Ali Türer
Kapitalizm, Modernleşme Süreci içinde hâkim üretim ilişkileri haline gelirken standartlarını, kurallarını, ihtiyaç duyduğu insan tipini de üretti. Modern insan şimdiyi kurgularken, bütüncü bir yaklaşım içinde hareket etti. Geleceğe uzanırken geçmişine yaslandı.
Yaşadığı iki dünya savaşı ardından insan, kendi yarattığı düzenek (makine, üretim biçimi) tarafından belirlendiğini görünce yabancılaşma duygusu yaşamaya başladı. Çeşitli savunma mekanizmaları geliştirmeye başladı. Tekelci Sermaye (Finans Kapital), yeryüzünde sınırsızca at oynatabilmek üzere uygun politikalar geliştirmek, devletleri yeniden yapılandırmak için bu gelişmede kendine uygun bir zemin buldu.
Sınırlar belirsizleşmeli, özgürlük, adalet, eşitlik gibi idealler silikleşmeli, geçmiş ile gelecek arasındaki bağ kopmalı, birey parlatılmalı, felsefe-rasyonel düşünme (akılcılık)- mantık ayağa düşmeliydi.
Artık dönem, Yapı-Bozum dönemiydi. Eklektik, popülist, sığ, anlamsız gibi görünen ama neye hizmet edeceği önceden belirlenmiş deneyimler üretmek lazımdı. İnsanları manipüle edecek, oyalayacak, boş zamanları dolduracak, tüketim heyecanı yaratacak, anlık haz peşinde koşturacak yaşantılar, deneyimler kurgulanmalıydı.
Post modern süreç ile böyle tanıştık. Berlin duvarının yıkılması ardından bu süreç, 1990’dan itibaren hızlandı.
Türkiye, uluslaşmasını, modernleşmesini tamamlayamadan kendini böyle bir süreç içinde buldu. Sistemi kontrol altında tutmaya çalışanlar, muhtemelen, yeni süreçte kayıplarını telafi etmeye çalışan İslamcıların ( ki giderek güçlenmekteydiler) kullanışlı olabileceklerini gördüler. İki ezeli rakip (Türkçülük-İslamcılık) arasında uzlaşma doğdu.
Post modernleşme ile gelen belirsizlik karşısında, aidiyet duygusu içinde kendini korumak isteyen muhafazakârlar, inanç sistemi içinde güvenli bir liman buldular. Bu duyguyu güçlendiren reislerine şükran duygusu içinde sıkıca bağlandılar. Post modern süreç içinde hasreti çekilen “istikrara” bu yolla ulaşılacaktı. Buna karşı çıkan, tehdit oluşturanlar ise Silivri’yi boyladı.
Fakat insan, sonuçta aklını kullanabildiği, geçmişin deneyiminden çıkardığı derslerle geleceğe uzanır. Bunu yapabildiği ölçüde, belirli bir özgünlük içinde yaşar, kendini tanır, üretir. Geçmiş ve gelecek arasında zamansal bütünsellik ortadan kalktığında, anlam zinciri de kopar. Deneyimler, birbiri ile ilişkisiz, geçici, sadece haz duygusu yaratan şimdilere indirgenir. Artık birbiri ile bağı olmayan deneyimler, yabancılaşmanın da ötesinde, şizofren yaşama kapı açar.
Bu yapı-bozum örneklerini mimari de, edebiyat da, siyasette, günlük dilde çevremizde çokça görüyoruz, hiç de şaşırmıyoruz.
Balıkesir’de şehre tepeden bakan bir Çamlık vardı. İlköğretmen Okulu öğrencilerinin Necati Yerleşkesinde yetiştirdikleri fidanlar ile oluşmuştu. 1960-1970 arasında kent sakinleri bu alanda piknik yaparlardı. Kentin belleğinde, kültüründe iz bırakan çok önemli bir mekândı. Cumartesi-Pazar günleri her ağacın altında bir aile serilir, çocuklar oyun oynar, yetişkinler çay içer, sohbetler ederdi. Bir sosyalleşme merkeziydi orası. Büyükşehir Belediyesi, bir proje başlattı. O güzelim ağaçlar kesildi, önce devasa bir Atatürk anıtı yapıldı. Sonra yapılan onca masraf çöpe atıldı, o anıt kaldırıldı. Yerine Hilal Minareli Şehitler Camii yapıldı. Nihayet Starbucks zincirinden ilham ile bir de Balbucks yapılarak yapı-bozum tamamlandı. Bu arada Balıkesir bir belleğini yitirdi. Artık o betonlaşmış bölgede in cin top oynuyor.
Post modern mimari, tarihi yağmalayarak eline geçirdiği tek tük figürleri, ecdat yadigârı ilan edip ilgili ilgisiz mekânlarda kullanıyor. Ne işe yarayıp yaramayacağına bakmıyor, estetik kaygı gütmüyor. Bu eklektik anlayış içinde tarihi mekânlar, eserler harap olup gidiyorlar.
Bu anlayış içinde görüntü, imaj ve popülizm, özden-anlamdan önce geliyor.
Yabancılaşmanın şizofrene dönüşümü böyle bir süreçte oluyor. İstanbul’da Gezi Parkına Topçu Kışlası, Atatürk Hava Alanı’na Millet Bahçesi, Atatürk Orman Çiftliği arazisine Dinozor Parkı yapılıyor. Üç beş kilo altın elde etmek uğruna Türkiye’nin dört bir yanında toprağa siyanür boca ediliyor. Bu absürtlüğe seçim meydanlarında siyasetçilerin söylemlerde de tanık oluruz. Örneğin bir Belediye Başkan Adayı, beni belediyeye başkan yapın, Gazze de soy kırıma uğrayan Filistinliler de kazansın, diyebiliyor.
Post modern süreç içinde yaşanan belirsizlik, süreksizlik, karmaşa ve absürtlük ile otoriter, popülist liderlerin bazı ülkelerde iktidara gelmesi arasında ters, fakat anlamlı bir ilişki var gibi görünüyor. Merkez Bankasını kapatacağım diyen bir lider, Arjantin gibi bir ülkeye devlet başkanı olabiliyor. Amerika’da Beyaz Saray baskının arkasında olduğu düşünülen eski bir başkan, başkanlığa yeniden aday olabiliyor.
İslamiyet varoluşu itibarı ile sosyal yaşamı düzenleme iddiası taşır, yani siyasidir, bu nedenle devleti hep öne çıkarmış, onunla eklemlenmiştir.
Türkiye’de geçmişte Türkçülük üzerinden başarılamayan post modern koşullarda İslamcılık üzerinden gerçekleştirilmeye çalışılıyor. Bu süreçte devlet takviye edilir, güçlenir merkezileşirken, meşrulaştırıcı moral dayanak olarak İslamcılık öne çıkıyor. Türkçülük de ona payanda oluyor.
Sonuçta, bulanık suda, balık avlamak daha kolay oluyor.
Not: Bu yazıda Şizofren Yaşam kavramı, birbiri ile arasında mantıksal ilişki kurulamayacak birbirinden kopuk deneyimlerden oluşan bir yaşam anlamında kullanılmıştır.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları




























































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
23.11.2025
15.11.2025
6.09.2025
18.07.2025
12.06.2025
22.12.2024
3.12.2024
26.09.2024
2.09.2024
5.08.2024