Amberin ZAMAN
Türkiye, 24 Ağustos’ta Suriye’ye fiilen girdiğinden beri ABD’nin Türkleri ve Kürtleri dengede tutma politikası hem kolaylaştı hem de zorlaştı.
Kolaylaştı çünkü; her iki taraf üzerindeki nüfuzu arttı.
YPG, ABD’nin yanında IŞİD’e karşı mücadelede en etkili güç olma özelliğini yitirmese de sahadaki tek güç olma özelliğini yitirdi.
Türkiye ise askerlerini ve tanklarını sahaya sürerek ABD’ye daha da bağımlı hale geldi.
Bu sayede iki tarafı uzlaştırmak için ABD’nin elindeki kozlar çoğaldı. Bu fırsat doğru değerlendirildiği takdirde, Türkiye’deki barış süreci yeniden canlanabilir.
Bunun en kritik ayaklarından biri ise Türkiye’nin Rojava yönetimine karşı sert tutumunu yumuşatması.
Ne var ki her iki taraf, özellikle de Türkiye, buna yanaşmıyor.
Dolayısıyla ABD, mesaisinin büyük bir kısmını ‘deconfliction’ yani iki tarafı birbirinden ayrı tutmak için harcıyor. Bunun belki en ilginç örneği geçtiğimiz perşembe günü ABD bayraklarının göndere çekildiği Tel Abyad’da yaşandı.
YPG’nin Arapları kovarak ‘etnik temizlik’ yaptığının iddia edildiği Tel Abyad, Rojava bölgesinin yumuşak karnı.
Akçakale karşısında bulunan Tel Abyad, Haziran 2015’e kadar IŞİD’in elindeydi. Nüfusunun çoğunluğu Arap.
Batılı güvenlik kaynaklarına göre Tel Abyad, IŞİD’in başkent ilan ettiği Rakka’ya, Türkiye üzerinden silah ve militan akışının en önemli güzergahı ve lojistik merkeziydi.
Tel Abyad ABD’nin hava desteğiyle YPG’nin eline geçtiği günlerde, Akçakale’ye gittim. Kente akın eden Arap mültecilerle görüştüm. Birçoğu IŞİD’e sempati duyuyordu. ABD’ye ise nefret kusuyordu.
Nitekim geçtiğimiz yılın kasım ayında ve bu yılın şubat ayında IŞİD, Tel Abyad’a iki kez saldırı düzenledi. Onlarca sivil öldü.
Her iki seferde de saldırganların bir kısmının Türkiye sınırından geçtiği iddia edildi ancak bu yıl düzenlenen saldırıda çoğunluk Rakka’dan geldi.
Peki ABD’ye bağlı özel kuvvetler, Türkiye sınırından net olarak görülecek şekilde, kentin belli noktalarına ABD bayrağını neden dikti?
Pentagon’dan konuya ilişkin ilk açıklama pek aydınlatıcı değildi. Sözcü Peter Cook, yaşananlardan haberi olmadığını ve böyle bir şey varsa bunu ortaklarıyla konuşacağını söyledi.
Sputnik’e konuşan Rojavalı yetkililer ise Türkiye’nin son günlerde Tel Abyad’a saldırı yapmak için hazırlık yaptığını, kentin Arap aşiretlerini kendilerine karşı kışkırttığını ve silahlandırdığını iddia etti.
Aynı yetkililer, Türkiye’nin Tel Abyad üzerinden Rakka’ya girmek istediğini, Türkiye’nin bu planları hakkında ABD’ye bilgi verildiğini söyledi.
Yetkililerin iddialarına göre, bunun üzerine Tel Abyad’a gelen ABD özel kuvvetlerinden bir komutan, adamlarına Türkiye’nin müdahale etmemesi için kentin önemli yerlerine ABD bayrağı diktirmiş.
Pentagon ABD bayraklarının özel kuvvetler tarafından konulduğunu geçtiğimiz cuma günü teyit etti. Ben bu satırları yazarken sınır kapısında hala bir ABD bayrağı duruyordu, diğerleri kaldırılmıştı.
Tel Abyad’ı ele geçirme operasyonu düşük bir ihtimal
Görüştüğüm bazı ABD’li yetkililer olayı “Abartmamak gerek” diye geçiştirmeye çalışsa da yaşananlar fazlasıyla garip.
Rutin veya olağandışı bir durum söz konusu ise neden ABD Türkiye’yi, yani NATO müttefikini, direkt muhatap alıp uyarmıyor veya bilgilendirmiyor?
Neden bunun yerine uyarı niteliğinde bayrak dikme ihtiyacını duyuyor? Bu hamlenin, YPG’yi Türkiye’ye karşı korumak için yaptığı görüntüsüne ve iddialarına olanak sağlıyor? Son olarak, bu tür iddiaları niye yalanlamıyor?
Kaldı ki; Türkiye’yle birlikte hareket eden muhalif güçlerin sınırlı sayıda oldukları ve an itibariyle IŞİD’in elinde bulunan Dabiq kentini hedef aldıkları bilinirken, Tel Abyad’ı ele geçirmek üzere operasyon planlamaları düşük bir ihtimal.
Görüştüğüm IŞİD karşıtı koalisyon kaynakları, normal koşullarda ABD özel kuvvetlerinin Tel Abyad’da bulunmadıklarını belirtti ancak daha fazla detaya girmek istemediler.
Amaç Tel Abyad’da bulunan özel kuvvetleri korumaya almak olsaydı, varlıkları Türkiye’ye sözlü olarak iletilebilirdi. Amaç özel kuvvetleri kentteki muhtemel IŞİD ajanlarına karşı korumaya almaksa eğer, varlıkları neden bayraklarla ilan edildi?
Gerçekten tuhaf.
ABD’nin teamülleri aşarak bu yola başvurmasının tek muhtemel nedeni, gerçekten sınırın Türkiye tarafından ‘yakın ve gerçek’ bir tehdidin söz konusu olmasıydı.
Ama tehdidin niteliği bana göre halen netleşmiş değil.
Örneğin Hürriyet’in konuya ilişkin Pentagon kaynaklarına dayandırdığı haberinde, ABD askerleri Tel Abyad’da bayraklarını astıktan sonra Türkiye tarafından ateş açıldığını iddia etti.
CNN’nin savunma muhabiri Barbara Starr ise Twitter hesabından, Türkiye tarafından ateş açıldığı sırada ABD özel kuvvetlerinin kimliklerini belirtmek için bayrak diktiklerini duyurdu.
Tel Abyad’da ulaştığım Rojavalı yetkililer ise böyle bir olayın yaşanmadığını savunuyorlar, ki normal şartlarda Türkiye karşıtı tezleri güçlendirmek adına ateş açıldığına dair iddiayı anında sahiplenmeleri gerekirdi.
YPG’nin Rakka operasyonuna katılmasına Ankara’nın pek itirazı yok
ABD özel kuvvetlerinin kollarında YPG armasıyla dolaştığı anlaşılınca kıyameti koparan Türkiye ise, bu kez alttan alıyor.
Meseleyi daha da garip kılan şu; Sputnik’e konuşan Rojavalı yetkililerin iddialarına karşın güvenilir kaynaklardan edindiğim bilgi, Türkiye’nin Rakka operasyonuna katılmak gibi niyeti olmadığı yönünde.
Aksine çok yüksek zayiat verileceğine kesin gözüyle bakılan operasyona YPG’nin katılmasına, Ankara’nın pek itirazı yok.
Nasıl olsa YPG’nin Rakka’da kalması söz konusu değil ve her halükarda Rakka operasyonuna daha zaman var. Rakka’yı kuşatıp ele geçirmek için en az 10 bin kişiye ihtiyaç var.
Şu anda böylesi bir güç mevcut değil…
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları







































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
27.08.2018
18.08.2018
31.07.2018
3.02.2018
24.06.2018
14.06.2018
3.02.2018
20.05.2018
1.02.2018
23.04.2018