Fehim TAŞTEKİN
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın sisteme ‘reset’ çekip iktidarını güncelleme konusundaki becerisini hafife alan muhalif kesimler muktedirin söylem ve yöntemlerini tersinden taklit ederek umutları berhava etti. Erdoğan’ın yürüyüşündeki sendelemeye bakıp ömür biçenler ya da hanedanlık senaryolarına dalanlar şimdi yeni kabinenin şifrelerine gömülüp zaman öldürebilir. Dört mevsimde ayazda kalmak nasıl bir şey, anlamıyorum!
Yeni kabine oldukça yeni! Akraba-i taallukat yok. “Asla gitmez” denilenler gitti. SS için 21 pare atış lütfen! Bir misli de Hulusi Akar için!
***
“Giden geleni aratır” ya da “yeni sayfa açılır” yahut “gidişat daha şahinleşir” gibi klişe öngörülerden kaçınarak peşinen şu söylenmeli: Tek adamın tasallutunu temin eden ucube rejimde son sözün sahibi belli, patron aynı patron. Sistemin bekası için rotadan fazla sapmadan restorasyon ihtiyacını giderirken farklı tarz ya da araçlar görülebilir.
Bu minvalde MİT Başkanı Hakan Fidan’ın Dışişleri koltuğuna geçmesi, “ulusal güvenlik danışmanı” gibi çalışan Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın’ın MİT Başkanlığı’na düşünülmesi, Akar’ın yerine Genelkurmay Başkanı Yaşar Güler’in getirilmesi “ulusal güvenlik”, “terörle mücadele”, “sınır ötesi harekatlar” ve “dış müdahaleler” ile tıkılı sayfada devamlılığa işaret ediyor. Pozisyon değişiklikleri MİT ve Dışişleri arasındaki operasyonel yakınsamanın artacağını gösteriyor. Güvenlik odaklı dış politika hem Dışişleri hem MİT ayağında birbirini besleyebilir.
***
Gidene bir çift laf gerek. Hakkını yememek lazım; Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Erdoğan’ın kavgacı dış politikası için diplomatik cephede iyi atış yapıyordu. Liderlerin yarattığı gerilimleri emmek değil, yangına yakıt üretmekte mahirdi. Mavi Vatan, Libya, Suriye, Kürtler, YPG-PYD, Kürdistan, Kafkasya, Kıbrıs, Yunanistan, AB, NATO, S-400 ve FETÖ derken tantanalı ne varsa hepsinde Çavuşoğlu şahinler şahiniydi. Bu koltukta oturanlar “baş diplomat” olarak da anılır, lakin o bu kumaştan nasipsizdi. Muadillerine laf çakma ustasıydı. Bunun iç siyasette yarattığı tatmin eşsiz! Yabancı muadilleri anılarına ne tür kayıtlar düşecek zamanla göreceğiz. Fidan için de Kurtlar Vadisi kuşağında replikten bolu yok.
Fidan’ın ‘sesi’ yoktu ama bir gün Trablus’ta, ertesi gün Erbil ya da Bağdat’ta, beriki gün Şam, Moskova veya Tahran’da Dışişleri’nde bypass hissi yaratan temaslarıyla paralel diplomasi yürütüyordu. Kalın ise ABD, NATO ve Rusya ile sıkıntılı dosyalar başta olmak üzere Cumhurbaşkanı’nın doğrudan diplomasi elemanı olarak devredeydi. Kalın’ın ulusal güvenlik odaklı temasları Çavuşoğlu’nun alanından rol çalar içerikteydi.
***
Fidan’ın başkanlık döneminde MİT, Suriyeli muhaliflerin örgütlenmesi ve silahlandırılmasıyla başlayan bir süreçte sahada icracı örgüt kimliğine büründü. Artık Suriye ve Irak’ta SİHA’larla suikastlar düzenleyen, operasyonlar yapan bir MİT var. Bu bakımdan Savunma Bakanlığı ve TSK’yle de aynı alanı paylaşıyor. Suriye’de silahlı grupları sevk ve idare ediyor. TSK ile paralel mekanizmalar kullanıyor. Erbil’de KDP liderlerine ayar veriyor. Süleymaniye’de tehditkâr yollarla KYB’yi baskılıyor. Bağdat’ta Sünni aktörlere, Kerkük’te Türkmenlere nerede durmaları gerektiğini söylüyor. Birbiriyle kavgalı Türkiye’ye dost gruplar arasında arabuluculuk da yapıyor. Şiiler başta olmak üzere diğer aktörlerle diplomasinin kaldıramayacağı temaslara giriyor. Bu işin biraz Kasım Süleymani’ye özenen bir tarafı da vardı. Libya’da Trablus hükümeti ve ortaklara yön veriyor, Halife Hafter gibi hasım taraflarla pazarlıklara giriyor. Balkanlar’da yapıp ettikleri tonlarca. MİT’in kendinden söz ettirdiği bir başka alan “adam kaldırma”. Farklı ülkelerde düzenlenen operasyonlarla onlarca kişi Türkiye’ye getirildi. Bu operasyonlar “adam kaçırma” ve “işkence” suçlamalarını da içeren yasadışılıklarla malul. Fidan gölgeden çıkıp diplomasi kulvarına geçince muhtemel ki bu gidişatta bir kesinti olmayacak. Fidan ise içeride ve dışarıda sıkıntılı konularla bağlantılı pek çok soruyla karşılaşacak. Eski bir istihbarat şefiyle konuşmak muhataplarını huylandırabilir tabii.
***
Şimdi Fidan’la birlikte ne değişeceği merak ediliyor.
- MİT’in artan operasyonel kapasitesinde tersine dönüş beklenmez. Muhalefet Dışişleri’nde fabrika ayarlarına dönmeyi vaat etmişken Fidan’la birlikte diplomasinin istihbarat ayağı güçlenebilir.
- Halihazırda Fidan’ın bağlantılı olduğu Suriye, İran, Irak, Libya ve Ukrayna konulu bir sürü dosya var. Fidan bakan olarak da dosyaları ilerletebilir.
- En önemlisi Kürt dosyası. 2009’da Başbakanlık Müsteşar Yardımcısı sıfatıyla Oslo’da PKK ile görüşen heyetteydi. Aynı sıfatla İmralı’da Abdullah Öcalan’la görüştü. Ardından MİT Başkanı sıfatıyla Öcalan’la müzakereler yürüttü. Kürt sorununa dair edindiği tecrübe hem çözüme hem savaşa hizmet edecek boyutta. 2015’ten beri bu birikim savaş için harcandı. Bundan sonra hangi yoldan gidileceğine karar verecek olan elbette tepedeki. Rota çözüme dönerse Fidan süreçte etkili olabilir.
- Şam’la temaslar ve normalleşme görüşmelerinde de Fidan merkezdeydi. Erdoğan Şam’la normalleşme konusunda ciddiyse Fidan’ın bu deneyimi bakanlık koltuğunda çok işine yarayabilir.
Şam’la normalleşme Türkiye’nin askeri pozisyonuyla kafadan ilintili. Diplomasi Türk askeri varlığına dair nihai karara bağlı olarak süreci olgunlaştırabilir. Bu süreçte askeri kanatta nabzın ne yönde attığı önemli. 2014’te Süleyman Şah Türbesi'ne karşı IŞİD tehdidine verilecek yanıtın konuşulduğu toplantının tapeleri sızmıştı. Orada Dışişleri Müsteşarı Feridun Sinirlioğlu ile Genelkurmay 2. Başkanı Yaşar Güler Suriye’ye asker sokmakta ısrar ediyordu. Güler, Katar’ın parasıyla MKE’nin daha fazla silah üretip muhaliflere gönderilmesini öneriyordu. Yaklaşık 2 bin TIR silah gönderdiklerini belirten Fidan ise ‘operasyonun türbe için yapılmasını anlamakta zorlandığını’ belirtirken “İçeride birçok bomba patlar, sınırlar kontrol altında değil” uyarısında bulunuyordu. Güler ve Sinirlioğlu operasyon için bastırırken Fidan mesele gerekçe üretmekse 4 adam gönderip 8 füze atarak ya da Süleyman Şah Türbesi’ne doğrudan saldırarak bunu sağlayabileceklerini ama tüm sınırları kapsamlı değerlendirme gerektiğini savunuyordu. “Direkt savaş nedeni” diye diye Suriye’ye girmek için ısrar eden Güler ve Sinirlioğlu’nun sözlerinden çok “Savaşa girilecekse bunu baştan planlayalım ve girelim... Bir türbe için silah kullanmayı göze alıyoruz, oradaki 28 askerimizin şeyi için; yahu kaç bin kilometre vatan toprağı var sınırda, kaç milyon insan hayatı için almıyoruz. Bakın bu mantık değil ” diyen Fidan’ın sahte bayrak operasyonu ve 2 bin TIR itirafı öne çıkmıştı. Erdoğan’a sadakatini ıspatlayan Güler şimdi Savunma Bakanı. Haliyle Suriye’de mevcut gidişatın değişmesi konusunda askeri kanattan farklı bir değerlendirme gelir mi diye beklemek gerekiyor.
***
Sonuç itibariyle Erdoğan’ın “Sır küpüm” dediği bir ismin karanlık alandan çıkarılması büyük bir mesele.
Fidan’ın akademik çalışmaları ve MİT’teki pratiği dikkate alındığında istihbarat ile diplomasi arasındaki paslaşma potansiyel olarak büyüyebilir.
İsrail 2008-2009’da Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu'nda görev yaptığı sırada İran yanlısı olduğu gerekçesiyle Fidan’ın MİT başkanlığına diplomasi dışı bir tavırla karşı çıkmıştı. Fakat Fidan’ın döneminde İran’la nüfuz savaşı ve örtülü kapışmalar görülmemiş düzeye çıktı. Fidan’ın bakan olmasıyla birlikte mevcut normalleşme dosyalarında bir gerileme pek olası değil. Fidan da Kalın da mevcut çarkın içinde. Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan, Mısır ve İsrail’le normalleşme adımlarının ilk aşamasında zaten Fidan vardı. Bu süreç yeni dönemde daha da ivme kazanabilir.
Fidan’ın Orta Doğu havzasında edindiği ‘derin diplomasi’ tecrübesinin Batı ile ilişkilerde ne kadar iş göreceğini kestirmek zor. Açık diplomasi karanlıktakinden farklı bir tecrübeyi gerektiriyor. Diplomatik maharetle ilgili son sözü zaman söyler.
Genel anlamda Fidan’la birlikte dış ilişkilerde güvenlik boyutunun baskın çıkacağı, ekonomik boyutun gölgede kalacağı öngörülebilir. Ekonomik ilişkilerdeki açığı ise Hazine ve Maliye Bakanlığı koltuğuna geçen Mehmet Şimşek kapatabilir.
Yeni atamalar rejimde devamlılığı vaat ediyor; sistemi güvenli limana çekiyor. Dümende Erdoğan var. Koltuğun yeni sahipleri onun izin verdiği ölçüde rotada sapma yapabilir. İçişleri Bakanlığı’ndaki değişimi de çerçeveye oturttuğumuzda Erdoğan’ın ortakları karşısında kendi pozisyonunu sağlama aldığı da söylenebilir.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları








































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
28.01.2026
20.01.2026
12.01.2026
5.01.2026
30.12.2025
26.12.2025
15.12.2025
8.12.2025
26.11.2025
11.11.2025