Aydın Selcen
Bazen ilkel ya da yabanıl demeli belki güdülerimiz yaklaşan tehlikeyi sezinletir bize. Belirtilerden de olabilir bu. Aynı yüzü aynı gün içinde ikinci kez gördüğünüzü sonradan anımsamak gibi. Olağandışı sessizlikten de. En dingin an, saldırıdan hemen önceki andır genellikle çünkü. Paranoya da olabilir ama bazı mesleklerin, istihbarata karşı koymak gibi, temel hasleti de kuşkuculuktur. Kaçınılması gereken ise, çok kullanılan “far görmüş tavşan” benzetmesi gibi, olay ufkuna girildiğinde felç olmamaktır. Buna karşılık “az yapmak da çok yapmaktır” bazı durumlarda. İsveç’te, kullandığınız araç buzda kaymaya başlarsa “vitesi boşa at ve sür” diye öğretilir: Yani soğukkanlı ol, iki elinle birden direksiyona yapış ve gözlerini yoldan ayırma.
Bağlamın krokisini çizmeye çalışalım önce. ABD Başkanı Biden ve Dışişleri Bakanı Blinken yeni ABD yönetiminin dış politika stratejisini (ilk taslağını) açıkladılar. O arada dünya işleri de boş durmadı: Rusya Fırat Kalkanı bölgesinde Cerablus ve Azez’i, ABD Suriye-Irak arasında Abu Kamal kapısındaki İran destekli Irak milislerini, İran aynı milisler eliyle ABD’nin Irak’taki Al Asad üssünü vurdu. Yunanistan, GKRY, Mısır ve İsrail Doğu Akdeniz enerji kaynakları konularında işbirliğini somutlaştırdı. BAE, Yemen Savaşı’ndan çekilirken Eritre’deki Assab üssünü boşalttı. SA, Katar ile arayı düzeltti. ABD, Kaşıkçı Cinayeti raporunu açıkladı ama MbS’ye yaptırımdan geri durdu.
Çin, bu günlerde çifte yasama toplantılarını yapıp, 2021-2026 Beş Yıllık Kalkınma Planı’nı açıklayacak*. ABD’nin öncelikli derdi Çin’le. Muhtemelen gelecek onyıllara yayılacak “hür dünya v. demir perde” benzeri bir “modeller”, “ütopya-distopya” mücadelesi yaşayacağımız anlaşıldı. O doğrultuda ABD demokrasi, hak ve özgürlükler vurgusu yapmayı sürdürecek. Rusya, SSCB olmasa da, bu haliyle dahi ABD’nin eninde sonunda Çin’den ayırmak isteyeceği bir güç. Türkiye de, Rusya ve Britanya ile birlikte AB yörüngesinde ama o Brüksel güneş sisteminin parçası olmayan üç ülke arasında da sınıflandırılabilir.
Yakın tarihten kuş uçuşu gelelim. Milliyetçiliğin ve İslâm'ın da (Rusya’ya ve başta Hindistan, Britanya sömürgelerine karşı) araçsallaştırılmasında önce Almanya var. Dönüşmüş ittihatçı kadroların kurduğu cumhuriyet. Avrupa’da güçlenen faşizmler: Franco, Mussolini ve Hitler. İnönü’nün II. Dünya Savaşı’ndaki akılcı “denge oyunu.” Soğuk Savaş’ta milliyetçilik sponsorluğunun ABD’ye geçişi. Arap ülkelerinde yükselen milliyetçilikler: Nasır, Saddam, Hafız Esat. Filistin ve benzeri “ulusal kurtuluş” mücadeleleri, muhaberatlar, darbe içinden çıkan darbeler. Bunlarla Türkiye’nin etkileşimi. Milliyetçiliğin İslamcılaştırılması, “yeşil kuşak” sonra “ılımlı İslâm.” Soğuk Savaş bitip, Doğu Avrupa aradan çıktığında, Batı’ya uzak düşen Türkiye. Nihayet 15 Temmuz’da kendini kusan karadüzen.
Aynı zamanda Türkiye NATO üyesi, Avrupa Konseyi ve AGİT kurucusu, AB adayı. Çok katmanlı, çok kimlikli, uzun ve derin tarihli Türkiye’ye son yüzyılda giydirilen deli gömlekleri, dökülen kil kalıplar, içine itildiği cendereler. Hiç yoktan 1856 Paris Anlaşması’ndan bu yana yüzü Batı’ya dönük, Avrupa yapısının parçası Türkiye. Ermeni Soykırımı, 6-7 Eylül pogromu, “fortuna”, Varlık Vergisi vb. “dolaptaki iskeletlerle” de ama Balkan Savaşı yıkımıyla da yüzleşememiş, Kürt Sorunu’nu da çözememiş, Alevi nüfusunu rahatlatamamış Türkiye. Batı’yla bilfiil cephede savaşan son kuşağın kurduğu ama Batı düşmanlığı gütmemiş, aynı modernleşme, Batılılaşma ülküsünü, yönelimi sürdüren laik cumhuriyet.
Kendi küçük dünyamızda ise başka anlatı pazarlıyoruz. PKK bir yandan “darbe üzerine darbe” yiyor, deyim yerindeyse kaçacak delik arıyor, dağda birkaç yüz kişi kalmış. Türkiye olmadığı denli güçlü, dediğim dedik, yalnız süvari. Öte yandan aynı PKK, Suriye kolu YPG/YPJ üzerinden NATO müttefikimiz ve başat küresel güç ABD’den doğrudan destek alıyor. Eşanlı olarak aynı PKK, Şengal’de de ABD’nin Ortadoğu’daki baş hedefi İran’la çalışıyor. Kobani “fırsatını” ıskaladık mı, PKK gerçekten devleti yıkacak ciddiyette bir tehdit mi sorgulanmıyor. Üstelik iktidar değişikliğinde alternatif bir politikalar seti gündeme gelecek mi, belirsiz. “Gelmeyeceği belli” dememek için böyle kıvırma payı bıraktım.
Basitçe ilk ne yapmalı? En önce İsrail ama onunla birlikte Mısır, SA, BAE ile diplomatik iletişim canlandırılıp, yeniden kurumsallaşmalı. Azerbaycan’a verilen etkili destek sonrasında, Ermenistan’ı diplomasiye çekecek açılım planlanıp, uygulanmalı. Şii milisler arasında yeniden iç savaşa sürüklenip, kendi içine çökebilecek Irak’a destek olmak, olmazsa yangından etkilenmemek üzere ihtimaliyat planlaması yapılmalı. İran’la kafa kafaya itilmekten kaçınılmalı, AB ile birlikte nükleer uzlaşıda sorun çözücü rol üstlenilmeli. S-400’den kurtulunmalı, F-35 programına geri dönülmeli. Havanın her an dönebileceği bilinciyle, yağabilecek doluya NATO sundurması altında yakalanmalı, AB’ye tam üyelik hedefi masanın tam ortasına geri konulmalı. Aranan “stratejik özerklik” ise eğer gerçekten, ona ancak uluslararası ortaklıklarla ulaşılabileceği bilinmeli.
Teknoloji deyince, 2.5 milyar dolarlık TCG Anadolu gibi bir platforma Bayraktar SİHA’larını indirmek gibi bir absürtlüğü marifet saymak değil de uzun soluklu biçimde yapay zekâ, yeşil dönüşüm düşünmeli; fizik, matematik, kimya, biyoloji gibi temel bilimlere yatırım yapmalı. Boeing Avustralya ile insansız savaş uçağı yaparken, 5G konuşulurken, cep telefonundan akıllı telefona geçiş gibi bir durumda ayazda kalınmamalı. Milli Muharip Uçak üretimi gibi konseptlerin ihracat olanağı yoksa “maliyet-etkin” olamayacağı bilinmeli. Petrolün ömrü bitiyor, doğal gaz görülebilir gelecekte bizimle kalıyorsa Karadeniz kadar, hatta ondan önce, IKB kaynakları değerlendirilmeli. Terörle mücadeleye yurtta ve dünyada karşı çıkan yok, ama Kürt Sorunu’na siyasal çözüm artık ötelenmemeli.
Muhalefetin kilit taşı “güçlendirilmiş parlamenter sistem” olan bir anlatısı var. ABD ve AB’den bakışla da, rasyonel karar alma yetisini yitirmiş, refleksif davranan bir aktöre indirgenmiş görünüyoruz. Kimlik olarak da jeopolitik değeri yüksek, selefi cihadizmle mücadelede parçabaşı ortak, Ortadoğu ve Kuzey Afrika’dan yasadışı göçe dalgakıran görevi verilmiş, hani deyim yerindeyse “içince sapıtan dost” gibi sürekli idare edilmesi gereken bir yarı-ortak profili. “İslâm ve demokrasi” bahsinde dahi fikrine danışılmayan yahut o tartışmaya yapıcı katkı sunamayan. Türkiye’yi bölgesel caydırıcılığı çok yüksek, tarihiyle yüzleşmiş, kendiyle barışık, müreffeh, eşitlikçi ve çevre dostu bir özgürlük, huzur ve istikrar adası olarak tasavvur ediyor mu “demokratik” muhalefet? Muhalefetin gelecek tasavvuru ve onun yansımalarından olan dış politikası nedir?
Tarih ve coğrafya sabit. Var olan ve yaklaşan sınamalar ortada. Vizyon ve kimlik sorularına yanıtlar ise belirsiz. Nerede olacağız, nasıl duracağız, ulusal güvenliğimizi korumak için hangi erimde, hangi adımları atacağız, nereye varmak istiyoruz? Kimi askeri hedeflere ulaşılabilir belki. Ya siyasal nihai durum nedir? Kol bükme, dayatma gücü tamam. Ya diplomasinin ikna etme, birlik olma, sorun çözme gücü? İktidar olmak, yönetmek ve dönüştürmek iddiası varsa muhalefetin bu sorulara yanıtlarını bir “beyaz kağıt” hazırlayarak kamuyla paylaşmalı. Gündelik işleri perakende “tedvir” etmekle yetinmeyecekse. İktidara geldiğinde askeriyeye, hariciyeye, istihbarata henüz ilk haftalarda hangi siyasi talimatları verecek, hangi atamaları yapacak muhalefet?
“Terörle mücadeleye devam”, “dış güçler”, “emperyalizm”, “Londra’daki tefeciler”, “siyonizm” demekle, kolaya kaçmakla, yapılageleni ve ezberleri sürdürmekle olacak gibi değil bence bu işler. Gerçek “beka sorunu” esasen burada. Maalesef alacağım yanıtı, aslında yanıt da almayacağımı, kestirebiliyorum: “Sen merak etme biz oldururuz” veya “bugünün işi değil bunlar, az dur hele sonra bakarız”. “Bu defa ıskalamasak keşke” diyorum işte ben de aklım erdiğince, bir yerden ve bir an önce başlasak artık. Tam bitirdim şöyle konuştu Cumhurbaşkanı Erdoğan: “En küçük bir sendelemede, en ufak bir zafiyette bize üzerinde yaşadığımız şu vatan topraklarını bile çok göreceklerini biliyoruz." Dış politikada bu yaklaşımı paylaşıyor mu muhalefet, onu yanıtlasa yeterli.
*Meraklısına not: Doç. Dr. Ceren Ergenç ile Çin konuşacağımız “Dünya ve Biz” her hafta olduğu gibi Çarşamba günü 21:00’de ArtıTV’de.
**Büyükelçi Selim Kuneralp’in yazısını da bu bağlamda paylaşmak isterim.
***Dileyenlere benzer temalarda Şafak Göktürk’ün, Murat Sevinç’in, İslâm Özkan’ın yazılarını ve yine İslâm Özkan’ın Dr. Canan Özcan Eliaçık’la söyleşisini de eklemiş olayım. Geniş perspektiften dış politika düşünmek için.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları












































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
6.04.2025
23.02.2025
27.01.2025
9.12.2024
19.11.2024
11.11.2024
2.11.2024
1.08.2024
14.06.2024
14.04.2024