Nuray MERT
Memleket tam bir çıkmaz içinde; ortalık toz duman. Ana muhalefetin, eğer varsa, “Ortadoğu ve genelde uluslararası siyaset, Kürt meselesi, yeni anayasa ve başkanlık sistemi konularında tavrı nedir?”, hâlâ anlatabiliyor, gür bir ses çıkarabiliyor değil. Muhalif çevreler, hâlâ Rıza Sarraf davası, Obama-Erdoğangörüşmesi, muhtemel ekonomik kriz etrafında fal tutuyor. Diğer taraftan, Kürt siyaseti, gerçek dünyadan bağını tümüyle koparmış gibi üst perdeden atıp tutmayı siyaset sanıyor, bazısı hâlâ iktidarın olumlu bir adım atacağı ümidi peşinde. Hepsi, ülkede yaşanan kaos durumunun iktidarı zayıflatmasının çare olduğunu sanıyor.
Daha baskıcı olacak
Kürtler sanıyor ki, iktidar daha fazla zaafa düşerse, süngüsü düşüp masaya oturacak, pazarlık yeniden başlayacak, olmazsa “halkların devrimi” devreye girecek. Diğerleri sanıyor ki, iktidar içerde ve uluslararası düzlemde daha fazla sorunla karşılaşınca, aklı başına gelecek veya gücünü yitirip oyundan düşecek. Hepsi sanıyor ki, iktidar zayıflayınca kaybedecek, kaybedince karşısındakiler kazanacak. Oysa Türkiye çoktan herkesin daha fazla kaybedeceği bir yola girmiş vaziyette, ciddi bir çıkış siyaseti kurgulanamadığı sürece bu böyle olacak.
Hiç kuşkunuz olmasın, zayıflayan iktidar daha baskıcı, daha acımasız, daha hak hukuk tanımaz olacak, olmazsa kendi hukukunu yazacak, uygulayacak. Kürt siyaseti darboğaza girdiği ölçüde uzlaşma yerine, çatışma siyasetlerini kamçılayacak, dahası milliyetçi tepkileri muhalefete yönlendirecek. Zaten halihazırda yaptıkları bu değil mi? Çoğunluk, Kürt siyasetinin geldiği noktada, hükümetin siyasetlerini sorgulamak yerine, muhalefet eden herkesi “terörü desteklemekle” suçlayıp, hıncını bu çevrelerden çıkarmak üzere bilenmiyor mu? Bu öyle bir iktidar zihniyeti ki, ülkenin bu noktaya gelmesinden, rahatsız değil, tam tersine bunu çare olarak görüyor, badireyi böyle atlatmayı planlıyor. Şehitlik, “bayrağın kırmızısı kan rengi”, “vatan, uğruna ölen varsa vatan” edebiyatı bunun en güzel işaretleri değil mi? “Kan”ın, “ölüm”ün kutsandığı bir ülkede, gidiş nereye belli değil mi?
Bir yandan, “Hayır efendim, şehit olmak yerine kardeş olalım”, “vatan uğruna ölmek yerine, yaşamaktan mutlu olunan yer olmalı”, “bayrağın rengi gelincik kırmızısı olsun” cesareti göstereceklerin sayısı az. Ama mesele sadece cesaret meselesi değil, tam “artık kimse ölmesin” diyecekken, bırakın “bombalı eylemler”i, sayısı her gün artan şehit haberlerinin sesimizi kısmaması mümkün mü? Bu koşullar altında, iktidarın “bizden bir’e karşı onlardan sekiz” mantığına,“hayır bir’e sekiz dokuz can eder” sesini nasıl toplumsallaştıracağız?
Son olarak, Türkiye’nin uluslararası planda daha fazla dışlanmasının çıkış yolu olmak bir yana, mevcut iktidarı daha uç noktalara iteceğini kavramak gerek. Bugüne kadar liderleri, başkanları “diktatör” ilan edilen hangi ülke selamete çıktı? Bu ülkelerin sonlarının ne olduğunu görüyoruz. Doğru, böylesi bir gidişten en çok iktidarda olanların kaygılanması gerekiyor, ama iş onunla kalmıyor, böyle durumlarda iktidar ile birlikte tüm ülke çöküyor; “anahtar teslim demokrasi” diye bir şey yok.
Tehlikeli bir gidiş
Hal böyle diye, “İyi kötü bu iktidara ses etmeyelim, beterin beteri var” demiyorum. Tam tersine, ciddi bir demokrasi mücadelesi vermeden, sadece iktidarın zayıflamasına bel bağlayarak gidilecek yol, tehlikeli bir gidiş diyorum. O gidişten kimse kazançlı çıkmayacak, diyorum. Berbat bir iktidar siyasetine karşı durmanın yolu berbat muhalefet siyasetleri ile olmaz diyorum. Ne MHP’nin katı milliyetçi- Kürt düşmanı yedekçi muhalefeti, ne CHP’nin etkisiz-kararsız muhalefeti, ne Kürt siyasetinin demokratik mücadeleden kopan, iktidarın baskıcı ve Türk milliyetçiliği siyasetini meşrulaştırmaktan başka sonuç vermeyen çabaları, ne demokratlar, liberaller ve her tür muhalifin çareyi iktidarı zayıflatan her şeye bel bağlama tavrı, çıkış yolu göstermiyor diyorum.
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYADevlet, Komün ve Demokratik Sosyalizmin İnşası; Barış ve Demokratik Toplum Manifestosu... 14.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRLaleli Çamaşırhanesi -3- Videoya çektiler: ‘Cırt’ sesi geldikçe bağırıyor! “Maşallah, Maşallah!..” 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidarın ağzındaki bakla!... 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBüyük sorunları çözememe serisi bu kez bitecek mi? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan’ın ötesi… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERHarakiri Bütçesi 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİKandil’in polemikçisi şampanya sosyalistlerine karşı 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraKaçıncı CHP? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENKürt Sorunu 2.0’a Hazır mıyız? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÖcalan’ın mektubu üzerine bazı gözlemler 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEABD, Suriye için neye karar verdi? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALEş Şara’dan yeni bir Esad çıkarmak mı? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANBahis oynayan bakan kim?.. CASUS KİM?.. 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAmerika çökmekte olan bir uygarlık mı? 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuCeylanpınar cinayeti… 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUSeçime henüz vakit varken sandık hesabı 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolAK Partili bir okurla sohbet 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZÖzel’in bütçe konuşmasında sürece dair mesajları 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciEn büyük tehlike NÜFUS yokluğu 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENFeti Yıldız kime sesleniyor? 11.12.2025 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
7.11.2025
19.10.2025
4.10.2025
15.04.2025
10.03.2025
23.02.2025
16.02.2025
11.11.2024
14.06.2024
5.05.2024