Nuray MERT
Türkiye’de eşi benzeri görülmemiş bir süreç yaşanıyor, tüm olan bitenler bir yana, referandum tam bir göstermelik seçime dönüştü. “İhsası rey” de değil, makbul sayılacak vatandaşların “evet” demesinin beklendiği en yüksek makam dahil, tüm iktidar ve devlet çevresi tarafından ilan edildi. Otoriter ülkelerde, seçimlerde yönetimin dediğinin göstermelik olarak oylanmasından bile tuhaf bir durum bu. Zira, güya Cumhurbaşkanlığı sistemi önerisi milletin reyine sunuluyor, güya iki seçenek var, ama bu iki seçenekten hayır’ı seçenler şimdiden suçlu ilan edilmiş vaziyette. Hem de teröristler ile aynı tarafta olmak suçlamasıyla! AK Parti gerçekten de bizim hayal edemediklerimizi gerçekleştirdi, zira böyle akıl almaz, vicdan kaldırmaz bir şeyi hayal etmek, bizler için imkânsızdı.
Doğrusu, bu seçim en başından, hepimiz için, diğerlerinden çok farklı bir seçim; zira kuvvetler ayrımını, yargı bağımsızlığını, yönetimin denetlenmesi ve şeffaflığını ortadan kaldıran, yani demokrasiden tümüyle vazgeçmek anlamına gelecek bir sistem/rejim değişikliğini onaylayanlar ile onaylamayanlar, bu kez, sıradan bir seçimde farklı partilere, görüşlere oy verenlerden daha farklı biçimde ayrışıyoruz. Bu ayrım, demokratik zeminde yaşanan siyasal görüş ayrımından çok daha derin bir ayırım. Bu kez, ülkemizin geleceğine yönelik hayallerimiz, topluma, siyasete bakışımız genel olarak uzlaşmaz biçimde birbirinden ayrılmış oluyor, belli ki bundan sonra aynı ülkede yaşayacağız ama ayrı dünyaların insanları olarak. Cumhurbaşkanlığı sistemi kurulursa, kuşkusuz yasal olana tabi olacağız, o çerçevede hareket edeceğiz ama biz hayır diyenler, bu sistemin hakkaniyetine inanmayacağız. Dahası “evet” diyenlerin biz hayır diyenlerin, daha seçim sürecinde uğradığı haksız muameleyi bile sorun etmediklerini hiç unutamayacağız. Veya kendi adıma konuşayım, en azından ben bu duygu ve düşünceler içinde olacağım.
2010 referandumu da çok gerilimli geçmişti, ancak o dönem ve tartışması, bu seferki ile kıyas kabul etmez. Hakkımda yayılan tüm tevatürlere rağmen ben “yetmez ama evet”çi falan değildim, tam tersine, pek çok demokrat arkadaşımızın husumeti, son derece kırıcı ve yıpratıcı söylemlerine karşın “iki kere hayır” dedim, pek çok panel ve toplantıda bu görüşü savundum, isteyenler en azından yazı arşivlerime bakabilir. Ama o günden sonra, kimseyi, her vesile ile “evet” veya “yetmez ama evet” dedi diye eleştirmedim, tam da bu nedenle bana “yetmez ama evet”çi diye yöneltilen eleştiri ve yıpratmalara karşı “hayır dedim” diye savunma yapmayı zul saydım. Zira, o dönemde hâlâ, bence öngörüsüzlük de olsa “yeter veya yetmez evet” oyu adına demokrasi tartışması yapmak makul sayılabilirdi. Ama artık, durum çok farklı; söz konusu olan, göz göre göre özgürlüklerden, demokrasiden uzak bir sistem dönüşümüne onay vermek veya karşı çıkmak.
Ben bir vatandaş olarak, demokrasi açısından bir felaket olacağını düşündüğüm bir sistem değişikliğine “hayır” diyeceğim, oyumu bu şekilde kullanacağım. Bu seçimimin Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın şahsıyla hiç alakası yok, kime o yetkiler verilecek olursa olsun benim için durum fark etmez, tarif edilen sistem benim açımdan antidemokratik bir sistemdir. Büyük bir ihtimalle, sistem değişimi gerçekleşirse, her zamanki gibi yasal çerçeve içinde davranmaya özen göstereceğim, ama artık bu ülkede birlikte yaşadığım diğerleri ile aramda aşılmaz bir uçurum olacak, umarım hayatlarımız hiç kesişmeyecek. “Diğerleri”nden kastettiğim, tabii daha ziyade siyaset üzerine yazıp çizen, görüş beyan eden, aydın denilen zümreye mensup “evet” diyenler. Yok, “halk en doğrusunu bilir” diye kestirmeden popülizm yapmak adına, “evet”çiler arasında ayırım yapmak istemiyorum. Daha basit ve sade bir gerekçem var; aşla, işle, hayat gailesi ile meşgul, sevdikleri liderin yönetmesinin en doğrusu olduğuna inanan insanların masumiyetine, samimiyetine inanıyorum, geçmiş dönemlerde yaşadıkları kırgınlıkların hafızasını dikkate almak ihtiyacı duyuyorum, pek çoklarının nezdinde “bir başörtüsü yasağının kalkmasının bile kırk yıllık hatrı var”, bunu yok sayamıyorum.
Buna karşın, aydın, siyasetçi, yazar, çizer diye geçinip, işi gücü toplum ve siyaset üzerine düşünmekten, kılı kırk yarmak durumunda olanların göz göre göre, böylesi bir sistem değişimini onaylamasını ya özgürlük düşmanlığı ya da samimiyetsizlik olarak görmekten kendimi alamıyorum. Hele hele, hayır’a aklı yattığı halde maslahat gereği “evet” diyecek gibi davrananlar, kem küm edenler, bazılarının deyimi ile “gönülsüz evet diyenler”in, korkaklıkları, çıkarcılıkları, ufuksuzlukları yüzünden bu ülkeye yaptıkları kötülüğü hiç unutmayacağım.
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
8.11.2025
7.11.2025
19.10.2025
4.10.2025
15.04.2025
10.03.2025
23.02.2025
16.02.2025
11.11.2024
14.06.2024