Ergün Diler
AMERİKA Birleşik Devletleri yeni sistemin de PATRONU olmak için atakta. Kavga bu. Oysa bizler Pastör Brunson, İncirlik, 15 Temmuz Kalkışması, HALKBANK Davası, Rıza Sarraf, Hakan Atilla, Pensilvanya, iki bakanın mal varlığının dondurulması, Türkiye'nin buna karşılık vermesi, Münbiç, YPG, PKK, Suriye ve Irak ile birlikte AKDENİZ gibi çok yakıcı konularda ABD ile karşı karşıya geliyoruz. Sadece biz mi? HAYIR... Çin'den Rusya'ya Avrupa'dan Afrika'ya kadar pekçok DEVLET ABD ile sorun yaşamakta...
Bu adamlar da aptal olmadığına göre ne yapmak istiyorlar? Neden gerekli gereksiz çıkışlarla ilişkilerini yıpratıyorlar?
Neyin peşindeler?
Ne istiyorlar?
Galiba üzerinde durmamız gereken de bu... Dün NEOM KENTİNİ yazdım.
Oradan devam edelim...
ABD İKİNCİ DÜNYA SAVAŞI'ndan sonra geldi. Askerleriyle NATO ile her yere çöktü. Onlarca ÜSLE her yeri kontrol etti. Hedef ülkelerde kendi yapılarını kurdu!
MALİ yardımla da kontrolü tamamen eline aldı. Hatırlayın üç kuruş için ABD'ye gitmek zorunda kalan BAŞBAKANLARIMIZI...
Acıydı ama böyleydi... Amerika JAPONYA'ya atom bombası attı.
Sonra özel bir KALKINMA PLANI ile adamları uçurdu. Japonlar Mitsubishi, Honda, Sony ile geliyor, üretiyor, ABD'ye satıyordu. Maliyetin üzerine az bir miktar konularak Japonlar'a DOLAR gidiyordu.
Ancak alacakların asıl büyük kısmı ABD BANKALARINDA kalıyordu.
Japonya bunu ticaret fazlası olarak görüyordu. ABD de cari açığını böyle kapatıyordu.
Yani elin taşıyla elin kuşunu vuruyor, kendi refahını koruyordu.
Askerlerini de bu gelen paralarla dolaştırıyordu. Yani MALİYETİ, üretim canavarına dönüşen ülkelerden karşılıyordu. Bunu da kurdukları ekonomik sistemle sağlıyordu. Çin de böyle oldu. Büyüdü büyüdü dev oldu. Ancak üretim kalıpları ABD'nin ihtiyacını karşılamak üzere kurulmuştu.
Başka bir pazara yönelmek hiç kolay değildi. Makas hemen değişemezdi.
Pekin yönetimi "Artık ticaret fazlası vermeyeceğim" diye bir modele de geçemezdi. Çökerdi... Ürettim sonucu oluşan PARA, yani DOLAR, hem Çin'i büyütüyor hem ABD'nin egemen güç olarak kalmasını sağlıyordu. İŞGAL buydu aslında.
GÖRMÜYORDUK. ABD'nin BORÇLANMA modeli çok ülkenin de önünü açtı ve bu yola girdiler...
Ama unuttukları bir şey vardı!
ABD ihtiyacı olan her şeye sahipti!
Eti de sütü de petrolü de gazı da uranyumu da bakırı da çeliği de her şeyi vardı. SİYASETEN TİCARET YAPTIĞI ülkeler vardı sadece.
Dünyada ABD kadar bu imkana sahip ikinci ülke yoktu... Kimse onlarla aynı şartlara sahip değildi. "İÇERİYE KAPANIYORUZ" dedikleri anda kimsenin kapısını çalmadan yaşayabilirlerdi!
Yani ABD uzun yıllardır uzakta üretim makinası yaptıkları ülkelerin ticaret fazlalarıyla dönüyordu.
İMPARATORLUK kuruyordu...
İŞTE ŞİMDİ BU MODELDEN vazgeçmek için düğmeye bastı.
Dünyanın çeşitli yerlerindeki ÜSLER'in azalacak olması, askerlerini çekecek olması, hepsi yeni dönem içindi! ABD, ülke dışındaki bütün markaları içeriye davet ediyordu.
Avantajlar vererek ya da korkutarak...
ÇİN'e vergi koyarak ticaretlerini sınırlandırıyorlardı. Avrupa'yı yeni ticari barajlarla titretiyordu. İçerideki REFAHI sarsmadan yeni modele geçme niyeti taşıyorlardı. Çin ile de Japonya ile de eski mutlu mesut günler olmayacaktı. NATO içerisindeki ülkelerle de... Türkiye ile de...
Çünkü ESKİ MODELİ kaldırıyorlardı... YENİ SİSTEMDE BLOKLAR OLUŞTURARAK
DÜNYAYI KONTROL ETMEK
NİYETİ TAŞIYORLARDI... Mesela ARAMCO'yu alarak petrolü istediği doğrultuda akıtacaktı. İsrail, Mısır ve Kıbrıs ile AKDENİZ ve enerji yolları kontrolde olacaktı... Körfez, zaten ellerindeydi... Görünen o ki RUSYA ile kavga ediyor görüntüsü vererek Moskova'nın da enerji kartıyla bir bölgeyi kontrol etmesi sağlanıyordu.
İran, mızıkçılık yapıyordu. Yaptıkları nükleer enerji çalışmaları masalın adıydı! ABD oradaki PETROL ve GAZLA ilgileniyordu. Kontrol etmek istiyordu... Kendi içinde üretimi artıracak, refahı daha da yukarı çekecek, rakip olması muhtemel ülkeleri bir kavanoza dolduracaktı...
ABD bir şekilde ABU DABİ ile ARAMCO petrollerini aldı ve yönetmekte. Bir ülkede makinaların çalışması, otomobillerin tekerleklerinin dönmesi için PETROL şart! O da onlarda! İSRAİL, Mısır, Suudi Arabistan gibi MERKEZ BLOKLARI seçtiler.
Hem Çin'in İPEK YOLU'na balta vuracak hem dediğini yaptıracaktı...
ABD eski modelde, ASKERİN asıl rol sahibi olduğu iklimde, TÜRKİYE'ye çok ihtiyaç duyuyordu...
1945'ten sonra rüzgarlar böyle esti...
2007'de ÜMRANİYE'de bulunan el bombalarından sonra açılan davalara bakın... Askeri Casusluk, Balyoz, Ergenekon, Sauna, Amirallere suikast gibi... Hepsinde ORJİNDE, merkezde ne vardı? EVET TÜRK ORDUSU... Operasyonları buna göre yaptılar... Aslında yeni modelde bize yer vermek istemiyorlardı.
ENERJİYİ KONTROL ALTINA ALMIŞLARDI... Yollarını da...
AKDENİZ sorundu sadece. O da muhtemelen yeni gerginlik alanımızı olacaktı. Pastör Brunson'u versek bile AKDENİZ'i KIBRIS'ı sorun olarak yaşatacaklardı! Bizim KANAL İSTANBUL projesinin benzerini yaparak SUUDLAR'ı AKDENİZE taşıyacaklardı. İsrail de Mısır da hazırdı!
Amerika Birleşik Devletleri artık kendi içinde üreteceği mal ve silahı satacaktı... Rakiplerin belini doğrultamaması için de önlem alıyor ve saha meydana getiriyordu.
SUUDİ ARABİSTAN EN BÜYÜK YARDIMCILARIYDI. Türkiye bunu gördüğü için ÇİN'in yanına gitmeyi tercih etti... İşaretler böyle çünkü...
Evet, ABD içeri kapanacaktı ama DÜNYAYI YÖNETME İSTEĞİNDEN
VAZGEÇMEYECEKTİ. BLOKLAR VE DOSTLAR İLE BUNU SAĞLAYACAKTI... Kafasındaki buydu. Çin de bunu gördü. Türkiye de... Başka ülkeler de... İPEK YOLU karadan ve demiryolundan ABD'ye en büyük operasyondu. ABD her yeri işgal edemeyeceği için bu akıllıca bir yöntemdi. Onlar da "Karada ve demirin üzerinde mal taşıyabilmen için üretmen gerekiyor. Bunun için de enerji şart. O da bende" diyordu...
Türkiye gibi önemli rol alacak ülkeleri de DOLAR ile sarsarak gücünü budamak istiyordu... Ayrıca DOLAR'ı anavatanına geri çağırarak oyun içinde oyun kuruyorlardı...
Washington kimseye muhtaç olmadan, yeni bir oyunu İPEK YOLU'nu tahrip etmeden kuruyordu, kurmak istiyordu... Türkiye ile ilişkiler de düzelmeyecekti... Türk Ordusu'na en çok onlar ihtiyaç duyuyordu, gelip dağıttılar... Muhtemelen yolun sonunda Türkiye NATO'da olamayacak.
Olmayacak. Gelişmeler de bu yönde...
"DÜŞMAN" tanıma göre kurulan sistemi çöpe attılar! Artık İSLAMİ TERÖR ve KOMÜNİZM inandırıcı değil! Gerek de kalmadı...
Bu yeni oyunu bilen bazı aklı büyük patronlar PARALARINI ABD'ye götürmekte... "Güvenli ve kazançlı bir bölge" diye... Beyaz Saray dışarıda tuttuğu askeri azaltarak masrafları kısıyor, antipatik gelen taraflarını buduyor. Çalışmayı istemediği ülkelerle sorun çıkartarak yollarını ayırıyor...
Her yeni oyunda TÜRKİYE elbette BAŞROLDE. ABD bunu yapsa bile, İPEK YOLU'nu ele geçirse bile, TÜRKİYE önemli... TRAFİĞİN TAM ORTASINDA ÇÜNKÜ...
Ankara da bunu bildiği için geri adım atmıyor, kurulan yeni dünyada yerini alıyor. OLAY BU! Eski kalıplarla eski alışkanlıklarla yeni dengeyi anlamak zor! Galiba en iyi şey DOLAR'ı takip etmek... Bakın bakalım paralar nereden gelip nereye gidiyor! ABD dışarıdan gelen, kendisine ait olmayan PARA'dan kendi üretiminden elde edeceği PARA'ya dönüyor...
Bunu bilen gören de PARA'sını oraya götürüyor. Belki daha detaylara da gireriz....
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları








































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
7.01.2018
31.10.2018
30.10.2018
25.10.2018
24.10.2018
23.10.2018
18.10.2018
12.10.2018
11.10.2018
10.10.2018