İbrahim Karagül
Güneyimizde, Irak işgali kadar, Suriye savaşı kadar bölgesel sarsıntılara yol açacak, yeni durumlar oluşturacak, hemen her ülkenin şu anki durumunda ciddi değişikliklere yol açacak, bazı ülkelerin birkaç yıl içinde dizlerini dövmelerine yol açacak bir çokuluslu proje uygulanıyor.
Açıkça bu durumu bölgesel güç haritasını altüst edecek bir kırılma olarak görüyorum. Çünkü Birinci Dünya Savaşı sonrası ilk kez işgallerden sonra bir Batılı garnizon, harita oluşturuluyor. Çünkü Batı’nın ellerinden kayıp giden, Batı’nın nüfuz ve sömürgealanından uzaklaşan bir coğrafya için bir üs, bir müdahale alanıoluşturuluyor.
Kürtlerin hiç olmadığı yerler niye o haritada?
Her ne kadar Kürt etnik kimliği üzerinden uygulansa da, Kürtlerin ulusal heyecanları ile süslense de, sadece ABD ve İsrail’in projesigibi görünse de, coğrafyanın tamamen yeniden biçimlendirilmesine dönük Antlantik merkezli çok ciddi bir müdahale ile karşı karşıyayız. Bu müdahale bütün coğrafyaya, bütün ülkelere yöneliktir.
Bu durum sadece siyasi haritaların değişmesiyle sınırlı değildir. Etnik harita değiştirilmekte, bu yönde bir müdahale uygulanmakta, yüzlerce yıllık şehirlerin kimliği değiştirilmektedir. Çünkü harita, Kürt etnik kimliğinin hiç olmadığı bölgeleri de kapsamakta, tamamen ABD ve İsrail’in güvenlik çıkarlarına, gelecek hesaplarına, bölgeyi denetleme planlarına göre biçimlenmektedir.
O bölge, o kuşak bizim coğrafyadan koparılıyor
Sykes-Picot’dan sonraki en köklü değişimin arefesindeyiz. Sykes-Picot dönemi kapandı, doğru. Çok şey değişecek, doğru. Ancak bu projeyle, değişimler bölge dinamiklerinden tamamen koparılmakta, Mezopotamya ve Türkiye’nin güneyi, bir Avrupa iç meselesine dönüşmektedir.
Bugüne kadar coğrafyanın bir çok köşesinde parçalanma senaryolarına direnmeye çalışıyorduk. Rüzgarı tersine çevirip birleşme modellerini öne çıkarmaya çabalıyorduk. En azından böyle hayallerimiz, hesaplarımız, ideallerimiz vardı.
Etnik ve mezhep kimlikleri üzerinden yürütülen ayrıştırma ve düşmanlaştırma senaryolarını en azından hafifletmeye uğraşıyorduk. Bu projenin gerçekleşmesiyle o idealler yıkıma uğrayacak, proje, coğrafyanın diğer bölgeleri için model haline gelecektir.
Bölgeye yabancı, herkese düşman “yeni coğrafya..”
Hele de bölgesel direnç buna müdahale edemezse, zaten etkisiz olduğu tescillenecektir. Ardından Türkiye, İran ve Pakistan masaya çekilecektir. Bir sonraki adımda mezhep ve din üzerinden Suudi Arabistan masaya çekilecek, Mısır masaya çekilecek, Kuzey Afrikaülkeleri masaya çekilecektir.
Suriye ve Irak’ın kuzeyindeki çalışma, sınırlarını tamamen Atlantik ülkelerinin çizdiği “yeni coğrafya”nın başlangıç örneği olacak, tarih bu adımdan sonra başka türlü işleyecektir. Coğrafyanın çözülmesi, parçalanması, garnizon devletlere bölünmesi, buna direnecek bütün yapıların tasfiyesi, güçlü devletlerin küçültülmesi bu haritanın oluşumundan sonra hızlanacaktır.
Bu suskunluk hiç hayra alamet değil!
Dikkat ederseniz; Barzani’nin referandum kararı için, Suriye’nin kuzeyinde PKK/PYD üzerinden yürütülen, son aşamada açıkça Ankara’ya meydan okur hale dönüşen, Türkiye’yi hedef alacağını gizlemeyen projenin belli bir olgunluğa ulaştığı an seçilmiştir. Bu bir çokuluslu tasarımdır, öyle planlanmıştır, zamanlaması ona göre yapılmıştır.
Hal böyle iken, bölgenin coğrafya ve tarihini sarsacak bir gelişme nedense Türkiye’de büyük bir suskunlukla karşılanıyor. Bu suskunluk hayra alamet değildir, masum değildir, şüpheler içermektedir.
Irak işgali sırasında da aynı operasyon çekildi
2003 Irak işgali döneminde de benzer bir kamuoyu operasyonuna maruz kalmıştık. ABD yönetimi, Türkiye’de medya, siyasiler ve kamuoyunu etkilemeye çalışan çevreler üzerinde müthiş bir çalışma yürütmüştü. Türkiye kamuoyunu etkilemek için büyük miktarda bütçe ayrıldığı o zamanlar çokça tartışılmıştı.
Dünya Savaşı’ndan sonra ilk kez Mezopotamya’nın kalbine yerleşecek yüzbinlerce kişilik yabancı istila ordusumasumlaştırılmak istendi, Türkiye’ye pazarlanabildi.
Benzer bir dezenformasyon, duygusal atmosfer Suriye savaşı başlarken yaşandı. Bugün o atmosferi yönetenlerin hiçbirinin Suriye için yeni bir tezi, bir adım sonrasına ilişkin fikri olmadığını görüyoruz. O duygusal atmosfer, Suriye meselesini rasyonel bir zeminde yürütme ihtimallerini zayıflattı ve bugün bunun sancıları çekiliyor. Bütün bu tezlerin ülkenin kuzeyindeki harita için planlandığını ve bize pazarlandığını hala anlamayan kalmış mıdır?
“Peki bizi kim susturdu”
Şu anki suskunluk bu iki örnekten hiç de farklı değil. Türk medyasının, entelijansiyasının coğrafyada bu kadar derin değişim olurken bir sözünün, cümlesinin, fikrinin olmaması, bunu tartışamaması büyük talihsizlik ve de endişe verici bir durum.
Bazen, bunun bir ilgisizliğin ötesinde, bir kamuoyu çalışması, bir proje olma ihtimalini düşünmeden edemiyor insan. “Bizi kim susturdu” sorusunu sormadan edemiyor. Sahi, bu suskunluğu kim satın aldı?..
Bugünlerin büyük yalanı…
Şahsen bugüne kadar okuduğum birkaç yazı bu endişemi daha da artırdı. Son derece başarılı bir kamuoyu çalışmasıydı okuduklarım, sipariş yazılar gibiydi ve gerçeklerden çok uzaktı.
Bugünlerin en büyük yalanı “Barzani’ye karşı olursan İran’ın önünü açarsın, Sünni Barzani’yi zayıflatıp Şiiliğe teslim olursun…” Bu tezi işliyorlar. Ana sipariş bu, böyle belirlemişler..
Yazıklar olsun.. Bu millet bu kadar mı kolay lokma görülüyor? Anlaşılan Türkiye olarak fena bir kamuoyu operasyonuna maruz kalıyoruz.
Unutmayın, büyük proje Türkiye’dir..
ABD’deki baskısını artıran soruşturmalar güneyimizde bunlar olurken Türkiye’yi baskı altına almak için miydi? 17-25 Aralık dosyaları ve 15 Temmuz kanlı saldırıları, Türkiye’nin yeniden yükselişinidurdurmak, bölgesel etkilerini kırmak, onu Anadolu’ya hapsedip orada küçültmek içindi, artık biliyoruz. Operasyon aynen devam ediyor.
Bu aşamada büyük müdahalenin Suriye ve Irak’ın kuzeyindeki aşamalarını izliyoruz. Ama tıpkı 17 Aralık gibi, tıpkı 15 Temmuz gibi bu operasyon da içerideki ortaklarla yürütülüyor. FETÖ ile durduramayanlar hem güneyden hem içeriden başka bir senaryoyu deniyor.
Unutmayın; en büyük proje, yüz yıl sonra ayağa kalkan en güçlü ülkeye diz çöktürme projesidir. Dolayısıyla bugün çizilen bütün haritaların hedefi Türkiye haritasıdır.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAmerika İran’a saldırır mı saldırmaz mı? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürt milliyetçiliği bilincini yok etmek istiyorlar… 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİmamoğlu dediler, ucu yine AKP’ye çıktı! 110 milyon tazminat sözü vermişler 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları











































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.09.2021
26.07.2021
28.06.2021
17.06.2021
14.06.2021
10.06.2021
4.06.2021
31.05.2021
20.05.2021
17.05.2021