Murat BELGE
Bir haftayı geçti herhalde, gazetede Profesör Orhan Ulutin’in ölüm ilânına rastladım. Orhan Ulutin Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nin profesörlerinden biriydi; ben de bir sağlık sorunu nedeniyle onunla tanışmıştım. Uzun boylu bir alışveriş olmadı aramızda ama çok doğru düzgün bir bilim adamıyla karşı karşıya olduğumu anlamama yetti.
Tanıştığımız bu sıralarda dünya Hematoloji “Derneği” mi, “Birliği” mi, bir kongresi, olağan toplantısı oluyordu diye kalmış aklımda –belki de İstanbul’da. Ulutin de bu uluslararası kuruluşun başkanıydı. Bu tabii kendi başına önemli bir olgu. Ama yanılmıyorsam Ulutin’den önce de Muzaffer Aksoy aynı kuruluşun başkanlığını yapmıştı. “Başkanlık” öyle önüne gelene verilecek bir mevki değildir, belli ki bu insanlar başarılarıyla dünya çapında tanınmışlar. Peki, niye “hematoloji”?
Bu soruyu Orhan Bey’e sormuştum o zaman. “Üniversitede ‘hematoloji’ bölümünü Frank kurmuştu” dedi. “Biz orada, onun yanında yetiştik.”
Evet, Erich Frank. 1957’de öldüğünde cenazesine büyük bir kalabalık geldiğini hayal meyal hatırlıyordum. Genç kuşaklar muhtemelen adını bile duymamıştır ama benim genç olduğum altmışlarda Frank adı sık sık geçerdi. 1933’te Hitler iktidara tırmanmayı başarınca bir Yahudi olan Frank da, başka birçok Yahudi, demokrat ve sosyalist gibi yollara düştü, kader onu buraya yönlendirdi. 1934’te İstanbul Üniversitesi’nin Tıp Fakültesi’nde İç Hastalıkları Kliniği’nin başına geçti. “Laboratuarı, kan tahlilini getirdi,” diye anlattı Orhan Bey. “Bizim doktorların laubali ‘muayene’ yöntemine karşılık bilimsel analizi getirdi.”
Yaptığı işin önemini İstanbul halkı da anlamış ki, cenazesi ağızdan ağza anlatılan bir olay olabilmişti. Vefakârlık da güzel bir şey.
1933’te Almanya’da Hitler’in iktidara gelmesi... 1933’te burada Darülfünun’un kapatılıp İstanbul Üniversitesi’nin açılması... Bu iki apayrı olay arasında kurulan son derece ilginç ilişki. Olayları tabii bilirdim de dikkatimi o ilginç ilişkiye ilk çeken kişi Orhan Ulutin olmuştu. Kosswig’i filan da söyledikten sonra, “Yalnız tıp değil, bütün üniversitede onların kurduğu bölümler bir başka olmuştur” dedi. Ondan aldığım bu tüyoyla ben de alana bakındım biraz: evet, Spitzer ile Auerbach zaten benim kendi alanımda duran iki anıt. Felsefede Reichenbach, iktisatta Neumark’ın çok da önemli olmadığını Sencer Divitçioğlu bana söylemişti ama bunun nedeni Neumark’ın sonuçta bir burjuva iktisatçısı olmasına bağlı olabilir. Roma hukukundan Ankara Ziraat Fakültesi’ne kadar, Türkiye’nin yeni akademik hamlesinin birçok alanında Almanya’dan kaçışan bu insanların parmağını buluruz. Gene bu esinlenmeyle Filiz Ali’yi bulup ondan da Konservatuar’da olanları dinlemiştim. Filiz, buraya Bartok’un getirilmemesinin önemli bir kayıp olduğu kanısındaydı (ve çok haklıydı), ama Hindemith ve onunla birlikte çalışanların, çeşitli dersleri üstlenenlerin yüksek niteliği konusunda bir şüphesi yoktu.
Oradan kaçanların bir kısmının buraya gelmesi tamamen bir rastlantı. Böyle bir rastlantı olmasa, otuzlarda kırklarda Erich Auerbach diye birinin İstanbul’da bulunmasını mümkün kılacak ne olabilirdi? Söylediği hiçbir şeyi anlamayıp bir de onu küçümseyen Halide Edip’e dayanması için herhangi bir sebep olmazdı. Ama bu bağ kuruldu.
Burada belirleyici rolü oynayan, sezdiğim ve anladığım kadarıyla, Atatürk’tür. Darülfünun’u kapatır ve üniversiteyi açarken ve bu arada tabii tasfiye uygularken (üniversiteler muhafazakâr olur; burada o tarihte bunun anlamı “saltanata sadakat” demektir) Almanya’da böyle bir şey olacağını hesaplamasına imkân yoktu tabii.
Ama Almanya’da böyle bir şey oldu.
İşte o noktada Atatürk bunun nasıl bir “gökten inme nimet” olduğunu hemen kavradı ve “Bu adamları kaçırmayın” diye talimat verdi.
Atatürk kendisi bir akademik olup üniversitede ders vermediği için, Almanya’dan gelen bu adamların yanında küçük düşmek gibi bir kaygısı yoktu.
Ama o işi yapan kadrolarda bu kaygı o zaman vardı, bugün de var. İş onlara kalsa, o adamlar bizim üstümüzden kayıp Hind’e, Çin’e gidebilirlerdi. Bizim profesörler onları istihdam değil, teşyi ederlerdi.
Neyse ki o talimat verildi. Bununla bir sistematik, geneli kapsayan bir politika oluşamadı. Oluşamazdı da. Ama büyük ölçüde bu sayede, niteliğini uzun sürelerle koruyabilen adacıklar yeşerdi.
Kemalizm’le hesaplaşma zamanının geldiğini yazıp duruyor ve kendi katkım için hazırlanıyorum. Bugünlerde dediğim bu işin başladığını ve çok kişinin bu doğrultuda yazdığını da görüyorum. Ben bu işe önce “hakkını vererek” başlayayım dedim.
Uzaktan sevdiğim Orhan Ulutin’e de rahmet dilerim.
Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları


























































































Hüseyin KAYA
"PKK, HDP propagandasının merkez medyada sorgusuz haber ve bilgi hâlinin getirilişinin pek çok örneğini gördük" Ya AKPnin kiler, onlarıda görüyorsunuzdur mutlakada söylemeye diliniz varmıyor dimi? Nede olsa "gerçek" gazetecilik yapıyoruzsunuz. Başkaları gibi "propagandist" değilsiniz.İyi ki varsınız...