Mümtazer TÜRKÖNE
Müslümanlar din konuşmaya bayılıyor. Bu tutkunun dindarlık ile yakından uzaktan alâkası yok. Elinize basit bir harita veriyor, yanlışı hemen bulmanızı ve çözüme giden kestirme hükme ulaşmanızı sağlıyor. Dine müracaat etmek en kestirme ve hızlı şekilde önümüzde duran sorunu dinin eksikliğine veya yanlış yorumlarına dayandırma inancını ve gücünü bir maymuncuk gibi elinize veriyor. Sonunda, dinden uzaklaşmanın veya sapkın yorumlara kapılmanın tehlikeleri konusunda basit bir uyarı cümlesi ile her türlü mesele kökünden halloluyor.
Çok yönlü işlevleri var.
Şöyle dine ve dindarlığa dair basit bir yoklama, karşınızdakinin ne yiyip ne içtiğini, nasıl yaşadığını en basit yoldan öğrenmenizi sağlıyor. Grup dinamiğinin temel eksenini veriyor. Herkesin istikametini gösteriyor. Herkesin bildiği, hiç olmazsa bir kanaat sahibi olduğu konuların kenarında dolaşırken sosyal hayat kolaylaşıyor. İnanmasanız bile aynı dil, aynı kültür, aynı dünya. Ayrıcalıklarını yaşamak için şöyle bir “esselamün aleyküm” girişi yetiyor.
Müslümanların üstünlük arayışı:
Son iki asırda dünya halkları ile mukayese ettiklerinde Müslümanların kendilerini üstün hissettikleri tek alan dinleri oldu. Bilimde-teknolojide, askerî alanda, siyasî kurumlarda, kültür-medeniyet iddialarında hep geride kaldılar. Ancak dinleri ekmel dindi. Onlara ayrıcalık ve üstünlük veriyordu. Böylece din, öbür dünyanın kurtuluş kapısı olmaktan çıktı, bugünün sorunlarının tamamına, eksiksiz ve mükemmel cevaplar veren bir ideolojiye dönüştü.
Önce milliyetçilik, sonra da sol-sosyalist ideolojiler karşısında din, İslâmcılık adıyla her konuda rekabet eden ve üstünlük taslayan kapsamlı bir referans halinde genel kabul gördü. Geleneksel din anlayışından kopuşu ifade eden bu ideolojik yorum, diğer ideolojiler gibi bu dünyada bir cennet arayışına girişti. Bu arada açılan kapıdan cehennemi de bu dünyaya taşımış oldu.
İleri Batı ülkelerinin teknolojik-askerî-siyasî baskısı altında İslâmcılık en geniş direniş hattını oluşturdu. O kadar ki İslâm toplumlarının siyasî kutuplaşmaları bu hat üzerinde kuruldu ve son iki yüzyılın siyasî tarihi, bu ideolojinin başat-tayin edici konumda olduğu istikamette seyretti.
Batı ülkeleri, bir sömürge aracı olarak durumu hemen farketti.
Büyük Güçlerin İslâm’ın siyasî potansiyelini keşfi:
Birinci Dünya Savaşına giden yolda, Avrupa’nın büyük güçlerinin kendi aralarındaki sömürge rekabetinde İslâmcılık kullanışlı bir araç olarak keşfedildi ve hemen devreye sokuldu. Güneş Batmayan İmparatorluk’un kalabalık Müslüman halklarını etkilemek üzere İslâmcılık, Almanya’nın müracaat ettiği ve müttefiki Osmanlı Devleti’nin de “Cihad-ı Mukaddes” ilan ederek katkıda bulunduğu bir savaş enstrümanı olarak kullanılmıştır. Soğuk Savaş boyunca İslâmcılık, anti-komünizm kılıfına büründü. Afganistan’ın Sovyetler tarafından işgali, sonra ABD desteğinde Mücahitlerin cihadı, nihayetinde bu sürecin Taliban’ı yaratması laboratuvarda didiklenmesi gereken bir vak’adır.
Sovyetler Birliği dağıldığı zaman, ABD en değerli hazinesini, yani düşmanını kaybedince, yıldırım hızıyla İslamcılık, Medeniyetler Çatışması tezi ile bir tehdit ve düşman olarak ilan edildi. Aşağılık kompleksi ile malul Müslüman aydınlar, muhatap alınmanın cazibesi ile bu tuzağa balıklama atladılar. Sonra, Arap Baharı denilen bildiğiniz süreçler yaşandı ve hüsranla noktalandı. 9/11’in travması, sonrasında gelen İŞİD kâbusu, Batı’yı kendi elleriyle büyüttükleri bu canavara karşı daha dikkatli olmaya zorladı.
Şimdilerde, din faktörünü merkeze alan global politikalara teostrateji deniyor. Yahudi seçkinleri genel kural olarak ateisttir, Yahudi inancını sadece bir kültür ve ortak bağ olarak görürler. Batı-Hristiyan dünyasının dinle hiç işi olmaz. Teostratejinin yegâne malzemesi İslâm’dır. İbrahim Anlaşmalarındaki “İbrahim” sadece Müslümanları, daha kesin ifadeyle Sünni dünyayı muhatap alıyor.
Türkiye başrolde:
Bugün, Suriye üzerinden İslâmiyet’in, bilhassa Sünni İslam’ın bir stratejik manivela olarak kullanıldığı yepyeni bir evreye giriyoruz.
Senaryo bize ait değil, ama başrolde Türkiye var.
CHP, harici şartların, üzerindeki olağanüstü baskının belirlediği yolda, somut bir iktidar hedefi dışında hangi istikamete doğru gittiğini bilmeden yürüyor. Bu yüzden hikâyenin de tartışmanın da dışında.
Duruma, son zamanlarda AK Parti iktidarında, Erdoğan sonrası için girişilen şiddetli iç rekabetin taraflarına Türkiye’ye verilen rolün ışığında bakmayı deneyin.
İktidar içi rekabetin tarafları kendiliğinden bir ideolojik duruş ve kimlik ediniyor. Bir tarafta, büyük oyunda rol kapmaya çalışan göstermelik bir Müslümanlık, öbür tarafta kimliğini henüz oluşturmamış olsa da bölge gerçeklerine ve Türkiye’nin etnik-dinî yapısına daha dengeli yaklaşan, ama biçilen rolleri de ihmal etmeyen bir rakip var.
Açıkça söyleyelim: AK Parti içinde yükselen Erdoğan sonrası rekabetin iki tarafı, patlamaya hazır cin mısırı gibi, teostratejinin kızdırdığı tencerede yuvarlanıp duruyor. Kim daha önce ap ak bir patlamış mısıra dönecek?
“Müslüman Türkiye”, “İslâmcılık” ve “Hilafet” başlıkları, siyasî gündemde ilk sıralara doğru hızla tırmanacak. Bilin ki hiçbirinin saf ve samimi bir inanç ve mensubiyetle yakından uzaktan alâkası olmayacak.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları

































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
16.01.2026
13.01.2026
9.01.2026
31.12.2025
30.12.2025
28.12.2025
24.12.2025
23.12.2025
21.12.2025
21.12.2025