Berrin Sönmez
Feridun Bahşi tarafından TBMM Başkanlığı’na verilen 10 Mayıs tarihli yasa teklifi hakkında İYİ Parti’den bir açıklama yok. Başkanlık Divanı toplantısından sonra tüzük kurultayı kararı açıklandı. Yüzüncü yıldönümü vesilesiyle genel idare kurulunun 19 Mayıs tarihinde Samsun’da toplanacağı bildirildi. Ancak yoksulluk nafakasına süre sınırı öngören yasa teklifine ilişkin parti, sessizliğe gömülmüş halde. Neden? Bir siyasi parti sunduğu yasa teklifine karşı oluşan tepkiyi görmezden gelme lüksüne sahip olabilir mi? Başkanlık Divanı sonrası toplantıda ülke gündeminin değerlendirildiği açıklandı 15 Mayıs Çarşamba günü. Demokrasi vurgularıyla AKP iktidarının tutumu eleştirildi. İktidar partisinin çıkış noktasıyla o tarihlerde halkın demokrasi arayışı arasındaki ilişki vurgulandı. Ancak iktidarın yıllar içinde demokratik değerleri ayaklar altına alan tutumu nedeniyle şu an halkın demokrasi arayışının sürdüğü ve bu süreçte yargıya güvenin yara aldığı belirtildi.
İyi, güzel de iktidarın demokratik taleplerden otoriter yönetime bir günde savrulmadığı belli. Bu savruluşun yollarını adım adım döşeyen taşlar arasında toplum yararının değil belli bir toplumsal kesimin çıkarlarının gözetilmesi önemli yer tutuyordu, unutulmasın. Sosyal sorunlara oy hesabıyla yaklaşılması, partinin seçim kazanmasını sağlayacak popülist politikalar üretilmesi önemli etken oldu bu süreçte. Kuşkusuz en büyük etkiyi yapansa eleştirilere kulak tıkamaları olmuştu. Şimdi İYİ Parti Milletvekili Feridun Bahşi tarafından yoksulluk nafakasına süre sınırı getirilmesini öngören yasa teklifi de oy hesabıyla üretilen popülist politikalardan birisi. Üstelik hesap bile yanlış. Sesi yüksek çıkan dar bir kesimden yüksek oy beklenmiş gibi. Biraz siyasi basiretle düşünülse yaklaşık üç yıldır iktidar ve ortağı MHP, bu konuda yasa teklifi getirmediklerine göre burada çok büyük bir oy potansiyeli olamayacağını anlamaları mümkün.
Adalet Bakanlığı, somut veri sunmaktan uzun süredir kaçınıyor. UYAP sisteminden hiç değilse son yıllara ait verileri kolaylıkla çıkarabilir. Ama yapmadı, yapmıyor. Çünkü yoksulluk nafakasının yarattığı büyük bir toplumsal mağduriyet yok ortada. Şüphesiz tekil örneklerle kişilerin yaşadığı zorluklar var. Ama ileri sürülen tekil örneklerde yaşandığı iddia edilen zorluklar, yaşanın mevcut haliyle, yargı yoluna başvurularak aşılabilecek sorunlar. Yasal değişiklik değil ihtiyaç duyulan adaletin hızlı tecellisi. Yasanın her bir dava dosyasının kendine mahsus şartlarında adalet sağlayacak şekilde uygulanabilmesi için hakimin takdir hakkının rakamlarla kısıtlanmaması gerekiyor. Kanunun mevcut hali uygulamada somut olaya özel karar verilerek adaletin sağlanmasına hizmet eder nitelikte. İYİ Parti, sesi yüksek çıkan, yaygaracı bir grup nafaka karşıtının çıkarına hizmet edecek yasa önerisi sundu. Yetmezmiş gibi şimdi de teklifine karşı çıkan kesimleri duymazdan, görmezden geliyor. Tepkileri dikkate alarak önerisini geri çekmesi gerekirken Medeni Kanun aleyhine gelişebilecek bazı karanlık emellere hizmet ediyor.
Adalet Bakanlığınca sorunun boyutuna ilişkin somut veri sunulmayışının bir nedeni iddia edildiği kadar büyük bir sorun olmayışı. Bir diğeri ise medeni kanunda yapılması arzu edilen değişikliklerin sadece yoksulluk nafakasıyla sınırlanmak istenmeyişi olmalı. Sosyal medya kampanyalarıyla çıkarılan gürültü içinde duyulan tek ses yoksulluk nafakasına itiraz değil. İştirak nafakasına itiraz da yer alıyor bu gürültüde. Kendi çocuğunun bakımı için maddi destek yoluyla bile babalık sorumluluğunu üstlenmek istemeyenler yani. Üstelik sorumsuz babalıklarına dinden kılıf üreterek, kadının velayet hakkına karşı çıkıyorlar. Yani İYİ Parti önerisinin, komisyon ve genel kurul süreçlerinde, annenin velayet hakkını sınırlandıracak şekle dönüşebileceğini hesaplamak zorunda. Sadece bu kadar da değil mal rejiminin değişmesini de istiyorlar. Evlilik birliği içerisinde edinilmiş malların ortak paylaşımına karşılar. Mesele yoksulluk nafakasından ibaret değil. Medeni kanuna muhalif, pek de marjinal sayılamayacak, keskin bir damar var ülkemizin dindarları arasında. Kur’an ile kadına tanınmış hakları Peygamberimizin ölümünden sonra gasp edenlerin yolundan gidenlerin etkisi hiç az değil. İYİ Parti önerisi, yoksulluk nafakası bahanesiyle Medeni Kanunda değişikliklere girişmeye heveslenen bu kesime kolaylık sunuyor. İstedikleri gerçekten bu değilse önerilerini çekmeleri gerekir.
Diğer yandan nafaka düzenlemesinde değişiklik isterken niyetlerinin erkeğin ekonomik çıkarlarını değil kadının onurunu korumak olduğunu söyleyenlere de itibar etmemek gerekiyor. Yoksulluk nafakasına süre sınırı getirilecekse eğer 217 yıl sonra konuşulabilir ülkemizde. Ekonomik eşitsizliğin giderilmesi için uygun tedbirler alınırsa tabi. Yasa teklifi gerçekleştiği takdirde asırlar sonra dahi eşitlik hayal olur. Dikkat edilmeli yoksul nafakasıyla sınırlı olmayan talepler şiddetle mücadele mekanizmalarına da itirazlar yüklü. Gerek yoksulluk nafakası gerek medeni kanunun diğer pek çok hükmü gibi şiddetle mücadele mekanizmaları da kadının güçlenmesine katkı sunduğu için kadın düşmanlarınca hedef tahtasına konmuştu. İYİ Parti tüm bu nedenlerle sunulan yasa teklifini geri çekmeli. Sessiz kalma lüksü yok.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
13.12.2025
22.11.2025
3.11.2025
19.10.2025
12.10.2025
4.10.2025
21.09.2025
23.08.2025
17.08.2025
10.08.2025