İbrahim Kiras
CUMARTESİ YAZILARI
Geçenlerde tesadüfen elime bir kitap geçti. CHP’de siyaset yapan bir akademisyenin kaleminden sosyoloji, siyaset bilimi ve psikanaliz kuramlarına referanslarla örülmüş ilginç bir “siyasal İslamcılık” eleştirisiyle karşılaştım. (Fethi Açıkel, “Kutsal Mazlumluktan Makyevalist Despotizme”, İletişim, 2023)
Yazarın bazı konulardaki görüşlerine itirazımı kayda geçirerek söyleyeceğim: “Biz nerede hata yaptık” diye düşünen (eğer varsa) AK Partili arkadaşların veya kendilerini (hâlâ) İslamcı olarak adlandıran aydınların burada ileri sürülen eleştirilere şöyle bir göz atmalarında fayda olabilir.
Kitaptaki bazı görüşlere itirazlarıma gelince… Seküler, muhafazakar, milliyetçi gibi tanımların siyasi hareketler için veya düşünce akımları için kullanılması anlamlı olabilir. Ancak toplum kesimlerini bu isimler altında “birbirinden bağımsız antiteler” gibi kategorize etmek doğru olmasa gerek. Ülkede farklı “toplum kesimleri” var, farklı toplumlar değil.
İkinci eleştirim şu: Yazar, bir sosyolog olması itibarıyla Türk düşünce tarihini yeterince inceleyemediğinden olacak, Meşrutiyet devri İslamcılık düşüncesinin “modernist” niteliğinin farkında görünmüyor ve bu fikir akımını muhafazakar bir tepki olarak değerlendiriyor. Bu vahim bir hata.
Bu yüzden de temelleri ilk olarak Genç Osmanlılar hareketi üyelerince atılmış olan Meşrutiyet İslamcılığı ile bugün İslamcılık adı verilen sosyokültürel cereyan arasındaki ilişki yalnızca isim benzerliğinden ibaret olduğu halde mesela Cemaleddin Afgani ile Necip Fazıl’ı aynı kategoride sayıyor yazar. Mehmet Akif ile II. Abdülhamid’i aynı fikir akımının mensupları olarak anıyor hatta.
Oysa bugün veya Cumhuriyet sonrasında İslam referanslı toplumsal veya siyasal eğilimleri adlandırırken ille de İslamcı sıfatını kullanacaksak hiç değilse popüler İslamcılık, Neo-İslamcılık veya Post-İslamcılık gibi bir tanımı tercih etmek gerekir bence.
Tanzimat devrinde tohumları atılıp İkinci Meşrutiyet devrinde çiçeklenmiş ve meyvelerini vermiş bulunan modernist karakterli İslamcılık akımının özgün fikir çizgisine karşılık bu düşünce geleneğiyle ilgisiz toplumsal eğilimlerin aynı isimle anılması doğru olmasa gerektir.
Namık Kemal’den Mehmet Akif’e uzanan bir çizgideki Osmanlı İslamcılığı “devleti ayakta tutma” kaygısının önceliği itibarıyla bir yanıyla liberal bir yanıyla milliyetçi ekollerle ortak hedeflere sahiptir.
Çağın getirdiği toplumsal gelişmeler ve bilhassa Cumhuriyet sonrasındaki sosyopolitik değişimler karşısında çaresiz bir reaksiyondan ibaret olan “Post-İslamcı” ideoloji ise bugünkü dünyanın ihtiyaçlarına cevap verecek yeterlikte olmadığından olacak, “Post-İslamcı” aydınların siyasal ve toplumsal sorunlara yönelik çözüm önerileri ya milliyetçilik ya sosyalizm ya da liberalizm kaynaklıdır.
1970’lere kadar milliyetçilikten ayrı bir İslamcılık ideolojisinden söz etmek mümkün değil zaten. Milliyetçilik, muhafazakarlık, sağcılık ve hatta dindarlık birbirinin müradifi olan adlandırmalardı bu dönem boyunca. 1970’lerden itibaren “milliyetçi olmayan bir İslamcılık” görünür olmaya başlamış ve dindar/muhafazakar aydınlar arasında -galiba Seyyid Kutub, Mevdudi vb. çevirilerinin etkisiyle- artık İslam devleti, ümmet, cihad gibi kavramlar kullanıma girmişti. (Adalet Partisi’nin sağ kanadının tasfiyesinin ardından muhafazakar kesimin “daha dindar”larının MSP’de, “daha milliyetçi”lerinin MHP’de yer almaları bu ayrışmada dönüm noktası teşkil eder.)
Bir yandan da sosyalist jargonun etkisi hissedilir duruma gelmişti bu post-İslamcı aydınların diskurunda. Sosyalizm 60’larda ve 70’lerde bütün dünyada ve Türkiye’de büyük bir etki uyandırmış olduğu için bu normal görünüyorsa da bahsedilen etki ideolojik yaklaşıma nüfuz edebilmiş değildi. Toplumsal ve siyasal yapıyı emek sömürüsü veya sınıf çatışması kavramları üzerinden okumaya yönelik bir anlayışın filizlenmesinden söz etmiyorum. Sosyalist siyasi hareketlerin daha ziyade dilinden etkilenmişti post-İslamcılar. (Hareket dergisi çevresindeki İslam sosyalizmi tartışmaları çok sınırlı kalmış ve muhafazakar kesimde olumlu yankısı olmamış özel bir örnek.)
90’lı yıllara kadar devam etti bu etki. Milenyum sonrasında ise liberal bir retorik öne çıktı. (Bunun 90’lı yıllarda Sovyetlerin dağılmasının ardından liberal değerlerin bütün dünyada hakim hale gelişiyle de ilgisi olabilir.) Ancak bu da evrensel liberal değerlerle fazla ilgisi olmayan, kendine özgü bir liberallik anlayışıdır. Daha doğrusu Türkiye’ye özgü bir liberalizm anlayışı.
Türkiye’de kendilerine -nedense- liberal adı verilen kimi aydınlardaki illiberal eğilim ve aşırılıklar bu yeni moda retoriği kullanmaya heves eden post-İslamcılar üzerinde de etkili oldu. Söz gelimi Kürt sorunu tartışmasında ayrılıkçı terör örgütüyle aynı dili kullanmayı, bayrak ve istiklal marşı gibi milli sembollere saygı göstermemeyi “dinin liberal yorumu” zanneden bir okur yazar zümresi bu dönemde ortaya çıktı. Bunların evrensel liberal değerlerle bir ilgisi olmadığı ortada.
Meselenin özü Cumhuriyet devrinin “muhafazakar” aydınlarının veya kanaat önderlerinin “muhafazakar” tutumlarıyla Meşrutiyet İslamcılarının “modernist” vizyonu arasındaki uzlaşmazlıktır.
Diğer yandan, orijinal bir fikir akımı olan Osmanlı (Meşrûtiyet) İslamcılığının “birleştirici” milliyetçi karakterinin daha ziyade toplumsal bir tepki hareketi olan Cumhuriyet İslamcılığında giderek zayıflayıp sonunda görünmez hale gelmiş olması biraz da bugünkü toplumdaki etnik duyarlıkların bu Post-İslamcılık evreni içinde kendilerine alan bulabilmiş olmalarının sonucudur. Cumhuriyet devrinde ulus devlete yönelik etnik itirazlarla dinî itirazların -mesela daha ilk günlerdeki Şeyh Said isyanında olduğu gibi- iç içe geçmesi Cumhuriyet İslamcılığının bilhassa 70’li yıllardan itibaren giderek milliyetçilikle mesafeli bir karakter edinmesinde pay sahibi olmuş görünüyor. Mamafih son birkaç yıl içinde değişen konjonktür çerçevesinde siyasi iktidarın “yerli ve milli” retoriği paralelinde Kürt sorunu konusundaki keskin tutum değişikliğinin ardından “post-İslamcı” aydınların da ezici çoğunluğu “tırnak içinde milliyetçi ama aslında dışlayıcı ve düşmanlaştırıcı” bir dil benimsemiş göründü.
Ancak siyasi iktidarın geçtiğimiz aylarda yeniden politikasını değiştirmeye yönelmesiyle söz konusu zümrenin “bu milliyetçiliği” sürdürme zorunluğu ortadan kalkmış oldu. Bu da şaşırtıcı değil. Çünkü temel problem toplumda ve hatta aydınlarda millet kavramının modern anlamının kavranmasını sağlayacak bir siyasi bilincin oluşup oluşmadığıdır. Bu olmayınca dinî ideolojiler modernite öncesinin sosyal ve siyasi yapılarını “inancımıza uygun” bir model diye sunabiliyorlar.
Aydınlarımız da reaksiyoner bir din yorumunun ürettiği sosyopolitik tutumu dinin evrensel bir niteliği gibi görebiliyorlar.
Bunun sonucunda Cemaleddin Afgani ile Necip Fazıl’ı veya Mehmet Akif ile II. Abdülhamid’i aynı yolun yolcusu sayan akademisyenler görüyoruz biz de.
Yazarlar
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları

































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
3.02.2026
27.01.2026
27.01.2026
24.01.2026
22.01.2026
20.01.2026
17.01.2026
15.01.2026
13.01.2026
6.01.2026