Pelin CENGİZ
Türkiye ekonomisi hem ekonomi politikaları hem de şirketlerin mevcut durumuna ilişkin çok ilginç günlerden geçiyor.
Geçen hafta Ulaştırma Bakanı Ahmet Arslan, üçüncü havalimanı konsorsiyumunda yer alan firmaların 1 milyar euroluk kira bedeline iki yıllık öteleme taleplerine ilişkin, "Batarlarsa batsınlar diyecek halimiz yok. Biz kamu tarafı olarak bu kadar büyük bir projenin sağlıklı işlemesinin de sorumlusuyuz" dedi.
Asrın projesiydi hayırdır daha açılış bile yapamadan? Kazmayı vurmak kolay, kurdeleyi kesmek zormuş demek ki...
Bakan'ın bu, "Batarlarsa batsınlar diyecek halimiz yok" sözü küresel finans krizinin şiddetinin en fazla hissedildiği dönemlerde ortaya atılan bir kavramı hatırlattı: Too big to fail, yani batmayacak kadar büyük...
Bu kavram, o dönemde bir bankanın ya da finansal kuruluşun kurtarılmasının batmasından daha düşük maliyetli olduğuna işaret ediyordu. İflas ederlerse ekonomide öyle bir dalga yaratacaklardı ki, o sebeple kurtarılmalıydılar. Ne kadar batmayacak kadar büyük olurlarsa olsunlar bu tür şirketlerin sorunları, bir ekonomideki finansal ve politik sorunların da göstergesidir.
Gelelim Türkiye'nin hem batmayacak kadar büyük, hem de batmayacak kadar politik şirketlerine...
Bu şirketlerin durumunu geçen hafta iktidar kanadında Ekonomiden Sorumlu Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek dalgalanmasıyla birlikte okumak lazım.
Gelişmeleri hatırlayalım...
MEHMET ŞİMŞEK NE DEMİŞTİ?
Uzun yıllar küresel finans piyasalarında deneyim kazanmış, yatırım bankası Merrill Lynch'te üst düzey yöneticilik yapmış Şimşek, şirketlerin döviz borçlarını yönetemediklerini söyledi:
"Sorun reel sektörün döviz borçları. Ne yapacağız? Çatıyı güneşliyken tamir etmek lazım. Şu an dünyada bol para var faizler düşük ama bu küresel senkronize büyüme devam etmeyecek, belki yağmur yağacak, belki fırtına çıkacak. Ortak alın. Amacımız daha çok tabana yayılmış sermaye ile bu işi götürmek. En önemli konu döviz borcu. Reel sektörün döviz açığı net pozisyonu 213 milyar dolar. Kısa vadede akıllı davranmış firmalarımız kısa vadede döviz biriktirmişler bir yıllık vadede döviz açığı yok, ancak orta vadede sorun. Bizim reel sektör mutlu değil ama kusura bakmayın, size rağmen tedbir almak zorundayız" demişti.
ERDOĞAN'IN SERT TEPKİSİ
Şimşek'in bu uyarıları, dolar kuru 4 TL seviyesindeki yerini sağlamlaştırırken, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın hoşuna gitmedi, Erdoğan, isim vermedi ama eleştirilerinin odağındaki kişi belliydi:
"Ülkemizin aleyhinde estirilen onca olay oldu. Bütün bu kredi derecelendirme kuruluşlarının ülkemizin aleyhinde nasıl yayınlar yaptığını, Türkiye'ye küresel sermayenin girmemesi için ne gibi gayretler içerisine girdiklerini biliyorsunuz. Hatta bu oyuna gelip aramızdaki bazı arkadaşların, kusura bakmasınlar, ülkemizdeki ekonomik durumun sıkıntılı olduğuna dair açıklamalar yapacak kadar yanlışın içerisine düştüklerini de ve bunu toplantılarda yaptıklarını da duymak bizi üzmüştür. Ortada bu denli büyük bir başarı var. Hala bunlar konuşuluyor. Bir insan kendi ayağına kurşun sıkabilir mi? Bu psikolojik üstünlüğü uluslararası camiaya vermesi gereken arkadaşlarım bu tür yanlışı yaparsa bunun affedilir yanı olamaz. Felaket tellalları zaten davul zurna dolaşıyorlar. Onlar yetmiyor mu bize ne oluyor?"
Erdoğan'ın eleştirilerini AKP'nin MYK toplantısında da sürdürdüğü, "Ekonomi konusunda bazı arkadaşlarımızın açıklamaları çok yanlış. Ekonomik göstergelere bakıyorsunuz en az 50 gösterge olumlu yönde gelişiyor, ama onlar sıkıntılı olan bir iki başlık üzerine konuşuyorlar. Bu büyük terbiyesizlik. Ben sürekli faizlerin aşağı çekilmesi konusunda uyarıyorum. Toplantılarda tamam diyorlar, ama aksi yönde faiz düzenlemesi yapıyorlar. Böyle saygısızlık olur mu?" dediği medyaya yansıdı.
ÖNCE BABACAN, SIRA ŞİMŞEK'TE Mİ?
Sonrasında Şimşek'in istifasını Başbakan Binali Yıldırım'a sunduğu ancak kabul edilmediği belirtildi.
Filmi biraz geriye sardığımızda aynı yollardan eski Başbakan Yardımcısı Ali Babacan'ın da geçtiğini hatırlıyoruz.
Gezi direnişi sırasında kurdaki dalgalanmaların Türkiye'ye özgü bir durum olmadığını belirten Babacan, "Bir gemiyle yolculuğa çıkıldığında deniz her zaman sütliman, hava her zaman günlük güneşlik olamaz. Ama geminiz sağlamsa, işinin ehli bir ekip varsa bu konularda bir endişemiz yok. Dışarıda zaten fırtına vardı, içeride de biraz sallayanlar oldu. Ortaya çıkabilecek farklı senaryolara karşı hazırız. Hazırdık da niye bu kadar dalgalanıyor? Fırtına çıkıyorsa deniz dalgalıysa gemide sallanma olacak. Gezi olayları hiç olmasaydı yine ciddi dalgalanmalar Türkiye'de aynı dönemde yaşanacaktı" demişti.
Babacan, Erdoğan'ın Merkez Bankası'nın faizleri indirmesi baskısına sürekli direndi, dönemin Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı'nın arkasında durdu. Haliyle Erdoğan'ın eleştiri oklarından kurtulamadı, kurdaki yükselişin sebebi olarak hedefe konuldu, 2002'de kurulan ilk AKP Hükümeti'nde 35 yaşında oturduğu ve 13 yıl kesintisiz kaldığı bakanlık koltuğundan 48 yaşında kalktı.
Ali Babacan, Türkiye'nin dışarıdaki itibar sahibi isimlerindendi, aynı şekilde Mehmet Şimşek de küresel piyasalar açısından muteber bir isim. İstifaya zorlanarak giderse bunun bir bedeli olacaktır, iktidarın bunu ne içeride ne uluslararası alanda izah edebilecek bir pozisyonu ve hazırlığı yok.
Ekonomide Türkiye aleyhine esen rüzgarın faturası Şimşek'e kesilmek istenirken, Ocak 2018 itibariyle reel sektörün net döviz açığı 221.5 milyar dolar...
YAPILANDIRMA İSTEYEN İSTEYENE...
Gündeme önce Ülker Bisküvi'nin sahibi Yıldız Holding'in kredilerinin vadesini uzatmak istediği düştü. Grup, 6 milyar dolarlık kredi borcunun 1 milyar dolarlık kısmının yeniden yapılandırılması konusunda bankalarla anlaşma sağladı.
2016 yılında Ülker Bisküvi'nin yüzde 21'ini Londra merkezli Pladis'e devreden Yıldız Holding, geçen yılın son günlerinde yüzde 30 hisseyi yurtdışına transfer etti. Sermayeyi sağlama aldı, borcunu hepimize bıraktı.
Ardından Doğuş Holding de bankalarla görüşme talep ederek, "Ülker'e yaptığınızı bana da yapın" dedi. Doğuş Holding'in 2017 bilançosuna göre holdingin bankalara son dolar kuruyla 5.8 milyar dolarlık borcu söz konusu.
Bakalım, yarın öbür gün "benim de borcumu öteleyin" diye kimler sıraya girecek...
Yer seçiminden ihale sürecine, çevre tahribatlarından verilen garantilerle bütçeye getireceği yüklere kadar pek çok açıdan tartışmalı üçüncü havalimanı için Cengiz, Mapa, Limak, Kolin, Kalyon Ortak Girişim Grubu, açılıştan sonra ödenmeye başlanacak yıllık 1 milyar euro için iki yıllık öteleme istedi. Söz, ağızdan çıktı bir kere 29 Ekim 2018'de açılış dendi, ancak taşınma ve faaliyete geçiş süreciyle ilgili eksikler, alan zeminindeki sorunlarla konsorsiyum belli ki gidişatı göze alamıyor.
Projeye Ziraat Bankası, Halkbank, Vakıfbank, Denizbank, Garanti Bankası ve Finansbank olmak üzere altı bankadan toplam 4.5 milyar euro kredi sağlandı. Konsorsiyum, altı banka ile dört yılı ana para ödemesiz olacak şekilde 16 yıl vadeli finansman kredisi imzaladı. Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) gelir garantisi verdi.
Buraya bir Türk Telekom parantezi de açmak gerek. Malum, bir süredir Türk Telekom, OTAŞ kredisiyle gündemde. Şirketin yüzde 55'ine sahip olan Hariri ailesine ait Oger Telecom'un sahip olduğu OTAŞ özelleştirmeden sonra bankalardan kredi kullandı. Daha sonra bunu yapılandırmak için aralarında Türkiye bankalarının da bulunduğu 20 bankadan 4 milyar 750 milyon dolar aldı. Kredi karşılığında Türk Telekom'un yüzde 55 hissesini teminat olarak gösterdi. Hariri ailesinin işleri Lübnan'da bozulunca OTAŞ kredi taksitlerini ödeyemedi. Bankalar da krediyi yakın izlemeye aldı.
Sistem sürekli bankalara çalışıyor, borç arttıkça artıyor, bankaların alacakları zora giriyor.
Bir ekonomide borç stokundaki artış ve beraberindeki sorunlar belli bir noktayı aştıktan sonra borç ister kamuya ait olsun ister özel sektöre ait olsun sorun artık bir şirkete ya da bankaya ait değildir, o ekonomiye aittir.
Çünkü, o borç o ekonomide yaratılacak olan değerle ödenecek demek. Üstelik bu borç stoku yabancı para cinsinden ise ülkenin riski daha da büyüyecek demek.
Neden şirketlerin borçlarına erteleme geliyor? Batmaları neden engelleniyor? Kârlar hep şirketlerin hanesine, zarar neden 80 milyona yazılıyor? Neden soruna dikkat çekenler günah keçisi ilan ediliyor?
Çünkü batmayacak kadar büyükler. Batmayacak kadar politikler. Batmayacak kadar ilişkililer. Batarlarsa AKP iktidarını da kendileriyle birlikte alaşağı edecekler...
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları


































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
8.03.2025
29.12.2024
14.10.2024
27.09.2024
23.08.2024
26.07.2024
21.05.2024
13.02.2023
10.02.2023
15.11.2022