Ferhat KENTEL
Bir gün birileri bir çağrı yapsa ve bir milyon insan sokaklara çıkıp “barış” için yürüse... Ivır zıvır, ama mama demeden, şu haklıydı bu haklıydı demeden; sadece “barış” için yürüyecek ve savaşı durdurmaya mecbur edecek bir milyon insan... Var mıdır?
Bence vardır. Açlık grevine yatmış 683 tane insanın bedenleri azar azar solarken, “bana ne” demeyecek; çatışmalarda ölen insanların Türk mü, Kürt mü olduğuna bakmayacak bir milyon insan vardır.
Biliyorum; “anadilde savunma hakkı” istedikleri ve “Öcalan’a uygulanan tecridin kaldırılmasını” talep ettikleri için ve bu talepleri Kürt kimliklerinden bağımsız olmadığı için kolaylıkla “düşmanlaş(tırıl)mış” bir kategoriden olan açlık grevcilerinin hayatlarıyla zerre kadar ilgilenmeyen, vicdanı sızlamayan bol miktarda insan var bu memlekette. Ama işin içinde, adeta her türlü günahımızı içine boşaltabildiğimiz sembolik bir nefret nesnesine dönüşmüş olan “Öcalan faktörü” bulunmasına rağmen, gene biliyorum; 683 tane insanın ölüyor olması aynı memlekette çok fazla sayıda insanın canını yakıyor.
Çünkü, her türlü “erkek”, “kabadayı”, “kibir” ya da “kahramanlık” ve “kurtuluş” dilleriyle donanmış bir ulus-devlet ve onun çömezleri ve de muhaliflerinin tozu dumana kattığı, giderek korkunç bir anafor içinde insanları iki ayrı uca savuran bir ortama rağmen, bu savaş hâlinin hepimizi kendimize yabancılaştırdığının farkına varmak çok da zor değil.
Dün Ermenilerdi... Tabii ki, bittiğini falan söylemiyorum ama dün Hrant’ı günah keçisi olarak inşa edip, sonra öldüren, korkuyu ve paranoyayı araçsallaştıran ulus-devlet ve onun milliyetçiliği için bugün benzer bir rolü “Kürt sorunu” oynuyor. “Terör sorunu”ndan sonra, giderek “Kürtler” bugün günah keçisi oldu. “Korkan”, içine kapanan, nefretle sosyalleşen bir “Türk” toplumunun günah keçisi...
Eksiltile eksiltile, geride kalanların her birinin de sırasıyla “günah keçisi” hâline dönüştüğü bir mekanizma işlemeye devam ediyor yani...
Bu topraklarda “günah keçisi” inşa etme operasyonlarını 90-100 yıldır, istisnasız her dönemde yaşıyoruz. Ve bu topraklarda nefret alabildiğine sıradan bir mesele. Kimin kimden nefret ettiği çok önemli değil; “nefret”in kendisi havada asılı; elimizi uzatıp, hemen meyvelerini toplayabileceğimiz bir mesafede...
Biraz geçmişe dönüp baktığımızda, biraz kafamızı çevirip sağımıza solumuza baktığımızda bizden, bizim gibilerden ne kadar çok nefret edildiğini, ve bizim de başkalarından hatta bize en çok benzeyenlerden ne kadar çok nefret ettiğimizi görmemiz hiç zor değil.
683 tane insanın yavaş yavaş, gözlerimizin önünde ölecek olması ve bu toplumun görünen ana damarlarının, siyaset sınıfının, medyasının gözlerini kapatıyor olması ya da yer yerinden oynamaması korkunç, utanç verici. Ama mesele, eğer bir şey yapmazsak ölecek olan 683 insan değil sadece. Mesele sadece şu sıralarda dağlarda ölmekte olan gencecik insanlar da değil. Mesele sadece o ölenlerle kalmadı hiçbir zaman ve kalmayacak.
Mesela bir dakikalığına durup, “eski rejim” bekçiliğiyle ve nostaljisiyle yanıp tutuşan, kendilerini bir zamandır “ulusalcı” olarak tanımlayan insanlar ile “yeni rejim”in kolluk kuvvetleri arasındaki meydan muharebesine bakalım. Ulus’ta “Türk bayraklılarla”, “tek millet tek bayrak” diyenler çatışıyor. Sadece “AKP’nin polisi” ve “ulusalcı cenah” arasında cereyan ediyormuş gibi görünen bu muharebenin aslında çok daha korkunç bir genel nefretin tezahürü olduğunu; ve aslında çok daha korkunç günlerin sadece “bugünkü” tezahürlerinden biri olduğunu görmek hiç de zor değil.
Yani AKP’liler, CHP’liler, BDP’liler ya da sosyalistler, Kürtler, Kemalistler, muhafazakârlar, milliyetçiler bir an düşünüp sormalılar, “neden bu kadar nefret ediyoruz?” diye...
29 Ekim mitingine katılıp, cop yiyen, gaz yiyen insanlar arasında birileri vardır bu soruyu soracak. Bu sahneyi televizyonlarının başında seyreden AKP seçmenleri arasında da vardır. CHP’liler ve AKP’liler ya da başkaları yıllardır cop, gaz, kurşun yiye yiye, köylerden sürüle sürüle, en sonunda yolu dağla buluşanlardan “neden bu kadar nefret ediyoruz” diye sorabilirler.
“Devlet düşmanı” olarak yaftalanan insanlardan nefret etmeyi öğrendik. Artık “devlet düşmanı” yaftasının bizzat devletin düşmanlık üretme stratejisinin en önemli araçlarından biri olduğunu çok daha fazla insan görüyor.
Çünkü, bu toprakların kültürlerine, inançlarına, adalet anlayışına, tevazuuna yabancı ve kibirli bir tahakküm aracı olan bir devletin altında “toplum” olmak hiç kolay değildi. Böylesine bir toplum içinde bütün bu yaşadığımız gerilimleri tam da şimdiye kadar “devletin toplumu” olmak gibi bir cendereye sıkıştığımız için yaşadık.
Dolayısıyla, anafor gibi içine alan savaşkan ve nefret dolu bir ruh hâline rağmen, bugün, vicdanın sesini duymak, kibirden sıyrılmak ve barışı dillendirmek hiç de zor değil.
Bu devlet Hz. İbrahim’i ateşe atan Nemrut gibi davrandı hep... Çok İbrahim’i ateşe attı. İbrahimleri yakan ateşi söndürmek için damla damla da olsa, su getirmekten, milyonlarca damla suolmaktan başka çaremiz yok...
Yazarlar
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları




























































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.07.2024
16.04.2024
5.02.2024
12.07.2023
24.01.2023
26.11.2021
2.05.2021
16.04.2021
10.10.2020
9.09.2020