Mehmet TIRAŞ
Sözü, bir grup muhtarlarla yaptığı bir toplantıda “Metruk evleri niye yıkmıyorsunuz” diye sitem eden; muhtarların da “mahkeme kararı yok” diye yanıt vermelerine öfkelenen; toplumun can ve mal güvenliğinden sorumlu İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ’ya ait.
Soylu iktidarın küçük ortağının temsilcisi gibi de racon kesen bir bakan…
2018 yılında adına Cumhurbaşkanlığı hükümet modeli denilen ucube sisteme geçildikten sonra “hukuksuzluk” devlet ve topluma nüfus etmeye başladı.
Mahkeme kararı arkamızdan gelsin demek, ne demek?
“Yargının bağımsız ve tarafsızlığının son bulduğunu, beğenmedikleri yargı kararlarını tanımayacaklarını ve uygulatmayacaklarını, yargıyı muhalefete karşı sopa olarak kullanılmaya başladıklarının ilanı gibiydi.”
Devlet hukuktan uzaklaşan bir sürece evirildi,devletin adı kaldı kendisi ise kayboldu.
İktidarın değişmez ortağı da mafya oldu.
Mafya ağzı ile talimatlar verilmeye başlandı.
Polise “yakaladığınız uyuşturucuların ayaklarını kırın” denebilir oldu…
Meğer hedef gösterilen uyuşturucular değilmiş…
Parlamentonun üçüncü partisi HDP’li milletvekillerine ve parti yöneticilerine fiili saldırılar yapılmaya başlandı; polis Hakkari’de gün ortasında, kameralar karşısında HDP’e Ağrı milletvekili Habib Eksik’in ayağını kırıyordu.
Böylece mesaj adresine ulaşmış oldu.
Demokrasinin kuvvetler ayrılığı kuvvetler birliğine dönüşünce, devletin kurumları anayasal düzeni yok sayarak, “Saray talimatlı” hareket etmeye başladı.
“Yargı,RTÜK,YSK,TÜİK,Merkez Bankası ve Anadolu Ajansı(AA) gibi topluma yön veren devlet kurumları; talimatla karar almaya, doğru olmayan enflasyon rakamı açıklamaya, faiz indirmeye, muhalif basını susturmaya, para cezası vermeye veya ekran karartmaya, milli iradeyi yok saymaya,yalan haber yapmaya başladılar.”
Bu kurumların toplumda hiçbir inandırıcılığı ve güveni kalmadı.
Saydamlık, denetim,hesap verme gibi uygulamalar buharlaştı.
Devlet adına harcamaların denetimini yapan SAYIŞTAY raporları yok sayılınca.
Savrulmanın önü alınamadı.
14 Ekim 2022 Tarihinde meydana gelen Amasra maden ocağında 41 işçinin hayatına mal olan katliamın, adeta göz göre göre geldiğini uygulanmayan Sayıştay raporundan öğrendik.
İş cinayetlerinden ceza almasına rağmen yönetici TTK’nın başında:
“Bugün Türkiye Taşkömürü Kurumu(TTK) Genel Müdürü Kazım EROĞLU 2013 yılında Zonguldak Kozlu’da Maden Müessesi Müdürü olarak görev yaptığı dönemde, bu maden ocağında meydan gelen iş cinayetinde ölen 8 işçinin ölümünden, Tali kusurlu bulunup, 4 yıl hapis cezasına çarptırılmasına rağmen, bu ceza, para cezasına çevrilerek Kazım Eroğlu 2018 yılında TTK’nin tepesine getiriliyor.”
Bunun adı ödüllendirme değil de ney?
Suçlu bir insan ceza alacağı yerde,terfi edildiği bir ülkede iş cinayetleri nasıl önlenir?
Amasra maden cinayetinde 41 işçi değil de 1-2 işçi ölmüş olsa idi sadece belki haberi
yapılır, üzeninde bile durulmazdı.
Toplumsal vicdan tartısı çoktan arızalandı.
Türkiye’de İş cinayetleri toplu ölümler oluyorsa gündeme geliyor.
“ Ülkede en fazla iş cinayetlerinin olduğu sektör inşaat sektörüdür ama, bu sektörde toplu işçi ölümleri olmadığı için, inşaatlarda ölen işçilerin ölümü de gündeme gelmez.”
Gerçekten de çok önemli bir uyarı…Talihsiz inşaat işçi ölümlerine kimse dönüp bakmıyor.
Ancak toplu iş katliamları dikkat çeker oldu.
” Avrupa,ABD’de ve Güney Amerika’da maden ocaklarında kazalı ölümlerinin önüne nasıl geçildi?
Sorunun cevabını merak ettik mi?
“Ocaklarda adına yaşam odaları veya kaçış odaları dedikleri; işçilerin havasız kalmayacakları, yiyecek ve içecekler stok edilen,su ve gaz sızıntısını önleyen,ısıdan etkilenmeyen, binlerce ton toprak altında dayanıklı, yerüstü ile irtibatı kesilmesin diye telefon hizmeti ile donatılan kaçış odaları sayesinde önlenmiş.”
Bunun canlı örneğini yaşam odası sayesinde hayatta kalan 33 Şilili işçilerin hikâyesini hatırlatayım:
“5 Ağustos 2010 Tarihinde Şili’de San Jose bakır ve altın madeninde meydana gelen 700 metrenin altında mahsur kalan 33 işçiler yaşam odaları sayesinde, 17 gün sonra kapsüllerle kurtarılırken, bu kurtarma operasyonlarını televizyon ekranlarından, canlı yayınlarda izledik.”
Peki bu “yaşam odaları” bizim maden ocaklarında niye yapılmıyor?
Kaçış odalarının maliyetinden kaçıyorlar...
Yaşam odaları metre karesine göre, 2,5 ile 5 milyon dolara mal olduğu için;ne devlet ne de Maden ocaklarını işleten özel sektör yapıyor.
Amasra maden katliamından sonra “Kaçış odaları” diye bir tartışma gündeme ne kadar geldi?
Amasra’daki katliamın olduğu maden ocağını kim işletiyor?
Kutsadığımız Devlet.
Devlet hukuka uymuyor ve vatandaşının can güvenliğini önemsemediği yerde, iş cinayetlerinin önünü alamazsınız.
Hukuk bir kurallar silsilesidir ve ana görevi ise “gücü denetleyen” bir kavram olmasıdır.
Devletten hukuku çıkartırsanız “devlet mafya raconu” kesmeye başlar.
Muhalif olan herkesi terör örgütü üyesi olmakla suçlar ve 1 milyon 542 bin kişiyi de, terör örgütü üyesi olmakla yargılarsınız.
Hukuktan uzaklaşan devlet zıvanadan da çıkar.
Hukuktan uzaklaşmanın bedelin toplum olarak sadece demokratik haklarda ödemiyoruz…
Ekonomideki yaşadığımız bunalımın arka planını irdelediğimizde, AB müzakerelerinden ve hukuktan uzaklaşmamızdan kaynaklandığı ortaya çıkıyor.
2018 Haziran ayında Cumhurbaşkanlığı ucube hükümet sisteminden geçtikten sonra ,ortaya çıkan ekonomik tablo da bunu ıspatlıyor:
*2018 yılında yıllık tüketici enflasyon yüzde 19 iken,2022 Ekim ayı itibarı ile yıllık tüketici enflasyonu yüzde 83’çıkarken… 2018 yılında üretici enflasyonu yüzde 33.64’den,2022 yılının Ekim ayında üretici enflasyonu yüzde 158’e çıkmış durumda.
*2018 yılında bir litre motorin 5.55 kuruş iken,2022 yılının Ekim ayında motorinin litresi 27 lira seviyelerinde,benzinin litre fiyatı da motorinin seviyesinde işlem görüyor.
*2018 yılında bir dolar 4.Lira 69 kuruş iken,2022 Ekim ayında 18 lira 60 kuruş seviyelerinde alıcı bulurken…TL’nin kan kaybı sadece dolar karşısında değil, TL bütün yabancı para birimleri karşısında güneş görmüş kar gibi eriyor.
*2018 yılında bir çeyrek altın 345 TL iken,2022 Ekim ayında bir çeyrek altın bin 650 liradan işlem görüyor.
Eşit vatandaşlık hukuku uygulanmayınca; İşsizlik, hayat pahalılığı, yoksulluk,yolsuzluk, adam kayırma, ihaleye fesat karıştırmak,gelir dağılımında ki adaletsizlik, rüşvet ve iş cinayetleri toplumun her kesimini sarıyor ve ağır bedeller ödetiyor.
Başta Muktedir,ortakları ve bazı bakanlar ne söylediklerinin farkında bile değiller.
Adeta toplumun aklı ile alay ediyorlar.
Şahsım devletin sahibi “madende olan toplu İş cinayetlerine bu işin fıtratında var bu bir kaderdir” diye adeta ciddiye bile almıyor.
Küçük ortağı ise yoksulluk karşısında askıda ekmek projesi başlatıp,arkasından patlıcan yemeseniz de olur, fiyatlar düşünce bol bol yersiniz diye,ne söylediğinin farkında mı,diye de insan kendine sormadan edemiyor.
İktidara kendini milletvekilliği karşılığında partisini pazarlayan Mustafa Destici, hayat pahalılığı karşısında topluma tasarruf önerisin de bulunuyor;ben eti ucuza getirmek için bir Toklu parçalatıyorum ve eti kilosunu yarı fiyatına getiriyorum diye, akıl vermeye kalkıyor.
Muhalefetin adını suç işler bakanı koyduğu şahıs: “katıldığı bir toplantı da bize yanlışı kim yaptırıyor biliyor musunuz, Allah yaptırıyor Allah” diye yeri göğü inletiyor.
Bu bakan muhalif olan toplumun her kesimini teröristlikle suçlaması,hedef göstermesi ve hukuku yok sayması ise akıllara durgunluk veriyor.
Hukuk demokratik toplumların beynidir.
Bir ülkede mahkeme kararları arkadan geliyorsa, hiçbir sorunu çözemez, iş cinayetlerini önleyemezsiniz;konomik, siyasal ve hukuki tablo da bunu fazlasıyla göstermiyor mu?
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
2.02.2026
26.01.2026
19.01.2026
12.01.2026
5.01.2026
29.12.2025
22.12.2025
15.12.2025
8.12.2025
1.12.2025