve kolay olur.
Liderin; sadece kitleleri değil çevresindekileri, tek tek yandaşlarını da nasıl düzeysizleştirebileceğinin ibret verici örneklerini, Tayyip Erdoğan’ı koşulsuz destekleyen, bedenlerini ve ruhlarını her türlü eleştiriye kalkan yapan, onun her sözünde, hatta tehditlerinde hakaretlerinde hikmet arayan danışmanlarında, yandaşı yazarlarda, gazetecilerde, yorumcularda, akademisyenlerde, vb. görmek mümkün. Adı anılmaya, konuşulmaya değmeyecek bazıları bir yana; daha birkaç yıl önce Erdoğan’ın bugün geldiği noktayı asla kabullenemeyecek siyasal bilince sahip, dürüst, vicdanlı, donanımlı, demokrat kişiler nasıl bu noktaya geldiler diye düşünüyor insan. Bugün çoğu; liderlerinin çatışmacı, intikamcı, ayrımcı saldırgan dilini kullanıyor. Dün eleştirdikleri hukuksuzlukları, demokrasi ayıplarını, vesayeti, buyrukçuluğu, vb. bugün Erdoğan adına savunuyor. Liderin toplumu aşağı çekmesi, kitlelerin ve kendi çevresinde kümelenenlerin düzeyini yükselteceğine düşürmesi dediğim bu işte. Toplumcak masumiyetimizi, vicdanımızı, etik değerlerimizi, sağduyulu muhakeme yetimizi yitiriyoruz. Düşmanlıkla, hırsla, intikamcılıkla, sevgisizlik ve anlayışsızlıkla doluyoruz.
Abarttığımı düşünebilirsiniz, ama hayır, keşke benim karamsarlığım olsa! Toplumun halini gözlemek yeterli. En kötüsü de iktidarların, liderlerin geçici olmasına karşılık toplumdaki bu erozyonun, insanımızın aşınmasının kolay kolay tamir edilemeyecek olması.
İşte bu yüzden Selahattin Demirtaş
Bu ülkeye yeni bir ses, yeni bir umut gerek. Türkiye sadece tellakların değiştiği, kimilerinin tellak değişikliğini “devrim” diye pazarladığı bir ülke olmamalı.
Alacağı oy, kazanıp kazanmayacağı, siyasî kimliği, partisi umurumda değil. Selahattin Demirtaş diliyle, üslubuyla, siyaseten değil yürekten gelen barış ve “çeşitlilik içinde nar gibi birlik” özlemiyle; ağır mağduriyetler yaşamış Kürt-Zaza kimliğini Türkiyelilik paydasında eriten kardeşlik söylemiyle, gençliğiyle, gülen yüzüyle, umuduyla bu ülkeye barışı, kardeşliği, vicdanı, etik değerleri yeniden hatırlatıyor. Siyasetin dilini temizliyor, yeniliyor. Halk gibi konuşmanın, halktan olmanın; çatışmacı, bölücü, kindar, lumpen dille sağlanamayacağını gösteriyor. Başka bir dilin, başka bir siyasetin, başka bir Türkiye’nin, yeni bir yaşamın mümkün olduğu umudunu yayıyor. Kendisine kulak veren kitleyi aşağı çekmek, ilkelleştirmek, sonra da kendisi kitleyi gerilettiği düzeye inmek yerine, hepimize başka bir söylemin, başka bir yaşamın mümkün olduğunu ve halkların bunu hak ettiğini hatırlatıyor.
Toplumun cinnet ortamına sürüklendiği, herkesin birbirine düşman edildiği, kan kültürünün egemen olduğu, vicdan ve sağduyu aşınması yaşadığımız şu günlerde, Demirtaş kimmiş, hangi partiden adaymış, şansı neymiş, bütün bunları bir yana bırakıp sesine kulak verelim. Önyargılarımızdan, ayrımcılıktan, korkularımızdan kurtulalım. Bize siyaset diye dayatılan ve her gün biraz daha boğuculaşan asık suratlı nefret ve çatışma ortamından bir an için çıkalım, içimizi yıkayalım, insan yanımızı onaralım.
Demirtaş’a oy vermek: umut tükenmesin, vicdanlar daha fazla kararmasın, yeni bir yaşam vaadi öksüz kalmasın, demek benim için. Hiç değilse kararan ruhumuza, vicdanımıza bir iyilik yapmış, gelecek için bir mum yakmış oluruz.
Yazarlar
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları






































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
24.05.2024
14.05.2024
3.05.2024
3.05.2024
22.04.2024
16.04.2024
3.04.2024
29.03.2024
22.03.2024
7.03.2024