Levent Gültekin
Ekrem İmamoğlu sadece bir partinin belediye başkanı olsaydı yapıp ettikleri, kendisini ve partisini bağlardı.
Fakat ülkedeki siyasi tablo Ekrem İmamoğlu’na bütün bir muhalefet adına farklı bir misyon yükledi.
Yani mevcut iktidarın demokrasiden, özgürlükten, eşitlikten, çoğulculuktan, hukuktan, şeffaflıktan uzak politikaları ve nihayetinde rejim değişikliği, hem ülkeyi tahrip etti hem de siyaset zeminini yok etti. Toplumun önemli bir kesiminde ülke adına ciddi endişelerin oluşmasına neden oldu.
Bu endişe neticesinde de her seçim adeta bir referanduma dönüşüyor.
Son İstanbul seçimleri de bir anlamda muhalefet bloğu ile iktidar arasında referandum havasında geçti ve bu referandumun kazananı da muhalefet bloğu oldu.
Muhalefet dediğimizde şartların gereği bir partiden bahsetmiyoruz.
CHP’lisi de var HDP’lisi de, İyi Partilisi de var gidişattan endişe duyan AK Partilisi de.
Partili olan da var hiçbir partiye yakınlık duymayan insanlar da var.
İstanbul seçimleri işte bu muhalefet bloğunun başarısıydı.
Bu başarının arkasında herkesin emeği var.
Bedelini hapislerle ödeyen yazarların, aydınların, işinden, ekmeğinden olan akademisyenlerin, şehir şehir dolaşan aydınların, partili partisiz, sırf ülkesi için bir şey yapma motivasyonuyla gecesini gündüzüne katan kadınların, gençlerin, kimisi parasıyla, kimisi bilgisiyle, kimisi zamanıyla yıllardır ülkedeki gidişatı topluma anlatmaya çalışan binlerce isimsiz kahramanın emeği var.
İşte bu yıllara dayalı birikim, Ekrem İmamoğlu’nun sağlıklı bir seçim stratejisi izlemesi, süreci doğru yönetmesi sonucu farklı kesimlerden insanların bir araya gelmesine ve nihayetinde muhalefet adına bir kazanıma dönüştü.
Bu kazanımın yarattığı bir umut var.
Heyecan var. Enerji var. Oluşan ‘Bir şeyler değişebilir’, ‘İyi şeyler yapabiliriz’ duygusu var.
Ekrem İmamoğlu konumu gereği bir anlamda bu umudu, bu heyecanı, bu enerjiyi temsil ediyor.
Hal buyken onun başarısızlığı bir anlamda muhalefet bloğunun, yani demokrasi, eşitlik, adalet, özgürlük gibi değerler için mücadele edenlerin başarısızlığı olacak.
Bundan dolayı Ekrem İmamoğlu ile alakalı farklı kesimlerde giderek artan bir endişe gözlemliyorum.
Bazı sözlerinin ve davranışlarının, izlediği bazı politikaların, yaptığı veyahut yapmadığı işlerin neden olduğu bir endişe var.
Tam olarak neyi kastediyorum.
Madde madde açıklayayım.
1- Cumhurbaşkanı olma hevesi İstanbul büyükşehir belediye başkanlığındaki sorumluluğunu hafife almasına neden oluyor.
Ekrem İmamoğlu vakti geldiğinde elbette cumhurbaşkanı adayı olabilir. Buna kimsenin söyleyeceği bir söz olamaz.
Fakat bugünden bu hevesle hareket etmesi, bu amacına matuf olarak sıklıkla şehir dışı seyahatlere çıkması, ülkede her alanda ağır bir tahribat, adaletsizlik, acı, hüzün varken popülaritesini diri tutmak için bütün konserlere katılması, en sıkıntılı anlarda bile tatillerinden ödün vermemesi, ülkede her şey güllük gülistanlıkmış gibi bir tablo çizmesine neden oluyor. Neticesinde ülkedeki durumun vahametini tam olarak kavrayamadığına dair ciddi bir endişe oluşuyor.
Halbuki yapması gereken İstanbul belediyesine odaklanmak, ciddi, göz doldurur işler yapmak, gecesini gündüzüne katıp farkındalık yaratmak ve yönetim anlayışıyla, yaptığı işlerle, benimsediği politikayla yepyeni bir siyaset anlayışı ortaya koymak.
Buradan elde edilecek bir başarının hem muhalefet bloğunu güçlendireceği hem de kendisini cumhurbaşkanlığı adaylığına taşıyacağını görmesi gerekiyor.
Fakat farklı kesimlerin telkiniyle zihnine yerleşen cumhurbaşkanlığı adaylığını mevcut görevinin ve sorumluluğunun da önüne koyması ’Başarısız olacak’ endişelerinin de artmasına neden oluyor.
2- Popülizme teslim olması.
Gerçekçi, sahici, net, elle tutulur, gözle görülür icraatlar yerine toplumun farklı kesimlerinin duygularını okşayacak söz ve davranışlara ağırlık vermesi.
Mesela Mansur Yavaş daha çok somut icraatlarıyla anılırken Erkem İmamoğlu ne yazık ki daha çok farklı kesimleri memnun edecek söz ve davranışlarla, o kesimlerin hoşuna gidecek sembollere vurgu yapmasıyla gündem oluyor.
Popülist siyaset anlayışının ülke için zararlı olduğu bilinen bir gerçek. Dahası ülke sorunlarını çözmeyeceği gibi bir süre sonra seçmeni de bıktıracağı ortada.
Bu siyaset tarzının bir süre sonra ciddi bir başarısızlık getireceği endişesi var.
3- Tayyip Erdoğan ve iktidar mensupları ile iyi geçinme çabası.
Ekrem İmamoğlu’nun seçimdeki başarısının temelinde kuşkusuz AK Parti seçmenine yönelik kullandığı üslubun, benimsediği tarzın, nihayetinde onlardan aldığı desteğin, büyük etkisi var.
Fakat Tayyip Erdoğan’la iyi geçinmek ile AK Parti seçmeniyle iyi geçinmek aynı şey değil.
Kaldı ki Erdoğan’la iyi geçinmek ile kavga etmek arasında da büyük bir alan var.
Kimseyle kavga etmeden işini yapmaya odaklanmak yerine enerjisini iktidarla diyalog kurmaya harcıyor.
Diğer taraftan ülkede demokrasi askıya alınmış, hukuk rafa kaldırılmış, özgürlükler kısıtlanmış, rejim değişmiş, yüzlerce aydın, yazar, hapislerde çürürken, eğitimde, ekonomide, dış politikada… Ülkede her alanda ciddi bir tahribat varken bütün bunlar yokmuş, her şey normalmiş, bütün bunların sorumlusu Erdoğan değilmiş gibi davranması dahası ‘Bana iş yaptırmazlar’ korkusuyla iyi geçinmek adına Erdoğan’ın konumunu, politikalarını meşrulaştırıcı, güçlendirici bir yaklaşım içinde olduğunu fark etmemesi… Bütün bunlar muhalefet bloğunda “Biz neyin mücadelesini veriyoruz?” sorusunun sorulmasına neden oluyor.
Halbuki İmamoğlu’nun Erdoğan ile değil Erdoğan’ın İmamoğlu ile iyi geçinmeye ihtiyacı var.
Çünkü engellenmiş, eli kolu bağlanmış bir belediye başkanlığı görüntüsü en çok Erdoğan’ın başını ağrıtacak bir görüntü.
Mesele sadece Erdoğan da değil. Bir gün önce kendisine “Onu pejmürde ederiz” diyen İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile ertesi gün sarmaş dolaş, gülücükler eşliğinde poz vermesi dahası iktidarın yolsuzluklarının sembol ismi Cengiz İnşaat’ın sahibini holding binasında ziyaret etmesi…
İlke, değer, tavır, duruş… Hangi konuda ne kadar hassas olunduğuna dair ciddi endişelerin oluşmasına neden oluyor.
4- Diğer bir endişe nedeni de Erkem İmamoğlu’nun seçtiği çalışma arkadaşları ve onlara yüklediği sorumlulukların fazlalığı.
İktidarı en çok eleştirdiğimiz konuların başında kontrolünde olan makamları arpalığa dönüştürmüş olması var.
Yani aynı isimleri farklı şirketlerde farklı görevlere atayarak birden çok maaş almalarını sağlaması.
Ne yazık ki Ekrem İmamoğlu da bu sorunlu gelenek konusunda yeterince hassas davranmıyor.
Danışmanlarını, yakın çalışma arkadaşlarını, belediyenin birkaç şirketinde aynı anda yönetim kurulu başkanı veyahut yönetim kurulu üyesi yapması, dar bir kadroya birden çok maaş bağlanması.
Diğer taraftan iktidarın kendisine yönelik dışlayıcı tavrından dolayı çıkan krizleri yönetememesi, dahası iktidarın elindeki medya gücüyle bu krizleri fırsata çevirmesi… Bütün bunlar, endişenin artmasına neden oluyor.
Tekrar edeyim: Ekrem İmamoğlu önemli bir pozisyonda ve önemli bir misyonu var.
Sadece bir belediye başkanı değil.
Yukarıda da dediğim gibi muhalefet bloğu adına oluşan umudun, heyecanın sembol ismi.
Onun başarısızlığı hepimizin başarısızlığı olacak.
Bundan dolayı en çok dikkat etmesi, en sağlam, en sağlıklı, net, görünür işler yapması, popülizmden uzak durması, farkındalık yaratması, dahası değerlere, ilkelere dayalı doğru politikalar yürütmesi, ülkenin geleceği için elzem.
Esasında hepimizin bu süreçte dikkatli olması, doğru üslup ve tutum benimsemesi, bu umuda gölge düşürecek yaklaşımlardan, davranışlardan, söz ve eylemlerden özenle kaçınması gerekiyor.
Çünkü hiçbirimizin milyonların emeğiyle oluşan bu umuda gölge düşürmeye hakkı yok.
Hiçbirimizin kendi kişisel çıkarı, hırsı için bu birikimi, bu heyecanı heba etmeye hakkı yok.
Fakat, yine de en büyük sorumluluk Ekrem İmamoğlu’na düşüyor.
O yüzden daha dikkatli, daha sağlıklı, daha sahici politikalara ve ilkeli bir duruşa ihtiyacı var.
Aksi durumda bunca emek, bunca çaba, nihayetinde oluşan bu umut, heba olacak.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları








































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
7.09.2023
19.08.2023
19.08.2023
14.08.2023
6.08.2023
8.07.2023
3.07.2023
27.06.2023
23.06.2023
19.06.2023