Halil BERKTAY
Ayhan Aktar (AA), Torosyan’ın Çanakkale’den Filistin Cephesine (İletişim, 2012) başlığıyla çıkan kitabına yazdığı önsözün ancak s. 53-79 arasında biraz olsun ampirik(imsi) bir tartışmaya girdiği gibi, o 26 sayfanın da ancak yarısından sonra, “batan zırhlılar” konusuna gelebiliyor. Herhalde herkesi bıktırıncaya kadar tekrarladığım gibi, Torosyan’ın Çanakkale anlatımı açısından en temel, belki tek temel sorun budur çünkü sadece metinde değil, “tasdiknâme”yle de vurgulanıyor.
AA’nın, s. 55-56’da bu “tasdiknâme”nin transkripsiyonu yapılabilmiş kısmını verdiğini geçen Cumartesi kaydetmiştim (Hasarı arttırırsam, batık zırhlının yerini tutar mı). Fakat ardından, bu “belge”nin en kritik noktasına, 19 Şubat ve 18 Mart harekâtında batırılan (“tahrib” edilen) “düşman harb vapurları” meselesine hemen oracıkta girmiyor. Uzun bir kavis çiziyor; gene aynı yazıda belirttiğim gibi, sekiz sayfa boyunca “Ertuğrul’un ütülenmesi”ni, 19 Şubat’ta özellikle Vengeancezırhlısının) ne kadar hasar gördüğü, sadece direk donanımından mı yoksa bir de arka taretinden mi isabet alıp almadığı üzerinden ispatlamaya çaba sarf ediyor. Ancak bu sekiz sayfalık ön tedbir işleminden sonradır ki, en başta sormuş olması gereken “19 Şubat 1915 günü Ertuğrul Tabyası gemi batırdı mı?” sorusunu, tâ s. 66’da telâffuz edebiliyor.
Geç olsun da güç olmasın diyeceğim ama, bu noktada dahi başka trükler söz konusu. AA s. 55-56’da doğrudan “tasdiknâme”yi aktarmış lâkin batan gemilere ilişkin (gerçek dışı) içeriğine 56-65 arasında hiç değinmemişken, s. 66’da ve yukarıda aktardığım başlığın altında, o “belge”ye dönmek yerine bu sefer Torosyan’ın metninden uzun bir alıntı yapıyor ve 19 Şubat’ta batan gemi olup olmadığı tartışmasına buradan (tasdiknâme” değil Torosyan’ın anlatımı üzerinden) giriyor. Bunun nedeni açık; mecbur kalırsa, bazı noktalarda tarihî gerçeklere uygun olmama vasfını taktik planda Torosyan için kabul edilebilir, ama “tasdiknâme” için kabul edilemez sayıyor. 3 Mayıs’ta kendisine iftiharla “Enver Paşa’nın yalancısıyım” dedirten o “belge”nin, her türlü şüpheden olabildiğince uzak tutulması lâzım. Onun için bu gemiler konusunu Torosyan’ı öne çıkararak tartışmayı ve gerçekleri kabul edecekse de asıl “belge” değil Torosyan hilâfına kabul etmeyi tercih ediyor.
Evet, kabul ediyor da nitekim. Nihayet dümdüz yazıyor s. 67’de: “...Torosyan’ın... veya Osmanlı topçusunun 19 Şubat 1915 günkü bombardıman sırasında bir gemi batırmış olduğuna dair ne Emin Âli Bey’[de]... ne de Genelkurmay’ın... resmî tarihler[in]de bir bilgi vardır! Ayrıca, bilebildiğimiz kadarıyla, Çanakkale Boğaz Savaşı üzerine yabancıların yazdığı hiçbir eserde de o gün müttefik donanmasından bir geminin battığına ilişkin bir bilgi verilmemektedir.”
Günaydın Ayhan Aktar. Peki sormazlar mı, hal böyleyse 22 Mart 2010 yazınızda niçin Torosyan’ı 19 Şubat’ta gemi batırmış, ayrıca 18 Mart’ta da gemi batırmış ve savaşın kaderini değiştirmiş diye takdim ettiniz? Doğrusunu ne zaman ve kimden öğrendiniz? Ben kendi 10 Nisan 2010 yazımda, tamı tamına sizin şu söylediğinizi belirttiğimde, ne diye hem “yok, Enver de söylüyor ki batmışlardır” cehaletinde israr ettiniz, hem de beni “Türk inkârcıları” arasına yerleştirmek yoluna gittiniz? Şimdi, s. 67’de şunları yazdığınızda bile, neden iki kelimeyle özür dilemiyor; “ben iki yıl önce Halil Berktay’a bunu hatırlattı diye saldırdım; o zaman bilmiyordum, yanılmışım” diyemiyorsunuz?
Ama benim böyle dürüstlükler ummam, AA söz konusu olduğunda abes kuşkusuz. Torosyan’ın 19 Şubat’ta bir gemiyi nasıl batırdığını anlatışı her şeyiyle yalan ve masal. AA bunun bile tam adını koyamıyor; bu kadar acılar çekmiş bir insan “yaşadıklarını abartmış” olabilir diye geçiştiriyor (s. 76). Ama asıl derdi “belge”sini kurtarmak. 67’deki itirafın hemen ardından, aynı sayfanın ortasında Torosyan’ın metnindeki 19 Şubat’ta gemi batırma iddiası ile “tasdiknâme”deki “bir düşman harb vapurunu tahrib” iddiasını ilk (ve son) defa yan yana getiriyor. Ne tahmin edersiniz hay allah, bu “belge”de de bir sakatlık varmış demesini mi?
Çok beklersiniz. Bir kere “tasdiknâme”yi, gene hiç sorgulamaksızın, Torosyan’ı destekleyen “tek kaynak... 18 Mayıs 1915 tarihli [bu] resmî belge” ifadeleriyle korumayı sürdürüyor. Üzerine herhangi bir soru işareti kondurmuyor; “tek kaynak” derken kaynaklık vasfında direniyor. Dahası, dikkatleri “tasdiknâme”deki “tahrib” sözcüğüne kaydırıyor. Torosyan’ın sinking diye çevirdiği bu sözcüğü AA da 22 Mart ve 3 Mayıs 2010’da öyle kabul edip “batırmış” diye aktarmış ve bu zeminde benimle inatlaşmaya girmişti. Şimdi ise ağız değiştiriyor; efendim, “tahrib”i yaralama diye alırsak mesele çözülürmüş, çünkü zaten Emin Âli Beye göre de Ertuğrul’un dördüncü mermisinin Vengeance’ın arka taretine isabet ettiğini biliyormuşuz (s. 68). İyi de, o zaman neden “hasar” denmemiş? “Tahrib” (destroy) ile “yaralama” veya “hasara uğratma” (damage) aynı şey mi? Kaldı ki “tasdiknâme” “tahrib”den ayrı olarak bir de “delme”den söz etmekte. Mesele Vengeance’ın arka taretiyse, neden ona da “delmiş” demiyorlar?
İş dile, lisana gelince asıl sorun daha büyük. Deniz savaşları için bu “harb vapuru,” (batırma yerine) “tahrib” ve “delme” sözcüklerinin hiçbiri Osmanlıların kullandığı deyimler değil. Örneğin hattı muharebe gemisi, harp sefinesi veya zırhlı demelerini beklerdiniz; hele “harb vapuru” hiç olmamış. Keza isabet alma/kaydetme sözcükleri hiç kullanılmıyor. Osmanlı “delmiş” değil, herhalde (Emin Âli Bey gibi) “rahnedar etmiş” derdi. AA’nın “belge”sinin dili buram buram tercüme kokuyor. Torosyan’ın o “belge”yi önce İngilizce imal ettiği hissini uyandırıyor.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAmerika İran’a saldırır mı saldırmaz mı? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürt milliyetçiliği bilincini yok etmek istiyorlar… 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİmamoğlu dediler, ucu yine AKP’ye çıktı! 110 milyon tazminat sözü vermişler 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları









































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
10.03.2025
8.03.2025
8.03.2025
6.03.2025
10.02.2025
29.01.2025
25.01.2025
16.01.2025
24.12.2024
20.11.2024