Fehim TAŞTEKİN
Muhammed bin Selman, ABD’nin de desteğini almış müstakbel kral olarak reformist bir poz verdi. Dünya medyasından aldı pohpohu. Mübarek sanki çölün Martin Luther’i!
IŞİD sahada yenilse de taşıdığı ideolojik ve militan potansiyeliyle bütün dünyayı tehdit ederken anlayış itibariyle bu örgütün ‘tanınmış devlet versiyonu’ Suudi Arabistan daha fazla parmakla gösterilir hale geldi. Bu imajından behemehal kurtulması lazım!
Ekonomik olarak da ülkenin geleceği puslu. Malum düşen fiyatlar yüzünden petrol eskisi kadar kazandırmıyor. Üretimi çeşitlendirmek lazım. Yatırım şart, bunun için de cazibe. Sosyal ve bireysel serbestiyetin olmadığı bir ahval ile ekonomik fırsatların yaratılması zor.
Ayrıca içeride bir ayağı çukurda olan Kral Selman tahtı kazığa bağlamak için oğlunu veliaht prensliğe terfi ettirip rakiplerini gözetim altına alsa da ‘siyasi istikrar’ garanti değil.
Tahtın varisi Veliaht Prens Muhammed bin Selman bu cendereden nasıl sıçrayacak? Bir yol, bir basamak lazım.
Muhammed bin Selman, ABD’nin de desteğini almış müstakbel kral olarak reformist bir poz verdi. Dünya medyasından aldı pohpohu. Mübarek sanki çölün Martin Luther’i!
Beklentilere uygun olarak önce kadınlara araç kullanma yasağının 23 Haziran 2018 itibariyle kaldırılacağı vaat edildi. Ardından hadis kitaplarında şiddeti teşvik eden yorumların ayıklanması amacıyla “Kral Selman bin Abdülaziz el Suud Kompleksi” adıyla bir merkezin kuruluşuna dair kararname imzalandı.
Bu arada yönetime eleştirel bakan ‘Sehvacı’ ulemadan birkaçı hapse atılarak kaş çatanlara gözdağı verildi.
Son olarak geçen Salı günü Muhammed bin Selman ılımlı İslam’a geçileceğini açıklayarak ses bombasını patlattı. “Çölün Davos’u” diye parlatılan Riyad’daki yatırımcı zirvesinde, “Suudi Arabistan nüfusunun yüzde 70’i 30 yaşın altında ve biz gelecek 30 yılı hayatlarımızı yıkıcı fikirlerle uğraşarak heba etmeyeceğiz. Bunları şimdi ve derhal yok edeceğiz. Suudi Arabistan 1979 yılı öncesinde olduğu gibi ılımlı İslam’a ve normal yaşama dönecek” dedi.
Kızıl Deniz sahillerinde 500 milyar dolarlık serbest ekonomik alan projesini pazarlarken biraz reformculuk oyunundan zarar gelmez! Proje örtünme zorunluluğu ve harem selamlığın olmadığı bir hayat da vaat ediyor.
***
Gerçekten reform olacaksa alkış! Reform adına 1979 öncesi dönem referans olacaksa orada durmak lazım. Veliaht prens yıkıcı fikirlerin başlamasına milat olarak 1979’u, sebep olarak da İran Devrimi’ni gösteriyor. Hâlbuki biz din adına şiddetin kaynaklarından biri olarak Suudi Arabistan’ın resmi mezhebi Vehhabiliği bilirdik! Orada reforma gidebilirler mi? Keşke. Ama onu yapmak, Suudi Arabistan’ın temeline dinamit koymak demektir. Gerçekten reform yapmaya kalkışsalar, ‘ılımlı İslam’ ifadesini bile küfür sayan Suud uleması ilk fırsatta 1979’daki Kâbe baskınına benzer bir kalkışmayı kışkırtabilir. Ulema eski gücünü yitirse de potansiyel yok değil.
Muhammed bin Selman konuşmasında, “Daha önce olduğu gibi tüm dünyaya, geleneklere, halklara ve dinlere açık olan ılımlı İslam’a dönüyoruz” ifadelerini de kullanmış. The Guardian’a özel demecinde de, “1979’daki İran devriminden sonra farklı ülkelerde insanlar bu modeli kopyalamak istedi. O ülkelerden biri de Suudi Arabistan’dı. Bununla nasıl baş edeceğimizi bilmiyorduk. Problem bütün dünyaya yayıldı. Şimdi bundan kurtulma zamanı” demiş.
Sanki komünizmle mücadele adına onlarca ülkeye milyarlarca dolar akıtıp selefi cemaatleri besleyen, Usame bin Ladin’i yetiştiren, El Kaide’yi doğuran ve IŞİD’i palazlandıran Suudilerin parası ve ideolojisi değildi. Sanki 11 Eylül saldırılarındaki kamikazelere para aktaranlar Suudi prensleri değildi.
Sinema ve tiyatronun yasak olduğu bir ülkenin, sorunun kaynağı olarak sinemada göz kamaştıran bir ülkeyi gösteriyor olması da tuhaf. İran rejim olarak hiç de matah değil, oturup İran güzellemesi yapacak da değiliz ama Suud’un IŞİD mantalitesinden geri kalmayan dini ve içtimai hayatından İranlılar sorumlu tutulamaz. Dini içerikli de olsa İranlıların kültürel yaşamlarındaki teatral zenginlik hiçbir Ortadoğu ülkesinde yok!
Muhammed bin Selman, Trump yönetiminin Ortadoğu’da İran’ı durdurma planlarında vaatkâr bir yere sahip. Yıkıcı hareketlerden İran’ı sorumlu tutması da bu role uygun bir tutum.
***
Muhammed bin Selman ısrarla tüm halklara ve dinlere açık bir Suudi geçmişinden söz ediyor. Nedir Suudilerin ‘cemaziyel evveli’?
O geçmişte sadece ülkenin Şii vatandaşlarına yapılanları listeleseler veliaht prensin boyunu aşar. Ders kitaplarında Hıristiyan ve Yahudilere karşı düşmanlığı ve nefreti körükleyen metinlerden söz etmiyorum bile. Camilerde kürsülerden saçılan mezhepçi nefreti dünya alem Suriye krizi boyunca azcık görme şansını buldu.
Şiiler için Arabistan Yarımadası, Vehhabilerin ideolojisi ile Suud hanedanlığının kılıcı ittifak kurduğundan beri ‘apartheid rejimi’ olageldi. Şiiler ve Alevilerin canları ve mallarını helal sayıp bunlara karşı savaşı ‘büyük cihat’ olarak gören İbni Teymiyye ve Muhammed bin Abdülvehhab’ın takipçilerinin sicili hayli kabarık. 1802’de Hz. Hüseyin’in Kerbela’daki türbesini yakıp kitlesel katliam yapan onlardı. Yine 1903’te El Ahsa’yı yerle bir eden, 1926’da Medine’de El Baki Mezarlığı’nı yıkan, 1975’de İmam Cafer el Sadık’ın mezarını tahrip eden onlardı. Şiileri ve Alevileri ‘Hıristiyan ve Yahudilerden daha tehlikeli sapkınlar’ olarak gören bir din anlayışının temsilcileri sahip oldukları metinleri çöpe atmadan nasıl ılımlı olabilecekler merak ediyorum. Bu anlayışa göre Şiilerin kestikleri yenmez çünkü onlar Rafizi’dir. Kadınları ile evlenilmez çünkü onlar Müslüman değildir. Mahkemede şahitlikleri kabul edilmez çünkü onlar takiyyecidir. Kadınların ehliyet hakkını gasp etmenin çok ötesinde sorun.
***
Muhammed bin Selman’ın ılımlı dediği Suudi selefiliğinin bir cihadi bir de pragmatist tarafı var. ‘Cihadi’ damar yer yer sarayın başını ağrıtsa da her zaman varlığını korudu. Sonuçta kurucu aktörler cihadi selefiydi. Fakat bu cihadi damar tarihte iki kez sarayın keyfini kaçırdı ve her defasında da sert karşılık buldu.
1900’lerin başında Osmanlı’ya karşı kabileleri etrafında toplamaya çalışan Suud ailesi, Vehhabi öğretisine uygun olarak müminlerin emirine itaati ve küffara karşı cihadı farz ilan ederken ihtiyacı olan bedevileri yerleşik düzene geçirmek için de emirin ülkesine hicret kampanyası yürütüyordu. 2014’te IŞİD’in hilafet ilan ettikten sonra yaptığı da tam olarak buydu. Tarih bu kez Bilad-ı Şam’da tekerrür etti.
O vakit koyun ve develerini satıp yerleşik hayata geçenlere ‘İhvan’ yani ‘Kardeşler’ deniliyordu. Yeni yerleşim merkezleri de ‘Hicre’ (Hicret) olarak isimlendiriliyordu. Hicret edenlerin mükâfatı dünyada bolluk, ahirette cennetti! Bu şekilde büyüyen İhvan hareketi, Suudi Arabistan’ın devlet olma sürecinde milis gücü işlevi gördü. İhvan kurallara karşı gelenlere acımasızdı. Milisler yağma ve ganimet saikiyle hareket ediyordu. Saçları uzun, sakalları dağınık, bıyıkları kısa, entarileri uzundu. O dönemi tahayyül için bugün IŞİD’in fotoğraflarına bakmak kafi.
O zaman Vehhabiler devlet olma yolunda pragmatist tarafını öne çıkarınca işler değişti. Olup bitenleri İslam’dan sapma olarak gören İhvan, kılıcını bu kez Suudi ailesine karşı çekti. İsyan ters tepki ve kanlı bir şekilde tasfiye edildiler. İhvan’ın tasfiye edilmesiyle Vehhabilik militan tarafını geride bırakıp kurumsallaştı, yani devletin resmi mezhebi haline geldi. Bugün Suudi Arabistan’ın bayrağındaki iki kılıçtan biri İbn Suud’u, diğeri Aldülvehhab’ı temsil ediyor.
Suudiler İhvan’ı gömdü ama petro-dolarlarla cepleri dolar dolmaz Selefi ihracına başladı. İlk selefi medrese Cakarta’da açıldı. 1949’da Mekke’de açılan Şeriat Fakültesi ve 1961’de Medine’de kurulan İslam Üniversitesi İslam dünyası için Selefi öğretinin merkezlerine dönüştü. Hindistan’dan Nijerya’ya, Mali’den Moritanya’ya, Mısır’dan Pakistan’a kadar onlarca selefi cemaat Suudilerin yardımıyla ortaya çıktı. Selefiliği yaymada asıl rolü 1962’den sonra Rabıta üstlendi. Hedef komünizm ve Nasırizm’i engellemekti.
Gelir dengesinin bozulması, yozlaşma, israf ve şatafat gibi faktörlerle hortlayan İhvan ruhu 1979’da Kâbe baskınıyla kendini gösterdi. Suudi Arabistan kendi ülkesinde hanedana karşı meydan okumaya dönüşen bu ‘Sehva’ kalkışmasını bastırırken ideoloji ihracını kesmedi. Bugün onlarca ülkede binlerce Selefi kurum Suud’un parasıyla çarkını döndürmeye devam ediyor. Reform çok elzem ama pisliği çekmek için kepçenin çok derine dalması lazım.
Sözün özü; kılıcını Suudi Arabistan’ın bayrağına nakşettiren Abdülvehhab’ın Vehhabiliği bu devletin hala meşruiyet kaynağı. Muhammed bin Selman, Suud’un meşruiyet kaynağına laf edebilir mi? Hiç sanmıyorum. Günümüzün Sehva üyelerine biraz gözdağı, azcık PR, azcık iş. Ekonomik kaygılar dedesi İbn Suud’a, İhvan’ın kalesi Necd’de uyguladığı tütün yasağını Hicaz’da deldirtmişti. Sanki reformcu çıkış selefiliğin cihadi damarına ‘az geri bas’, pragmatist tarafına ‘az öne çık’ demekten öte bir anlam taşımıyor. Umarım yanılıyorumdur.
Yazarlar
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları






































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
28.01.2026
20.01.2026
12.01.2026
5.01.2026
30.12.2025
26.12.2025
15.12.2025
8.12.2025
26.11.2025
11.11.2025