Pelin CENGİZ
Hatırlarsınız yıllar evvel Semiramis Pekkan'ın söylediği, sözleri Fikret Şeneş'e ait "Bana yalan söylediler, kaderden bahsetmediler" diye bir parça vardı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen hafta yaptığı bir konuşmada, sadece Türkiye'de değil, tüm dünyada elektrik üretiminde kömür kullanımının giderek yaygınlaştığını söyledi.
Erdoğan, o konuşmada, "Son yılların yükselen ekonomileri olan Çin ve Hindistan bu başarılarını önemli oranda elektrik üretiminde kömür kullanmaya, yani kendi kaynaklarını değerlendirmeye borçlular. Aynı şekilde Polonya yüzde 84, Almanya yüzde 42, İngiltere yüzde 39 ve Danimarka yüzde 34 oranında elektrik ihtiyacını kömürden karşılıyor. Avrupa'da hali hazırda işletmeli olan 682 kömür santraline ilaveten, 30 yeni kömür santrali daha inşa ediliyor" şeklinde veriler kullandı.
Bu sayıların ardından meşhur şarkının sözleri bir anda aklımda, "Size yalan söylediler, kömürden bahsetmediler" şekline dönüştü.
Türkiye'de Erdoğan ve hükümet kurmayları, ulusal kömürlü termik santral geliştirme politikalarını savunmak için genellikle AB ve diğer gelişmekte olan ülkelerin hala kömür bağımlısı olduğu iddiasını kullanıyor.
Oysa, bunun böyle olmadığını görmek için Kasım 2017 itibariyle Avrupa Birliği ve ötesinde kömürün durumuna ve geleceğine bakmak yeterli.
Sadece AB ülkeleri değil, diğer OECD ülkeleri ve hatta Çin ve Hindistan'ın kömür merkezli ekonomik büyüme politikalarından vazgeçtiklerini hem gerçek santral verisi, hem de iklim müzakereleri çerçevesinde ileriye dönük verilen sözler üzerinden görebiliyoruz.
AB ülkelerinde Kasım 2017 itibariyle işletmede, inşa halinde olan, planlanan, kapanmış ve kapanma kararı alınan kömürlü termik santrallerinin sayısı ve kapasitesi, Kömürün Ötesinde Avrupa (Europe Beyond Coal) kampanyasının sayfasındaki bilgiler şöyle:
- AB28 için işletmedeki kapasite: 262 adet kömürlü termik santral, 161 bin 304 MW
- AB28 içinde inşa halindeki kapasite: Dört adet kömürlü termik santral, 6885 MW (Çek Cumhuriyeti, Almanya, Yunanistan, Polonya)
- AB28 için kapatılan ve kapanma kararı alınan kapasite: Sekiz adet kömürlü termik santral, 5292 MW (Hırvatistan, Finlandiya, Almanya, Danimarka, İtalya, Hollanda)
- AB28 için planlanma ve proje aşamasında olan kapasite: Dokuz adet kömürlü termik santral, 8820 MW (Almanya, Yunanistan, Macaristan, Polonya, Romanya)
AB ülkeleri arasında çalışan termik santralleri olan bazı ülkeler, kömürden tamamen çıkış planlarını ortaya koydu. Kömürden çıkış planları, mevcut kömürlü termik santrallerle kömür madenlerini kapatarak düşük karbonlu enerji üretimine adil geçiş politikalarını içeriyor. Kömürden çıkış planı yapan bazı AB ülkeleri ve planları şöyle:
- Avusturya: Devlet politikalarından kaynaklı olmasa da, ülkede açık kalan son iki termik santralin biri 2018, diğeri 2025'de kapatılacak. Avusturya 2025 itibariyle kömürsüz olacak.
- Belçika: Son kömürlü termik santral Mart 2016'da kapatıldı. Belçika, enerji kaynakları arasında daha önce kömür olan ancak artık kömürsüz enerji üreten ilk ve şu anda tek AB üyesi ülke. Bunun altındaki itici güç, devlet planlaması olmasa da, AB kirlilik kontrol mevzuatının ilerici uygulamasından ötürü yaşlanmış termik santrallerin emekliye ayrılması oldu.
- Finlandiya: 24 Kasım 2016'da hükümet, "2030 ve sonrası için enerji ve iklim stratejisi" kapsamında, bazı muafiyetler olsa da, Parlamento'dan 2030 itibariyle enerji üretiminde kömüre yasak getirme kararı çıkardı. Yasal bir yasaklama Finlandiya'yı, ulusal hukuk çerçevesinde kömürden çıkış kararı alan ilk ülke konumuna getiriyor. Ağustos 2017'de Finlandiya Hükümeti, 2018 içinde net bir kömürden çıkış yasası çıkaracağını duyurdu.
- Fransa: Bir önceki hükümet, 2023'e kadar kömürden çıkacağını açıklamış ancak, buna ulaşmak için politika araçları ortaya koymamıştı. Yeni Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, bu hedefin altını tekrar çizerek, kömürden çıkış hedefini 2022 olarak öne aldı. Aralık ayında iklim değişikliği ve enerji ile ilgili somut kararların alınması beklenen Macron Zirvesi düzenlenecek. Bu zirveden somut siyasi planların çıkması bekleniyor. Hükümet, gelecek yıl düşük karbonlu ekonomiye geçişten etkilenecek kömür bölgeleri için de "geçiş sözleşmesi" geliştirecek.
- İrlanda: Hükümetin hedeflerinden dolayı olmasa da, büyük bir ihtimalle 2025'te kömürsüz olacak. İrlanda'nın taslak iklim planına göre, ülkede işletmede olan tek kömürlü termik santral Moneypoint, 2025'de ömrünü tamamlayacak.
- Almanya: Geçen yıl Almanya, ulusal iklim ve enerji planları dahilinde 2020'ye kadar karbon emisyonlarını 1990 yılı değerlerine göre yüzde 40, 2050'ye kadar ise yüzde 95 azaltacağını açıklayarak dünyada uzun erimli karbonsuzlaşma planını ortaya koyan ilk ülke oldu. Hali hazırda işleyen 50 GW'lık kömürlü termik santral kapasitesiyle Almanya, bahsi geçen iklim koruma planlarına göre çok fazla kömür yakıyor. Eğer ülke bir an önce mevcut termik santral kapasitesinde ciddi azaltım kararları almazsa, 2020 iklim hedeflerine ulaşmakta zorlanacak. Ancak, yerel otoriteler bunu sağlamak için harekete geçti. Ekim 2017'de Berlin, 2030'a kadar kömüre son verme taahhüdü doğrultusunda Almanya'nın kömürden çıkış yasası çıkartan ilk eyaleti oldu. Kasım 2017'de, Münih'te çalışan tek kömürlü termik santralin öngörülenden önce kapatılması için yapılan referandumda yerel halkın yüzde 60'ı santralin 2022'de kapatılması için oy verdi. Santralin kapanma tarihi böylece öne çekilmiş oldu.
- İtalya: Ekim 2017'de İtalya Hükümeti, Ulusal Enerji Stratejisi dahilinde 2025 yılına kadar kömür kaynaklı enerji üretimini bitireceğini açıkladı. Şu aşamada bağlayıcılığı olmayan bu strateji, kasım ayında onaylandı. Bundan sonraki süreçte İtalya bu stratejinin idari uygulamasını sağlayacak.
- Portekiz: Kasım 2016'da Portekiz Çevre Bakanı, ülkedeki enerji santrallerinin 2030 itibariyle kömür yakmayacağını açıkladı. Ekim 2017'de bu plan, ülkenin 2050 karbonsuzlaşma yol haritasını açıklarken tekrar gündeme geldi ve onaylandı. İşletmedeki iki Portekizli kömürlü termik santralinden Sines, AB'deki en zararlı 30 kömürlü termik santral listesinde 16'ncı sırada yer alıyor.
- İsveç: İsveç'in son kalan kömürlü termik santralinin 2022'de kapanmasıyla ülke, fosil yakıtlardan tamamen kurtulmuş ilk birkaç sanayileşmiş ülkeden biri olacak.
- İngiltere: Paris'teki BM İklim Değişikliği 21. Taraflar Konferansı (COP21) öncesi yaptığı açıklamayla dünyada kömürden çıkış politikasını duyuran ilk ülke olmuştu. Hükümet, bu politikayı mevzuatlaştırmak için çalışıyor. 2010 yılında 30 GW olan ülkenin toplam kömür kaynaklı enerji üretim kapasitesi bu yıl itibariyle yarıya indi bile. 2016 yılında ülkenin enerji kaynakları içinde kömürün payı yüzde 9'a kadar gerilemişti.
- Hollanda: Ekim 2017'de Hollanda Hükümeti, mevcut kömürlü termik santrallerin 2030'da kapanacağını açıkladı. Bu beklenmeyen gelişme, ülkenin mevcut beş santralinden üçünün daha yeni işletmeye alınmasından sebebiyle bu santrallerin ömürlerinin sadece yarısı kadar sürede çalışabildiğini de göstermiş oldu. Yine bu ay, Rotterdam Kent Konseyi'nin kararıyla Avrupa'nın en büyük kömür limanı olan Rotterdam Limanı'nın, kademeli olarak tüm terminallerinin kömürsüzleşeceği açıklandı. Bu, ithal kömürün Rotterdam'dan ulaştırıldığı ülkelerin tedarik sorunuyla ilgili yeni soru işaretleri gündeme getiriyor.
Çin ve Hindistan gibi hızlı gelişmekte olan ekonomiler de yüksek karbonlu mevcut büyüme modellerini, gerek Paris İklim Değişikliği Anlaşması doğrultusunda, gerekse yenilenebilir enerji kaynaklarından enerji üretiminin fosil yakıtlara göre epey ucuzlamasından dolayı, düşük karbonlu patikaya dönüştürmek için çalışıyor.
Mart 2017'de yayımlanan küresel "Yükseliş ve Çöküş 2017" raporunun bazı temel bulguları şöyle:
- İnşaat öncesi faaliyetlerde yüzde 48, inşaatın başlamasında yüzde 62 ve devam eden inşaatlarda yüzde 19 düşüş yaşandı. Ocak 2016'da 1090 GW olan inşaat öncesi planlama aşamasındaki kömürlü termik santral kurulu gücü, Ocak 2017 itibariyle 570 GW'a düştü.
- Çin ve Hindistan'da, 100'den fazla proje şantiyesinde 68 GW'lık santral inşaatı durdurulmuş durumda. Dünya genelinde inşaası durdurulmuş santral sayısını 2016'da yapımına başlanan santral sayısını geçmiş.
- Kömürlü termik santraller, bugüne kadar görülmemiş bir hızda kapatılıyor. Son iki yılda, başta AB ve ABD'de olmak üzere, 64 GW kurulu gücünde santral kapatıldı.
Bu yıl gerçekleştirilen BM İklim Değişikliği 23. Taraflar Konferansı (COP23) sırasında İngiltere ve Kanada liderliğinde, Kömürden Sonra Eneri Üretimi Birlikteliği'nin (Powering Past Coal Alliance) duyurusu yapıldı. İklim konusunda ilerici politikalara sahip hükümetlerin, yerel yönetimlerin ve şirketlerin desteklediği bu uluslararası baskı bloğu, COP24'e kadar iklim değişikliğinin geri dönülemez boyutlara gelmesini engellemek için ilk olarak vazgeçilmesi gereken kömür kaynaklı enerji üretimden çıkışı küresel ölçekte kabul edilebilir kılmak için çalışacak.
Bu derlemenin dışında kalan pek çok girişim, siyasi karar ya da kömürden çıkış stratejisi vardır mutlaka. Ancak şu birkaç örnek bile, dünyanın yavaş ilerlese de yönünün nereye doğru gittiğinin, kömürün tehlikelerinin -birkaç istisna hariç- tüm dünya tarafından kabul edildiğinin göstergesi. Burada Türkiye maalesef negatif yönde ayrışıyor, iklimin nasıl kurtarılacağı mücadelesinde giderek yalnızlaşıyor. Size 'dünyada kömür üretimi artıyor' diye kim söylüyorsa yalan söylüyor...
Yazarlar
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANBahis oynayan bakan kim?.. CASUS KİM?.. 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpHissedilemeyen büyümenin anatomisi 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKİmralı için CHP’yi sıkıştırmaya gerek var mı? 5.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYTürkiye İçin Irak Peşmergeleri Sorun Olmuyor da Rojava neden Sorun! 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRPOLEMİK SENDROMDA 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKEve siyaset için dönüş öncesi bir mıntıka temizliği gerek 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMABD’de bir şeyler oluyor: Nick Fuentes 30.11.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP modernizmi ve faşizmi... 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Ali TürerÇÖZÜM, BARIŞ VE KARDEŞLİK GETİRECEK Mİ? 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDEN"Arananlar" zulmü ne zaman son bulacak? 14.11.2025 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYAİmamoğlu'na istenen 23 asırlık tarihi ceza: Roma İmparatorluğu kurulduğunda hapse girseydi hala ceza 14.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları















































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
8.03.2025
29.12.2024
14.10.2024
27.09.2024
23.08.2024
26.07.2024
21.05.2024
13.02.2023
10.02.2023
15.11.2022