Zekeriya Kurşun
Yeni bir yıla girerken Türkiye’nin ve dünyanın yüz yıl önceki gündemini hatırlamaya ne dersiniz? Böylece yüz yıl sonra hâlâ nelerin değişmediğini görüp, 2018 yılının planlamasını buna göre yaparak yeni bir yüz yıl beklemeyelim. 1917 yılının son aylarında bütün dünya üç yıldır süren Büyük Savaş’ın sona ermesi ve barışın gelmesini beklemektedir. Mağlup saftakiler perişan, galip görünenler ise pişman bir haldedir. Avrupa devletlerinin rekabeti ile başlayan, milyonlarca insanın ölüm, yer değiştirme ve sefalete düçar olmasına sebep olan amansız ve anlamsız savaşın bir an önce sonlandırılmasına ihtiyacı vardı dünyanın. Bolşevik ihtilalinden sonra Rusya’nın savaştan çekilmesi de bu umutları diriltmişti. Bu yüzden tarafların askerleri cephede isteksiz çarpışmalar sürdürürken, diplomasi de geleceğin dünyasını ve yeni paylaşımları masaya yatırmaktaydı.
HARİCİYENİN AJANDASI VE DİPLOMATLAR
Bu savaşın doğrudan tarafı olmasa da müttefiki Almanya ile birlikte bir numaralı hedef haline gelmiş ve pek çok toprağı işgal edilmiş Osmanlı Devleti’nin merkezinde de hummalı bir hazırlık yapılmaktadır. Hükümet Dışişleri Bakanlığını, Bakanlık da Hukuk Müşavirliğinin en kudretli diplomat ve raportörlerini görevlendirir. Savaş bittiğinde şayet adil bir masa olacaksa, masaya hangi argümanlar ile oturulacaktır, Osmanlı Devleti’nin/Türkiye’nin asla kaybetmemesi gereken yerler nerelerdir?
Osmanlı Devleti’nin deneyimli diplomatlarının her birine veya birden fazla kişiye dağıtılan güncel problemler için bu soruların cevaplarını içeren raporlar kaleme almaları istenir. Vaşington ve Petersburg elçiliklerinde çalışmış ve Madrid elçiliği yapmış olan Ragıp Bey; Hariciyeci Rauf Ahmed; Petersburg, Berlin ve Viyana elçiliklerinde görev yapmış olan Rumbeyoğlu Fahreddin; Sofya ve Roma’da sefirlik yapan Nabi Bey, Tahran ve Çetine elçiliklerinde bulunmuş Mehmed Sadreddin Bey gibi bakanlığın en usta raportörleri, eski diplomatlar görevlendirilir.
Onlar da geçmişteki anlaşmalara, uluslararası hukuka ve ayrıca dünyanın yeni şartlarına göre devletin muhtemel kazanımları, aleyhteki durumlar, masada tartışılması gereken hususlar ve bunların detaylarını Hariciye belgelerinden inceleyerek yirmiye yakın rapor kaleme alırlar.
RAPOR YAZAMAYAN DİPLOMAT OLAMAZ
Raporlar öyle çala kalem değil, her biri adeta bir akademik araştırma titizliğinde hazırlanır. Dil ve üslup bakımından kusursuz olan raporlar ayrıca çeşitli anlaşma metinleri ile de desteklenir. Bugün diplomatlığı meslek seçen ve seçeceklerin kesinlikle el kitapları ve kılavuzuolabilecek nitelikte olan bu raporlar aslında dünyanın ve Osmanlı imparatorluğunun yüz yıl önceki gündemine ışık tutmaktadırlar. İlginç olan tarafı ise bu gündemin hâlâ canlı olması ve bu raporların da güncelliğini kaybetmemiş olmalarıdır.
Her biri defalarca yazıya konu olabilecek bu raporlardan burada çeşni kabilinden söz ettiğimizde ne demek istediğimiz daha iyi anlaşılacaktır.
YÜZ YIL ÖNCEKİ GÜNDEMİMİZ
Mısır, Trablusgarp ve On İki Ada raporlarında, Osmanlı Devleti’nin Kuzey Afrika, -şimdi gündeme giren Sevakin dahil-, Kızıldeniz’in Batı yakası ve ve Doğu Afrika’daki hakları ele alınır. Mısır meselesi fetihten Fransızlar’ın Osmanlıya büyük darbe indirdiği işgaline kadar anlatılır. Bu işgalin doğurduğu sonuçlar ve İngiltere’nin devreye girmesi ve Mısır’ı haksız bir şekilde işgali ve bunun karşısında Osmanlı Devleti’nin hakları vurgulanır. Bugün Libya’da yaşanan sorunların adeta bir mukaddimesi olan İtalyanların Libya’yı işgali ve devamında Akdeniz’deki on iki ada meselesi de Trablusgarp raporunda incelenir.
Osmanlı’nın Irak coğrafyasına ait olan masaya taşımaya niyetlendiği sorunlarını, savaşın adeta asıl nedeni ve İngilizler ile Almanları karşı karşıya getiren Bağdat Demiryolunu, Musul yöresi petrol ve sulama imtiyazları meselelerini raporlarında tartışırlar. Devletin geçmişten doğan hakları ve o günkü pozisyonunu ele alarak geleceğe projeksiyon tutarlar.
Şattularap ve Basra Körfezi bugünkü gibi yüzyıl önce de gündemdedir ve raporların ana konusu arasında yer alırlar. Dicle ve Fırat’ta İngilizler ile yaşanan gemi işletmeciliği imtiyazı sorununun geleceği; Basra Körfezi’nde Katar, Kuveyt, Bahreyn ve Suudilerin çıkış yerleri olan Necid bölgesi ile bugünkü Umman’ın başkenti olan Maskat incelenip buralardaki Osmanlı hakları ve dayandıkları gerekçeler ortaya konur. İran-İngiliz ve Osmanlılar arasında bir problem olan Muhammara Sorunu da enine boyuna tartışılarak anlaşmalardan doğan haklar ve sınır sorunları ortaya konur.
Osmanlı’nın sorunları, daha doğrusu emperyalistlerin yarattıkları problemler bunlarla sınırlı değildir. Bu yüzden Hariciyeci raportörler Yemen, Aden ve Dokuz Bölge Sınır Meselelerini,Hadramut Sorununu ve Kızıldeniz’de küçük bir mevki olmasına rağmen stratejik değeri olan ve Fransız, Alman ve İngilizleri karşı karşıya getiren Osmanlı toprağı Şeyh Said ve Ferisan adalarını da ayrı ayrı ele alarak masaya nasıl taşınacaklarına dair fikir yürütürler.
En önemli raporlardan birisi de bugünkü Filistin ve Kudüs meselesininalt yapısını teşkil eden Siyonizm meselesidir. Nitekim bugüne kadar bu özellikte sorunu açık ve net ortaya koyan başka bir rapor yazılmamıştır.
BUGÜNKÜ GÜNDEMİMİZ
Savaş sonrası birçok masa kurulur. Herkes eteğindekini oraya taşır. Ama Osmanlı Devleti mağlupların safında kaldığı için devre dışı bırakılır. Ne Paris’te, ne Londra’da ne Sevr’de ve ne de Lozan’da kurulan masalar adil değildir. Buralarda problemler emperyalist akılla ele alınır ve gerçekçi çözümler üretilemez. Bir bölümü ikinci dünya savaşının da konusu olacak olan sorunlar bu yüzden bugüne kadar çözümsüz kalır.
Peki sorunlar çözülemediğine göre diplomatlarımızın çalışmaları boşuna mı olmuştur? Elbette ki hayır. Bugün hala aynı sorunlar var olduğuna göre bu raporlar da güncelliğini korumaktadır.
Diplomatlarımıza ve diplomat adaylarımıza hararetle tavsiye edeceğimiz, hatta Dışişlerinin okunmasını zorunlu tutması gereken bu raporların konularını bir kere daha hatırlatalım: Yeni harflere da aktarılan raporlarda Mısır, Libya, Doğu Afrika, Yemen, Basra Körfezi, Irak ve Şattularap, Küdus ve Filistin bölgelerinde Türkiye’nin tarihten kaynaklanan hak, sorumluluk ve sorunları ele alınmaktadır.
Bu uğurda verilen mücadelenin alt yapısı ne kadar bilinmektedir? diye de ayrıca soralım.
Hülasa Türkiye’nin yüzyıl önceki gündemi bugün de değişmemiştir.Bilime dayalı, doğru planlama ve geçmişten güç alan sağlam diplomasi üretilemezse gelecekteki yüzyılın gündemi de aynı olacaktır.
Bu vesile ile yeni takvim yılınızda sağlık ve afiyetler diliyorum.
Yazarlar
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları

























































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
4.06.2020
1.02.2019
18.03.2019
18.02.2019
4.02.2019
10.01.2019
3.02.2019
17.12.2018
22.11.2018
12.11.2018