Melih ALTINOK
Bir gencin Hava Kuvvetleri üssünün dikenli tellerini geçip, bayrak direğine tırmanmasının ve bayrağı indirip gerisin geriye sağ salim dikenli telleri aşmasının spontane bir hareket olduğuna kargalar bile güler. Üstelik Ekrem Dumanlı’nın bile adına methiyeler düzdüğü bu “onurlu isyandaki" provokasyon, tıpkı Gezi’de olduğu gibi ekonomik göstergelerin ve Çözüm Süreci’nin ivme kazandığı bir döneme denk gelmişse katılarak…
Hepimiz biliyoruz ki o piyon o direğe çıkartılmadan “işte vurulma anı” spotları çoktan atılmıştı. Üstelik askerin sağduyulu davranması “tehlikesi” de sorun değildi. Zira gencin direkten sağ olarak toprağa ayak basması da şimdi olduğu gibi “PKK’ya verilen tavizin” delili olarak gösterilecekti.
Bereket üç beş Cemaat trolü ve çatı adaylığı müzakerelerinde olmadık kapıları çalarak çizdirdiği karizmasını onarma derdine düşen Bahçeli’nin, Kılıçdaroğlu’nun kışkırtmaları karşılık bulmuyor. İstedikleri kadar bağrışsınlar hatta yanlarına Fatih Portakal türünden b sınıfı pop figürleri de katsınlar, beceremeyecekler.
Çünkü tarihimizde ilk defa toplumsal dinamiklerle bir dönüşüm sürecini tartışıyoruz, şekillendiriyoruz. Sahibinin halk olduğu bu “işin” içinde ne siyaset dışı vesayet kurumları var ne de “yabancılar.”
Bu yüzden 15 ayını dolduran Çözüm Süreci, kör gözüm parmağına provokasyonlarla kesintiye uğratılamıyor. Halk sürecin şekillendirilmesinde ve devam ettirilmesinde asli unsur olduğu için ancak dayatmalar söz konusu olunca etkili olabilecek kışkırtmaları şimdi kendi iradesine yönelmiş birer tehdit olarak görüp elinin tersiyle itiyor. Üstelik her seferinde ve dönem dönem kalibre edilmezlerse savrulmaları işten bile olmayan aydınlarımızın histeri krizlerine rağmen.
Yani halkın bu sağlıklı duruşu rastlantı değil, içselleştirilmiş bir tavrın ürünü. Geçen yıl bu zamanlar başlayan ve eski Türkiye’nin defacto karanlığına astral seyahatten başka bir anlama gelmeyen Gezi’yi nasıl boşa çıkarttıklarını gördük. En aklıselimlerimiz “ama benim oğlum kızım da gaz yedi” feryatlarıyla daldan dala gezerken onlar sağduyunun resmini çizdiler. Kimi aklıevvellerin “haysiyet ayaklanması” dediği şımarıklığın, niçin Türkiye’nin en çok ihtiyaç duyduğu günlerde, mesela 90’larda değil de şimdi başladığını sorguladılar. Gezi’nin, Türkiye ekonomisinin en iyi dönemini yaşadığı, ülkeye katma değer sağlayacak dev projelerin açıklandığı, 30 yıllık savaşın bitmesine dair ilk kez devletin ve Öcalan’ın takdire şayan bir kararlılık sergilediği 2013 Mayıs’ına denk gelmesinin hikmetini kavradılar.
Yeni bürokratik vesayetin 17-25 Aralık darbe girişimlerine cevabı, sandıkta sivil siyasi temsilcilerini destekleyerek verdiler.
Dolaysıyla Türkiyeliler Başbakan Tayyip Erdoğan’ın bakanlarını toplayıp Çözüm Süreci’ne dair yeni dönemin startını verdiği gün Lice’de yakılan ateşle sokuldukları teste hazırlıklılar. Sürecin mimarlarından Beşir Atalay’ın “ikinci aşamaya geçildi” dediği günün ertesinde, Diyarbakır’da Çözüm Süreci Çalıştayı başlamışken sahnelenen bayrak provokasyonunun ucuzluğunu görüyorlar. Türkiye’nin ekonomisine can suyu verecek Kürdistan petrolünün bu toraklardan dünyaya akmasının netleştiği gün karıştırılmaya çalışan Kürt sokağındaki puşilileri tanıyorlar.
Umuyorum ki, sade suya tirit şiddet eleştirileriyle günü kurtaran pozisyon simsarları da halkın seviyesine terfi edecekler. Günün “Aman AK Partili demesinler sendromu” için tedavi zamanı olmadığını, Öcalan yakalandığında Viyana mimarisinden bahseden Murat Belge gibi yapmanın bu kez sırıtacağını fark edecekler.
Çünkü artık bu ülkedeki barış cephesinin hudutları hiç olmadığı kadar belirginleşti. Milliyetçilerin, ulusalcıların Lice’de pasif kaldı diye; Gezicilerin ve Öcalan’a nafile ayar verme peşinde olan PKK unsurlarının ise sert olmakla eleştirdiği Erdoğan’ın barış noktasındaki konumu spekülasyonlarla flulaştırılamayacak kadar netleşti.
Yalnızca devlet cephesi değil elbette. Çözüm Süreci’nin başından beri barıştan yana tavrıyla hâkimiyetini pekiştiren Öcalan da Lice mesajıyla çözüm saflarındaki yerini kalıcılaştırdı. Lice’deki provokasyonun altını kalınca çizdi, halkların bayrak gibi değerlerine saygı gösterilmesini salık verdi, Çözüm Süreci’nin yeni aşamasını sahiplendi.
Hal buyken, çözümün karşısında örgütlenen şer ittifakını görmezden gelip, barışın tavırları netleşen bu iki aktörünü hedef tahtasına oturtmanın bedeli eskisine göre çok daha ağır olur.
Türk ve Kürt halkları, sokağa çağrı yapacak kadar zırvandan çıkan faşistler dururken, PKK-HDP cephesinden gelen “Erdoğan Kürtlerin en büyük düşmanı, halkımızı imha sürecinin startını verdi” çıkışlarının neye hizmet ettiğini görür. Bu saçmalıkların sahiplerini de our boys-grandpa diye tolere etmez.
Dün gerek gazete köşelerinde, gerekse HDP’nin Meclisteki grubunda bu aklıselimin yavaş yavaş güçlenmeye başladığını gördüm. Nihayet barış projesinin risk alan aktörü AK Parti’den daha çok, çözüm karşıtı statüko cephesini eleştirebildiler. Umarım Çözüm Süreci’nin başladığı gün gösterilse çok daha ileri bir seviyede olacağımız bu ortak aklın örneklerine önümüzdeki dönemde daha sık rastlarız.
Canınızı sıkmalarına, havanızı bozmalarına izin vermeyin. Göreceksiniz Türkiye halkı Lice sınavını da atlatacak ve bu deneyimi, tıpkı Gezi’de, 17-25 Aralık’ta olduğu gibi, Çözüm Süreci'nin içselleştirilerek barışın mayalanmasına katkı yapacak.
Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
- Ana muhalefet lideri Akşener mi olacak?
14.06.2022 - Konser iptalleri baydı
2.06.2022 - Elçiye zeval olmaz
17.05.2021 - 31 Mart’ta Binali Bey’e verdim, bu kez oyum...
11.05.2019 - Ekrem Bey size soruyorum ama cevabı Murat Bey’den bekliyorum
10.05.2019 - Sınırları aşmak
6.05.2019 - Pardon, Türkiye Cumhuriyeti’ne bağlı olmayan belediye mi var?
1.05.2019 - Yine ne varsa Atatürk de var!
29.04.2019 - Kılıçdaroğlu’na yumruk!
22.04.2019 - Erdoğan’ın yükü
17.04.2019
Yazarlar
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları







































































































faruk tuncay
Global sermayenin, milliyetsiz, dinsiz, ahlaksız özelliklerini unutan sade suya tirit analizler bunlar. 16. yy.da yaşamıyoruz artık. Cemaati destekleyen burjuva sol-aydın kesimlerin irrasyonel tutumunun altında böylesi bir çocuksu oportünist analiz yatıyor.