Mehmet TIRAŞ

Ne yazık ki en ciddi konuyu Necip Türk Milleti ancak 23 gün hafızasında tutabiliyor.
O zaman gelin sevgili okurlar,birlikte Hırant Dink cinayetine giden ölüm yoluna döşenen taşların izini sürelim.
Mevzu derin yol uzun ve meşakkatli…
Hırant Dink’in katili bilinçli olarak az ceza alsın diye Trabzon’da yaşayan 17 yaşında, Ogün Samast adında tetikçi bir çocuk seçildi.
Hırant’ın eşi de kocasının cenazesinde; ”Çocuktan katil yaratan bir toplum olduk” diyordu.
Katil yargılanma sonucu 21 yıl ceza aldı ve 16 yıl yattıktan sonra iyi hali göz önüne alınarak, infaz yasasından yararlandırıldı ve beş yıl önce tahliye edildi.
Katili mahkemelerin terör örgütü ile ilişkilendirmemesi ise garip bir durumdu.
Hırant’ın katiline uygulanan infaz yasası yıllarca siyasi tutuklulara, gazetecilere, yazarlara ve akademisyenlere uygulanmadı, hala da uygulanmıyor.
Hırant Dink cinayeti bir günde olmadı ve bunun bir süreci var;2004 yılında başladı 3 yıl sürdü ve 19 Ocak 2007 Tarihinde gündüz gözü Agos Gazetesi’nin önünde üç kurşunla infaz edildi.
Bu cinayet bilinçli olarak zamana yayıldı ve bir kamuoyu oluşturuldu!
Hırant Dink cinayeti de her siyasi cinayette olduğu gibi; ”Devletin içine yerleşmiş hukukun denetimine girmeyen karanlık yapıların” bilgisi dâhilinde işlendiği karşımıza çıktı.
Hırant Dink İstanbul Şişli’de “Ermenice ve Türkçe” yayın yapan “Agos Gazetesinin” Genel yayın yönetmeni ve gazetenin yazarıydı.
Dink cinayetinin fitilini ateşleyen Agos gazetesinde çıkan bir haberle başladı.
-Hırant Dink 6 Şubat 2004 Tarihinde Agos gazetesinde; ”Atatürk’ün manevi kızı olarak bilinen Türkiye’nin ilk pilotu olan Sabiha Gökçe’nin, isminin Hava limanına verilmesi üzerine; ”Sabiha Hatun’un Sırrı” başlıklı bir haber yayımladı. Sabiha Gökçe’nin yakınlarının görüşlerine yer verilen haber,başta olumlu veya olumsuz hiçbir tepki almadı.
Ne zaman ki!
-21 Şubat 2003 Tarihinde…
Hürriyet Gazetesi: ”Sabiha Gökçe’nin 80 yıllık Sırrı” başlığıyla,Agos gazetesinde çıkan haberi Sür manşetten verdi. Hırant Dink,”Hürriyet’te haber manşetten verilince olanlar oldu ve Türkiye’de yer yerinden oynadı” diyordu.
Hürriyet’teki manşet haber malum çevreleri harekete geçirirken…
Bize, Hürriyet Gazetesi yazarlarından Fatih Çekirge bir açıklamasında:
“Hürriyet Gazetesi manşetini Genelkurmaya sormadan atmaz” sözünü hatırlatıyordu.
Üç gün sonra Hürriyet’in talimatla manşet attığı ortaya çıktı.
-24 Şubat 2004 Tarihinde, Genelkurmay Başkanlığı bir açıklama yayımladı…
Açıklamasında: ”Sabiha Gökçen gibi bir sembolün tartışmaya açılmasının habercilik olarak nitelendirilmeyeceği” belirtildi.
Daha sonra Hırant Dink,Milli İstihbarat Teşkilatı(MİT) görevlilerince İstanbul Valiliğine çağrıldı.
İstanbul Vali yardımcısı Ergün Güngör tarafından tehdit edilmedi ama toplumsal infial için uyarıldı.
Hırant Dink Valiliğe çağrıldığında Vali Yardımcısının odasında bir kadın ve bir erkeğin bulunması tuhaf bir durumdu ama;Vali Yardımcısı kendisinin yakınları olduğunu ve konuşmalarında bir sakınca olmayacağını söyledi. Fakat Hırant, bulunan kişilerin istihbarattan olduğunu etrafının sarılmaya başladığını arkadaş çevrelerine bu olayı anlatır.
-26 Şubat 2004 Tarihinde:
“İstanbul Ülkü Ocakları Şişli’deki Agos Gazetesi’nin önünde toplandı ve topluluğa Ülkü ocakları başkanı Levent Temiz bir konuşma yaptı: ”Hırant Dink bundan sonra bütün öfkemizin ve nefretimizin hedefidir, hedefimizdir” diye Hırant’ı açıkça tehdit etti.
-22 Nisan 2004 Tarihinde:
Genelkurmay Başkanlığı’ndan ikinci defa bu haber üzerine bir açıklama daha yayımlandı ve yazının içeriğinden rahatsızlık duyulduğu belirtildi.
Açıklamada: ”Türk Milletinin birlik ve beraberliğine,layik olduğu toplumsal barışa,Atatürk’ün manevi varlığına ve düşünce sistemine,Türk milletine yakışır sağduyu içerisinde sahip çıkmanın ve bütün kurumlarına düşen açık ve seçik bir görev olduğu ortadadır” diyordu.
Böylece Hırant Dink Genelkurmaya Başkanlığı tarafından hedef gösteriliyordu.
-25 Şubat 2004 Tarihinde:
Şişli Cumhuriyet Savcılığı ,Dink’in 13 Şubatta yazdığı ,”Ermenistan Kimliği” ve ”Ermenistan’la Tanışmak” üzerine (8) yazı dizisi başlıklı yazılarını; ”Türklüğü Aşağılamak” suçlamasıyla dava açtı.Bu arada malum çevreler durmuyor ve Hırant Dink’in Avukatı Erdal Doğan,Emekli Tuğgeneral Veli Küçük’ün Hırant Dink’i tahdit ettiğini açıklıyordu.
-7 Ekim 2005 Tarihinde: ”Dink 6 ay hapis cezasına çarptırıldı.”
Bursa’dan gönderilen mektup Hırant Dink’in ölümünün açık habercisi gibiydi ama tarihi belli değildi.
6 Ocak 2006 Tarihinde:
Agos gazetesine Bursa’dan Hırant Dink’e bir mektup geldi…
Ahmet Demir adına gönderilen mektupta:
“Hırant Dink,seni,oğlunu ve Serkis Seropyan’ı bir daha hiç konuşmamak üzere susturacağız. Önce oğlunun cesedini Ankara çıkışındaki Jandarma bölgelerinin birinden alacaksın” Hırant Dink ailece tehdit edilirken. Devlet bu tehditler karşısında Hırant Dink için hiçbir önlem almıyordu.
Ama tehditler devam ediyordu.
-15 Şubat 2006 Tarihinde:
“Trabzon istihbarat şubesi muhbiri Erhan Tuncel,Yasin Hayal’in Hırant Dink için “Ne olursa olsun öldürülecek” istihbaratını Trabzon Emniyet Müdürlüğüne bildirdi. Erhan Tuncel’in verdiği ”Hırant Dink öldürülecek” bilgisi,Ankara ve İstanbul istihbarat Daire Başkanlıklarına iki gün sonra ulaştı.”
Görüldüğü gibi Hırant Dink adeta göstere göstere ölümü belirlenen 19 Ocak 2007 Tarihinde gerçekleşiyordu.
Bu süreçte devlet Hırant Dink’e ne bir koruma verdi,ne de Agos Gazetesi’inde ve çevresinde güvenlik önlemleri aldı. Eğer devlet gereken güvenlik önlemlerini alsaydı, katil Hırant’ı takip edemez,Agos gazetesinin önünde de öldüremezdi.
Hırant’ın katili Ogün Samast’ın tahliyesinden sonra televizyon kanallarında, gazetelerinde ve köşe yazıları ile;Hırant’ın katilini,“FETÖYE Fatura Edenler” nedense: “Genelkurmay Başkanlığının, Hırant Dink’i hedef gösteren,iki defa yazılı açıklamasını hatırlamamaları ve bilmemeleri tesadüf olabilir mi?”
Önemli bir konuyu daha hatırlatayım Hırant’ın katili, “Babası ihbar ettikten sonra yakalandı.”
Hırant Dink 19 Ocak 2007 yılında katledildiğinde o dönem Başbakan olan bugünün partili Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Hırant Dink cinayeti Ankara’nın karanlık dehlizlerinde kaybolmayacak” sözünü veriyordu…
Hırant Dink cinayetinin gerçek katilleri olan azmettiricileri ortaya çıkartılamadı ama;katili Ogün Samat, infaz yasasından yararlandırılarak beş yıl önce tahliye edilerek özgürlüğüne kavuşturuldu.
Hırant Dink’in katili Ogün Samast’ın 16 yıl sonra tahliye edilmesi faili meçhul cinayetleri tekrar hatırlatırken; iktidarın infaz yasasını mahkûma göre uyguladığını da böylece öğrenmiş olduk.
Cumhuriyetin kuruluşundan bugüne uzanan siyasi cinayetlere demokrasi güçlerinin ortak görüşü, bu cinayetler; “Bir milli mutabakat cinayeti” olduğu için, aydınlatılmayacağı iddiası her cinayetten sonra doğrulanır oldu.
“Cumhuriyetin kuruluşundan günümüze uzanan 17 bin faili(devlette saklı) meçhul cinayetin hiçbirisi aydınlatılamadı.
Çünkü bu cinayetler “Milli Mutabakatla Yapılmış “ devletin içine uzanan cinayetlerdi.
Hırant Dink cinayeti bunlardan birisi olduğu için aydınlatılmıyor.
Son eski Ülkü ocakları genel başkanı Sinan Ateş cinayeti de,içinde iki hareket polisinin olduğu; “Bir Milli Mutabakat Cinayeti” olarak ortadan kaldırıldığından aydınlatılmayacak.”
Faili meçhul cinayetlerin önlenemeyen iki ayağı var:
-Birisi hukukun denetimine girmeyen devletin içindeki karanlık güçler.
-İkinci ayağı da, devletin karanlık güçleriyle iş tutan ‘din,ırk ve mezhep’ üzerinden mahalle baskısı yapan sivil kesimler var.
Devletin içindeki karanlık güçler Hırant’ın katili yakalandığında, “katille Türk bayrağı ile selfi çekip” sosyal medya hesaplarından paylaşarak açıkça kendilerini ifşa ediyorlardı. Sivil ayağından olan sanatçı artıkları, Hırant’ın katiline övgüler düzerek televizyon kanallarında hem de canlı yayınlarda: “Bugünler geçecek Ogünler gelecek” diye türküler söylüyorlardı.
Bizde devlet eliyle yetiştirilmiş şöhret sahibi teröristlerimiz var bunları yeri gelmişken hatırlatalım.
Bunlardan birisi Cumhuriyetin ilk yıllarında ortaya çıkan Topal Osman’dır.Topal Osman 1921 yılının 29 Ocak ayında, Mustafa Suphi ve 14 yoldaşı Türkiye Komünist Partiliyi (TKP) Karadeniz de boğarak öldürtür. Daha sonra Topal Osman Trabzon mebusu Ali Şükrü bey cinayetinden sorumlu tutulur…
Yeni kurulan muhafız birliği tarafından 1 Nisan 1923 tarihinde Topal Osman Ankara’da Papazın bağ evinde kıstırılarak yaralı olarak ele geçirildikten sonra, Atatürk’e suikast girişiminden dolayı da öldürülür.TBMM Kapısı önünde naaş-ı asılarak teşhir edilir… Garip olan daha sonra Topal Osman’ın halk kahramanı diye heykeli dikilir.
Ünlü şair ve yazarımız Sabahattin Ali,2 Nisan 1948 yılında Edirne sınırında kafasına odunla vurularak öldürüldü faili veya failleri hala bulunamadı.
Bir de ünü dünyaya yayılmış devletin bağrından çıkan beynelmilel teröristimiz Mehmet Ali Ağca var.
Mehmet Ali Ağca 1 Şubat 1979 Tarihinde İstanbul’da gündüz gözü Milliyet Gazetesinin genel yayın yönetmeni Gazeteci Abdi İpekçi’yi öldürdükten 5 Ay sonra, 25 Haziran 1979 yılında yakalanıp tutuklanarak Maltepe Askeri cezaevine konuldu. Daha sonra Ağca Askeri cezaevinden Kasım 1979 yılında asker elbisesi giydirilerek, güvenlik koridorlarını tek tek aşıp, kendisini cezaevinin oto parkında bekleyen taksiyle kaçırıldı.
Ağca,yurt dışına çıktıktan sonra 13 Mayıs 1981 yılında, İtalya’da Papa’ya silahlı saldırı yaparak yaralaması sonucu yakalandı ve yıllarca dünya medyasının gündeminde kaldı. Ağca uzun yıllar İtalya’da hapis yatarak cezasını tamamladı ve tahliye olduktan sonra Türkiye’ye döndü ve şimdi aramızda dolaşıyor.
Malatya sporun taraftarları derin devletin görünen sivil siyasi ayağı Ağca’ya sahipleniyordu…
Malatyaspor’un maçlarında taraftarlar tribünlerde koro halinde tempo tutuyorlardı: ”Malatya da doğdu Papa’yı da vurdu” diye…
Bu tempo Malatyaspor’un tüm maçlarında söyleniyordu. Garip olan bu teröriste destek çıkılmasına hiçbir önlem alınmamasıydı. Çünkü bunları derin devlet organize ediyordu.
Sivas katliamından 18 yıldır aranan katil Cafer Erçakmak meğer yıllarca devletin koruması altında yaşamış:
“2 Temmuz 1993 yılında Sivas Madımak otelinde 33 kişiyi kameralarının önünde diri diri yakan ve 18 yıldır aranan katillerden, Sivas davasının bir numaralı sanığı, Belediye meclis üyesi Cafer Erçakmak yıllarca yakalanamadı. Cafer Erçakmak 11/7/ 2011 yılında öldüğünde yakınları açıkladı;meğer katil 18 yıl arandığı süreçte Sivas’ta oğlunun evinde kalmış ve kalp krizi sonucu ölürken,katil Sivas’tan hiç çıkmamış.”
Boşuna; ”Hırant’ın katilini babası ihbar etmeseydi yakalanmazdı” demiyoruz.
Bu topraklarda unutulmayan ve aydınlatılamayan Faili meçhul cinayetleri say say bitmez.
Kahraman Maraş ve Sivas olayları,Ankara Gar ,Urfa Suruç,Roboski unutulmayan toplu cinayetlerdir, faili ve failleri hala bulunamadı,bulunmayacakta…
En çok bu coğrafyada faili meçhul cinayetlerde yakınlarını kaybedenler ve bedel ödeyenler:
“Kürtler ve Aleviler olmuştur.”
Faili meçhul cinayetleri ülkenin gündeminde tutmak için, 25 yıldır yakınlarını arayan soğuk-sıcak,kar-boran demeden polis baskılarına karşı direnerek mücadele veren, her hafta Galatasaray lisesinin önünde nöbet tutan,” Cumartesi Anneleridir.”
Türkiye bir hukuk devleti olmadığı sürece; “faili meçhul cinayetler aydınlatılamadığı gibi faili meçhul cinayetlerin önü de alınamayacaktır.”
Çünkü, “Cinayetlerin failleri devletin içinde saklı!”
Yazarlar
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları

































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
2.02.2026
26.01.2026
19.01.2026
12.01.2026
5.01.2026
29.12.2025
22.12.2025
15.12.2025
8.12.2025
1.12.2025