Münir AKTOLGA
Ali Bayramoğlu, “İktidarın Kürt stratejisi ne ve ne olmalı” diye sorarak mevcut duruma çözüm arıyor... Yazdıklarına katılmakla birlikte, bunlara esasa ilişkin olan bir iki noktayı daha ilave etmek istiyorum:
http://www.marmarayerelhaber.com/ali-bayramoglu/37174-iktidarin-kurt-stratejisi-ne-ve-ne-olmali
Ali Bayramoğlu yazısında hükümetin süreci yönetemediğini söylüyor. Tamam, bu noktada aynı görüşteyiz. Zaten bunu ben de yazdım daha önce:
Ama işte tam da bu noktada ortaya çıkan bir soru daha var ki o konuya hiç girmiyor Ali:
Evet ama, Hükümet bu süreci neden yönetemedi?
Bu yazıda, işi fazla uzatmadan, sadece olayın bu yanının altını çizmekle yetineceğim:
AK Parti iktidarı Osmanlı artığı Devletle bütünleşince "adem-i merkeziyetçi yeniden yapılanma" lafları falan unutuldu gitti!... Çünkü, içine girilen yeni ittifaklarla öyle “yeniden yapılanma” falan artık mümkün değildi!!...
Nerelerden nerelere gelindi düşünebiliyor musunuz! “İslam aleminin kurtarıcısı” rolüyle “sırtımızı Allaha dayayarak, ya Allah” deyip bütün dünyaya savaş açıp, herkese, herşeye birden saldırmaya başlayınca sonunda duvara tosladık ve çaresizlik içinde kendimize ittifaklar aramaya başladık!! Oıay budur! Bulduk da sonunda!! Devlet!... Ama tabi bunun da bir fiyatı vardı, önce onun elini öperek af dileyecektin!!...
Hatırlamaya çalışın, darbelere ve darbeciliğe karşı mücadele noktasından “Türkiye'de hiç darbecilik falan yokmuş, Ergenekon, Balyoz Davaları falan bunlar zaten hep paralellerin işiymiş” noktasına geldik kısa bir zamanda!!... Unuttunuz mu? E, böyle olunca, eski Devletçi Kemalist statüko güçleriyle ve en önemlisi de askerle yeni tipten Devletçi-milliyetçi bir ittifak zemini oluşunca, "Devletin yeniden yapılanması" anlayışı falan da yerini varolan merkeziyetçi yapıya sahip çıkarak onu güçlendirmeye bıraktı tabi... Olay bu kadar basittir!... Düşünün uçak gemisi yapmaya çalışıyoruz artık!!.. Ne yapacaksın uçak gemisini? Sadece bu soruyu sormak bile yetiyor aslında!!.. İşte 2003’lerin AK Partisiyle-Erdoğan’ıyla günümüz arasındaki fark burada yatıyor!!..
Başlangıçta ne istiyordu AK Parti? İkinci sınıf insan sayılan, içinde Kürtlerin de bulunduğu “Türkiye’nin zencilerini” eşit vatandaş statüsüne çıkarmak, öyle değil mi?... Bu arada da Türkiye’yi dışa açıp daha çok üretip ihraç eden, küresel süreçlerle bütünleşen bir ülke haline getirmek!...
Sonra ne oldu peki?
Bunu şöyle açıkladı sayın Erdoğan: “Eldeki malzemeyle buraya kadar gelebildik, son iki yıldır artık daha ileriye gidemiyoruz, patinaj yapmaya başladık”!!..
Niye daha ileriye gidemiyorduk peki? Çünkü daha ileriye gidebilmek için “katma değeri yüksek mallar üretmemiz” gerekiyordu. Bu ise ancak yeni bilgiler üreterek mümkündü...
Peki bunu nasıl yapacaktık? İşte tayin edici soru bu oldu! AK Partililer bu soruya, “Kemalist eğitim sisteminin yerine İslami nesiller yetiştirmeyi öne alan bir eğitim sistemi koymamız gerekir” diyerek cevap verdiler...
Sonuç mu?... “Daha ileri gidemiyorduk, patinaj devam ediyordu”!!..
İşte, “Türk tipi Başkanlık sistemi” tam bu noktada imdada yetişti!!.. Madem ki “katma değeri yüksek mallar” üretemiyorduk, o zaman biz de tarihi zenginliklerimize, orada yatan “stratejik zihniyetimize” sarılarak ilerlemeye çalışırdık!... Her yıl enerji için 60 milyar dolar para ödüyorduk dışarıya, yazık değil miydi bize!?. Petrolün çıktığı bütün o İslam ülkeleri hep Osmanlı’nın eski bileşenleri değil miydi? Emperyalistler 1. Dünya Savaşını çıkararak Osmanlıyı parçalamışlardı. Bugün bizim daha ileriye gidemeyişimizin nedeni de bu idi zaten... O halde, “İkinci bir kurtuluş savaşı” vererek parçaları yeniden ana gövdeyle birleştirmekten başka çare yoktu!...
Bu türden bir anlayış ve çözüm vizyonu Anadolu burjuvalarının içindeki bir kanadın jakoben-acilci telepleriyle de birleşince, bir noktaya kadar burjuva devriminin bayrağını elde tutan bu kanadın sözcüleri “tamam” dediler, “katma değeri yüksek mallar falan üretemiyoruz ama, olsun gene de biz çok büyük işler başardık”. “Hem sonra zaten bilgi falan üretemeyen bugünkü eğitim sisteminin sorumlusu da hala bizi bir sülük gibi sömüren o eski ‘yerleşik düzenin’ temsilsisi büyük İstanbul burjuvaları değil midir?. Onların hepsinin bankaları falan var. Senelerce Devletin sırtından sermaye birikimini sağlamışlar, olan bize oluyor. Bu iş böyle sürdüğü müddetçe biz hep arkadan nal toplamaya devam ederiz, bu nedenle, bize düşen, nasıl ki Kemalist statükoyu devirdiysek, aynı şekilde şimdi bir hamle daha yapmaktır. Hedef, büyük bir restorasyon faaliyetiyle önce Abdülhamid Han’ın bıraktığı yere ulaşmak, sonra da bu noktadan itibaren herşeye yeniden başlamaktır”!!...
Ve böyle bir vizyonla-ideolojik çıkışla, bir yandan içeriye yönelik olarak, “yerleşik düzenle” savaş” adı altında, “faiz lobisi” avcılığı falan yaparak ekonominin altını oyarlarken, diğer yandan da, “emperyalizme karşı savaş” adı altında, dışarda şimdiye kadar binilen bütün dalları kesmeye, bütün ittifaklarla kavgalı hale gelmeye başladılar!..
"Türk tipi Başkanlık" denilen şey ne idi ki??
O andan itibaren artık Osmanlı usulü bir yeniden yapılanma anlayışı öne çıkmaya başlıyordu!... "İkinci kurtuluş savaşı" sonunda "1. Dünya Savaşıyla elimizden alınan topraklar kurtarılarak yeniden ana gövdeye katılacak", bu şekilde "emperyal" yeni bir Türkiye ortaya çıkmış olacaktı"!!... "Türk tipi Başkanlık", ikinci adımda "Halifelikle de" taçlandırılınca İslam aleminin kurtarıcısı olma misyonu yerine getirilirken Osmanlı’nın küllerinden yeniden doğması da sağlanmış olacaktı...
Bunları ben söylemiyorum ha, yani bunlar bir suçlama, iftira falan değiller!!... “Başdanışmanların” her gün yazıp çizdiği şeyler bunlar!... Ve de onlar bu türden ideolojik görüşleri nedeniyle o mevkilere getirildiler zaten!!... Şuraya bakın:
"...İşte tam şimdi Türkiye’de Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın neden Başkanlık Sistemi istediğini anlıyorsunuz değil mi; bu istek yalnız Türkiye için değildir; ta beş yüz yıl önce olduğu gibi Halep, Lübnan ve Filistin içindir de… Bu isteğin tam beş yüz yıl önce Yavuz’un hilafet istemesinden bir farkı yoktur. Beş yüz yıl önce oldu; şimdi de olacak..." Bu satırları okuyunca insanın “ya Allah ya Bismillah ikinci Mercidabık Savaşına hazır olun” diyesi geliyor!!..
(http://www.marmarayerelhaber.com/…/32542-Geleneklerimize-ku…)
Böyle bir anlayışın içine “Kürt Sorunu” diye birşey sığar mı, siz söyleyin? Bir Devlet vardır ortada "onun vatandaşları" ise, “bu Devlet varsa var olan”, onun ağzı var dili yok "kulları"dır o kadar!... "Daha ne istiyorsun kardeşim, işte hepsini verdik ya" anlayışının altında yatan bu yeni Osmanlıcılık anlayışıdır... Yani, Osmanlı’dan zorla ayırılan bütün o parçalar yeniden bir şekilde ana gövdeyle birleştirilecekler, bu şekilde biz de zaten bizim olan petrol falan gibi o doğal kaynaklarımıza yeniden sahip olacağız!!... O zaman ne “cari açık” sorunumuz kalacak ne birşey!... Olay budur, anlayış budur... Gelinen nokta malesef budur!...
Yani hiç anlamıyorum!. Bunlar şöyle etraflarına da mı hiç bakmıyorlar, hangi Arap ülkesini kendinize bağlayacaksınız siz? Suudi Arabistan’ı mı, Suriye’yi mi, Irak’ı mı!! E, hadi diyelim “Arap Baharıyla” bütün bu ülkelerin başındaki o işbirlikçi yönetimler saf dışı bırakıldılar (önceleri öyle umuluyordu; ama o zaman ki Erdoğan başka bir Erdoğan’dı. O zaman Türkiye özgürlük mücadelelerinde örnek ülke olarak gösteriliyordu. O zaman daha Osmanlıcılık-tarih mühendisliği falan yoktu işin içinde!..). Sonra, sonra bir şekilde İran’ı da mı devre dışı bırakacaksınız; ya peki Rusya’yı, ABD’yi, Avrupa ülkeleri’ni!?... Çünkü, bütün bu ülkelerin katılımıyla oluşan bir dünya savaşı dengesi var bölgede!... Sen, “gücünü Tanrı’dan aldığın için” bütün bu “düşmanlarla” savaşarak yeniden eski Osmanlıyı restore edeceksin öyle mi??
Bırakın o Osmanlı hikayesini falan, eğer 20.Yüzyıl koşullarında olsaydık, bu türden bir ideolojik bakış açısı hiç tartışmasız ülkeyi faşist bir yola sokardı... Ama artık bu mümkün değil. NEDEN Mİ DEĞİL? Çünkü, eskiden dünya pazarlarında daha fazla pay sahibi olabilmek için burjuvazinin güçlü bir devlete-ulus devlete-ihtiyacı vardı. Ancak böylesine güçlü bir devletin açtığı nüfuz alanlarında ilerleyebilirlerdi. Bugün ise, istersen ABD ol, ne olursan ol, güçlü olmanın sırrı Devletinin gücü değildir; en yeni bilgileri kim üretebiliyorsa, kim bunları üretim faaliyeti içinde kullanarak dünya pazarlarına giriyorsa güçlü olan odur artık. Soruyorum ben şimdi, bugün siz daha iyi kalitede maları daha ucuza üretiyorsunuz da sırf güçlü bir devletiniz-“uçak geminiz” falan””- olmadığı için mi dünya pazarlarına çıkamıyorsunuz? Ya da, İslam ülkelerini fethedeceksiniz de ne olacak, onlar pazardan birşey satın alacakları zaman, en iyi kalite ve en ucuz hangisi diye bakmadan, “bu İslam-Türk malı bunu alalım” mı diyecekler?...
Aklımızı başımıza toplayalım. Bu işin yolu 21.Yüzyıla-bilgi üretimi çağına entegre olmaktan geçiyor... Dünyayı fethetmenin yolu artık budur... Atalarımızın tarihsel devrimci-fetihçi mirasını bugünün koşullarında böyle anlamak lazım!...
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAmerika İran’a saldırır mı saldırmaz mı? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürt milliyetçiliği bilincini yok etmek istiyorlar… 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİmamoğlu dediler, ucu yine AKP’ye çıktı! 110 milyon tazminat sözü vermişler 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları





































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
16.11.2024
9.11.2024
31.07.2024
3.06.2024
9.04.2024
20.07.2023
18.07.2023
17.07.2023
20.06.2023
18.06.2023