Aydın ENGİN
Biliyorum, biliyorum, tek tek sivrisineklerle uğraşarak sıtma mücadelesi olmaz; bataklığı kurutmak gerekir.
Türkiye'de her gün yaşadığımız tanık olduğumuz okuduğumuz, seyrettiğimiz rezaletleri, çamurlaşmış bilinçaltlarını dışa vuran sözleri, konuşmaları tek tek ele alıp eleştirmek, kınamak, yerin dibine batırmak sadece yazanı rahatlatır, yüreğini soğutur. Belki kimi okurlarda da benzer etkiyi yapar ama öylesi yazılar anlamlı ve önemli değildir.
Sorunların köküne, kaynağına inebilmek, derinlemesine çözümlemeler yapabilmek gerekir. Gazete yazısında beklenen de budur. Dilinin döndüğü, aklının erdiği, bilginin elverdiğince bunu yapmaya çalışırsın.
Gel gör ki…
Gel gör ki gün gelir öfken patlar, bir sivrisinek canını acıtır, öfkeni taşırır. Taşıyamazsın. Bilgisayar klavyesine dayak atar gibi vurarak yazıya yumulursun.
Şimdi olduğu gibi.
* * *
AKP yargısının ciddiye alınır bir gerekçe bulmaya bile çabalamadan hüküm kestiği, Adalet Bakanlığı'nın hapis cezasını daha da katlanılmaz kılma hesabıyla Diyarbakır'da "işlenen bir suçun" cezasının infazı için ülkenin öteki ucuna, Edirne cezaevine tıktığı Selahattin Demirtaş'ın çocuklarının ziyaretine izin verilmemesi üzerine, eşi Başak Demirtaş isyan etti. Korona tehlikesini gerekçe gösteren cezaevi yönetiminin çift taraflı camın ardından telefon benzeri bir aygıtla yapılabilecek bir görüşmeye bile izin vermediğini anlattı.
Haber sosyal medyada ve sahici gazetecilerin yazdığı, yönettiği dijital ve yazılı medyada yer aldı.
Yani duyuldu.
Duyulunca "Ak-Troller" ordusu kolları sıvadı, düzeyleri, kültürleri ve zekâları o kadarına elverdiğinden Selahattin Demirtaş'a, Başak Demirtaş'a küfürler yağdırdılar.
Keza beyinleri bacaklarının arasında yerleşmiş "errrkkkeekkk"ler de aynı koroya bir başka uçtan katıldılar.
Keza Türk milliyetçiliği batağında debelenen ve Kürt yurttaşlarımıza düşmanlığı her fırsatta göstermeyi görev bilenler de "en ağır nasıl hakaret edebilirim" yarışmasına katıldılar…
Yukarıda saydığım gruplardan hangisine girdiğini bilemeyen biri de Twitter'den böğürdü:
"Selo iti enikleriyle görüşemiyormuş. Bizim şehit çocuklarımız da babalarıyla görüşemiyor. Allah ya size verecek, ya bize."
Tweetin altındaki imza: Tamer Akkal. AKP Manisa Milletvekili.
Adamı tanıyoruz. Son seçimde İyi Parti'den milletvekili seçildi ama hesaplı bulmamış olacak ki Reis'e biat edip AKP'ye sığındı.
Bu tweet yayınlandığında kaçınılmaz tepkiler yükseldi. Yükselince de Tamer Akkal tweeti sildi; ardından da TBMM antetli, fiyakalı bir kağıda yazılmış bir açıklama yolladı:
"Bugün sabahın ilk saatlerinde resmi sosyal medya hesaplarımdan Selahattin Demirtaş ve ailesi hakkında yapılan paylaşım, şahsım tarafından yapılmamıştır; bir danışman arkadaşımızın hesapları karıştırarak yaptığı bir paylaşımdır."
Milletvekili Akkal bu açıklamanın yanısıra danışman hakkında 'gerekli işlemlerin yapıldığını' da kaydetti.
O işlemlerin ne olduğunu henüz bilmiyoruz. Belki ağzına acı biber sürmüştür ya da kulağını çekmiştir ya da…
Geçiniz.
Benim merakım Manisalıların Meclis'e milletvekili olarak yolladığı bu zat bu kafadaki bir herifi danışman olarak seçmenin hesabını nasıl verecek?
Bitmedi…
Bu kafadaki birini partisine üye olarak alan AKP Reisi, "böyle bir danışman seçen" birini partisine aldığı için utanacak mı?
Ayrıca…
* * *
Yok… Ayrıca mayrıca derken ben hızla hakaret suçunu işleme sınırına geldim. O yüzden bu yazıyı burada noktalamak gerek.
Son söz: Eyyy milletvekili Tamer Akkal efendi, bana danışmanını söyle, sana kim ve ne olduğunu söyleyeyim…
Yazarlar
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANBahis oynayan bakan kim?.. CASUS KİM?.. 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları






















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
31.01.2022
29.01.2022
28.01.2022
18.01.2022
17.01.2022
3.01.2022
24.12.2021
13.12.2021
6.12.2021
4.12.2021