Akın ÖZÇER
Günlerden 13 Ocak 1979, Cumartesi. İspanya’da özerklik sistemine dayalı yeni anayasanın halkoyuyla benimsenmesinin (6 Aralık 1978) üzerinden sadece beş hafta geçtiği halde, ETA terör eylemlerine hâlâ son vermiş değil, hatta böyle bir niyeti de yok. Özerkliğin bağımsız Bask devleti hayalini ortadan kaldırdığı gerekçesiyle silahlı mücadelesini sürdürmek istiyor. O gün de Azcoita’da jandarmaya (Guardia Civil) yönelik bir saldırı gerçekleştiriyor ve iki erin ölümüne yol açıyor. Bu suikastla ETA’nın yılbaşından bu yana özellikle orduyu ve polisi hedef alan eylemlerinde hayatını kaybedenlerin sayısı da 10’a yükseliyor.
İspanya’nın ETA ile mücadelesinin güçlüklerinden biri, örgüt üyelerinin Franco döneminden beri Fransa topraklarında barınıyor ve silah ve mühimmatını burada saklıyor olmaları. Pirene sıradağlarındaki geçitlerden İspanya’ya gizlice sızan teröristler eylemlerini gerçekleştirdikten sonra ellerini kollarını sallayarak Fransa’ya geri dönüyorlar.
Fransa, uzun zamandan beri acımasız bir diktatörlük olan Franco rejiminin sürgüne yolladığı muhaliflere olduğu gibi, radikal Bask milliyetçilere ve ilerde terör örgütüne dönüşecek olan ETA militanlarına da kapısını açmıştı. Ama bu desteğin artık en azından teröristlere yönelik olarak kesilmesi gerekirdi. ETA 1973’te gerçekleştirdiği Carrera Blanco suikastıyla acımasız bir terör örgütüne dönüşmüş; İspanya ise demokratikleşme sürecini demokratik bir anayasayla taçlandırmıştı.
Günlerden 16 Ocak 1979, Salı. Le Monde gazetesi “Bask sarmalı” (L’engrenage basque) başlıklı bir analiz yayımlıyor. Analizin asıl amacı, İspanyol medyasının haklı olarak Fransa ve Barre hükümetini ETA üyelerine sığınma hakkı tanıyarak teröre dolaylı destek sağlamakla suçlamasını yanıtlamak. Le Monde özetle İspanya’nın Franco döneminden bu yana Fransa’yı, topraklarını ETA’nın üs olarak kullanmasına göz yummakla suçladığını kaydediyor. Ardından Cumhurbaşkanı Valery Giscard d’Estaing’nin Madrid ziyaretinde belirttiği gibi İspanya’nın o dönemden bu yana demokratikleştiği ve Fransa’ya sığınan İspanyollara artık mülteci statüsü vermenin anlamı kalmadığını vurguluyor. Ama “Madrid hükümetinin de (…) siyasi çözüm gerektiren bir drama verilmesi gereken cevabı kendi toprakları dışında aramasının Francocuların hatasına düşmek” olduğunun altını çiziyor.
Günlerden 17 Ocak 1979, Çarşamba. El País, “Yanlış bir bahane” (La falsa coartada) başlıklı bir başyazıyla Le Monde’a cevap veriyor. Başyazıda, Fransa’nın Bask sorunundaki sorumluluğunu üstünden atma çabasının inandırıcı olmadığı gibi, ayrıca ve özellikle “ahlaksızca” olduğu vurgulanıyor. Böylelikle iki komşu ülke medyası üzerinden yürüyen bir tür savaş ateşlenmiş oluyor. Ama özellikle bazı Fransız politikacılar da “Bask sorununun sadece İspanya’yı ilgilendirdiği” görüşünü yinelemek suretiyle bu savaşa zaman, zaman benzin dökmeyi ihmal etmiyor.
Günlerden 18 Temmuz 1981, Cumartesi. Fransa’nın yeni iktidar olan Sol Birlik hükümetinin İçişleri Bakanı Gaston Deferre, Fransa’da tutuklu beş “Bask militanın” İspanya’ya iadesinin söz konusu olmadığını şöyle açıklıyor: “ iade bütün Fransız geleneklerine aykırıdır, özellikle burada olduğu gibi siyasi bir mücadele söz konusu ise”. Deferre’ in sözünü ettiği “Bask militanlar”, ETA terör örgütü militanlarından başkası değil. Yetkili Fransız mahkemeleri (Paris, Aix-en-Provence ve Pau) bunlardan dördünün (Tomás Linaza, José Miguel Arrugaeta, Miguel Angel Aldana, Juan Carlos Arruti) askeri (M) ve siyasi-askeri (PM) ETA’lara mensup oldukları gerekçesiyle iade edilmelerine olumlu görüş vermiş. Ama görünen o ki Fransa’daki sosyalist-komünist ittifakı için de o dönem bunun hiç önemi yok.
Günlerden 21 Temmuz 1981, Salı. El País, “Fransız usulü” (A la francesa) başlıklı başyazısında Madrid ziyareti bu nedenle iptal edilen Deferre’ in açıklamasının iktidar değişikliğinin Fransa’nın İspanya’ya dostça olmayan tutumunu değiştirmeyeceğini, Giscard ve sağ iktidarının yaptığını Mitterrand ve sol hükümetinin devam ettireceğini gösterdiğini yazıyor. “Fransa’nın sığınma toprağı olduğu” yaklaşımının da bir çifte standardı ortaya koyduğu belirtilen başyazıda, Fransa’nın çoğu adam öldürmüş ETA militanlarından ağır suç işlemedikleri halde Baader-Meinhof’un avukatı Klauss Croissant’ı Almanya’ya, Prof. Toni Negro ile Prof. Franco Piperno’yu da İtalya’ya iade ettiği hatırlatılıyor.
Unutmamak gerekir ki 1981, İspanyol demokrasisi için kara bir yıldı; özerklik sistemine dayalı 1978 anayasasından memnun olmayan Francocu subaylar, ETA’nın, kendi belgelerine göre, onları tahrik etmek için tırmandırdığı terör eylemlerini bahane ederek 23 Şubatta darbeye kalkışmıştı. Darbe tehlikesi Kral Juan Carlos’un karşı çıkmasıyla atlatılabilmişti. O bakımdan ETA terörünü bitirmek Calvo Sotelo hükümeti için öncelikli bir konuydu. Terörle mücadeleden sorumlu Manuel Ballesteros’a göre, “Bask terörü Fransa’nın güneyinde sahip olduğu kuvertürden yoksun kalsa, ETA altı ayda biterdi.” (Moran Sagrario, ETA entre España y Francia, Madrid 1997, s 137)
Fransa’nın bu konudaki tutumunda, İspanya’da demokrasi döneminin başlangıcı sayılan ve Sosyalist İşçi Partisi PSOE’yi tek başına iktidara taşıyan 28 Ekim 1982 seçimlerinden sonra da uzun süre değişiklik olmadı. Gonzalez hükümetinin Dışişleri Bakanı Fernando Moran’a göre, işbaşına geldiklerinde “ikili ilişkiler, en azından demokrasiye geçiş döneminin en kötü noktasındaydı. (…) VeFransa, İspanyol demokrasinin kökleştiğini hazmetmekte aşırı ölçüde gecikmişti.” (ibid, s 166) Bunda Fransa’nın ETA’yı Franco’ya karşı çıkmış bir örgüt olarak görmeye devam etmesinin rolü büyüktü.
Günlerden 7 Nisan 1983 Perşembe. İki ülke İçişleri Bakanı Paris’te bir araya geliyor. José Barrionuevo Fransız mevkidaşına Bask Özerklik (Gernika) Statüsü ’nü takdim ediyor ve İspanya’nın terörle demokratik mücadelesi hakkında bilgi veriyor. İyi ki böyle yapıyor zira Gaston Deferre Fransız olmasının verdiği kibirle engin cehaletini ortaya koyarak Baskların bir parlamentosu olup olmadığını soruyor. Barrionuevo Bask özerk topluluğu hakkında ayrıntılı bilgi verdikten sonra Deferre’e Fransa’da halen mülteci konumunda olan teröristlerin listesini sunuyor. Deferre yine aynı sarsılmaz kibriyle “bunlar eski propaganda. Siz onları İspanya’da aramalısınız” diyor. Görüşmeye katılan Fransa’nın Madrid Büyükelçisi Pierre Guidoni üstüne vazifeymiş gibi ayrıntıya giriyor: “ETA’nın merkezi Fransa’da değil, Bilbao’da.” (ibid 173-174)
Hükümetleri aynı siyasi aileye mensup olmakla birlikte böylesine farklı dilde konuşan Fransa ile İspanya arasındaki ilişkiler Deferre-Barrionuevo görüşmesinden bir süre sonra kucağında Antiterörist Kurtuluş Grubu GAL gibi çetrefilli bir dosya buluyor. Karşı terör örgütlenmeleri İspanya’yı Franco dönemine götüren, 70’lere dönüşü simgeleyen yanlış bir terörle mücadele uygulaması. Ama Fransa topraklarındaki ETA militanlarına karşı eylemleriyle iki-üç yıl adından söz ettiren GAL’in Fransa’yı bu konuda İspanya ile işbirliğine zorlayan faktörlerden biri olduğunu da kabul etmek gerekir.
Uluslararası alanda, özellikle demokratik ülkeler arasında terörle mücadelede işbirliğinin büyük önem taşıdığına kuşku yok. İspanya ETA’ya karşı mücadelesini, sadece silah bırakma karşılığı siyaset hakkı tanıyan demokratik yöntemleriyle değil, aynı zamanda polisiye önlemleri de devreye sokarak kazanabildi. Polisiye önlemler bağlamında Fransa ile işbirliği, terör örgütünün silah bırakmaktan başka çaresi olmadığını anlamasında küçümsenmeyecek bir rol oynadı. O bakımdan Fransa’nın bu işbirliğine kapıyı açmadığı dönemde ETA’ya dolaylı destek sağlamış olduğunu kabul etmek gerekir.
Fransız ETA uzmanı Jean Chalvidant’nın 18 Mart 2010’da Le Monde’da yayımlanan görüşüne göre, Fransa toprakları uzun yıllar ETA militanları için bir dinlenme ve lojistik merkezi olarak işlev gördü. Silah, mühimmat ve bombalar gizli depolarda saklandı. Böylelikle yıllar boyunca İspanya’da eylem yapıp değişik kimlikler taşıdıkları ve gizlendikleri Fransa’ya geri döndüler. Bu durum İspanyol ve Fransız polisi arasında ETA’ya karşı sıkı bir işbirliğinin yürüdüğü son dönemde bile devam etti ne yazık ki.
Fransa gibi demokrasinin beşiklerinden biri sayılan bir ülkenin komşu ülkede kan döktükten sonra topraklarına dönen teröristlere sağladığı bu dolaylı desteğin diplomasi tarihinin kara lekelerinden biri olduğuna kuşku yok. Fransa 25-30 yıl öncesine kadar komşusuna bunu yapıyorsa, demokratik olmayan, uyacağı uluslararası taahhütleri bulunmayan İran ve Suriye gibi komşularımızın PKK üzerinden Türkiye’ye karşı dolaylı bir savaşa girmesinin şaşılacak bir tarafı yok. Şaşırtıcı olan, Fransa gibi demokratik ülkelerin, hükümet düzeyinde olmasa da, medyalarıyla saldırıya uğrayan Türkiye’ye karşı yalan haberler kullanarak dolaylı destek veriyor olması kuşkusuz.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları









































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
2.02.2026
26.01.2026
15.01.2026
12.01.2026
5.01.2026
29.12.2025
21.12.2025
13.12.2025
6.12.2025
1.12.2025