Akın ÖZÇER
Türkiye’de askerin 12 Eylül darbesinden başlayarak eksik demokrasimize yaptığı ve yapamadığı müdahaleler bugün yargının önünde bulunuyor. Resmin geneline bakıldığında, 1980’de yönetime el koyan ve Türkiye’yi ne yazık ki dünyadaki gidişatın aksine 82 Anayasası gibi demokrasi ve temel hak ve özgürlükleri kısıtlayan bir anayasaya mahkûm eden askerin, bu da yetmezmiş gibi siyasete sürekli müdahale ettiği, müdahale koşullarını yaratmak için eylem planları yaptığı açık bir şekilde anlaşılıyor. 12 Eylül’den geriye doğru gidildiğinde, bu alışkanlığın aslında tek parti dönemi bittikten sonra başladığını ve seçilmiş hükümetlere belirli politikaların dayatıldığını görmemek için herhalde kör olmak gerekiyor.
Aslında Türkiye’nin 20’li, 30’lu yıllarda Atatürk inkılâplarıyla çağdaşlaşmaya giden yolda önemli adımlar attığını kabul etmek gerekir. Nitekim reformlar o dönemde Avrupa’nın başta laik Fransa olmak üzere birçok ülkesinde alkışlanmıştı. Özellikle Fransa’da Başbakan Edouard Herriot başta olmak üzere birçok düşünürün Atatürk reformları üzerine sarf ettikleri övgü dolu sözleri bu köşeye sığdırmak mümkün değil doğrusu.
Ne var ki Cumhuriyet’in kuruluşunda taraf, tek parti iktidarında ortak olan asker, İkinci Dünya Savaşı ertesinde uluslararası arenadaki gelişmeleri doğru okuyamadı. Çağdaşlığın demokrasiden geçtiğini, demokrasinin de laiklikten ve Atatürk reformlarından ibaret olmadığını kavrayamadı. Demokrasilerde askerin siyasetten temelli çekilmesi gerektiğini gözardı etti. Kimbilir belki iki kutuplu dünyaya ve Sovyet tehdidine karşı NATO’da sahip olduğu ağırlıklı role güvendi. Siyasete sürekli müdahale ettiğinden, hem içeride demokrasimizi geliştirememiş, hem Avrupa Konseyi gibi üye olduğumuz kuruluşların yükümlülüklerini yerine getirememiş olduk ve çağdaş dünyanın bir hayli gerisinde kaldık.
Öyle sanıyorum ki Helsinki Zirvesi, askerin çağdaşlaşmadan yana sivil kesimle bütünüyle ayrıştığı sürecin başlangıcını oluşturuyor. Nitekim MGK Genel Sekreterliği, 28 Şubat’la “irtica”, Öcalan’ın yakalanmasıyla terör ve bölünme olarak adlandırılan “iç tehditlerin” aşıldığı ve AB üyeliğine giden yolun açıldığı böylesine elverişli bir dönemde dahi, Kopenhag siyasi ölçütlerinin belkemiğine karşı çıktı. O dönemde bürokraside reform çalışmaları yapanların tanık olduğu “daha çok demokrasiye direnişin” darbeler ve eylem planlarının yargılandığı bugünkü “yüzleşme sürecinin” başlangıcını oluşturduğunu söylemek mümkün.
Türkiye’nin ilk Ulusal Programı’nı hazırladığımız o dönemde MGK Genel Sekreterliği’nin reform önerilerimize nasıl karşı çıktığını yeri geldikçe ayrıntılarıyla yazıyorum. Ama itiraf etmem gerekir ki beni o zaman en çok Genel Sekreterlik’te görevli bir generalin Müsteşar Yardımcımıza söylediği “Biz Lausanne’nın azınlıklarla ilgili hükümlerine de karşıyız” sözü hayal kırıklığına uğratmıştı. Bu söz, Bakanlığı da ayağa kaldırmış, hatta ertesi gün Lausanne’a destek ifade eden bir Bakanlık bildirisi yayınlanmıştı. Öyle ya biz bir yandan azınlık vakıflarının sorunlarını çözümlemeye çalışır, diğer yandan Kürt sorununa makul bir çözüm ararken bu tuhaf yaklaşım da nereden çıkıyordu?
Sözünü ettiğim general şimdi Silivri’de darbe girişiminde bulunmak iddiasıyla açılan davalardan birkaçında tutuklu olarak yargılanıyor. Aslında darbe girişimleri ve siyasete müdahalelerin yargı sürecine taşınmasına öncelikle demokrasinin vazgeçilmez unsurları olan siyasi partilerce destek verilmesi gerekiyor ama gel gör ki demokrasiyi engelleyenlere değil de muhaliflerine karşı çıkan partilerimiz var.
Söz gelimi CHP, arkasında durduğu Silivri sanıklarını aklamak için her yola başvurmaya kararlı görünüyor. Cumhuriyet mitinglerinde “AB Türkiye’yi bölüyor” sloganını atanlarla birlikte hareket eden ana muhalefet partisi, görülmekte olan davaları itibarsızlaştırmak için şimdi AB’den medet umuyor olmalı ki KPK (Karma Parlamento Komisyonu) üyesi Umut Oran AP üyelerine bir mektup gönderiyor. Bu mektupta, Türkiye’de hiç darbe olmazmış, onlar da bunu bilmezlermiş gibi Balyoz Darbe Planı’nın düzmece olduğunu savunuyor. Ayrıca danışmanları sanki nasıl bir parti olduğunu AP üyelerine söylemeyecekmiş gibi CHP’nin bu davayı “insan hakları bazında” ele aldığını öne sürüyor.Yeni anayasaya vesayetin güvencesi olan ilk üç maddenin taşınmasını “kırmızıçizgi” ilân edecek, anadilde eğitim gibi temel hak ve özgürlüklere soğuk bakacak ama “insan haklarını savunuyorum” diyecek ve herkes buna inansın isteyeceksiniz, tuhaf doğrusu.
Genel Başkan Kılıçdaroğlu, belki bu tuhaflığı giderme arzusuyla dün CHP’nin “darbe temizliği için demokrasi paketini” açıkladı. CHP lideri eleştirilerime hak verircesine “ülkemizde demokrasi varmış gibi bir oyun oynamaktan vazgeçelim” dedi. Çok doğru; başta CHP olmak üzere herkes bu oyundan vazgeçmeli, başkalarının paketine hayır diyeceğine kendi paketini ortaya koymalı, yeni anayasa için koyduğu kırmızıçizgileri kaldırmalı ve Silivri sanıklarının arkasından çekilmeli ki eski ve Kılıçdaroğlu’nun dediği gibi “yeni kuşaklar demokrasinin ne olduğunu öğrensin”.
CHP’yi eleştirmek, AK Parti’yi aklamak anlamına gelmiyor kuşkusuz. Geçen yazılarımda altını çizdiğim gibi, hükümet de bazen sınırları atanmışlarca belirlenmiş politikaları yürütmek zorunda kalıyor. İşte içeride Kürt, dışarıda Kıbrıs ve Ermeni sorunları, seçilmiş hükümetlerin üzerinde adeta Demokles’in kılıcı gibi sallanıp duruyor. “Game over” demek için daha çok erken, bilmem farkında mısınız?
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları










































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
2.02.2026
26.01.2026
15.01.2026
12.01.2026
5.01.2026
29.12.2025
21.12.2025
13.12.2025
6.12.2025
1.12.2025