Celal BAŞLANGIÇ
Orta siklette hem Almanya hem de kıtalararası boks şampiyonu İsmail Özen’le aynı ringdeydik.
Hayko Bağdat da hakem olarak ortada duruyordu sanki.
Evet, İsmail Özen’le iki gün üst üste aynı ringe çıktık ama şükür ki eldivenleri takıp bir boks müsabakası yapmak değildi amacımız.
Hem de yalnız değil hayli kalabalıktık ikisinde de.
Hani Selahattin Demirtaş’ın şampiyonluk maçını izlediği, beraber galibiyetini paylaştığı, ama Türkiye medyasının Dersimli bir yurtsever olduğu için hiç görmediği şampiyon boksör İsmail Özen var ya, işte o bir vakıf kurmuştu çocukları ve gençleri topluma kazandırmak için.
İşte o vakıf adına Hamburg’da GYM Boks Merkezi açılacaktı bir gün sonra.
Ancak biz bir gün önce gitmiştik salona. Amacımız, daha boksörlerin tek bir yumruk sallamadığı yepyeni yapılmış ringde Artı TV için bir forum yapmaktı. “Türkiye’nin referandumu”nun tartışılacağı forum televizyondan canlı yayınlanacaktı.
Bir yandan ertesi gün yapılacak açılış resepsiyonu için hazırlıklar sürüyor, diğer yandan da çok iyi aydınlatılmış ringe canlı yayın için kameralar yerleştiriyordu.
Uygun olmayacağı için ipleri sökülen ring yüksek bir platforma dönüştürülmüştü.

Ringde bir hakem gibi duran Hayko Bağdat’ın moderatörlüğünü üstlendiği forma katılanlar arasında Almanya’nın farklı renklerini temsil eden Türkiye kökenli milletvekilleri, parti yöneticileri, sivil toplum örgütlerinin temsilcileri vardı.
Hıristiyan Demokratlar’dan (CDU) Ali Ertan Toprak, Sosyal Demokrat Parti’den (SPD) Behçet Algan ve Kazım Abacı, HDK Avrupa’dan İrfan Cüre, Sol Parti’den Cansu Özdemir, Demokrat Alevi Hareketi Sözcüsü Ali Köylüce, CHP Bölge Başkanı Coşkun Çoktur, avukat Dünya Doğan ve gazeteci Süheyla Kaplan…
Ringde iki de boksör vardı. Biri İsmail Özen’di. Diğeri ise hem Avrupa hem de kıtalararası boks şampiyonluğunu yaşamış olan Mahir Ünal’dı. Ancak bu kez ringde boksör olarak değil, forum katılımcısı olarak bulunuyorlardı.
Referandumda herkesin oyunun rengi “Hayır”dı. Ancak farklı açılardan yaklaşarak “Hayır” diyorlardı. Yani herkesin “Hayır”ı kendineydi. O zaman da herkes kendi “Hayır”ına sahip çıkıyordu.
İki saat süren ve Artı TV’den canlı olarak yayınlanan forumda tartışmasız ortaya çıkan bir gerçek vardı; AKP iktidarın Türkiye’de yarattığı bölünmüşlük ve şiddetli çatışma ortamı Avrupa’daki Türkiyelilere daha da ağır yansımıştı.
Türkiye’deki “AKP yandaşları ve AKP karşıtları” olarak iki farklı yapı şeklinde yaşanan çatışmalı süreç Avrupa’da çok daha fazla komplikasyona yol açmıştı.
Çünkü bir de bu çatışmaya Avrupalılar katılmıştı.
Bunu en iyi anlatanlardan biri de SPD’den bölge milletvekili olan ve aynı zamanda Hamburg’da esnaflık yapan Behçet Algan’dı.
Türkiye’yi kastederek “Orası anavatanımız, burası babavatanımız. Anayla baba kavga ederse çocuklar zarar görür, biz de işte aynen o durumdayız” diyordu, “İşçimizle, müşterimizle, komşularımızla aramıza ikilik girmiş, sürekli kavga ediyoruz. Hatta Alman gelinimle bile karşı karşıya getirdi bizi AKP.”
Forumda bir ara Yeşiller’in Eşbaşkanı Cem Özdemir’in, “diktatörlük isteyen buradaki Türkiyeliler ülkelerine dönebilir” mealindeki açıklaması tartışma konusu oldu.
Ancak ilginçtir, Özdemir’in bu yaklaşımına farklı partilerin temsilcilerinden de destek geldi.
Katılımcılar arasında ”Buradaki muhalifleri MİT’e ihbar eden Türkiyeliler var. Burada Yeşiller’e ya da SPD’ye üye oluyorlar ama iş Türkiye’ye gelince gerici, dinci partiye üye oluyorlar, hatta milletvekili seçilenler bile var. O zaman gitsinler Türkiye’ye” görüşü ağır basıyordu.
En çok içlerine sindiremedikleri de Avrupa’da yaşayıp, bu ülkelerdeki demokrasinin bütün “nimetlerinden” yararlanıp sonra da önlerine Türkiye ile ilgili bir sandık gelince tek adam yönetimine yol açacak, demokrasinin son kırıntılarını da yok edecek siyasal anlayışlara destek verenlerdi.
Forum sonrasında yaptığımız sohbette de bunu net biçimde dile getiriyorlardı. Almanya’da sol partileri destekleyip Türkiye’de AKP’ye oy verenlere kızmalarının bir nedenini de “Sonra onlar burada Avrupa demokrasisinin koşullarında yaşamayı sürdürecekler, ancak Türkiye’nin insanlarını bir diktatörlüğe muhtaç edecekler” diye açıklıyorlardı.
Ertesi gün yine İsmail Özen’in spor salonundaydık. Ancak bu kez salonun açılış resepsiyonu vardı.
Alman sanayicilerinden, tanınmış Alman gazetecilere kadar kalabalık bir topluluk vardı açılışta. Çok şık, çok büyülü bir ortam yaratılmıştı.
Ancak İsmail Özen’in biraz telaşı vardı. Çünkü açılış günü, üç hafta sonra bekledikleri kızı doğmuştu. Sabaha kadar hastanede bekleyip açılışa gelmişti. Yani kızının doğumuyla spor salonunun açılışı aynı güne denk gelmişti.
Ancak Türkiye medyası Almanların yüzde biri kadar ilgi göstermemişti bu açılışa. Çünkü İsmail Özen Dersimli, muhalif bir boksördü. Yoksa Türkiye medyası Avrupa’daki bu başarı hikayesini asla ıskalamazdı.
Ringin ortasındaki spikerin anonsuyla kendimizi yeniden İsmail Özen’le ringde bulduk.

Murat Belge ve Hayko Bağdat’la birlikte ringe çağırılmıştık ve İsmail Özen övgü dolu sözlerle bize bir “Basın Özgürlüğü Plaketi” veriyordu.
Plaketimizi alıp aşağıya inince Almanların gösterdiği ilgi bize duyulan sevgiden, sempatiden çok, bizim muhalif olduklarımıza duydukları nefretten kaynaklanıyordu belli ki.
Hepsi de “Evet mi çıkar yoksa Hayır mı”, “Hayır çıkarsa Erdoğan bu sonucu tanır mı”, “Evet çıkarsa Türkiye’ye diktatörlük gelir mi?”, “Erdoğan kazanırsa Almanya’ya çok mülteci gelir mi Türkiye’den?” gibisinden sorular yöneltiyorlardı.
Bir boks ringinin etrafında bu sorulara muhatap olunca insan ister istemez ülkesinde yaşanan süreci düşünüyordu.
Referandum öncesi yaşanan gerginlikler nedeniyle Türkiye de bir boks ringine dönmüştü. Ama “Evet”ci boksöre bütün hareketler serbestken, arkasında Boks Federasyonu’nun tam desteği varken, “Hayır”cı boksörün eli kolu bağlıydı.
Ama yine de “Evet”çi boksör bir türlü yenemiyordu “Hayır”cı boksörü.
Yazarlar
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANBahis oynayan bakan kim?.. CASUS KİM?.. 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpHissedilemeyen büyümenin anatomisi 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKİmralı için CHP’yi sıkıştırmaya gerek var mı? 5.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRPOLEMİK SENDROMDA 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYTürkiye İçin Irak Peşmergeleri Sorun Olmuyor da Rojava neden Sorun! 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKEve siyaset için dönüş öncesi bir mıntıka temizliği gerek 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMABD’de bir şeyler oluyor: Nick Fuentes 30.11.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Ali TürerÇÖZÜM, BARIŞ VE KARDEŞLİK GETİRECEK Mİ? 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP modernizmi ve faşizmi... 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYAİmamoğlu'na istenen 23 asırlık tarihi ceza: Roma İmparatorluğu kurulduğunda hapse girseydi hala ceza 14.11.2025 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDEN"Arananlar" zulmü ne zaman son bulacak? 14.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunYazmak, ciddi bir iştir 28.09.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNÖcalan, Erdoğan’a “Seni yine başkan yaptırırız” sözü mü veriyor? 11.09.2025 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANTürkiye’de ve Yunanistan’da Aleviler – Yeni Bir Tablo 1.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları





















































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
23.03.2023
17.03.2023
1.01.2023
17.11.2022
9.09.2022
10.07.2021
26.06.2021
22.06.2021
8.06.2021
4.06.2021