Süleyman Seyfi Öğün
Bâzen gerçekten de Frenk dillerinden gelen bir kavrama Türkçe karşılık bulmak zor, hatta imkânsız olabiliyor. O zaman da mecbûren Frenkçe tâbirleri kullanabiliyoruz. Ama pratik içinde bu durum başka şeylere de dönüşebiliyor. Meselâ bu memlekette bir şeylerin Frenkçesini söylemek, söylenene, bilimsellik, yâni “ciddiyet” ve “derinlik” gibi marjinal bir dizi değer katıyor. Dahası da var: Bir yüzeyselliği örtmek ve ona sun’i bir derinlik katmak; bilimsel olmayan bir şeyi bilimsel göstermek için Frenkçe kavramlara müracaat etmek yetiyor. Dînî meselelerde ise bu işi Frenkçe yerine Arapça görüyor. Hâsılı bir dil hokus pokusuyla en olmayacak şeyleri bile oldurabilirsiniz. Depolitizasyon kavramı da benzer bir izlenim doğuruyor. Buna “siyâsetten soğumak” veyâ “siyâseten soğumak” desek, sanki olmayacak. Bu dil kompleksi meselesi çok mühim; ama başka bir yazının konusu. Biz yine bu siyâsetten soğuma meselesine dönelim.
Siyâsete ısınmak ve siyâsetten soğumak , zıt kutuplar gibi görülse de, aslında birbirini emziren iki süreçtir. Siyâsete ısınmak ; siyâsetten belki de gereğinden fazla; meselâ dünyânın kurtulması; cennetin tesisi gibi şeyler beklemek gibi tuhaf zirveler yaptırır insanlara. Bu, nihâyetinde bir yanılsamadır ve her yanılsama gibi neticesi tabiî ki hüsran olur. Bu defâ da “siyâsetten soğumak” dediğimiz süreç başlar.
Dış müdahâleler de siyâsetten soğumaya hizmet eder. Ama bu dış tesirlerin payını çok da abartmamak yanlısıyım. Meselâ “12 Eylül Türkiye’de depolitizasyon doğurdu” demek yanlış olmasa da abartılı bir hüküm gibi görünür bana. Evet, 12 Eylül zihniyeti milleti tekmil câhil neferlerden meydana gelen bir kıt’a gibi görüyordu. Darbecilerin sık sık dillendirdiği bir şey vardı: Özgürlükler ve hakların kötüye kullanımı… İmâ edilen; siyâsal ehliyetlerin insanlara yakışmadığıydı. Özendirilen, vatandaşların siyâsetle âlâkasının seçimden seçime hatırlanması; bunun dışında herkesin mümkün mertebe, siyâsetle uğraşmaması gerektiğiydi.
12 Eylül’ün siyâsetten soğutucu dış tesirleri; ilki kadar görülmeyen bir iç tesirle cem oldu. Eskiden tabiat kokan her şeye “burjuva âdetidir” veyâ “an’anelerimize aykırıdır” diye karşı çıkan militanların, 12 Eylül’den sonra tutkulu Rustik zevkler edinmesini hayretle karşılamışımdır.
Modern toplumlarda siyâset, 19. asırda harâretle; 20. asırda ise soğuklukla karşılanan bir iştir. İşte asıl buna “siyâsetten soğumak” diyorlar. Bu başlangıçta istenen bir şeydi. Çünkü büyük çaplı ve ağır bir siyasallaşma asrı olan 19. asır, büyük bir hayâl kırıklığı ile neticelenmişti. Artık bütün dâvâ moral değerleri taşıyacak yeni siyâsetler bulmak veyâ bu değerleri doğrudan siyâsetin sultasından kurtarmaktı. Sartre ilk, Camus ise ikinci yolu temsil eder. Ama büyük kitleler, her şekilde siyâset karşısında merkezkaç bir savrulma yaşadı. Yâni siyâsetten soğuma süreci hızlanarak işledi.
Ama gâliba neticede işin bir doz aşımına uğradığı görüldü. Artan ve yeniden bölüşüme açılan refah ve sağlanan kurumsal rutinleşme, kitlelerin siyâsetten soğumasının ikinci ve üçüncü sâiklerini oluşturdu. Bu defâ, kitleleri yeniden siyâsete kazandırmak için seferberlikler ilân edildi. Zoon Politicon, Homo Politicus gibi kavramların parlatılması; Arendt gibilerin entelektüel sürümlerini biraz da geri kazanım ihtiyaçlarına bağlıyorum. Bu geri kazanım süreçleri elyevm devâm ediyor.
21. asır, ekonomizm ve teknolojizm üzerinden gelişti. Bu etkiler siyâsal soğukluğu derinleştiren etkiler doğurdu. 20. asır siyâsal soğumayı başlattı. Ama 21. asır ile kıyaslandığında çok mâsum kalıyor. Ekonomizm ve teknolojizmin insanları siyâsetten soğutucu etkileri, siyâsete kültürel kanallar kazandırmak; yerelliği güçlendirmek ve kimlik-siyâset ilişkisini derinleştirerek aşılmak istendi. Ama bu da ters tepti ve kültürel temeller üzerinden siyâset yapmak kamusal bir kavrayış ve sorumluluk kanadırmak yerine gettolaşma gibi, kamusal kazanımları tehdit eden bir mâhiyet kazandı.
Tabiî ki, krizlerin siyâsete dönük âlâkayı arttıracağını öngörebiliriz. Mesele krizlerin niteliğinden çok, krizlerin yaşandığı sürecin nitelikleriyle âlâkalı görünüyor. Ekonomizmin ve teknolojizmin, krizleri yönetmek ve aşmak adına üretebileceği fazla bir şey görülmüyor. Çünkü her ikisi de insansızlığa evriliyor. Gettolaşmalar, postmodern kabilecilikler ise siyâsete akıl değil, yedeğinde şiddeti barındıran, duygulanımcı (sentimental) tepkileri taşıyor. Mâkûl, kamusal kavrayış ve sorumluluğa sâhip yurttaşlardan mürekkep bir insanlık ideali hâlâ o kadar uzak ki….
Yazarlar
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları






























































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
17.06.2021
29.04.2021
22.04.2021
4.06.2020
22.04.2019
4.02.2019
14.02.2019
11.02.2019
4.02.2019
28.01.2019