Ahmet TAKAN
Muhalifler yeterli imzayı bulamadı... Partinin vitrini değişti... CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nu, 24 Haziran seçimleri ardından partisinde baş gösteren olağanüstü kurultay krizinden sonra oldukça rahatlamış gördüm. Kılıçdaroğlu,önceki gün medyanın Ankara temsilcileriyle akşam yemeğinde bir araya geldi. Muharrem İnce hakkında çok soruldu ama Kılıçdaroğlu çok kırıldığına ve kin tuttuğuna dair bir izlenim vermedi. "İnce'nin İstanbul belediye başkanlığı adaylığına sıcak bakar mısınız" şeklindeki bir soruya, "Arkasında başarı hikayesi olan biriyle İstanbul'u almamız mümkün" diye cevap verdi. Son kararı örgüte bıraktı. Kılıçdaroğlu, genel seçim sonuçları ile ilgili yaptığı değerlendirmede Millet İttifakı'nın başarılı olduğunu, millet iradesinin yüzde 80 oranında TBMM'ye yansıdığını söyledi. Yerel seçimler için bir ittifakın ise yerel aktörlerin önemli olması yüzünden gerçekleşmesini zor gördüğünü kaydetti. CHP lideri, zamanında yapılması gerektiğinin altını çizerek, iktidarın yerel seçimleri erkene almak için getireceği anayasa değişikliğine destek vermeyeceklerini söyledi.
Kemal Kılıçdaroğlu'nun ekonomik krizin perde arkasını da araladığı değerlendirmelerinden ana başlıklar şöyle:
Vurgunu vuranlar...
Erdoğan, bir milli kurtuluş savaşından söz ediyor. Savaş halindeyiz diyor. Şimdi savaş halindeysek dolarda bu kadar oynama oluyorsa bu sıradan bir şey değil. Bundan birileri kazanıyor, birileri kaybediyor. Şimdi ben şunu söylüyorum, dolar düşükken alanlar, dolar 7 lira olduğu zaman bozduranlar, kim bunlar?.. Bütün bu veriler Merkez Bankası'nda, Türkiye Bankalar Birliği'nde ve BDDK'da var. Ve rakamlar toplu olarak verildiği için kişi bazında ya da kişi bağlamında şu kazandı veya bu kaybetti diyemiyorum. Bunu hükümetin açıklamasını istiyorum.
Bir de çok net gördüğümüz kazananlar var. Nedir bunlar? Dövizle ihale alanlar. Bunlar öyle sıradan rakamlar değil. Bu rakamları da vereyim;
Mesela kamu özel işbirliği projeleri var. Bu projelerin yatırım tutarı yine Kalkınma Bakanlığı'nın verileri 49 milyar 318 milyon dolar. Bunların sözleşme değeri ise 120 milyar dolar. Şimdi bunlar kazandılar. Dolar belki 3 lirayken, belki 2 lirayken aldılar. Şimdi rakamlar çok daha yüksek. Yine aynı şekilde otoyol köprü geçişleri var, tünel geçişleri var dolara endeksli. Onlarda iyi para kazandılar. Hazine garantisi verdikleri var. Onlarda kazandılar. Kim kaybetti?.. Çok açık. İşçi, memur, emekli, çiftçi, sanayici kaybetti yani üreten kesimlerin tamamı kaybetti.
Bu süreç içinde spekülatif amaçlı gelen ve vurgunu vuran ve giden kimler?.. Bunu Erdoğan'ın açıklaması lazım.
Ha açıklayabilir mi Erdoğan? Hayır açıklayamaz. Çünkü vurgunu vuranların büyük bir kısmı kendi yandaşları. Buradan elde edilecek olağanüstü gelirle ciddi sermaye transferlerine hazırlık da yapmış olabilir. Fabrikalar çok ucuzladı.
Bu süreç, Türkiye de halkın fakirleşmesine elinde döviz bulunduranlarında ve yabancılarında zenginleşmesine yol açtı Türkiye açısından. Gelip çok daha ucuza fabrikayı kapatabilecek..
Doların 7 lira olacağını pek çok çevre çok önceden konuşuyordu. Bunu hükümetin bilmemesi mümkün değil. Şimdi soru şu; Dün aldığı önlemleri niye daha önce almadın?..
Rahip meselesi sadece yaşanacak krizi önceledi. Yoksa rahibe bağlı bir olay değil bu olay. Çok daha derin ve köklü bir olay. Krizin geleceğini Erdoğan da çok iyi biliyordu. Seçimleri niye erkene aldı?.. Kriz yüzünden.
Hükümet papaz krizini öne çıkararak kendisinin becerisizliğini basiretsizliğini bir anlamda örtmek istiyor. Papaz mı dedi size bu kadar borçlanın? Ya da Trump mı dedi size bu kadar borçlanın?.. Sınırsız borçlanın istediğiniz gibi borçlanın...
Berat Albayrak'ın aldığı son önlemler...
Kurumların özerkliği yok. Hepsine siyasi müdahaleler yapılıyor. Yaşanan derin ve köklü ekonomik kriz dolayısıyla BDDK açıklama mı yaptı?.. SPK açıklama mı yaptı?.. Merkez Bankası açıklama mı yaptı?.. Uzun süre sustular. Ta, dolar 7 lirayı buluncaya kadar. Ne için sustular? Sonra gittiler özel bankaların genel müdürlerine yalvardılar, 'aman ne olursun gel televizyonlara çık. Türkiye güllük gülistanlık diye açıklamalar yap.' Kanal kanal dolaştırıldılar. Bu şu aslında, bu hükümet kadar basiretsiz bir hükümet Türkiye de yoktur. Az bir parça iktisat okuyan herkesin gördüğü, bildiği, ne zaman geleceğini de tahmin ettiği bir olayı ısrarla halının altına süpürdüler. 'Türkiye de hiç bir şey yok' dediler. Dolar 7 liraya çıkıncaya kadar. Yani vurgunlar yapılıncaya kadar seslerini çıkarmadılar. Ondan sonra çıktılar şu önlemleri aldık. Neden daha önce almadınız?..

AB ile ilişkiler...
AB'nin kabul ettiği standartları Türkiye'ye getirmeniz gerekiyor. Bakmayın öyle karşılıklı sıcak mesajlar veriliyor. Verilmesinin temel nedeni, Erdoğan sıkıştı kendisine dost arıyor. Nereden birisini bulabilirim de, acaba Putin mi olur, acaba Çin mi olur? Neyse sonunda Katar'ı buldu.
Eğer kendi ülkenizde demokrasiyi geliştiremezseniz hiç bir destek alamazsınız. Gerçekçi olmamız lazım.
Sendikalar...
İlk kez TÜSİAD ile TOBB bir açıklama yaptılar. Fakat sendikalar hala ağızları bantlı. Ya, fatura size çıkacak kardeşim. Esnaf fatura sana çıkacak kardeşim. Yani sanki boynunu uzatmış kurbanlık koyun gibi bekliyor. Ya, siz çıkıp konuşsanıza. Bu faturanın sorumlusu işçi değildir. Bu işin sorumlusu emekli değildir. Bu işin sorumlusu esnaf değildir. Bu işin sorumlusu çiftçi değildir. Bu işin sorumlusu ülkeyi yönetenlerdir. Ve kendi yandaşlarına kaynak aktaranlardır.
Şimdi konuşmayacaklar da ne zaman konuşacaklar. O zaman kapatsınlar dükkanlarını. Hiç konuşmasınlar. İşçilerin yerine biz konuşuruz. Emeklinin yerine de biz konuşuruz. Çiftçinin yerine de biz konuşuruz. Ama o zaman, o kurumların kapısına bir kilit vursunlar. Kimse korkudan konuşamıyor. Bizim şikayetimiz toplumsal tarafların itiraz etmemeleri.
Bu koşularda biz ekonomiyi düzelteceğiz? Düzelmez bu ekonomi. Ortada yaşanan nedir? Ekonomik kriz diyoruz. Yaşanan aslında bir siyasal krizdir. Siyasal krizin ekonomiye yansımasıdır.
Bir kişinin aklı Türkiye'nin ortak akıl oldu. 'Millet millet' diyor. Milletten tanımı şu; 'millet benim' diyor. Bir kişi millet o kadar!..
Brunson'un serbest bırakılması...
Yargı bağımsızlığın olmadığı bir ülkede yargının hukukun üstünlüğü ve adalete dayalı anlayışla karar vermediği süre içinde Türkiye'nin bu tür sorunları sürekli yaşayacağını düşünüyorum. Olay bir papaz olayı değil. Merkel istedi tak diye verdiler. Hemen... Deniz Yücel... Bir gece de iddianame hazırlandı, ertesi gün mahkeme toplandı Deniz Yücel tahliye edildi. Tahliye edilirken eline bir başka mahkemenin tutuklama kararı tebliğ edildi. Ama Deniz Yücel bütün buradan geçti gitti uçağa bindi ve Almanya'ya gitti. Bana şimdi kalkacaksınız hukukun üstünlüğünden demokrasiden, yargı bağımsızlığından söz edeceksiniz. Kargalar bile buna güler.Burada bir inatlaşma var. Erdoğan ile Trump arasında bir inatlaşma var. Bu inatlaşmanın faturasını da 80 milyon ödüyor.
Bırakırlarsa ne olur? Diyelim ki yarın sabah bıraktılar... Dolar 2 liraya mı düşecek?.. Yook. Yani bizim 1 yıl içinde finansman ihtiyacı 240 milyar dolar. 240 milyar dolar 1 milyar dolara mı inecek?.. Yok yine 240 milyar dolar. Yani siz bu parayı bulacaksınız. Serbest bırakılsa da bırakılmasa da bulacaksınız. Başka seçeneğiniz yok.
Enis Berberoğlu....
Yarın bir gün büyük bir ihtimalle Yargıtay 17. Ceza Dairesi karar verebilir. Hep demokrasiden söz ediyoruz. İnsan haklarından söz ediyoruz. Milletvekili dokunulmazlığından söz ediyoruz. Enis Berberoğlu ve Eren Erdem'in içerde olmaları bu demokrasi ayıbıdır. Olay bir Enis Berberoğlu olayı değil. Olay bir demokrasi olayıdır. Seçim sonrası dokunulmazlık kazanan bir milletvekilini dokunulmazlığının tanımama olayıdır. Yani yargı kendisini yasama organın üstünde bir yere konumlamış bir durumda şu anda verdiği kararla. Ben yasama organın verdiği kararı onun çıkardığı yasayı ki hangi gerekçe ile çıkardığını bilmeme rağmen ben aksi bir uygulama yapacağım ve Enis Berberoğlu'nu içerde tutacağım diyor. Bu doğru değil. Yargıtay inşallah hukukun üstünlüğüne uyar ve bu düzenlemeyi yapar. Yargı kendi itibarını korumak zorundadır.
Kaynak Yeniçağ: Kılıçdaroğlu krizi değerlendirdi; Papaz mı dedi size bu kadar borçlanın? - Ahmet TAKAN
Yazarlar
-
Hakan TAHMAZMünih Konferansı’nda ABD-AB gerilimi ve Türkiye’nin Kürt eşiği 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolMÜSİAD’ın cibilliyeti? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTEski Türkiye 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENPasifik’te savaşın ayak sesleri 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANVietnam Neden Türkiye’den Çok Daha Mutlu? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANÖcalan Komisyonu havlu attı 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciDüştük bir kuyuya… 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUAKP’nin kutuplaştırıcı politikasının bir sonu var mı? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanErdoğan’ın hepimize maliyet yaratan inatları 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKÜslup sorundan daha derin 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖcalan’a Özgürlük Komitesi; "Önderliğin Özgürlüğü Olmadan Ortadoğu’da Barış Olmaz"... 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRGülme ihtiyacı artıyor, gülme cesareti azalıyor: Toplumsal baskılar mizahın kamusal alanı daralttı m 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞANKARA NE YAPIYOR? 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇEREmeklinin gözü Anayasa Mahkemesi’nde 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANAksiyon müfettişliği 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞEşit yurttaşlık, hukuk üretememe, Tanzimat ve AB 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçaySeçimler yaklaşırken AKP’nin üçlü açmazı 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUSiyasal sorumluluk -1: Kaldırılması 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları









































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
6.02.2026
3.01.2026
12.12.2025
7.01.2022
1.12.2021
10.11.2021
13.10.2021
12.10.2021
9.09.2021
31.08.2021