Orhan MİROĞLU-Taraf yazıları
Son zamanlarda medyada öne çıkan veya Kürtler adına öne sürülen ve doğrusu nedendir bilinmez, kuvvetle inanmamız istenen bir fikrin tedavülde kalması için sıkı bir kampanya sürdürülüyor ve Türkiye’de Kürtler ve Kürt sorununun çözümü konusunda asıl hedefi Türk halkı olan yepyeni bir algı oluşturulmaya çalışılıyor.
Saf süte maya çalmak gibi, eğer bu maya tutarsa Kürt sorununun demokratik çözümünden, her iki halkın birarada yaşama iradesinden bahsetmek çok geçmeyecek, her iki tarafta da ihanetle bir ve eşdeğer sayılacak.
Nitekim birtakım alametleri de belirmedi değil. Kürt siyasetinin askerî kanadının zaten kendilerine özgü Kürt tanımı var, “Kürtlüğü” tanımlamaya hakları var diye düşünüyorlar.
Ama Kürt siyasetinin sivil kanadı da birbirinden ilginç ve korkutucu ihanet tanımlamaları yapıyor artık.
Mesela deniyor ki, bundan böyle AK Parti’yi destekleyen Kürtler hain olarak görülecektir.
Bu tanımlamanın yapıldığı günlerin fonunda çarpışmalarda ölen ve çoğu yirmi yaşın altında olan Kürt gençlerinin cenaze törenlerinin yürekleri yakan acısı ve yası var..
Fonda AKP’liyken, önce dağa kaçırılan, serbest kaldıktan sonra da BDP’ye törenle kaydı yapılan Kürtler var.
Kürt toplumunun belli bir kesiminin içinde bulunduğu ruh hâlini bazen İsrail’in kuruluş yıllarındaki Yahudi halkın ruh hâline benzetiyorum.
Tabii ki Kürt sorunu Yahudi sorunu kadar kadim bir sorun değil ve Yahudi sorunu gibi çağların ötesinden gelmiyor. Kürt sorunu Yahudi sorunu gibi, en azından binyıllara, çağlara yayılan, bütün dünyayı meşgul etmiş bir sorun ve bugünkü hâliyle de bir devlet kurma sorunu değildir.
Ama her iki sorunun aynı coğrafyada yer aldığını ve Kürt halkının ulusal psikolojiler sözkonusu olduğunda, yavaş yavaş da olsa, Yahudilerin binyıllardan bu yana yaşadığı ulusal psikolojiye benzer bir psikolojinin içine hapsolduğunu görmek de çok zor değil.
Kürtlerin giderek beraber yaşadıkları halkların onlara asla dost olmayacağına inanmaları isteniyor.
Ve yine Kürtlerin; Araplarla, Türklerle ve Farslarla beraber yaşamaya devam ettikçe Kürt ve Kürdistan için bir geleceğin sözkonusu olmayacağına inanmaları isteniyor ve devlet kurmak her derde deva bir çare olarak sunuluyor.
Böyle bir iklimde eğer kendiniz de Kürt iseniz ve meseleye, içeriği bir hayli tartışmalı, bir hayli müphem bir kavram olan “Kürt çıkarları” açısından bakmıyor ve maazallah hele kendinizi, bir de Kürt devletinin kurulması talebi gibi bir talebe ait bir Kürt gibi hissetmiyorsanız yazdığınız her şey, ihanet tanımının içine girebilir ve siz kendinizi 2. Dünya Savaşı’ndan sonra kurulan Yahudi devletine karşı çıkmış bir Yahudi aydını gibi hissetmeye başlarsınız.
Çok tehlikeli seyreden bir tarihî kavşağın içinde sanki ulusal kimliğinize değil de başka insani değerlere, demokratik ve barışçıl amaçlara ait olduğunuzu hissetmek, bunu her fırsatta ortaya koymak, ulusunuza karşı işlediğiniz bir suç bir ihanet olarak görülebilir ki, birçok Kürt aydınının ve siyasetçinin bugün bu duygular içinde olduğunu tahmin etmek zor değil.
Bu duyguların bir aydının ruhunda yarattığı kuşatılmışlık ve yalnızlık sarmalını anlamayan, böyle bir duyguyu hayatında hiç tanımamış ve tatmamış olanlar, yarın gelişebilecek felaketlerin acısını ve bedelini de muhtemelen başkalarıyla paylaşmayacak ve köşe bucak kaçacak olanların, ve her vakit olduğu gibi, ortalık kan revanken işine gücüne bakacak olanların Leyla Zana’nın çırpınışlarını, anlamaları nasıl mümkün olabilir ki?
Böylelerine, yüz binlerce insanın hayatını kaybedeceği ve her şeye, yok etme duygusunun hâkim olacağı felaket dönemleri bile kâr etmez, onlar sırça fanuslarında yaşamaya devam eder dururlar.
Dün de böyle olmadı mı?
PKK’nin şiddetine hâlâ büyük bir toleransla yaklaşanların, bu şiddete toz kondurmayanların, şiddete karşı çıkan Kürt aydınlarını işe yaramaz kimseler olarak gösterenlerin, Kuzey Irak’ta “piyasa” oluşunca peşmergelerden bile daha önce gidip payını tahsil edenlerin, Kürdistan’dan diyet talep edenlerin, bugün de “PKKperver” hâle gelmeleri boşuna değildir.
Bu savaşta ölenler yoksul Kürt ve Türk çocuklarıydı.
Bedeli her iki halkın yoksulları ödedi, bugün de durum budur.
Ama bu savaşta hiçbir medya patronunun ve köşe yazarının çocuğu da ölmedi.
Bu otuz yıldır devam eden savaş yıllarında, bir “Türk Amos Oz’u” olmayı istemiş bir tek yazarı yoktur Türk aydınlarının.
Ama bir zamanlar değil PKK’ye hak vermek, “galiba bu Kürtlerin de biraz hakkı var” bile diyememiş kimseler, bakıyorsunuz, savaş çığırtkanlığı yapıyorlar. Üstelik acemice de değil, çok profesyonelce yapıyorlar.
Kürt sorununun özellikle Suriye’deki yeni gelişmelerle ortaya çıkan bir mecraya akmasını istismar ediyor, gerçekleri çarpıtıyor ve hâlihazırda Kürt siyasi partilerinin tutumu, dört farklı ülkede farklı siyasi süreçler içinde bulunan Kürt toplumunun eğilimlerini, çıkarları arasındaki benzemezlikleri yok sayarak bir çeşit Pan-Kürdizm algısı oluşturmaya çalışıyorlar.
Türkleri Kürdistan’la korkutuyor, Kürtlere de hadi bakalım, Leyla’ya şuna buna inanmayın, zaman Kürdistan’ı kurmanın zamanıdır diyorlar..
Bu adamları teşhir etmeden, maskelerini indirmeden, Kürt sorununda doğru algılar yaratmadan, kardeş katlini durdurmak mümkün olmayacak.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları








































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
7.10.2012
3.09.2012
1.09.2012
30.08.2012
27.08.2012
25.08.2012
23.08.2012
20.08.2012
18.08.2012
16.08.2012