Oya BAYDAR
Budizmle Hindu inancının Şamanist töre ve törenlerle harmanlandığı uzak ve büyüleyici bir Asya ülkesinden döndüğüm gün, dakka bir gol bir, Başbakan Erdoğan’ın Meclis’te başörtüsü serbestisi önergesi veren BDP’lileri kastederek sarf ettiği, “Senin böyle bir derdin yok ki. Dini Zerdüştlük olan bir anlayışın böyle bir derdi olabilir mi? Dert istimar” sözleriyle rüyadan uyandım, cennet vatanımızın gerçekleriyle karşılaştım.
Her inanca koşulsuz, amasız eşit saygıyı ve mutlak inanç özgürlüğünü ahlaki bir değer olarak benimsememiş olsam, öfkeme yenik düşsem, “Dini Sünni Müslüman olanın özgürlük ve demokrasi anlayışı bu kadar oluyor demek ki!” derdim ve fena halde ayıp ederdim. Bu saygısız cümleyi burada tekrarlamamın nedeni, Başbakan’ın ve ekibindeki benzerlerinin ne kadar empati yoksunu olduklarını, sadece kendi inançlarına saygı talep edip diğer bütün dinleri, mezhepleri, inançları nasıl aşağıladıklarını hatta inkâr ettiklerini, demokrasi anlayışlarının sınırını dışlayıcı “benimkiler” ve “ötekiler” kavramlarının çizdiğini anlatmaktan ibaret. Erdoğan’ın artık saklamaya da ihtiyaç duymadığı düşünce iklimi ve tıynetini pek güzel sergileyen “Ne Yahudiliğimiz, ne Ermeniliğimiz, affedersiniz ne Rumluğumuz kaldı” sözü hafızamın bir köşesinde duruyordu ama ilk duyduğumdaki şaşkınlık ve utanç duygusu zamanla törpülenmiş olmalı ki “Dini Zerdüştlük olan” söylemi vicdanımı fena halde acıttı, kimlerin eline düştük öfkesine kapıldım.
Bu Cehalet Ancak...
Sığ, bağnaz, aşağılayıcı, ötekileştirici bu sözün siyasi, ahlaki ve de dini anlamda ne kadar sorunlu olduğuna geçmeden önce, Erdoğan’ın Zerdüşt dini ve inancı konusundaki bilgisizliğinin altını çizmek gerek. Biliyor da, bu sözü küfür ve aşağılama olarak kullanmayı tercih ediyorsa daha da vahim.
Farklı kaynaklar Zerdüşt’ün ne zaman yaşadığı ve inancını nerelerden başlayarak yaydığı konusunda farklı bilgiler verseler de, kendi kitabı olduğu için öğretisi ve yaşamı hakkında epeyce bilgiye sahibiz. Zerdüşt (Zarathustra) dininin en eski tek tanrılı dinlerden biri olduğu; MÖ 500’lerde, kimi kaynaklara göre çok daha eski dönemlerde, tevhid inancını İran’dan, bazı kaynaklara göre Türkmenistan’dan başlayarak bölgeye yaydığı; tek Tanrı Ahura Mazdah’ın İslam kaynaklarında Hürmüz’e dönüştüğü, Zerdüşt’ün tek metni Avesta kitabında dinin iyilik ve doğruluk olarak özetlenebilecek ilkelerini dile getirdiği, yaşamı ve dünyayı iyilik-kötülük düalitesiyle (ikiliğiyle) açıkladığı; ateşi tanrının ışığı ve irfanı sayarak kutsadığı (ama yaygın yalanın aksine ateşe tapınılmadığı); kadınla erkeğin eşitliğini savunduğu, Tanrılara insan kurban edilmesini ve kanlı kurban törenlerini yasakladığı bilinenler arasında. Bırakın dinler tarihi veya din sosyolojisini, şöyle bir saatlik yüzeyden bir google araması bile çok daha geniş bilgiler için yeterli.
Binlerce yıl önce İran’ın kuzeyinde yaygınlaşmış, oradan daha doğuya ve batıya yayılmış olan Zerdüşt inancının, bölgedeki veya bölgeden geçip Anadolu’nun doğu, güneydoğu kesimlerine yerleşen kavimler (Kürtlerin, Ermenilerin, Türkmenlerin ataları) arasında da yayılmış olması şaşırtıcı değildir. Yüzyıllar, hatta belki bin yıllar sonra bölgeyi etkisi altına alan İslamiyetin, o bölgelerde Zerdüşt inancından çeşitli motifler alması, kadim inanç ve ritüellerin İslamiyeti etkilemesi ve ona eklemlenmesi sosyolojik bir gerçekliktir. Özellikle Aleviliğin (hele de Dersim bölgesinde ve İran sınırına komşu coğrafyada) Zerdüştlükten etkilenmemiş olması düşünülemez. Burada Başbakan için bir parantez açacak olursak: dinler ve inançlar sosyolojik-tarihsel kökenlere sahiptir. Semavi din ve mezhepler doğdukları ve yayıldıkları coğrafyalarda kendilerinden önce çıkmış inançların, kitapların, peygamberlerin izlerini, etkilerini taşırlar. İncil Tevrat’tan çıktıysa, Kuran her iki kitabı da tanır. Hazreti Muhammed Arap coğrafyasının ve tarihinin ürünüdür.
Günümüzde saf Zerdüşt inançlara sahip nüfusun, Türkiye ve Türkiye dışı bütün bölgede 250 bin civarında olduğu, (Y)Ezidilerin ise Doğu ve Güneydoğuda toplam varlıklarının 500-600 kişiyi geçmediği bilgisini de ekleyelim.
Demek ki Başbakan BDP’lileri ve Kürtleri kastederek “Dini Zerdüştlük olan” derken ya bu en basit bilgilere sahip değildir, ya da açık şekilde ayrımcılık ve ötekileştirme yapmakta, BDP’lileri ve onların temsil ettiği Kürtleri Sünni çoğunluğun gözünde İslam dışı (putperest de anlayabilirsiniz), dinsiz, örtünmeyle falan ilgisi olmayan (Mum söndü safsatası) bir kitle olarak göstermektedir.
Yeri gelmişken söyleyecek olursak, Alevilik açılımları yapıp Alevilik ile barışamayan, Kürt açılımları yapıp Kürtlere yumuşak asamilasyon anlayışının şampiyonluğuna soyunan Erdoğan’ı kendi çevresinden birilerinin (eğer AKP’de böyle babayiğitler varsa!) her ağzına gelen sözü pervasızca sarf etmenin harbi delikanlılık olmadığı, kendisinin de mahalle kahvesinde değil Başbakanlık mevkiinde bulunduğu konusunda uyarmalarının vakti gelmiş de geçmektedir. Çünkü o kaba ama pek doğru halk özdeyişinde ifade edildiği gibi, “imam yellenirse cemaat s...r.” Bir süre önce Ermeni olduğunu söyleyen kadını, “Siz Ermeniler kitabımızı yaktınız” diyerek takside darp eden, saçlarından sürükleyen, hırpalayan taksi şoförü ve sayıları pek da az olmayan benzerleri Başbakan’ın bu türden söylemlerinden de cesaret almaktadırlar.
Gelelim Asıl Meseleye
Erdoğan’ın bu sözünün asıl vahameti demokrasi ve özgürlük anlayışının sınırlılığındadır. İster Müslüman, ister Hıristiyan, ister Alevi, ister Ermeni, ister Zerdüşt inançlı, ister ateist olsun, insan hak ve özgürlüklerini, demokratik özgürlükleri savunmaya, ayrımcılığa karşı çıkmaya herkesin hem hakkı vardır hem de sorumluluğu. Örneğin ben dini inançlara sahip biri değilim, ahlakımın ve hayat karşısındaki etik duruşumun kaynağı hiçbir üst belirleyici, hiçbir uhrevi otorite değil sadece kendi vicdanım, kendi aklım ve yüreğimdir. Ama hiçbir inanca ve o inanca özgü yaşam biçimine en küçük bir saygısızlık edemem. Hiçbir inancı, dini, mezhebi ötekinden aşağı veya üstün göremem. İnanç sahiplerini (veya inançsızları, ki bu da bir inançtır) rencide edecek, onların kutsalını aşağılayacak bir davranış ve söz ahlakıma ve vicdanıma aykırıdır. Ancak bu kadarla da yetinemem, herkesin kendi inancını özgürce yaşayabilmesi için elimden geleni yaparım. Dinim ne Zerdüştlük ne de İslam; ama Müslüman kadınların inanç temelindeki örtünme ve bütün diğer özgürlüklerini bu sorun gündeme geldiğinden beri hep savundum, onların mücadelesinin yanında oldum. Bu yüzden kendi mahallemden epeyce tepki de gördüm. İnançsızım, ama Erdoğan’ın deyimiyle “başörtülü kardeşlerimin” inançlarına uygun yaşamaları, toplumda yer bulmaları, ikinci sınıf vatandaş sayılmamaları gibi bir derdim var. Tıpkı Kürt olmadığım¸ Ermeni olmadığım, Alevi olmadığım halde onların hak ve özgürlükleri benim derdim olduğu gibi.
Başbakan’ın son zamanlarda daha sık duymaya başladığımız benzer sözleri bir gerçeği açığa vuruyor. Bizimkiler-ötekiler ayrımından kurtulamadığını; demokrasi ve özgürlük anlayışının kendisi için demokratlığın ötesine geçip evrensel değerlere erişemediğini; birikiminin, tahayyül dünyasının, giderek şişen egosunun buna imkân tanımadığını...
Bu türden sözlerle açık nefret söylemi arasındaki sınır muğlaktır, kimi zaman üst üste biner. Nefret söylemi ise yasal suçtur.
Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
- Çocukları kefene sokan ruh hastası ilkel zihniyet
24.05.2024 - "Alavere dalavere, Kürt Memet nöbete" mi, hukuka dönüş umudu mu?
14.05.2024 - 1 Mayıs'ta Taksim'e çıkamamanın sorumlusu kim?
3.05.2024 - 1 Mayıs'ta Taksim'e çıkamamanın sorumlusu kim?
3.05.2024 - Istakoz, Maldivler, pahalı saat muhalefeti AKP'nin AK'lanmasına yeter mi?
22.04.2024 - "Kobane düştü düşecek"ten Kobane Davası provokasyonuna
16.04.2024 - Hukuksuzluk değil irade gaspı ve siyasî ahlâksızlık
3.04.2024 - Desteğim DEM Parti'ye, oyum İmamoğlu'na
29.03.2024 - Vicdanını yitirmiş dünyanın vicdanını, ahlakını yitirmiş siyasetin ahlakını savunmak
22.03.2024 - Oy yüzdesiyle ölçülemeyecek kadın: Gültan Kışanak
7.03.2024
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları








































































































Tekin Akın
Kardeşim senin işin yokmu?Sen bu ülkede yaşamıyormusun.Atatürke gelinceye kadar uğraşılacak o kadar çok konu varken Atatürkü seçmeniz dikkat çekici değilmi? Bu ülkedeki İşsizlik,Yoksulluk,Yolsuzluk,kaçak inşaatların öldürdüğü bunca ölüm,terör dururken,sen gel kendi beceriksizliğini Atatürkün üstüne atmaya çalış. Olacak şeydeğil. Sizi birisimi kiraladı bu münasbetsizlikleri yazmanız için. Başarılarınızın devamını diliyorum.