Taha Akyol
İslam dünyasında Tunus on yıldır demokrasi örneğiydi. Arap Baharı’nın içinden bir tek Tunus başarıyla çıkmıştı. Uzlaşarak demokratik bir anayasa yapmayı başaran tek Arap ülkesiydi.
Hele de Türkiye 2011’den sonra adım adım ve bilhassa CB sisteminde demokrasi profilini çok düşürdüğü için, İslam dünyasına demokrasi gözüyle bakanlar artık ön planda Tunus’u görüyorlardı.
The Economist’in 2020 Demokrasi İndeksi’nde Türkiye 4.48 puanla 104 sıraya inmişken, Tunus 6.59 puanla 59 sıradaydı!
Bir Türk olarak bu tablo içimi kanatırken, İslam tarihinin parlak yıldızları 14. asırda İbn Haldun’un ve 19. asırda Hayrettin Paşa’nın memleketi olan Tunus, 21. Yüzyılda demokrasi alanında parlıyor diye de heyecan duyuyordum...
Ama iki gün önce Tunus’ta sivil darbe oldu…
UZLAŞARAK ANAYASA YAPMAK
Şubat 2014’te 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün gezisini izlemek üzere Tunus’a gitmiştik. Tunuslu İslamcıların lideri Raşid Gannuşi ile orada görüşmüştüm. Olgun, bilge bir şahsiyetti. 2016’da
“Dini ve siyaseti ayırıyoruz” diye açıklama yapacaktı:
“Bu siyasetçiler için iyi olacak çünkü artık çıkarları için dini manipüle etmekle suçlanmayacaklar. Din için de iyi olacak çünkü artık siyasetin esiri olmayacak.” (AFP, 19 Mayıs 2016)
Laikler de uzlaşmacıydı.
Güçlü sivil toplum kuruluşları olarak sendikalar etkin katkıda bulunuyorlardı.
Abdullah Gül’ün şu sözlerini yazmıştım:
“Anayasalarını bizden kolay yapacaklar!” (Hürriyet, 10 Mart 2012)
Öyle de oldu. Biz uzlaşarak anayasa yapamadık, kutuplaşarak CB sistemini getirdik!
Tunus on yıldır demokratik bir ülke, hem de standartları bizden iyi fakat…
On yıl demokratik olgunlaşma için yeterli midir?
İşte, Tunus Anayasası, erkler arasında yetki (güç) çatışması çıkarsa bunu çözecek anayasal bir kurum kurulacağını yazıyordu. Yazıyordu ama anayasa mahkemesi benzeri bu kurum on yıldır kurulamamıştı! Niye mi? Senden benden kavgası yüzünden! Bu ortamda Cumhurbaşkanı Kays Said, hükümeti azletti, parlamentoyu askıya aldı, yetkileri tek adamda (kendisinde) topladı. (The Independent. 26 Temmuz)
TUNUS’UN SİSTEMİ
Tunus’ta yarı başkanlık sistemi var. Parlamenter hükümet ve aynı zamanda halkın seçtiği çok geniş yetkilere sahip bir Cumhurbaşkanı…
2019 Cumhurbaşkanlığı seçiminde demokrat-İslamcı Nahda ve de solcular Kays Said’i desteklemişti! Said’in iki tarafa da hoş gelen eklektik bir söylemi vardı. Birinci turda yüzde 18’de kalmış ama ikinci turda yüzde 72 ile seçilmişti.
Güç zehirlenmesi için fazlasıyla yeterli!
Son yıllarda Tunus ekonomik sorunlarla boğuşuyor. Pandemi ise felaket halini almış durumda. 12 milyonluk ülkede ölü sayısı 17 bini geçmiş, sağlık sistemi çökmüştür. (Al Jazeera 26 Temmuz)
Kitleler sorumlu tuttukları partilere kızıyordu. Biyografisinde ihtiraslı bir adam olduğu açıkça görülen anayasa profesörü Cumhurbaşkanı Kays Said durumu fırsat bilerek darbe yaptı.
Demokratik hukuki kurumlar güçlü olmayınca politikacıda güç zehirlenmesi kolay oluyor.
BUNDAN SONRA?
Nahda Partisi ile diğer partiler halka direniş çağrısı yaptı. Meclis Başkanı Gannuşi, Türkiye’de 15 Temmuz darbesine karşı halk direnişinin kendileri için öğretici olduğu söyledi.
Kays Said, “30 gün süreyle” diyor ama ne yapacak, olaylar nasıl gelişecek bilmiyoruz.
Umudum, Tunus’un normal demokrasiye dönmesidir; doğrusu budur…
Doğrusu bir elde aşırı güç toplamamaktır. Doğrusu, parlamentoda istikrarlı ve etkin hükümetler kurabilmektir… Doğrusu kamu kurumlarının “hizmet kapasitesi”nin sorunları çözüm yoluna koyabilecek yetkinlikte ve liyakatte olmasıdır…
Yani gelişmiş ülke olabilmektir!
Zor ve uzun yol ama bunu bilmek doğru yön tayin etmenin ön şartıdır.
Kardeş Tunus demokrasi içinde gelişmeyi başarmalıdır. Başarısızlık kötü örnek olur.
Halbuki bütün diktatörlük türleri denendi… En yakındaki örnek, Tunus diktatörü Bin Ali’nin nasıl milyarlarca dolar çaldığı biliniyor.
Genelde “gelişmekte olan ülkeler”de, özelde Müslüman toplumlarda herkesin kendi “davası”sı için kavga ederek ülkelerini tahrip ettiği de acı tecrübelerle biliniyor.
Gelişmiş ülke olmaktan başka çare yok: Hukukuyla, güçlü demokratik kurumlarıyla, özgürlükleriyle, eğitim ve üniversiteleriyle, rasyonel girişimci orta sınıflarıyla, endüstrisiyle “gelişmiş ülke” olabilmek…
Evet, “bu hasret bizim.”
Yazarlar
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları









































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
30.12.2025
28.12.2025
24.12.2025
23.12.2025
21.12.2025
19.12.2025
16.12.2025
14.12.2025
12.12.2025
10.12.2025