Ayhan ONGUN
Hrant Dink’in ölümünün sekizinci yıldönümünde yine on binlerce barış yanlısı alanlara indi, onu bir kez daha özlem ve saygıyla andı.
Devletten yine ses yok.
Karadeniz’in bir küçük kasabasında canı sıkılan, milliyetçi duyguları kabaran çocuk yaştaki birilerinin, İstanbul’a gelip Hrant’ı öldürdüğüne inanmamızı bekliyorlar hala bizden.
Görünürde dosya yeniden açılmış ve kimi olumlu gelişmeler yaşanmış olsa da ne devlet aklında ne toplum algısında pek değişen bir şey yok.
Çözüm sürecini mehter takımı gibi yöneten, giderek barış dilinden uzaklaşan siyasi irade, son dönemlerde yaklaşan seçimler nedeniyle, oy kaygılarıyla milliyetçi bir çizgiye sürüklenerek, yeşeren barış umutlarını da söndürecek gibi görünüyor.
Hrant Dink olayına sıradan bir cinayet olarak bakılmasının mümkün olamayacağını herkes biliyor olsa da, bilinçaltına yerleşmiş yabancı ve azınlık düşmanlığı, iktidarın yanlış söylemleriyle yeniden su yüzüne çıkmaya başladı.
Sevgili Hrant’ın dediği gibi “su çatlağını buluyor.”
Ancak suyu doğal mecrasından çevirmek isteyenler, barışa akması yerine, kin ve nefret tarlalarına doğru yeni çatlaklar açıyorlar.
Yoksa suyu kendi haline bıraksak, elbet o çatlağını bulacaktır.
Adına ne derseniz deyin, devlet içine kümelenmiş derin yapılar ve onları taşeron olarak kullanan karanlık güçler, Türkiye de gerçek anlamda demokrasinin, barışın yerleşmesini istemiyorlar.
Suyun aktığı yönde yeni çatlaklar, yeni tuzaklar oluşturuyor, bu güzel ülkeyi yeniden kan gölüne çevirmek, kardeşi kardeşe düşman etmek istiyorlar.
Derin devletle mücadele etmek için yola çıkan iktidar da ne yazık; yanlış yöne akan suyu kendi mecrasını çevirmek yerine, yalnızca suyu da değil, insanların zihinlerini de bulandırıyorlar.
Öyle olmasa, “bizim bu toprakların üstündekilerle işimiz olmaz, biz bu toprakların altına talibiz.” Diyecek kadar bu ülkeyi seven, ölüm tehditleri aldığı zaman bile ülkeyi terk etmeyi aklının ucundan bile geçirmeyen Hrant Dink’in yurtseverliğini kim sorgulamaya kalkabilir?
İstediği AB ülkesinde ailesiyle birlikte çok rahat ve güvenli yaşayabilme olanağı var iken, ülkesine ve insanlarına yürekten bağlı bu dava adamını alçakça öldüren katillere değil ama sekiz yıldır bunların arkasında olan karanlık güçlere ulaşmak için samimi bir çaba göstermeyenlere söyleyecek sözümüz var.
Yine Türkiye’nin yetiştirdiği az sayıda, yürekli, üretken, devrimci, Ermeni bir yurttaşımızı doğru anlayamayan, algılayamayan sözde aydınlara, mahcup demokratlara da söyleyecek sözümüz var.
“Ermeniler de Türkleri öldürdü.” Diyebilecek kadar demokrat, “Ermeniler Türkleri, Türkler de Ermenileri anlamaya çalışmalı”, “reçete diyalog” diyebilmeyi başarabilmiş bir bilge adamdı Hrant.
İktidar nasıl, Hrant’ın katillerini bulmakta, devletin derinliklerine gizlenmiş çeteleri açığa çıkarmakta isteksiz davranıyorsa, muhalefet partileri de Hrant Dink’in şahsında tüm faili meçhullerin aydınlanması konusunda gerekli duyarlılığı ve çabayı göstermiyorlar.
Onlar için Haziranda yapılacak seçimlerde kimlerin milletvekili olacağı meselesi, Türkiye’nin demokrasi, barış ve özgürlükler mücadelesinden çok daha önemlidir.
Öyle olmasa, geçmişte Susurluk zanlılarını, Madımak sanıklarını koruyanları, Kahramanmaraş katillerini, yüzlerce devrimci gencin hastanelerde ölüme terk edilmesinin sorumlularını meclise taşımazlardı.
Dargeçit de masum köylülerin kurşuna dizilmesi, bir uzman çavuşun karakolun kalorifer kazanında yakılarak öldürülmesi davasından yargılananları, belediye başkanı yapmazlardı.
İşin doğrusu da biz, Hrant’ı doğru anlayabilsek, onun topluma verdiği mesajları doğru algılayabilsek ve onun önümüze koyduğu reçeteyi uygulayabilsek, yani diyalog yollarını hep açık tutabilsek, su zaten kendi yolunda akar ve çatlağını bulur.
Eğer bugün su çatlağını bulamıyorsa, bizi yöneten ya da yönetmeye talip olanların siyasi hırs ve aymazlıklarındandır.
Eğer su çatlağını bulamıyorsa, siyasilerin ikiyüzlülüğünden, samimiyetsizliğindendir.
Öte yandan, bu ülkede yaşadığı coğrafyaya, insanlarına karşı sorumluluk duyan gerçek yurtsever, devrimci- demokratlar, barış yanlıları için su çatlağını buldu.
O, içinde umutlarımızı, hayallerimizi taşıyan su, Hrant gibi yazarların, Nazım gibi şairlerin, demokrasi ve özgürlük mücadelesinde yitirdiğimiz nice aydınların, kavga insanlarının gösterdiği yolda, barışa doğru usul usul akmakta.
Tüm olumsuzluklara, engellemelere, savaş kışkırtıcılarına rağmen bu güzel ülkede,
Kim ne derse desin,
“su çatlağını buldu.”
Yazarlar
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANBahis oynayan bakan kim?.. CASUS KİM?.. 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
19.08.2021
31.03.2021
17.03.2021
3.02.2021
23.10.2020
30.09.2020
28.07.2020
19.05.2020
15.05.2020
19.03.2020