Fehim TAŞTEKİN
Su savaşlarından ‘Mavi Barış’a
4.02.2018
1254
Kişisel tecrübedir; Fırat ya da Dicle’nin kıyısında biriyle oturup iki kelam edecek olsan üçüncü cümlede söz suya gelir. Suçlanan hep Türkiye’dir. Fakat bu kez müsebbip olarak Türkiye’nin yeri değişmese de okların çoğu Bağdat’ı vuruyor.
Arap isyanlarını tetikleyen nedenlerden biri kuraklığın getirdiği çaresizlikti. Sokaklarda “Ekmek, Onur, Özgürlük” sloganına sığdırılan üç talepten biri (yani ekmek) doğrudan susuzluk, kuraklık, tarımsal üretimdeki düşüş ve gıda fiyatlarındaki artış zinciriyle ilgiliydi.
Susuzluk bugünlerde Irak’ın güneyinde Basra’daki gösterilerin de nedeni. Kişisel tecrübedir; Fırat ya da Dicle’nin kıyısında biriyle oturup iki kelam edecek olsan üçüncü cümlede söz suya gelir. Suçlanan hep Türkiye’dir. Fakat bu kez müsebbip olarak Türkiye’nin yeri değişmese de okların çoğu Bağdat’ı vuruyor. Çünkü çöken altyapıya yatırım yapılmıyor, susuzluğa çare arayan bir siyasi irade yok, petrol zengini olan Basra ama en sefil vilayet de Basra. Tarımsal sulamada hâlâ Hammurabi teknikleri kullanılıyor. Yüzde 40’lara varan su kayıplarını önleyecek önlemler alınmıyor. Kanalizasyon şebekeleri ve sanayi atıkları nehirlere boca ediliyor. İçecek su temininde yeni teknoloji ve teknikler kullanılmıyor.
Evet, ABD 2003’te Irak’ı işgal ederken halkın direncini kıracak ve nesiller boyu insanların canını yakacak şekilde evvela altyapı tesislerini bombaladı. Fakat dünyanın ikinci büyük petrol rezervlerine sahip ülkenin yeni patronları son 15 yılı kendi kasalarını doldurmakla geçirdi. Su gibi en hayati meselede ürkütücü bir keyfilik sözkonusu. Bu yüzden artık bütün suçu yukarı-kıyıdaş ülke Türkiye’ye atmak Bağdat’ı kurtarmıyor.
Bu yazın hareketli konusu Ilısu Barajı’ydı. Ankara yine topa tutuldu. Fakat Irak Su Kaynakları İdaresi krizin Ilısu’dan değil çatışmalarda zarar gören Musul barajında suyun tutulamamasından kaynaklandığını söyleyince eleştirilerin yönü Bağdat’a döndü. Bağdat’ın talebi üzerine Ilısu’da su tutma işlemi marttan beri üçüncü kez ertelendi.
***
Temelsiz suçlamaları bırakıp çözüme odaklanmak için doğru düzgün veri gerekiyor. Ne hazin ki ortak veri tabanı olmadığı gibi her ülke kendi verilerine ‘gizli bilgi’ muamelesi yapıyor. Tüketim artışı bir kenara küresel ısınmanın etkisiyle yağış miktarı ve kar kalınlığı azalıyor. Fırat ve Dicle’nin debisi düşüyor. Fırat’la ilgili olarak 1940’da sınırda saniyede 1000 m3 olan debi bugün 500-600 m3 civarında seyrediyor. Verilere göre bu düşüş trendi Keban Barajı’nın devreye girdiği 1975’ten önce başladı. 1973’te debi saniyede 750-800 m3 idi. Yani tarımsal sulama alanları ve barajlardan önce de doğal akışta azalma görülüyor. NASA’ya göre 2003-2010 arasında Dicle ve Fırat’taki su miktarı yüzde 25 oranında düştü.
Suriye ile 1987’de imzalanan protokol uyarınca Türkiye’nin Fırat’tan bırakması gereken su miktarı 500 m3/sn. Kuraklık nedeniyle seviye düştüğünde sonraki aylarda bu telafi ediliyor. Irak’la asıl tartışma Dicle üzerinden. Fakat Fırat’taki suların yüzde 90’ı Türkiye kaynaklıyken Dicle’de bu oran yüzde 40. Irak’ın kendi katkı payı yüzde 51. Irak’a göre 22 baraj, 19 hidroelektrik santrali ve 1.8 milyon hektarlık alanda sulama yatırımı öngören ve yüzde 74’ü tamamlanan GAP, ülkeye su akışında yüzde 80 düşüşe yol açtı. Tabii bu rakamları Türk tarafı kabul etmiyor.
Türkiye ile Irak arasında ortak komiteler kurulmasına yönelik görüşmeler sürmesine rağmen henüz işbirliğinin düzeyi yok hükmünde: Şöyle ki aşağıya ne kadar hangi kalitede su bırakıldığını tespit için sınırın iki tarafına ortak ölçüm istasyonu kurulması önerisi yıllardır sürüncemede. Kurulduğunda kimin neden ve ne kadar sorumlu olduğuna dair tartışma bitecek ve ortak çözümlere yanaşmayanlar için kaçacak yer kalmayacak.
***
Artan ihtiyaç ve su kaynaklarının gidişatı ortada. Suyun verimli kullanımı, kirlenmenin ve tuzlanmanın önüne geçilmesi, tarımsal sulamada kayıpların önlenmesi, alternatif çözümlerin üretilmesi bütün meselelerin anası haline geliyor. Bu çabalar bölgesel bir işbirliği içinde büyütülmezse büyük felaketler, insani krizler, toplumsal çalkantılar ve bölgesel çatışmalar kaçınılmaz.
Sadece Fırat-Dicle havzası değil birçok bölgede su, potansiyel kriz-çatışma nedeni. Mesela, Nil üzerindeki Afrika’nın en büyük barajı Rönesans’ı inşa eden Etiyopya, aşağı-kıyıdaş ülkeler Mısır ve Sudan’la gerilim yaşıyor. Nil’in bir yıllık suyunu tutma kapasitesine sahip barajın dolacağı zaman aralığı, üretilecek elektriğin ihracatında Sudan ve Mısır’a öncelik verilmesi ve tarımsal zararların tazmini gibi konularda müzakereler sürse de taraflar hâlâ savaşın diliyle konuşuyor.
Su zaten savaşlarda silah ve cezalandırma aracı. 1960’larda İsrail, Ürdün Nehri üzerindeki su kanallarını bombalamıştı. Yine İsrail, 2006’da Lübnan’da su altyapısını tahrip etmişti. Bu şekilde nüfusun yüzde 25’i susuz kalırken tarım da yüzde 90 oranında etkilenmişti. ABD’nin 2003’te Irak’ta yaptığı da farklı değildi. Sadece Bağdat’ın altyapısının yüzde 40’ı çökertildi. IŞİD de suyu silah olarak kullandı. Suriye’de Takba ve Tişrin, Irak’ta ise Musul, Samarra, Sudur ve Nuaimiye gibi barajları ele geçiren IŞİD boyun eğmeyen bölgelerde vanaları kapatıp susuz bıraktı ya da kapakları açıp suya boğdu.
Fakat su silahı çift taraflı vurduğu için öyle bir an geliyor ki savaşan tarafları işbirliğine zorluyor. Suriye’de bunun çarpıcı örnekleri yaşandı. Suriye hükümeti ile silahlı gruplar arasındaki işbirliği iki temelde gelişti: Muhalif gruplar ellerindeki tesisleri işletemedikleri ya da onaramadıkları zamanlarda hükümetin teknik desteğini almak zorunda kaldı. Sonuçta kesintiler iki tarafı da vuruyordu. Bir tarafın elinde elektrik santrali diğer tarafın elinde baraj olduğu durumlarda da taraflar mecburen işbirliğine gitti.
Kürtlerin liderliğindeki Suriye Demokratik Meclisi ile Şam arasındaki barışçıl çözüm müzakerelerinin su konusunda teknik işbirliği ile başlaması da son derece manidar. Tabka barajında başlayan el sıkışma süreci Kuzey Suriye Demokratik Federasyonu projesinin kaderine dair görüşmelerle sürüyor.
***
Savaşa götüren su, insanlığı barışa da götürebilir. Bu bakış açısının değişmesine bağlı. Mavi Barış İnisiyatifi’nin bu konuda dikkate değer çalışmaları oldu. Bu inisiyatif, İsveç ve İsviçre’nin finansörlüğü, Stratejik Foresight Group’un organizatörlüğü, Türkiye ve Ortadoğu ülkelerinden uzmanların katılımıyla 9 yıldır işbirliği mekanizmaları geliştirmek için bir araya geliyor. Bu çerçevede başarılı örneklerin sergilendiği Ren, Tuna, Sava, Senegal, Mekong ve Okavango gibi nehir havzalarına inceleme gezileri düzenleniyor. Bu programların bir kısmına ben de katıldım. Son toplantı 30-31 Ağustos’ta Stockholm’de gerçekleşti.
Güneybatı Afrika’da Okavango Nehri üzerinde kavgalı olan Angola, Botsvana ve Namibya sonunda nehri ortak komisyonla idare etmeyi öğrendi. Güneydoğu Asya’yı besleyen Mekong’da Kamboçya, Lao, Tayland ve Vietnam ortaklık yapmadıkları takdirde yaşanacak felaketleri görünce işbirliğinin yollarını buldu.
Senegal Nehri de Senegal, Gine, Mali ve Moritanya’yı bir araya getirdi. Avrupa’da 9 ülkenin işbirliği Ren’i kurtardı. Suda kiminin sorunu çokluk, kimininki kıtlık. Kirlilik ve tuzluluk hepsinin sorunu.
Ortak araştırma, veri tabanı oluşturma, risk analizlerini çıkarma, projeksiyonlarda bulunma ve bunlar ışığında teknik çözümler geliştirmeye dayalı ‘ortak su yönetimi’ suyun barışa vesile yapılmasında ilk adım.
Özetle su, aynı zamanda düşman tarafları bile eninde sonunda makul olmaya ve işbirliği yapmaya zorlayan güçlü bir faktör olabiliyor. ‘Mavi Barış’ mümkün. Zor ama imkansız değil.
Yazarlar
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları






































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
28.01.2026
20.01.2026
12.01.2026
5.01.2026
30.12.2025
26.12.2025
15.12.2025
8.12.2025
26.11.2025
11.11.2025