Abdurrahman Dilipak
“Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi”. Bir “Cihan padişahı” böyle diyor. Bir diş ağrısı bile dünyanızı karartır. O sağlık sizi dünya zevklerine, harama yöneltirse, vay halinize. Varacağınız yer cehennemdir.
Onun için siz hayırlısını isteyin.. “Devlet” madem öyle değerli onun da hayırlısını isteyin..
Hz. İbrahim’den Hz. İsa’ya, 1000 yıl Peygamberler kırallarla savaştılar. Öyle “kutsal” olan bir devlet yok. Hristiyanlar devleti kutsar! Kutsal olan “Hak”tır.
Allah kimseyi devletsiz bırakmasın. Kimsenin devletini de başına bela etmesin, ona başka bela gerekmez! Belasını bulmuştur. Hayırsız devlet, hayırsız evlattan daha büyük bir tehlikedir. Hayırsız devlet ya halkına zulmeder, ya da sizin çocuklarınızı alır, başkalarına zulmeder. İlahlık ve Rablik taslar. Bir suç örgütüne dönüşür. Yaptığı kanunlar hukuka uygun değilse ve Hakkı korumuyorsa, suç aletidir. Din adına da kurulsa ya da din adına hareket ettiğini de söylese, o devlette adalet yoksa meşruiyetini kaybeder. Bir devletin karakteri ya adalettir ya da zulüm. Zulme sapan devlet, devletin tepesindeki karar vericiler ve onu uygulayan bürokrasi suç örgütüne dönüşür.
Sağlık, sadece beden değil, aynı nefsin de terbiye edilerek sağlıklı hale getirilmesi gerekir. Modern tabirle psikolojik hastalıkların temelinde nefsin heva ve hevesleri, tevekkülsüzlük, ihtiras, kıskançlık, sabırsızlık gibi ahlaki zaafları yatmaktadır.
Haram para, mal, makam, durduğu yerde durmaz. Şeytan size yediğiniz haltı hoş gösterse de, sizi manen çürütür. Zulm ile abad olunmaz. Bereketsizlik onları yer bitirir. Elbiseleri yeni olsa da beyinleri ve yürekleri çürüktür onların. Yüzleri gülse de içleri ağlar.
Tanrı kırallar, diktatörler..
Mafya Mafyalığını bilir. Siyasetçi Mafya yöntemlerini de kullanır, Mafya gibi de davranabilir. O zaman onlardan daha kötü, daha aşağılıktır. Onları da kullanır.
Hz. Ömer’e benzeyenler ne kadar alî ise, onun yolundan uzaklaşanlar o kadar adi’dir!
Devlet ezeli ve ebedi olmaz. İnsan yapısı hiçbir şey ve insanın kendisinin ezel ve ebed iddiası olamaz. Devlet kutsal da değil. Kutsallık atfedilen devlet put’tur. Yöneticisi ve yasaları adil olan devlet vardır. Bir de yöneticisi ve yasaları zulüm içeren zalim devletler vardır.
Devletsizlik de büyük bir beladır. Devletiniz yoksa zalim devletlerin oyuncağı olursunuz. Sizin devletiniz de adaletten uzaklaşırsa, ya zalim bir devletin oyuncağı olur ve size zulmeder ya da o zalim devletin kendisi başkalarını boyunduruğu altına alarak kendi halkını memnun ederken başkalarına zulmeder. Sonuçta bu da zalim bir devlettir. Haksızlığın ne için, kime karşı yapıldığı önemli değil.
Siyaset bir hizmet vesilesi olabileceği gibi bir ihanet ve zulüm aletine de dönüşebilir.. İktisad ve siyasetin İS’i, piyasanın elinde ülkeyi boğan bir PİS’liğe dönüşebilir.
Sonunda toplum siyasetin, siyaset toplumun eseridir. Siyaseti ifsad eden toplum, toplumu ifsad eden de siyasettir. Bu biraz da “tavuk yumurtadan mı, yumurta tavuktan mı” sorusu gibi bir dilemmadır. Birbirini üreten, besleyen, yönlendiren bir süreçten söz ediyoruz. “Halka rağmen” bir şey olmamalı, ama halk müfsidse.. Lut kavminin tercihi belli. Oylama yapılsa Hz. Lut mu seçilecekti. O zaman hem Hak ve halkın iradesi Hak temelinde buluşursa orada bir meşruiyetten söz edilebilir. Yoksa rüşvet alan memurla, ona rüşvet veren kişi aynı yanlışın eksi-artı kutupları gibidir.
Rusya’ya bakın. Çarlık yıkıldı! Çarlık zamanında zulüm yok muydu. Çar ve kilise iç içeydi. Sonra halk ayaklandı. Çarlık yıkıldı, komünizm geldi. Ne oldu. Zulüm yine devam etti. Zalimler ve mazlumlar yer değiştirdi. Onların peşinden gidenler, kapitalizmin, emperyalizmin, faşizmin cehenneminden kaçanlar, komünizmin cehennemine kapağı attılar. Bu lanet olası Şeytan yine yaptı yapacağını. Sonra Rusçusu, Çincisi, Troçkisti, sosyal demokratı, Latin Amerika modeli, Afrika modeli, dindar sosyalizm, demokratik sol, 40 parçaya ayrıldılar, birbirleri ile savaştılar. Faşist devletler, kapitalist devletlerin hali de ortada. O sizin “Demokrasi” konusunda örnek gösterdiğiniz devletler el altında soğuk savaşı, darbeleri örgütlemediler mi? Terör örgütleri ile işbirlikleri yapmadılar mı? Aynı ülkenin çocuklarının kanları ve gözyaşları üzerine kendilerine iktidar ve servet üretmediler mi?
Halk iktidarı, askeri cunta, aristokrasi, bürokrasi, jüristokrası, oligarşi, monarşi, demokrasi, cumhuriyet, ne fark eder ki, zulm bütün bu etiketlerin altında varlığını sürdürebilir. Teokrasi tabelası altında da zulüm yapılabilir, laiklik etiketi altında da. Suudi Arabistan’da yaşanan ne! Ya da DAEŞ, arkasında kim olursa olsun, zulmünü ne ile temellendiriyor. “Hak namına”(!) Hz. Ali’yi Şehid etmediler mı!. “Hak namına” ya da “Halk namına” yapılan şey zulümse ne fark eder.. Sonunda aynı Şeytanın farklı bir oyunu sözkonusu. Siyonistler ya da haçlılar, Myanmar’daki Budistler ne adına zulmediyorlar!
Devlet adil olursa saadet’tir, zalim olursa felaket’tir. Adil devlet nadirattandır. Adaletle başlasa bile, para, makam ve şehvet düşkünü birileri yükselir, adil, alim ve zahidler, dürüst ve cesur insanlar iktidardan uzaklaştırılmışlar, o devlet zulüm devletine dönüşür. Adaletten uzaklaşılınca da akıbetleri felaket olur. Devlet zulmü ya da adaleti yöneticisi, bürokrasi, yargı, güvenlik elemanı, basını, işadamı ve sivil toplumu ile birlikte yapar. Genellikle de birbirlerine benzerler. Tencere yuvarlanır kapağını bulur. Her ikisi de birbirini iyi ya da kötü yönde dönüştürür. Bazan da çatışmaya girerler, bunlardan bir taraf kazanır ve ötekileri tasfiye eder. Bazan da yenişemezler, dış bağlantılar kurarlar, zaman içinde kendileri dönüşür ve bu süreç uzun zaman devam eder. Kötü iken iyi olanlar, iyi iken kötü olanları da olabilir. Bu alemde her şey mümkün.
Onun için devlete karşı olmak ya da devletçi olmak, her zaman doğru bir tercih olmayabilir.. Devletin de yanlışları olabilir, devlete karşı çıkanların da.. Her zaman Bolu beyi olmak ya da Köroğlu olmak haklı olmak anlamına gelmez. Haklı olmak, kimseye haksızlık yapma hakkı da vermez. Aslolan ıslahattır. İnsanları kaçırmak değil kazanmaktır. Cezalandırmak kadar affetmek de önemlidir.
Bakın, eğer devlet her halukârda “nimet” olsaydı, herhalde bazı peygamberler hicret etmezlerdi. “Hicret” kaçıp gitmek değil elbette. Hicret geri dönüş umudunu içinde taşıyan yeni bir başlangıçtır. “Allah’ın arzı geniştir”. Kendi devletinin şerrinden emin olmak için insanlar bazan kaçacak yer aramışlardır. Onun için Kur’an-ı Kerim “Yurtlarından çıkarılanlar” hakkında ayrı bir düzenleme yapmıştır. Biz inşallah adil bir devleti ve bereketli bir nimeti hak eden kullardan oluruz. Bu yolda yürüyen istikamet ve ihlas sahipleri için, selâm ve dua ile.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları




































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
18.01.2026
18.12.2025
7.09.2025
3.08.2025
26.08.2024
5.08.2024
4.06.2024
27.05.2024
20.05.2024
5.05.2024