Fehmi KORU
Gazetelerimiz günlerden beri Rusya’nın Türkiye’nin zorlamasıyla kabul ettiği, İran’ın itiraz etmediği, ABD’nin ise uyacağını bildirdiği ‘İdlib’ konusundaki mutabakatı gündemde tutuyor.
Herhalde televizyon kanallarındaki tartışma programlarında da konu ayrıntılı biçimde ele alınıyordur.
İdlib konusundaki mutabakatla, Türkiye’nin güvenliğini tehdit eden acil bir konunun ortadan kalktığı, Suriye’deki iç-savaşı sona erdirmeyle sonuçlanacak bir sürecin başladığı genel kabul görüyor.
Seviniliyor.
Gelişmeler gerçekten bu beklentiler yönünde olursa buna en fazla sevinecekler arasında en başlara benim de adımı yazabilirsiniz.
Arap baharı neye dönüştü, neden?
Yukarıdaki cümleden gelişmeler konusunda benim kuşku duyduğumu çıkartmış olabilirsiniz.
Çıkartmışsanız yanlış yapmış sayılmazsınız. Ben Suriye’de iç-savaşa dönülme ihtimali ilk belirdiği andan itibaren olan bitenler hakkında hep kuşku duydum ve aradan geçen zaman içerisinde kuşkularım azalmadı, atılan her adımla kuşkularımın biraz daha büyüdüğünü dahi söyleyebilirim.
‘Arap baharı’, Tunus’ta var olan baskıcı yönetimden ve yolsuzluklardan rahatsızlık duyan bir seyyar satıcının kendini feda eden çıkışıyla başlamış ve o ülkedeki çirkin bir diktatörlük yerini demokratik bir sisteme bırakmış olsa bile, çok geçmeden başka bir renge büründü.
Bir ülkeden diğerine atlayarak arkasında çözülmüş, birlik ve dirliğini yitirmiş, çökmüş ve devlet özelliğini yitirmiş devletler bırakan bir kasırgaya dönüştü ‘Arap baharı’…
Irak’a ABD’nin işgaliyle başlayan çözülme sürecini vites artırarak hızlandırdı.
Çöken ülkelere baktığımız zaman bunu görebiliyoruz.
En son halka Suriye oldu.
İsrail’in güvenlik ihtiyacına cevap
Ortaya çıkan tabloya bakılarak söylenebilecek olan şudur: Vaktiyle Ortadoğu bölgesini sürekli tetikte tutan ve kolayca savaşa yol verebildiği tam dört kez görülmüş ‘Filistin sorunu’, bu gelişmeler sonrasında bambaşka bir mahiyet kazandı: İsrail’in güvenliğini tehdit eden ülkeler askeri güçlerini yitirdiği gibi, ülkelerindeki meşruiyetlerini ‘Filistin davası’na sadakate bağlamış liderlerin hepsi hayatlarını yitirdi.
ABD başkentini Kudüs’e taşıdığını ilan edebiliyorsa bunu yalnızca Donald Trump‘ın başkan oluşuna bağlamak hata olur. Benjamin Netanyahu‘nun Batı Şeria’daki İsrail yerleşim yerlerini daha önce cesaret edemediği türden bir yaygınlığa kavuşturma hamlesi de aynı gelişmenin başka bir sonucudur.
Suudi Arabistan ve Körfez ülkelerinin geleneksel politikalarının değişmesi için de benzer bir değerlendirme yapılabilir.
Hatta, ‘Arap baharı’ açısından en parlak örnek olarak gösterilmiş olan Mısır’da Hüsnü Mübarek‘in devrilip işbaşına seçimle gelen yeni yönetimin geçmesinin bir askeri darbeyle durdurulması da yine aynı bakış açısıyla değerlendirmeye tabi tutulabilir.
İran?
Komşumuz İran, zaman zaman içinin karıştırılması tehdidine maruz kalıyorsa da, hâlâ birlik ve bütünlüğünü koruyabilmesini, onun gibi bir ‘hasma’ duyulan ihtiyaca borçludur denilebilir. O ihtiyaç ortadan kalkana kadar kendini güvende hissedebilir İran.
Bu uzun girişten sonra Suriye’nin geleceğine ve Türkiye’nin Suriye politikasına benim gözümle bakabiliriz.
Suriye’nin çöküşü esas, Esad’lı da olabilir, onsuz da…
İlk elde söyleyeceğim şudur: Türkiye için en doğru politik çizgi, sorun ilk baş gösterdiğinde izlenen, mevcut yönetimi eliyle Suriye’nin demokrasi yönünde dönüştürülmesi politikasıydı. Daha önce Beşşar Esad‘la başlatılan ve kişisel-ailevi boyutlar da kazanmış olan yakınlaşma istenen sonucu doğurabilirdi.
ABD başta taraftar göründüğü bu çizgiyi bozdu.
O gün bu gündür, soruna taraf ülkeler -Türkiye dışında- Suriye için en kötü senaryonun gerçekleşmesi için çaba gösteriyorlar.
En kötü senaryo, Suriye’nin, bir devlet olarak gücünü yitirmesi, toplum olarak dirlik ve birliğinin yok olması, içerisinde etrafındaki ülkeler için tehlikeler barındırmasıdır.
Yoksa kimsenin Suriye’nin geleceğini sağlama alma gibi bir derdi yok. Herkesin derdi, daha önce aynı duruma düşmüş başka ülkeler gibi, Suriye’nin de kendi iç sorunlarıyla uğraşmasını garantiye alacak müflis bir devlete dönüşmesini sağlamaktır.
Esad‘lı ve Esad‘sız fark etmiyor, bu sonuca ulaşılsın da nasıl nasıl ulaşılırsa ulaşılsın…
Ülkesinde iç-savaşa yol açan sorunlar başladığından beri Beşşar Esad başka ülkelere gidemiyor; tek istisna Rusya. Esad 2015 ekim, 2016 ve 2017 kasım, 2018 mayıs aylarında Rusya’ya gitti ve Vladimir Putin ile görüştü.
Günümüzde yüz yüze görüşmeler bir gereklilik olsa da, Esad ile Putin‘in telefonla ve temsilciler aracılığıyla da birbirleriyle teması sürdürdüğünü düşünebiliriz.
[Şu notu da bir yerlere kaydedin lütfen: İsrail başbakanı Netanyahu da Rusya devlet başkanı Putin ile son üç yıl içerisinde, sonuncusu bu yılın haziran ayında olmak üzere, tam 9 kez yüz yüze görüştü.]
İdlib’e gelince…
Artık o konuda ayrıntıya girmeme gerek yok sanırım.
Tıpkı Cenevre’de yapılan ve sayıları sekize ulaşmış Suriye’de çözüme ulaşma amaçlı toplantılar öncesinde duyulan heyecanın her bir toplantı sonrasında hayal kırıklığına yol açması gibi, sonraki arayışların da fazla önemli olmadığına inanmamakta beni mazur göreceğinizi sanıyorum.
Samimi olan, gerçekten samimi olan tek ülke var: Türkiye…
Ötekiler?
Diğerleri Suriye’nin bir daha asla ayağa kalkamayacağı duruma gelmesine kadar top çevirmekle meşguller.
Benim gözümle olay budur.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları












































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
12.02.2026
10.02.2026
8.02.2026
6.02.2026
3.02.2026
1.02.2026
30.01.2026
29.01.2026
27.01.2026
25.01.2026