İbrahim Karagül
Suriye’nin kuzeyinde oluşturulan terör koridoru, Türkiye’yi imha planıdır. Tamamlanır tamamlanmaz, Türkiye cephesi açılacak, yüzlerce kilometrelik çatışma alanı harekete geçirilecektir. İran sınırından Akdeniz’e uzanan kuşak tamamlandığında, Türkiye için hazırlanan yeni harita devreye sokulacaktır.
Bugüne kadar gözümüzün önünde bir harita çalışması yapıldı. Bahaneler üretildi, o bahaneler kamuflaj olarak kullanıldı, terör örgütleri haritada belirlenen yerlere taşındı. DEAŞ’la mücadele diyerek gözlerimiz kör edildi, PKK o bölgelere taşındı. Bir terör koridoru, bir Türkiye’yi çevreleme hattı adım adım uygulandı.
Fırat Kalkanı ve sonrası: Türkiye’yi hep oyaladılar
Kuzey Irak sınırından Akdeniz kıyısına kadar olan her yerde uygulanan senaryoların tamamı Türkiye’yi oyalama, kandırma, oyuna getirme üzerine kurgulandı.
Ayn el Arab’da (Kobani) öyle bir oyun kurdular ki, Türkiye kamuoyunu bile bu oyuna kurban ettiler. AK Parti’ye yakın gazeteci ve yazarları bile bu senaryo, oyun için harekete geçirdiler, kullandılar, milletimizi kandırdılar.
Münbiç’te ABD bizzat Türkiye’ye taahhütlerde bulundu, sözler verdi, müttefikler arası anlaşmalar yapıldı. ABD hiçbirine uymadı, Türkiye’yi aptal konumuna düşürdü, Münbiç’i PKK’ya teslim etti. Harita adım adın Batı’ya, Akdeniz’e uzanıyordu. Diğer bölgeleri saymıyorum bile, onları konuşmadılar bile, doğrudan PKK’ya teslim ettiler.
Türkiye sadece Fırat Kalkanı ile bölgeye müdahale etti. O müdahale, Kıbrıs harekatından sonraki en kritik jeopolitik müdahaleydi. O savaşta görünüşte DEAŞ’la, arka planda ise PKK (PYD) ve ABD ile savaştık.
Nedense orada durduk, durdurulduk. Hareket edemez hale getirildik.
ABD İdlib’i vuracak, PKK’ya verecek, harita tamamlanacak
Şimdi oyunun son sahnesi oynanıyor. Türkiye, Rusya ve İran’ın anlaşmasıyla İdlib’de oluşturulan “çatışmasızlık bölgesi” ABD’nin açık hedefi haline geldi. Oraya müdahale etmeye hazırlanıyorlar. Neden?
Rakka’da ve diğer bölgelerde oynanan oyunun aynısı oynanıyor. Oralarda DEAŞ vardı, mazeret oydu, dünya böyle kandırılıyor, işgal bu görüntü altında sinsice ilerliyordu. Şimdi İdlib’de El Kaide var, Nusra var gerekçesini öne çıkardılar. Çünkü orada DEAŞ yok, bu gerekçe işe yaramıyor.
El Kaide gerekçesiyle İdlib’i vuracaklar, PKK’yı oraya taşıyacaklar ve haritanın son aşaması tamamlanacak. İran sınırından Akdeniz’e kadar PKK üzerinden bir koridor uygulanmış, tamamlanmış olacak.
Sonra; “Cerablus’tan, El Bab’dan çık” diyecekler
Hemen ardından da yeni bir senaryo ile Türkiye’ye “El Bab’dan, Cerablus’tan çık” diyecekler. Fırat Kalkanı ile oluşturduğumuz korunaklı alandan çıkarılacağız.
Eğer İdlib’de sergilenen alçakça senaryoyu boşa çıkaramazsak Fırat Kalkanı ile girdiğimiz bütün bölgeden çıkacağız. Buna direnme şansımız olmayacak.
PKK’yı Akdeniz kıyılarına kadar taşıyanlar, sadece terör koridoruoluşturmuş olmayacak, sadece Suriye’yi parçalamış olmayacaklar, hem Türkiye’nin güneyle bütün bağlarını rehin almış, kontrol altına almış olacak hem de coğrafyayı paramparça etmiş olacak. Aynı senaryo. Bölgemizde daha birçok bölge için emsal teşkil edecek, uygulanacak, yeni harita ve parçalama modeline dönüşecek.
Bu dehşet verici bir körlük olur..
Ama işin Türkiye boyutu hepsinden vahimdir. Osmanlı’nın parçalanıp Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasından sonraki en tehlikeli yıkım, parçalanma, kuşatma harekatıyla karşı karşıyayız.
Bunu anlamayan coğrafyayı da, bölge genelindeki güç mücadelesini de, hemen bütün ülkeler için oluşturulan yeni harita taslaklarını da anlamıyor, görmüyor demektir. Bugüne ve geleceğe dair hiçbir öngörüsü yok demektir. Bu dehşet verici bir körlük olur. Bu, iki yıl sonraki felaketi görememek olur.
Ancak benim farklı bir endişem var. Suriye savaşı boyunca o bölgede hareket edemememizin nedeni, sınır boyunca konumlanan FETÖ’cü askerler, komutanlardı. Onlar ABD ile birlikte hareket ederek Türkiye’yi çaresiz bıraktı, hareket edemez hale getirdi. Bu gerçeği 15 Temmuz sonrası anladık.
FETÖ’nün yerine kimler ikame edildi, Türkiye’yi kim oyalıyor?
Tuhaf biçimde bugün de benzer bir oyalama olduğuna dair güçlü bir kanaatim var. ABD ile çalışan, PKK/PYD ile gizli, dolaylı ortaklığı olan çevrelerin Türkiye’yi oyaladığına, ABD ve PKK’ya zaman kazandırdığına dair güçlü şüphelerim var. Çünkü ABD’nin bu konudaki en etkili politikasının Türkiye’yi oyalamaya dönük olduğu ortada.
Acaba FETÖ’cü çevrelerin yerine kimler ikame edildi? Bu yönde bir lobi, kripto PYD çevreleri var mı, kimler bunlar? Bölgedeki her projenin Türkiye içinde bir ayağı mutlaka vardır, sakın bu unutulmasın!
Adım adım çevreleniyoruz
Neden bu kadar endişeliyiz?
Çünkü mesele bir terör meselesi değil. Mesele sadece “Suriye’de kim daha etkin olacak” meselesi de değil. Çok daha derin, Türkiye’yi de içine alan bir vahamet söz konusu.
Adım adım çevreleniyoruz. O koridor tamamlandığında Türkiye’nin Arap/İslam dünyasıyla hiçbir bağı, bağlantı noktası kalmayacak. Güney sınırlarımız tamamen kapatılacak, ileride“Türkiye cephesi” açmak için yüzlerce kilometrelik cephe hattı kurulmuş olacak.
Yalnız ülke, rehin ülke!
Araplarla bağı kalmayan, koridor veya söz konusu harita yüzünden Kürtlerle sonsuz savaşlara sürüklenecek olan Türkiye, bir sonraki adımda İran’la da anlaşmazlıklara sürüklendiğinde bütün bölgeden yalıtılmış olacak.
İşte o zaman ABD’nin, Avrupa’nın elinde rehin bir ülkeden başka geriye hiçbir şey kalmaz. Türkiye’nin parçalanması senaryosu bu şekilde başlatılmış olacak. Tamamen yalnızlaştırıldıktan sonra. En azından düşünce bu, hesap bu.
Sevr’in yıldönümünde bir kez daha düşünelim
Tarih; küçük ihmaller, basiretsizlikler, tembellikler yüzünden milletlerin yüzyılları kaybetmesinin örnekleriyle doludur. Oysa bizim siyasi tarih okumamız böyle değildir. Hangi adımın nereye ulaşacağını, hangi müdahalenin Türkiye’nin geleceğini nasıl etkileyeceğini, bölgenin güç haritasını nasıl şekillendireceğini bilen bir milletiz.
Bugün de bunu görüyoruz, kavrıyoruz, anlıyoruz. Sadece, ama sadece içeriden ve dışarıdan engellemelere, oyalamalara, bizi hareketsizbırakmak için önümüze konan tuzak gerekçe ve önerilere karşı dikkatli olmamız, tehlikenin ne kadar büyük olduğunu bunlara bakarak anlamamız gerekiyor.
Bunu yapamazsak, ihmal edersek, tedirginliğe kapılırsak, ülkemizin de, milletimizin de geleceğinin rehin alınmasına bir imza da biz atmış olacağız. Bu hafta Sevr’in, o parçalanma, imha haritasının, anlaşmasının yıldönümüydü. Hiç değilse bunun hatırına güneyimizde olanları Birinci Dünya Savaşı ve sonrasında yaşadıklarımızla birlikte okuma fırsatı bulalım.
Yarın o savaş Anadolu’nun içlerine taşınacak, inanın!
ABD’nin İdlib senaryosu gerçekleştiğinde yapacak çok şey kalmayacak. Harita da, koridor da tamamlanmış, olacak. İşte o andan itibaren haritanın Türkiye ayağı için harekete geçilecek. Bugün “aman savaş olmasın” gerekçemiz yarın o savaşı Anadolu içlerine taşımanınzeminini oluşturacak. Bugün sınır ötesinde yapmadıklarımızı yarın ülkemizin içlerinde yapmak zorunda kalacağız.
İdlib senaryosu tamamlandığında hem içerideki siyasi dalgalanmalar, hem güneyimizdeki hareketliliklerin tamamı Türkiye’nin yeni haritasını gerçeğe dönüştürme amacına yönelik dizayn edilecektir.
Büyük hedef Türkiye çünkü..
Selçuklu’dan bu yana devam eden yüzlerce yıllık siyasi tarihimizi, yüz yıldır yakın coğrafyada yaşadıklarımızı, son otuz yıldır Irak ve Suriye’de yaşananları birlikte düşünen herkes, asıl cephenin Türkiye olduğunu, yeni harita çalışmalarına müdahalenin tarihsel bir sorumluluk olduğunu, bu ülkenin ve milletin geleceğiyle birebir bağlantılı olduğunu görecektir.
Eğer bugün bir şeyler yapmazsak, yarın dizlerimizi döveceğiz.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAmerika İran’a saldırır mı saldırmaz mı? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürt milliyetçiliği bilincini yok etmek istiyorlar… 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİmamoğlu dediler, ucu yine AKP’ye çıktı! 110 milyon tazminat sözü vermişler 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları










































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.09.2021
26.07.2021
28.06.2021
17.06.2021
14.06.2021
10.06.2021
4.06.2021
31.05.2021
20.05.2021
17.05.2021