Merve Şebnem Oruç
Eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün muhalefetin ortak adayı olup olmayacağı konusu kulisleri kasıp kavururken, İyi Parti (İP) ve lideri Meral Akşener kendi adaylığı konusunda ısrarcı olduğunu sürekli olarak ortaya koydu.
CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun Gül’ün ortak adaylığına yakın duruyor olması, CHP’li 15 vekilin İyi Parti’ye geçişiyle beraber okunduğunda, Akşener kamuoyu önünde ısrarını sürdürüyor olsa da, “Acaba arka planda olası bir kazanım durumu için farklı bazı pazarlıklar mı yapılıyor?” sorusunu da akla getirdi.
Ama Gül’ün Cumartesi günü aday olmayacağını açıklarken kurduğu şu cümleler tabloyu netleştirdi: “Çok geniş bir mutabakat söz konusu olursa üstümüze düşeni yapmaktan kaçınmayacağımı söylemişimdir. Temel Bey’in yaptığı görüşmeler sonucunda böyle bir mutabakatın olmadığı ortaya çıkmıştır. Adaylığım söz konusu değil.”
Buradan anlıyoruz ki, söz konusu “çok geniş mutabakat”, Akşener’in adaylığını koymaktan vazgeçmemesi neticesinde gerçekleşmedi. Saadet Partisi ısrarcı olsa da, Kılıçdaroğlu da Akşener’in aday olması durumunda partisinde Gül ismine karşı çıkan isimleri bastıramayacağını düşündü ve geri çekildi.
Gül rüzgarı geçerken, muhalefet cephesinde ana muhalefet partisi hariç diğer partilerin Cumhurbaşkanı adayları da belli olmaya başladı. Öyle görünüyor ki, parlamento seçimlerinde partiler (HDP hariç) ittifak edecek olsa da Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde hepsi yalnız dövüşecek.
Takvim hızla ilerlerken, sandık öncesindeki bu ilk fırtınalı süreçten en ağır darbeyi CHP’nin aldığını söyleyebiliriz. Partinin içinden her gün yeni bir farklı ses çıktı ve seçmen nazarında bu tablo iyice kafa karıştırdı. Zaten partilerinin durumundan pek de umutlu olmayan CHP seçmeni, hala bir Cumhurbaşkanı adayı belirlenememiş olmasından da olumsuz etkileniyor. Bu durum Cuma günü adının açıklanacağı duyurulan ‘sıradaki en iyi’ seçenek olacak olan müstakbel CHP adayının da işini zorlaştırıyor.
Halihazırda yenilenmek gerektiğini söyleyenler, eski kodlara dönüş isteyenler, geçmişte partinin HDP’yle yakınlaşmasını sorunlu bulanlar, dokunulmazlıkların kaldırılması yönünde izlenen politikayı yanlış bulanlar ve 2014 seçimlerinde Ekmelettin İhsanoğlu’nun çatı adaylığını eleştirenler gibi çok parçalı bir görüntü veren ve seçim sonrası çok daha zorlu süreçlerden de geçecekmiş gibi görünen CHP’deki bu tablonun, Akşener ve İP’in hanesine yazıldığını görmemek mümkün değil.
İyi Parti’nin eskisine oranla çok daha rekabetçi ve zorlu olan yeni sistemde yeni kurulmuş bir parti olarak dünden bugüne çizdiği ‘ısrarcı, tek sesli, odaklanmış, dikkatli’ imajın, CHP’nin dağınıklığına oranla ulusalcı laik seçmenin gözüne girmekte olduğunu söyleyebiliriz. Hem güvenilir bazı araştırma şirketlerinin taze anketlerine hem de medyaya yansıyanlara bakılırsa, sandık kapalı bir kutu olmasına rağmen, seçmenin İyi Parti’yi beğenme yüzdesinde bu kısa zaman içinde bile belirli bir yükselme var.
O zaman şunu sorabiliriz: MHP’den çekip alabileceğini az çok almış olan İyi Parti, HDP’nin ve HDP’ye yakın duran azınlık CHP’linin oylarının dışındaki CHP oylarına mı oynuyor?
“Dört parti parlamento seçimleri için ittifak etme kararı aldı, neden kendi aralarında böyle bir rekabete girsinler ki?” diyebilirsiniz. Ancak İyi Parti’nin 24 Haziran seçimlerinin ötesinde, orta ve uzun vadede daha büyük planları olduğunu, ana muhalefet partisi olmayı amaçladığını da düşünebiliriz. Meral Akşener’in, tek planı “tek adam rejimi” diyerek saldırdıkları Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı yenmek olsaydı, herhalde ‘ortak aday’ formülüne sıcak bakıyor olurdu. Kampanya süreçleri başlayınca daha net göreceğiz ancak, ikinci tura kalmak gibi bir niyeti varsa da söylem tonu henüz bu konuda da o kadar talepkar durmuyor. Geçmiş yıllarda “Başbakan olacağım, Cumhurbaşkanı olacağım” cümlelerini bastıra bastıra söyleyen Akşener’in bugün, hem de seçime 52 gün kalmışken daha yumuşak perdeden konuşmayı seçiyor olması dikkat çekiyor.
Tahminim, İyi Parti’nin 24 Haziran seçimlerindeki kısa vadede önceliği, ilk kez parti olarak girmeyi planladığı parlamento seçimlerinde tökezlememeyi başarmak, belki MHP’den biraz daha oy koparabilmek, Saadet Partisi sayesinde Ak Parti’den muhalefet ittifakı kanadına ‘muhafazakar’ oy taşımak. Orta ve uzun vadedeki amacı ise, seçim sonrası iç tartışmalarına gömülerek daha da sarsıntılı günlere, hatta belki bölünme sürecine bile girebilecek CHP’den İyi Parti’ye kayma sağlayarak yeni ‘Ana Muhalefet Partisi’ olmayı başarmak gibi görünüyor.
Buraya kadar pek de yanlış bir şey yok. Nitekim her siyasi parti, kendi menfaatine göre belli ittifaklara giriyor olsa da, eninde sonunda diğeriyle rekabet eder, büyümeyi ister. Ama insanın aklına ister istemez Akşener ve İyi Parti, amacına ulaşır ve ana muhalefet olmayı başarırsa “Beş yıl sonraki seçimleri bekleyecek mi?” sorusu düşüyor. Dörtlü muhalefet ittifakıyla parlamento seçimlerinde salt çoğunluğa ulaşarak Meclis’i kanun çıkarma süreçlerinde kilitlemek, hatta beşte üç çoğunluk gibi sayıya ulaşarak beş yıldan daha kısa bir sürede karşılıklı Meclis ve Cumhurbaşkanlığı seçimlerini yenilemek zorunda bırakmak gibi bir ajanda da var mı İyi Parti’nin bu yol haritasında?
Eğer böyle bir plan söz konusuysa Gül yanıltmacasıyla Ak Parti’nin dikkatini dağıtan, 15 vekil transferine rağmen CHP’yi dolaylı yoldan karıştıran, Saadet’i Ak Parti’den oy alsın diye kafalayan, dörtlü ittifakla Meclis’e yürüyen ve bir yandan da yıldızını herkesten fazla parlatan Akşener ve İyi Parti’yi daha iyi analiz etmek lazım. Zira böylesi bir “bir taşla çok sayıda kuş düşürme” projesi, sadece ‘kurt siyasetçi’ işi olmayabilir.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları


































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
11.02.2020
4.02.2020
5.01.2020
29.12.2019
8.02.2019
29.07.2018
22.07.2018
15.07.2018
12.07.2018
5.02.2018