Fehim TAŞTEKİN
Kuvvetler ayrılığını zayıflatıp kontrol mekanizmalarını işlevsiz kılacak şekilde Türkiye’yi başkanlık sistemine taşıyan anayasa referandumu Türk dış politikasını etkileyecek boyutlar içeriyor.
Referandumdan çıkan tartışmalı yüzde 51 “Evet” sonucunun Avrupa ile köprüleri yeniden kurmaya yardımcı olması imkânsız. Hem değişikliklerin AB kriterlerinin ruhuna aykırı olması hem de Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı’nın (AGİT) işaret ettiği üzere oylamanın adil, şeffaf ve güvenilir geçmediği yönündeki tespitler Avrupa-Türkiye ilişkilerinde yeni bir kırılma noktası yarattı.
Yeni dönemde AB üyelerinin referandumdan önce olduğu gibi Türkiye’yi idare eden teskin politikasını sürdürmesi zor.
Haliyle, “yeni Haçlılar” ve “yerli uşakları”yla mücadele ettiğini öne sürüp Batı karşıtlığını körükleyen ve artan oranda milliyetçi retoriğe bel bağlayan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, fiili durum kanıksanmadığı sürece AB’ye üyelik sürecini çöpe atacak hamlelerden kaçınmayabilir. Zafer konuşmalarında idamı geri getirmekten bahsetmesi de AB’yle kopuşa dair bir diğer kötü sinyal.
Peki, Batı’yla kavgaya yeni argümanlar sunan referandum, Türkiye’nin Doğu ile ilişkilerini, özellikle Orta Doğu politikalarını nasıl etkiler?
Doğrusu eskisi kadar olmasa da Türkiye’nin Batı ile hesaplaşan görüntüsüne büyük anlamlar yükleyen, Erdoğan’ı İslam ümmetinin sesi olarak gören ya da Türkiye’nin Arap Baharı sırasında verdiği desteğe borçlu kalan bir kuşak var, ki Türkiye’de bir kamu kurumu olan Anadolu Ajansı dahil iktidar medyası bu kesimlerden gelen tebrik mesajlarını “Dünya liderlerinden tebrik yağıyor” başlıklarıyla sundu.
Peki, Kim bu dünya liderleri? Katar Emiri Şeyh Temim Bin Hamad El Sani, Bahreyn Kralı Hamad Bin İsa El Halife, Irak Cumhurbaşkanı Yardımcısı Usame Nuceyfi, Hamas Siyasi Büro Şefi Halid Meşal, Filistin Yönetimi Başkanı Mahmud Abbas ve Tunus’taki Nahda lideri Raşid Gannuşi Erdoğan’ı tebrik etti.
İslam dünyasından gelen diğer birkaç tepki de şöyle: Eski Tunus Cumhurbaşkanı Muhammed Munsif Merzuki: “Türk halkını canlı ve serpilen demokrasisinden dolayı tebrik ediyorum.” dedi.
Dünya Müslüman Âlimler Birliği Genel Sekreteri Ali Karadağı: "Türk halkını tercihinden dolayı tebrik ederim. Türkiye hükümetinin ve halkının Müslüman ümmetine hayırlı işlere vesile olmasını niyaz ederim." mesajını verdi.
Mısır Müslüman Kardeşler Hareketi: “Türk halkı dünyaya yeni bir demokrasi dersi vermiştir.” açıklaması yaptı.
Türkiye içinde muhalefeti ayağı kaldıran tartışmalı zaferin en fazla alkışlandığı alan ise Suriye cephesi oldu. Önde gelen bazı eski El Kaide üyelerinin kurduğu Ahrar’uş Şam, El Kaide’nin Suriye uzantısı olan Nusra Cephesi’nin öncülüğünde kurulan Heyet Tahrir’uş Şam ve Suudi bağlantılı Ceyşu’l İslam’ın yanı sıra Türk istihbaratının güdümündeki Sultan Murat Tugayı gibi örgütler Erdoğan’ı tebrik etti.
Bu cepheden gelen tebriklerden birkaçı şöyle:
Ahraru’ş Şam Basın Sorumlusu Umran Muhammed: “Erdoğan kardeşimizi Türkiye ve İslam dünyasının yükselişi için çalışanlardan kılıp muvaffak olmasını temenni ediyoruz.”
Ahraru’ş Şam Genel Komutanlığı: “Elde edilen başarı Türkiye’nin bölgemizde yaşanan haksızlıklara ve zulme karşı durabilmesi için önemli bir adımdır.”
Ceyşu’l İslam: “Bağımsızlık ve güçlü Türkiye yolunda adım atan Kardeş Türkiye halkı ve hükümetinin zaferini içtenlikle kutluyoruz. (...) Referandumun sonuçları Türkiye’nin bölgedeki ve uluslararası düzeydeki rolünü güçlendirecektir. Bu zafer aynı zamanda zulme karşı direnen Suriye halkına da olumlu yansıyacaktır.”
Heyet Tahriru’ş Şam Sözcüsü Zeyd El Attar: “Müslüman Türk halkını sevindiren, bizi de sevindirir; onları üzen bizi de üzer. Türk halkına karşı boynumuzda bir borç bulunmaktadır. Devrimlerinde Suriye halkının yanında durmaları, iki halk arasındaki İslam bağının hala köklü olduğunun en güzel delilidir. (...) Bizler, Türkiye’nin Müslüman halkların meselelerini desteklemeye ve yanlarında durmaya sevk edecek olan sınırlamalardan kurtulmasına ve İslam dünyasına serbestçe yönelmesine yardımcı olacak her olayı ve değişimi güzel karşılıyoruz.”
Türkiye’deki İslamcı hareketlerin önemli bir kısmı da güçlü yetkilerle donatılmış Erdoğan’a ümmetin lideri payesini biçiyor. İçi doldurulamayan ve sadece retoriklere dayalı bu portre Erdoğan’ın da hoşuna gidiyor.
Aslına bakarsanız İslam dünyasında Erdoğan’a açılan kredinin ana nedeni 2005’te AB ile üyelik müzakerelerine başlayan bir Türkiye’ye öncülük etmesiydi. O dönem Arap dünyasının nabzını tutanlar, Avrupa’ya yönelmiş bir Türkiye’nin ne denli heyecan yarattığını rahatlıkla gözlemliyordu. Bu destek zamanla azalırken kalan kısmı da 2011’den sonra biçim değiştirdi. İktidardaki AKP, Arap isyanlarıyla birlikte Müslüman Kardeşler’in (İhvan) yegane alternatifi olarak öne çıkacağından hareketle İslamcı kesimler üzerine yatırım yaptı. Suriye krizi de Türkiye’yi Sünni-Selefi cihadi grupların ana destekçisi konumuna çekti. Haliyle Türkiye’nin İslam dünyası ile ilişkilerinin çerçevesi genel anlamda Sünnilik, özelde Müslüman Kardeşler üzerinden bir hayli daraldı. Bu nedenle yeni anayasayla yetkileri artacak olan Erdoğan bu çevrelerin umudunu tazeliyor olabilir.
Fakat dış politikanın basitçe İhvan aşkıyla şekillenemeyeceğini ve İslam dünyasına liderlik gibi iddialı çıkışların toz duman olacağını gösteren başka hakikatler de var:
Batı’dan kopan Türkiye bir çıkış koridoru olarak Rusya ile ortaklığı önemsiyor. Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Yiğit Bulut referandumdan hemen sonra Rusya’yı adres gösterdi ve "Rusya ile iş birliği yapmamız lazım, sorunlar kesinlikle aşılacak." dedi.
Meselenin bamteli de burası. Ruslar da referanduma olumlu anlam yüklüyor. Mesela Rusya Bilimler Akademisi Şarkiyat Enstitüsü Araştırma Görevlisi Sotnikov da "Halk oylaması sonuçları Türkiye-Rusya ilişkilerinin güçlenmesine katkı sağlayacaktır" öngörüsünde bulundu.
Duma Uluslararası İlişkiler Komitesi Başkanı Leonid Slutsky, Türkiye’deki anayasa değişikliği referandumunun sonucunun, Moskova ile Ankara arasındaki ilişkileri etkilemesini beklemediğini söyledi.
Batı’dan gelen eleştirilere karşı referandumla ilgili Kremlin’in açıklaması tıpkı 15 Temmuz 2016’daki darbe girişiminden sonra olduğu gibi Ankara’ya Moskova yolunu açan sıcak bir yaklaşım içeriyor:
"Referandum egemen Türkiye Cumhuriyeti’nin iç meselesidir, bize göre herkesin Türk halkının verdiği karara saygı duyması gerekir."
Moskova ile ortaklığın etkilerinin kısa sürede yansıyacağı yer Suriye olacaktır. Türk-Rus yakınlaşmasında itici faktör ekonomik ilişkiler olsa da son bir yılda Ankara-Moskova hattındaki temaslar Türkiye’nin Suriye politikasında gerçekçi bir değişime gitmediği takdirde Rusların birçok alanda işi ağırdan alacağını gösterdi. Rusların referandumun sonuçlarını kabul edilebilir bulması da iki ülke arasındaki güven sorununu bitirmiyor.
Bu durum gerçekçi bir balayının Türk dış politikasının seyir defterini Ruslarınki ile koordineli hale getirmesinden geçtiğini gösteriyor.
Türk-Rus yakınlaşmasında uyumu etkileyecek en önemli faktör AB’den ziyade Donald Trump yönetimindeki ABD’nin yeni yaklaşımı olabilir.
Erdoğan, Trump’tan yeni bir yaklaşım bekliyor. Trump’tan ışığı aldığı an Ruslar ve Amerikalılar arasında bir denge tutturma yoluna gidebilir. Ancak Türk-Amerikan ilişkilerinin önünde mayınlar oluştu. Suriye’de yönetime karşı savaşan silahlı gruplara desteğin sürmesi, Pentagon’un Suriye’nin kuzeyinde Kürtlerle kurduğu ortaklık, İran’a ambargoyu delen mekanizmanın sorumlusu olarak iş adamı Rıza Zarrab ile Halk Bank Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Hakan Atilla’nın tutuklandığı davanın seyri, darbe girişiminden dolayı iadesi istenen Fethullah Gülen’in durumu sözünü ettiğim mayınların başında geliyor. Referandumdan çıkan sonucun bu dosyaların seyrini etkileme kapasitesi sınırlı.
Erdoğan’ı tek adam yapan bir süreç başlı başına Doğu-Batı karşıtlığı üzerinden bir çözümlemeyi de haklı kılmıyor. Erdoğan’ın yeni Osmanlı ve yeni ittihatçılık çağrışımı yapan milliyetçi yönelimi Batı’dan kopuşu hızlandırdığı gibi Doğu’daki kapıları da otomatik açmıyor. Bu yaklaşım, sınırlı İslamcı çevrelerde heyecan yaratsa da birçok kesimde Osmanlı bakiyesi tarihsel korkuları ve şüpheleri uyandırıyor. Dışarıdaki kuşkulara içerideki bölünmüşlük eklenince Erdoğan’ın iç ve dış politikada manevra alanının çok da genişlemediğini söylemek mümkün.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları








































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
28.01.2026
20.01.2026
12.01.2026
5.01.2026
30.12.2025
26.12.2025
15.12.2025
8.12.2025
26.11.2025
11.11.2025