Abdurrahman Dilipak
İdlib’de gelinen noktayı biliyorsunuz. Çatışma daha da yayılabilir ve derinleşebilir. Bunun iç ve dış politikada yansımaları da olacak. Fitne zamanlarında herkesin daha dikkatli ve sabırlı olması gerekir. Müminlerin saflarını sık ve doğru tutma zorunluluğu yanında, toplumda denge ve güven unsuru olması gerek. Hem sabreden hem de sabrı tavsiye edenlerden olacağız inşallah. Öfkeyle kalkmayacağız, kışkırtmalara kapılmayacağız ki, zararla oturmayalım!
Yüzümüzü Hakka dönelim.. Ve bilelim ki, halka hizmet, Hakka hizmet vesilesidir. Halk Hakkı konusunda yönetenden razı değilse Hak da razı olmaz. Zira siyaset vekalet müessesesidir. Onların işlerinin istişare ve şûra ile olması gerekir. Yönetenin “ehli hal vel akd” olması gerekir. Yani yaşayış ve davranışı ile olduğu gibi Allah’a verdiği söz ve halka verdiği sözle uyumlu olması gerekir. Yoksa Allah onların işlerini sarp dağlara sardırır.
Bu dünya etme bulma dünyasıdır. Başımıza gelen felaketlerin sebebi biz kişi olarak kendimiziz. Yöneticilerimiz ise yuvarlanan tencerenin kapağını bulması gibidir.
Sanırım birçok kişi farkında değil, 3 aylarla birlikte “Eşhuru hurum” yani “haram aylar” da başlar. Vahiyle belirtilmiş bir husustur bu. İslam konferansına üye 3 İslam ülkesi bugün birbiri ile savaşta. “İslam” olarak baktığımız da saldıran ya da saldırılan kim olursa olsun, utanç verici bir durum sözkonusu. Sonuç şu: “Biz zalimlerden olduk”..
Hani “İslam” “barış dini” idi. Hani Allah’ın bir diğer adı da “Selam” yani “Barış”tı. Allah’ın dini yeri göğü, ölümü ve hayatı açıklar, ama bizim yaşadığımız din iki Müslüman arasındaki ihtilafı bile çözmüyor. Ne hakeme gitmeyi kabul ediyoruz, ne Hakkımıza razı oluyoruz.
Libya’da, Yemen’de, Suriye’de, Irak’ta, Afganistan’da olan ne? Evet ortada bizi birbirimize düşüren bir Şeytan ve onun dostları var. Ama Şeytanın varlığı günah işlememizin bahanesi, gerekçesi olamaz!
Birbirimize karşı kah Amerika’yı, kah Avrupa’yı, kah Rusya’yı yanımıza alıyoruz. Tam bir “Şeytan Üçgeni”. Bir bilardo masası kurmuşlar. Kim vurursa öbür tarafa gidiyoruz. Birbirimize karşı bunlardan birini yanımıza alıyoruz. Ya Siyonist lobi bunlar arasında, hepsi ile birlikte iş tutuyorsa. Putin’in seçimlerde Trump’a destek verdiği gizli bir bilgi değil. Ya da ABD NATO içinde AB ile birlikte. Biz NATO da “Domuz sürüsünde kuzu” gibiyiz!
Bakın Allah’ın yardımı bize ulaşmadan bu Şeytan üçgeninden çıkmamız zor. “İçimizdeki beyinsizler” yüzünden bu gidişle başımız daha çook belaya girer. Allah’ın ipine tutunmaktan başka çaremiz yok. Etrafımızdaki Allah’ın yardımını engelleyen, siyaset, sermaye, bürokrat, media, STK, Cemaat görünümlü taifelerden yakamızı kurtarıp, tevbe etmedikçe kurtuluş yok. Bu beladan kurtuluruz bir başka bela bulur bizi.
Karşı tarafa verdiğimiz can kaybı ve yıkım üzerinden psikolojik harp taktikleri ile insanları psikolojik olarak korkutmak değil, savaş şartlarında bile güven duyulan yiğit ve mert insanlar olarak tanınmak daha doğrudur.
Savaşta insanlar ölür, binalar yıkılır ve çevre zarar görür. Biz dünyamızı değiştirmişsek bu sıradan bir ölüm değildir. Şehadet bizim için ölümsüzlüğe geçiştir. Ama bizim savaşımızda bile bunların en az seviyede olması gerekir. Bizi öldürmeye gelenlerin bizde dirilmesi gerekir.
Bakın varolan her şeyin bir Kader’i var. Onun yaratılışı ile birlikte bir yaratılış hikmeti ve zaman içinde olacaklara dair bir hüküm vardır. Biz bu İlahi takdire Kader diyoruz. O iyi ya da kötü, Allah’ın iradesi içindedir. Biz O’nun rızasına talibiz. Yoksa birileri Cennete giderken birileri nasıl Cehenneme gidecek. İnsanların bir tek Ecel’i vardır. “Ecelimiz ömrümüzün kefilidir” aslında. Ecelimiz gelmeden bizi kimse öldüremez. O gelince bizi kimse yaşatamaz. Şehidler için ölüm saniyesi geldiğinde onun ruhu orada başka bir zaman boyutuna geçer ve yaşamaya devam eder. Azrail’in hiç geç kaldığı görülmemiştir. Hep zamanında ve tayin edilen yerde gelir, bulur insanları. Ve kimse rızgından az ya da çok yemeyecektir. O zaman ne gam! Bu telaş niye!. Bize düşen Allah’ın yardımından umudu kesmemek ve kendi nefsimiz konusunda hep bir endişe taşımak.. Kimse kendinden çok emin olmasın. Allah’ın göklerdeki hazinesinin anahtarı ve ordularının komutası O’ndan başka kimsenin elinde değildir.
Şunu hiç aklımızdan çıkarmayalım: Allah (cc) cahil, zalim, fasık, facir, müstekbir, müfrefinlere (Keyfleri ve hazlarının peşinde koşan, rahatlarının bozulmasını istemeyen, risk almayan, bedel ödemek istemeyen), zanilere yardım etmeyecek. Onlardan uzaklaşın ve onları uzaklaştırın.
Şimdilerde herkes “oyun kurmak”dan söz ediyor. Başkalarına benzemeyelim. Hikmetse bir şey alırız, ama her halûkârda o işte niyet ve usul olarak farklı bir yanımız olur/olmalı. Alamet-i farikamızı, yani, ayırt edici özelliklerimizi korumamız gerek. O stratejik plan yapan toplum mühendisleri yok mu “Tuzak kuranlar” onlardır işte. Onlar modern zamane kahinleridir. Topluma İlahlık ve Rablik taslayanlar onlardır. Allah onların yaptıklarından haberdardır ve onların tuzaklarını başlarına geçirecektir. O, onların “kapalı kapılar arkasında fısıldaştıklarını” da görmekte duymakta, bilmektedir.
Durun baka hele, bize hayır gibi gelen şeylerde Şer, şer gibi gelen şeylerde Allah hayır murat etmiş olabilir. Aklımızı başımıza toplamak için bir musibet bin nasihattan daha hayırlıdır belki. Biz makam ve imkan verdiklerimize bakalım. Haksızlıklar karşısında susanlardan olmayalım. Olup-biten şeylerden gelecek için ders çıkaralım ama geçmişe dönük ihtimal hesapları ile vakit kaybetmeyelim. Allah’ın takdirinde geriye dönük ihtimal hesabı yoktur. İnsanların hayatlarının sözkonusu olduğu konularda siyasi polemik ve demogojik tartışmalardan uzak duralım. Fasıklar ya da bizi birbirimize düşürmek isteyen çevreler bir haber getirdiklerinde hemen inanmayalım. Akıl, vicdan, merhamet dışı iddia sahiplerinin ifsatlarına alet olmayalım. “Bizim orada ne işimiz vardı” ya da “onların burada ne işi vardı” gibi tartışmaları bugün ya da geri-ileriye dönük tartışmalardan uzak duralım. “Amerika, Avrupa, Ruslar niye burada” sorusunu soruyor mu onlar?
İnşallah bu olay bir vesile olur da iç politikadaki o demagojilerden, polemiklerden uzaklaşırız. Dua ile savaş istenmez. Ama savaş da, terör de, darbe de her zaman olabilir. O zaman da nerede duracağımız belli. Haksızlık kimden gelirse gelsin, kime yönelik olursa olsun mazlumdan yana, zalime karşı. Zalim babamız da olsa mazlum düşmanımız da olsa. Ve işi ehline vereceğiz tabii. Ehliyet ve liyakat esas olacak. Adil Şahidler olacağız. Bir topluluğa olan düşmanlığımız bizi onlar hakkında adaletsizliğe sevk etmeyecek. Ve düşmanlarımızla bile konuşurken “güzel söz ve hikmetle”, onları kazanmak üzere “gavli leyyin” ile bir yol izleyeceğiz. Merhametimiz gazabımızdan, sevgimiz nefretimizden büyük olacak. Müslüman olarak yaşayıp, Müslümanca öleceğiz.
Bakın, korku ve umut yok, böyle yaparsak mahzun olmayacağız. Unutmayalım ki, Allah’ın kolaylaştırdığından daha kolay, zorlaştırdığından daha zor bir iş yoktur. Allah’ın işini kolaylaştırdıklarından olalım diye, selâm ve dua ile.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları


































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
18.01.2026
18.12.2025
7.09.2025
3.08.2025
26.08.2024
5.08.2024
4.06.2024
27.05.2024
20.05.2024
5.05.2024