Süleyman YAŞAR
Önceki gün Amerikan Merkez Bankası Federal Açık Piyasa Komitesi Temmuz ayı toplantısı sonrasının ardından beklenen açıklamasını yaptı. Buna göre, “Konut harcamaları ılımlı düzeyde gelişti. Ve sektörde ilave gelişme gözlendi. Bu arada işletmelerin sabit yatırımları ve net ihracatta yumuşak bir gelişme var. Emek piyasası ilerlemeye devam ediyor. İşsizlikte azalma var. Ama enflasyon beklendiği gibi gelişmiyor. Özellikle enerji fiyatlarının gerilemesi enflasyonu düşüyor. Enerji dışı ithal fiyatlarında gerileme var. Dolayısıyla Temmuz ayında da enflasyon uzun vadeli beklentilerin altında kaldı.” İşte bu tespitleri yaptıktan sonra Komite kısa vadeli politika faizini 0- 0.25 faiz aralığında bıraktı, yani değiştirmedi. Yine Komite “en yüksek istihdamı sağlamak ve uzun vadeli enflasyon hedefi olan yüzde 2 oranına ulaşılmasını dikkate alarak faiz artıracağını” belirtti.
KOMİTENİN YIL SONUNA KADAR ÜÇ TOPLANTISI VAR
“Peki, bundan sonra Komite kaç toplantı yapacak” sorusu akla gelebilir. Hemen cevaplayalım. Komite yıl sonuna kadar 16-17 Eylül, 27-28 Ekim ve 15-16 Aralık’ta toplanacak. Beklentiler bu toplantılarda faiz artırımı olabilir yönünde. Ama faiz kararı tabii küresel ekonomideki gelişmelere bağlı olacak. Bu arada Komite’nin bu yıl faiz artırımı yapmayacağını sayıları az da olsa düşünen ekonomistler de var.
IMF’YE GÖRE TÜRKİYE’NİN BU YIL 200 MİLYAR DOLAR DIŞ FİNANSMANA İHTİYACI VAR
Gelelim Amerikan Merkez Bankası faiz artırımı yapınca neler olacağına…
Şunlar olacak, gelişmekte olan ülkelerden para çıkışı yaşanacak. Tabii para çıkışı sürecinde gelişen ve yükselen ülkelerden kırılgan olanlar epeyce riskli görünüyor. Bu ülkeler arasında Türkiye dikkat çekiyor. IMF’nin 28 büyük ekonomili ülke için yaptığı son sistemik risk değerlendirmesine göre; Türkiye’nin yüksek tutarlı kısa vadeli dış borçlarının çevrilebilmesi zorlaşıyor. Bu yıl Türkiye’nin milli gelirinin yüzde 25’i oranında yani 200 milyar dolar dış finansmana ihtiyacı var. İşte bu nedenle Türkiye küresel piyasalardaki değişmelere karşı kırılgan durumda. Yine Merkez Bankası’nın döviz rezervlerinin kısa vadeli dış borçlarına oranının cari açık finansmanı da dikkate alındığında yüzde 65 olduğu belirtiliyor. Dolayısıyla rezervlerin kısa vadeli borçları karşılayacak düzeyde olmadığı belirtiliyor. İşte IMF’nin tespitleri böyle.
IMF tespitleri böyle olunca Amerikan Merkez Bankası’nın faiz artırması hâlinde Türk parası ve Türk varlıkları riskli hâle geliyor. Çünkü yatırımcılar IMF tespitlerini dikkate alıyorlar. Bu arada Türk parasının aşırı değer kaybettiğini. Ve TÜFE bazlı ortalama reel kur endeksinin 100’ün altına düştüğünü belirtelim. Yani nominal kur reel kur değerini aşmış durumda. Ama gelişmiş ülke para birimleri bazlı reel kur endeksi hâlâ 115.9 düzeyinde seyrediyor. Durum böyle olunca Türk parası dolar, euro, yen, sterlin gibi para birimleri karşısında yüzde 15,9 oranında değer kaybedebilir.
MERKEZ FAİZ ARTIRMAZSA DOLAR 3 LİRAYI AŞABİLİR
O hâlde ne yapmalı?
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın Cumhuriyet’in bankası olduğunu hatırlayıp politikacı kaprislerine itibar etmeden faiz artırmasında fayda var. Türk parası ancak faiz artırarak korunabilir. Aksi takdirde küresel piyasalardaki gelişmeler Türk parasının değer kaybetmesine neden olur. Ve dolar üç lirayı aşabilir. Bu da zaten daralan Türkiye ekonomisini daha da daraltır. Dikkatli olmakta fayda var.
***
SOKAK HAYVANLARI İÇİN BİR KAP TEMİZ SU KOYALIM
Hayvanlar nasıl olsa bir yerden su bulur demek doğru değil. Bulamazlar. O hâlde bu sıcak havalarda sokak hayvanları için hepimizin kapılara bir kap temiz su koymamamız şart.
Yazarlar
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları


















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
25.07.2016
13.07.2016
4.02.2016
2.02.2016
1.02.2016
10.06.2016
31.05.2016
27.05.2016
18.05.2016
17.05.2016