Ümit KIVANÇ
Sivas katliamının yıldönümünde insan neler düşünür?
Bizim genel tercihimiz, düşünmek yerine “baba unutalım bunları” tavrını sürdürmek. Çok seviyoruz geçmişe sünger muhabbetini. Ne yazık ki, Türk denizaltıları dünyanın bilumum deniz diplerini tarayıp sünger stokunu tüketse yine mümkün değil bu. Geçmiş öyle bir geçmiş ki, anca Hollywood tarzı “dünya yok olmuş, sırf iki-üç kişi kalmış” fantezilerinden biri gerçek olursa ortadan kalkabilir.
Cumhuriyet tarihini bir yandan sindirilerek, bir yandan icazetli bir toplumsal hâkimiyeti tadarak geçiren Sünni çoğunluk, Sivas katliamının anlamını ve nelere yolaçtığını hiç idrak edemedi. Bu çoğunluğun siyasî temsilcileri, kimbilir belki idrak ettiler, ama bu anlamı karşılamaktan uzak, ideolojik takıntılara dayalı, dar görüşlü, hoyrat politikalar izlediler. Belki ne yapsalar kendilerini kurtaramadıkları dışlayıcı mezhep takıntıları yüzünden. Belki siyasî hasımlarının yok sayma geleneğini bir ölçüde devraldıklarından.
Sivas’ta ateşe verilen, Sünnilerin komplekslerinden, Alevilerin haklı korkularından nihayet kurtulmaları, kısa süre sonra başlayacak altüst oluş sürecinde memleketin toplumsal ortamını kaçınılmaz bir demokratikleşmeye götürecek bir tür yeni sentezin yolunun açılması imkânıydı. Gerçekten demokratikleşme diye bir derdi olanın bunu anlaması şarttır. Çünkü bu katliam aynı zamanda, 1980 öncesinin kanlı tarihini yaşamamış yeni kuşaklara bir tür yoğunlaştırılmış kurs oldu.
1970’lerde kaç ayrı Anadolu şehrinde Aleviler topluca katledilmişti. Kahramanmaraş’ta, Çorum’da faşistler kalabalıkları “Allah için” saldırmaya çağırdı. Dönemin gözde düşman figürleri Ruslar, Yunanlılar, hattâ çok yakın geçmişin şeytanı PKK de yoktu. Kime karşı harekete geçirilebildi o kalabalıklar? Hangi saikle? İnsanlara komşularını katletmenin meşru olduğunu kim neye dayanarak izah edebildi? Hayatî soruysa şudur: “Günah” düşüncesi niye kalabalıkların yolunu kesmedi, elini kolunu bağlamadı?
Zamanında bunların hiçbiri sorulmadı, tartışılmadı, cevaplanmadı. Dolayısıyla kimse pişman olmadı, kimse özür dilemedi, kimse bir manevî onarım işine girişmedi.
12 Eylül 1980 darbesi herkesi öyle bir eşitledi ve kıpırdayan her şeyi vurup ortamı öyle bir dümdüz etti ki, acıyla kanla da olsa yeni bir sayfa açıldı aslında. Uzun bir debelenme döneminden sonra, 2000’lerde başlayacak olan, eski rejimin tasfiyesi süreciyle ilgili ilk notlar bu sayfaya yazıldı.
Sivas katliamı olmasa, Türkiye’nin Alevileri, bu yeni sayfada kendilerine yine maktul rolünün biçildiğini düşünmeyebilirlerdi. Bugün sanırım herhangi bir Alevi’yi, uygun ortam ve motivasyon oluşturulduğunda, birilerinin kendisini katletmek üzere harekete geçirilemeyeceğine inandırmak artık imkânsızdır.
Çok mu abartıyorlar? O vakit şöyle sorayım: Sizi siz olduğunuz için kaç kere katlettiler?
Alevilerin “çoğunluk”tan duydukları bu korku yüzünden, kendilerine karşı düzenlenmiş katliamların baş aktörlerine ehvenişer muamelesi yapabilmesini ben de anlayamıyorum. Bu sahiden tuhaf. Ama Sünni çoğunluğun temsilciliğine soyunan herhangi bir siyasî harekete Alevilerin “genetik” bir tepki duymasının anlaşılmayacak nesi var?
AKP iktidarı Alevilerde yeni yeni güvensizlikler yarattı. Başta bir defa, AKP lideri, “Canım, Alevilik Ali’yi sevmek değil mi? Biz sevmiyor muyuz Ali’yi!” tavrıyla, Kemalistlerin “esasında asıl Müslüman biziz”inden farksız bir inkârcılığa kalkıştı. Herhangi bir Alevi, bundan, “yine bizi yok sayacaklar” dışında sonuç çıkarır mı?
İkinci olarak, nasıl ettiler bilmiyorum, Sivaslılar yıllarca insan eti kokusunu duymazlıktan gelip, 2 Temmuz 1993’te “cehennem ateşi”nin kurulduğu yerde pişmiş kebapları mideye indirebildiler. Buna kolayca engel olunması mümkünken, yine top çevrildi, insanlarla alay edildi. “Millî Görüş”ün liderlerinden birinin Sivas katliamı sanıklarının avukatlığını üstlendiği bilinirken, bu hareketin içinden çıkmış yeni partinin liderleri ruhlardaki yaraları saracak ufacık adımı anca yıllar sonra atıp Madımak Oteli’nde kebapçı skandalına son verebildiler. Nihayet bunu yaptıklarında kaç Alevi’nin gönlünü kazanmışlardır acaba? Üç? Beş?
“Alevi açılımı” denen süreçte, olabilecek her türlü saçmalık oldu. Gelinir, “Kardeşim siz ne istiyorsunuz?” denir, ne istiyorlarsa yapılır, biter. Soru şu: Hangi hak, hangi yetki, Alevilerin meselâ cemevlerinin resmen ibadethane sayılması talebine ayak sürümeyi meşru kılıyor? Çoğunluğun Sünni olması ve Alevilerden pek haz etmemesi dışında sebebi var mı bunun?
Hayatta en büyük hayal kırıklıklarından birini Sivas katliamı ertesinde yaşadım. O zamana kadar ahlâkından şüphe etmediğim İslâmcı aydınların çıkıp yüksek sesle ve alenen katliamı şiddetle kınamalarını beklemiştim. Na şu kadarcık vicdanı olan, bunu yapardı. Sonuç mâlûm. Bunun yerine, o Müslüman olduktan sonra Allah’a mı kendisine mi tapacağımızı şüpheli hale getiren, yüzüklerin efendisi şair çıkıp, “Sivas’ın üstünde Sırp tayyareleri mi uçsun?” diye yazı yazdı, bunu Millî Gazete’nin tepesinden yayımladılar. Yazıda yanarak, dumandan boğularak ölenlerle ilgili tek satır yoktu.
Son lafım şu: Bu memlekette Sünni çoğunluğun ve onun siyasî temsilcilerinin, Alevilere hem haklarını hem de hayat güvencesi verirlerse kaybedecekleri hiçbir şey yoktur. Buna rağmen ayak sürüyorlarsa onların “inancından” şüphe duymak elbette meşrudur.
Kaldı ki, yapmaları gereken, Alevileri dışlama, hakir görme saçmalığına son vermekten ibaret de değil. Bunca katliamın hesabı ne olacak? Eğer suçlu derin devlet idiyse, dökersiniz ortaya her şeyi, herkes de görür, hangi general, hangi polis şefi, hangi MİT’çi, artık kimlerse, bu korkunç işleri becermiştir. Dökmeyişiniz, şu soruyu cevaplama mecburiyetinden kurtulamayışınızla mı ilgili: Tertipçiler o kalabalıkları “Allah adına” nasıl kıyama çağırabildi, sürükleyebildi?
Maalesef, sünger yetmez. Başta söyledim, ama benim sözümün ne önemi var ki? Benim oyuma ihtiyaçları yok.
Yazarlar
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları


















































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
31.01.2025
30.12.2024
24.12.2024
15.12.2024
1.12.2024
15.11.2024
21.10.2024
7.10.2024
22.09.2024
5.07.2024