Mehmet DOĞAN
1. AK Parti Kadrolarının Yapısı
10 Yıldan fazla süredir iktidarda olan AK Parti’nin, gerek üreten bürokratik kadroları gerekse yöneten ileri kademe kadroları olsun, önceki görevleri sona erdikten sonra bile yeni görevlerde yerlerini alabiliyorlar. Eski milletvekillerinin açılan bürokratik kadrolarda yerlerini almaları (bakan yardımcılığı), eski bakanların hükümetin atamasıyla üst kademe kurumları yönetebiliyor olmaları buna örnek teşkil ediyor. Görevden alınan danışmanların bile hükümete yakınlığıyla bilinen kurumlarda istihdam edilmeleri gözden kaçmamalı derim. Örneğin son olarak iki eski bakan; Atilla Koç ile Mehmet Hilmi Güler, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) tarafından Türkcell’in yönetim kuruluna atandı.
Vücuttaki DNA sarmalları genetik kodlarımızı içerisinde taşır. Tüm vücuttaki DNA sarmalları aynı özelliklere sahiptir. “DNA, hücre bölünmesi sırasında kendini eşleyerek yapısında bulunan bilgilerin yeni oluşacak yavru hücrelere geçmesini sağlar.”AK Parti bu yapıyı kadrolarında oluşturabilmiş ve bundan taviz vermeyerek yapısal bozukluğun önüne geçebilmiş bir parti.
· Hem kadroların görevdeyken sahip olduğu genetik kodların deşifre edilmesi önlenir hem de bölünerek çoğalmak gibi bir kabiliyete ulaşılmış olunur.
2. Seçmeni Kemikleştirme Çabası
AK Parti birimlerince açıklanan oy oranı %50 civarında.Bu oranın doğrulunu tartışmak bir kenara dursun, hedeflerinin en az %50 dolayında bir oy potansiyelini kemikleştirmek olduğunu söyleyebiliyoruz. Kırılmalar ya da azalma tehdidi gördüklerinde yeni hamleler yapıp alternatifleri daraltmaya hatta tek adres olamaya çabalıyorlar. Son aylarda da şahit olduğumuz örneklere bakarak söyleyebiliyoruz ki, Ak Parti kurumsal olarak rakiplerini bünyesine katmaktan ve farklılıkları homojenleştirmekten gocunmuyor. Bunu dominant karakter olmalarına bağlasanız dahi, hamlenin faydalarına olduğunu göz ardı etmemek gerekiyor.
Ayrıca partinin, kendi seçmenlerinin hassasiyetlerinin ve eğilimlerinin farkında olduğunu söylemekte yarar var.Kazanılmış seçmen kitlesini tatmin edecek ve onlarla organik bağ kuracak adımlar atılmaya özen gösteriliyor. Seçmenlerinin muhafazakârlık ya da başka ‘belirgin’ ortak özellikleri taşıdıkları bilinerek politika üretiliyor. Homoseksüel, Alevi ya da Ermeni kesimlere karşı yer yer sert açıklamaların, benzer fikirlerde olan seçmenlerle aralarını sıkılaştırdığının farkındadırlar.
Ek olarak Başbakan Erdoğan’ın bölgesel lider olması yolundaki adımların, milliyetçi kesimlerin ‘etkin’ millet olmak konusundaki heveslerini beslediğini söyleyebiliriz. Türkiye’nin ‘Başrol’ oynayacağı her strateji, önemli bir seçmen kitlesi tarafından desteklenmektedir. Tüm bu adımlar düşünüldüğünde görülecek ki, Ak Parti %50’lik bir oy potansiyelinin tek adresi olma amacıyla adımlar atıyor.
3. Toplumun Her Kesiminde Desteklenen Özellikler Sürekli Besleniyor.
CHP’li vatandaşların istemeyerek dahi onayladığı bir üne sahip Ak Parti, “Çalışıyor” deniyor. “Hizmet-Proje Üreten” ününe kavuşmuş bir parti olduğunun farkında.Elindeki her enstrümanı bu role hizmet etmek için kullanıyor. Belediye muhalefette olsa dahi, arkadan dolaşıp İzmir’e bile proje geliştirme çabası buradan kaynaklanıyor. 3.Köprü, Alt-Üst Geçit, Duble Yol, Süper+Hızlı Tren projelerinin gündemden düşmemesi bu yüzden. 10 yıllık bir planla inşa edilmesi öngörülen projeler bile bugünden siyaset argümanı olabiliyor.
Sahip olunan konuma destek olan bir kaç özellik de atlanmamalı tabi. AK Parti projelerini kendisi üretiyor, kendi kadroları denetliyor; aksilik olduğunu kendi kadroları tespit ediyor ve yine kendi kadroları tarafından yeni projeler üretiliyor. Yani bu sarmalda, partiye hasar verebilecek herhangi bir dış etken yok; bağımsız bir denetime izin verilmiyor. Örneğin Milli Eğitim Bakanlığı sık sık sınav sisteminde değişikliğe gidebiliyor ya da devlet ihaleleri iptal edilip yenilenebiliyor. Bu krizler partinin imkânlarıyla fırsata çevrilebiliyor. İktidar olmanın verdiği bir avantaj daha var. Her söylem haber değeri taşıyor. Partinin propaganda fırsatı çok yüksek. Yeni projeler haber olurken, ‘yenilenen’ projelerin de haber olduğunu belirtmekte fayda var. Böylelikle “Üretken Parti” imajı kendini yenileyebiliyor.
Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
- Selahattin Demirtaş: Temsiliyeti ve çelişkileri
1.08.2014 - Gazze’de kaybolmuş bir çocuk
22.07.2014 - BİR HAYALİM VAR
11.07.2014 - TÜRK İŞİ ROBOCOP
5.06.2014 - VARALIM İLKELLİĞİN MASUMLUĞUNA
25.04.2014 - Başbakan’ın ruh hali vs. benim ruh halim
24.04.2014 - Gezi Ruhu’nu CHP’de mi istiyorsunuz? Dinleyin...
4.04.2014 - AKP KAZANDI CHP KAYBETTİ. ÇÜNKÜ;
1.04.2014 - DİNLE KARDEŞİM
12.03.2014 - Korkmayın, ‘’koalisyon hükümeti’’ ilaçtır
7.03.2014
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları































































































Solculuk adına ABD elçilik eylemi ve (canlı bomba) intihaeylemleri; jıtem vari; polisi ensesinden vurmalar; Özdemir Sabancı cinayetine kadar olan eylemler; tüm solcular için “şiddet ve sol” ilişkisini sorgulamak bakımından bir fırsat olabilir..