Ayhan ONGUN
Bu sabah Bitez sahilinde yürüyüş yapıp denize girdim.
Bitez gibi her bir koyu ayrı güzel Bodrum Yarımadasında hala yazdan kalma bir hava, deniz çarşaf gibi, havada bahar ve çiçek kokuları….
Yazın o insanı rahatsız eden kalabalığı, ses ve görüntü kirliliği yok.
Bodrum yeniden gerçek sahiplerine, yaşamını burada sürdüren insanlara kaldı.
Kuşkusuz, yalnız Bodrum değil, Ege ve Akdeniz sahilleri de aynı iklimi yaşıyor.
Böylesine huzur dolu bir kentte yaşamak gerçekten bir ayrıcalıktır.
Peki iklimi, doğası, tarihi ve kültürel değerleriyle dünyanın en güzel ülkelerinden olan yurdumuzda bizler ne kadar huzurlu, ne kadar mutluyuz?
Ne kadar biliyoruz değerini, bu güzel ülkenin?
Ülkeyi yönetenlerden memnun olmadığımız kesin de, bizler; bu coğrafyada yaşayan yurttaşlar, yaşadığımız kentlere karşı sorumluluğumuzu yerine getiriyor muyuz?
Yalnızca şikayet etmek, sorunları sıralamak yetmiyor, yönetime ve yönetenlere müdahil olmak gerekiyor.
Ortaya koyduğumuz her soruna bir de çözüm önerisi getirmek, sorunun değil, çözümün parçası olmak zorundayız.
Önümüzde ülkemiz adına tarihsel öneme sahip yerel seçimler var.
29 Mart 2019 da önümüze sandık gelecek ve bizler yaşadığımız kentleri yönetecek kişileri seçeceğiz.
Mahallede muhtar, İl ve İlçelerde, beldelerde Belediye Başkanları, Büyükşehir Belediye Başkan adaylarından birilerini tercih edeceğiz.
Cumhuriyet yönetiminde, halkı, yine halkın içinden, kendi seçtiği insanların yönetmesi esastır. Demokrasinin vazgeçilmez koşulu da halkın iradesine saygı göstermektir.
Tam da bu nokta da sorun başlıyor.
Önümüze gelen sandığa oy atarak, görevimizi yapacağız ancak aday tercihi yapma hakkı ne yazık bizlere verilmiyor.
Bize sunulan alternatifi partimizin tercihi olarak sandığa atarak bir anlamda vicdanımızı rahatlatıyoruz.
Ama vicdanımız rahat mı?
Gerçek anlamda halk iradesinin sandığa yansıdığına inanıyor muyuz?
Elbette hayır!
Şu an uygulamada olan mevcut siyasi partiler ve seçim yasası, demokratik bir seçim yapılmasının önünde önemli bir engel kuşkusuz, ancak siyasi partiler kendi içinde demokratik davranabiliyor mu?
Sanıyorum büyük çoğunluğumuzun cevabı da hayır, olacaktır.
Eğer büyükşehir sınırları içerisinde yaşıyorsanız, siyasi partilerin kurmaylarının belirleyeceği büyükşehir adaylarını beklemek zorundasınız, daha sonra büyükşehir adayının da etkili olacağı bir süreçte ilçe belediye başkan adayı belli olacak.
En sonunda da meclis üyesi adaylarının sıralaması yapılacak.
Kriterleri, yöntemi belli olmayan bu aday belirleme sürecinde halk nerede?
Parti üyelerinin görüş ve önerileri, tercihleri nerede?
Bir anlamda demokrasi oyunu oynuyoruz.
Tüm bu olumsuzluklara rağmen, sonuçta kendi yaşadığımız kente sorumluluğumuz gereği, sürecin kıyısından, köşesinden de olsa dahil olmak, daha yaşanır bir kent amacına yönelik çabalarımızı yoğunlaştırmak zorundayız.
Uygulanacak yöntem ne olursa olsun; kitlesel destek, kamuoyu baskısı, sosyal medya hala etkisini koruyor.
Bu nedenle, geçmiş siyasi deney ve birikimi, vizyonu, yetenekleri, mücadele geçmişi ve de en önemlisi kişilik ve inancını yeterli ve uygun gördüğümüz adayları desteklemeye devam edeceğiz.
İçinde bulunduğumuz koşullarda başkaca yapacak bir şey yok.
Her türden sosyal grup ve çevrenin temsil edilebileceği, liyakatın esas olacağı belediye meclisleri bence işin en önemli yanı.
Belediye meclisi üyelerini kollektif yönetim anlayışıyla değerlendiren, yetki ve sorumlulukları onlarla paylaşmasını bilen, özgüven sahibi, kompleksleri olmayan belediye başkan adaylarıyla birlikte seçilen meclis üyelerinin muhtar azası gibi davranmaması, proje üretmesi, iş takibi yerine proje takipçisi olması tercih nedeni olmalıdır.
Son yasal düzenlemelerle yetki alanları hayli genişleyen muhtarların seçimi de yaşadığımız kente sorumluluklarımızdan biridir.
Umarım yaklaşık beş ay sonra yapılacak yerel yönetimler seçimleri barış ve huzur içerisinde tamamlanır.
Dilerim bu seçimler ülkemizde cumhuriyetin demokrasiyle taçlandırıldığı bir sürece evrilir.
AYHAN ONGUN(Gazeteci-Yazar) 6 Kasım 2018/BODRUM
Yazarlar
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları





































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
19.08.2021
31.03.2021
17.03.2021
3.02.2021
23.10.2020
30.09.2020
28.07.2020
19.05.2020
15.05.2020
19.03.2020