Pelin CENGİZ
Her şey, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, "Millet ne zaman tamam derse o zaman çekiliriz" sözleriyle başladı, sonrası çorap söküğü gibi geldi. Sosyal medyadan ve muhalif siyasetçilerden Tamam mesajları yağdı, hatta Kadıköy'de sokağa çıkıp, Tamam yürüyüşü yapmak isteyenler oldu. Elbette, engellendiler...
Kendiliğinden, lidersiz, hiyerarşisiz, sosyal medya bir anda çığ gibi büyüyen yaratıcı, eğlenceli, hem safını belli eden hem mesajını net bir şekilde ifade eden "Tamam İttifakı" oluştu. Twitter'dan atılan yüzbinlerce Tamam mesajı, dünya medyasının da dikkatini çekti, pek çok yerde Tamam rüzgarının haberine yer verildi.
Erdoğan, Refah Partisi'nden Büyükşehir Belediye Başkanı adayı olduğu 1994 yılında Erkin Koray'ın Fesupanallah şarkısını "Tamam İnşallah" olarak uyarlayarak kullanmış, 22 yıl sonra nereden nereye...
Erdoğan, aslında farkında olmadan muhalefet kanadına hem bir slogan hediye etmiş oldu, hem de gerçek bir sivil itaatsizlik eylemini, tek kelimede somutlaşmış bir itiraz dalgasını da başlatmış oldu.
AKP iktidarlarıyla geçen 16 yılda geride çok fazla haksızlık, çok fazla hukuksuzluk, çok fazla antidemokratik uygulama, ifade özgürlüklerine, kişisel haklara yönelik çok fazla adaletsizlik yaşandı. Kadınlar, çocuklar, işçiler, farklı kimlikler, emekçiler, yoksullar, gazeteciler, akademisyenler, "tüm ötekiler" çok fazla örselendi.
Tüm bu otoriterizmden çevre ve yaşam alanları ile onların savunucuları da çok fazla yara aldı. Kıyılar, kentler, köyler, dağlar, ormanlar, akarsular, dereler sermaye ile bir olup talan edildi. Mali politikalardan ekonomide popülist politikalara geçilince, hayatın her noktasında ekonomik sıkıntılar baş gösterdi. Doğrudan yabancı sermaye gelmez oldu, liranın değeri düştükçe düştü. Sendikal mücadele, eylem, protesto, itiraz hakları kitlelerin elinden alındı. OHAL şartlarında her türlü adaletsiz uygulama iktidar ve çevresi için mübah hale geldi.
AB üyeliği yolunda ilerleyen, parmakla gösterilen, parlak bir başarı hikayesi olan Türkiye yavaş yavaş söndü, yerini endişeyle bakılan, siyasetçileri Avrupa'da istenmeyen, haksızlıklarla, hukuksuzluklarla anılan bir ülke haline geldi. Cezaevlerinde rehin tutulan muhalif siyasetçileriyle, gazetecileriyle, yazarlarıyla, akademisyenleriyle, her geçen gün bu utancı büyüttü.
Bu itirazın elbette 16 yıllık bir geçmişi var ama bir anda, kendiliğinden üstelik itiraz edilenin argümanından filizlenerek büyümüş olmasının gözle görülür bir kıymeti var.
Geçmiş yazılarda bahsetmiştim, bundan sonra da bahsetmekten de her zaman memnun olacağım Henry David Thoreau ile ilgili birkaç şey paylaşmamak bu yazının meramını eksik bırakır. Thoreau, erken dönem bir çevreci olarak nitelendirilen Amerika'nın en özgün düşünür ve yazarlarından biri. Gerçek bir 19'uncu yüzyıl kahramanı.
Thoreau, aynı zamanda "sivil itaatsizlik" (civil disobedience) kavramını siyasi literatüre ilk kazandıran kişi olması sebebiyle çok özel bir yere sahip. Ortaya atıldığı 1849'dan bu yana sivil itaatsizlik çok farklı biçimlerle, çok farklı kesimler tarafından kendini ifade etme yöntemi olarak kullanıldı, kullanılıyor.
Thoreau'ya göre, devlet bir makineye benzer ve bu makine zamanla çok fazla adaletsizlik meydana getirebilir. Makine, çok fazla adaletsizlik ürettiğinde insanlar, makineye müdahale etmek ya da makineyi durdurmak için bir direnç oluşturur. Bu da vatandaşın "sivil" olmasının gereği olarak, "şiddetsiz" şekilde gerçekleştirilir.
Sivil itaatsizlik, temel olarak şiddeti dışlayan, haksız bir uygulamaya karşı tüm yasal yollar denendikten sonra başvurulan bir yöntem olarak benimseniyor. Bir eylemi sivil itaatsizlik eylemi haline getiren en güçlü faktörler, toplumun bir kısmının hak ve özgürlüklerinin tehdit altında olması ve buna karşı bir itiraz hareketinin başlaması olarak sayılabilir.
Yine, kavramın en önemli unsurları arasında eylemin kamuya açık şekilde hareket etmesi, kişisel çıkar arayışının ötesinde herkesin o mevcut adaletsizlik karşısında çözüm arayışına katılması, dolayısıyla sivil itaatsizliğin kitlesel olması yer alıyor.
Zaman içinde direnme, itiraz etme hakkıyla ve hak arama ile birlikte başvurulan sivil itaatsizlik, en kritik anlarda tarihin seyrini değiştirdi, yine değiştirmemesi için hiçbir sebep yok. Sivil itaatsizlik her zaman yönetenlere, adaletsiz uygulamalara ve yasalara karşı oldu. Şiddetsizliği ve barış dili kullanması önemli.
Zira bugünün şartlarında sosyal medyada ortaya çıkan itiraz etme, bir kötülüğü ya da haksızlığı ifşa etme, o haksızlığı dile getirerek ona razı gelmemek, karşı durmak sivil itaatsizliğin kazandığı yeni nitelikler...
Sonuç olarak, güçlü, kararlı, yeri geldiğinde bireysel, yeri geldiğinde toplumsal tepkilerle, Tamam gibi sivil itaatsizlik eylemiyle, yeri geldiğinde ekonomik boykotla karşı durmak, Türkiye'nin içine çekilmek istenen politik yıkıma razı olmadığınızı göstermek mümkün. Şikayet etmekle reddetmek arasındaki en önemli fark da burada. Bugünün farklı kesimlerinin oluşturduğu geniş muhalifler safı, buna imkan verebilir gibi duruyor...
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
8.03.2025
29.12.2024
14.10.2024
27.09.2024
23.08.2024
26.07.2024
21.05.2024
13.02.2023
10.02.2023
15.11.2022