Osman CAN
“Yabancı dil” konusunda işi kanuna havale eden, dolayısıyla olağan eğitime nazaran daha fazla sınırlama yapılmasını mümkün kılan anayasakoyucu, eğitim dili konusunda, ‘yabancı kapsamına girmeyen diller’de eğitim yapılması konusunda herhangi bir sınırlama getirmemiştir.
Bazılarının özgürlükçülüğü bir kariyer meselesi aslında. Özgürlükler konusunda sorunlar oldukça kariyerlerini parlatma imkanına kavuşuyorlar. Sorunlar çözüldükçe kamuoyunda görünürlük imkanları zayıflıyor. Sorundan beslenenler sorunların devamından yana cephe alır. Bu anlaşılır bir durum.
Bunların orantılı zekaya sahip olanları, sorun çözüldükçe sorunu çözen iradeler savaş açıyor. Daha rafine olanları, yani orantısız zekaya sahip olanları ise sorunun çözümü konusundaki adımları yok sayıyor, ardından beklentileri yükseltiyor, barışını tesis etmiş ülkelerde de dile getirilebilecek bazı talepleri merkeze yerleştiriyor. Bu taleplere göre demokratik temsilciler hakkında negatif yargıların doğmasına çalışıyor, onları adeta şeytanlaştırıyor. Oluşturdukları bu sanal gerçeklik içte ve dışta satın alındığında, ülkede çatışma devam etmiş ve bu kişiler de kariyerlerini kurtarmış oluyor.
Kemalist diktatörlüğün Türkiye’ye bıraktığı zehirler birer birer temizlenir ve tüm hatalarına ve aksaklıklarına rağmen, demokratik ve özgürlükçü bir sistem inşa edilirken, özgürlükçü olmadığı halde özgürlükçü görünmek, zor iş. Bunun için gerçeği görünmez kılmak ve muarızı şeytanlaştırmak gerek. Bugünün hükümeti için diktatör sıfatını kullanmak en iyi ihtimalle bir kariyer kurtarma gayreti ve özde gericilikten başka bir şey değil.
Büyük bir ihtimalle anadilde eğitim konusunda da aynı özde gerici tutumlarını sürdüreceklerdir.
Önce koronun bir kısmı, anadilde eğitim en temel insan hakkı olduğunu söyleyecek (oysa meşru taleplerden biridir), ardından “hükümet bu hakkı tanımıyor, çünkü diktatörlük peşinde” diyecek. Bu konuda adım atıldığında ise, koronun diğer kısmı devreye girerek, “Anayasadaki açık hüküm varken, hükümet anayasayı açıkça ihlal ediyor ve hukuku hiçe sayıyor, demek ki diktatörlük peşinde” söylemi devreye sokulacak.
Biz bu figürleri gericilikleriyle baş başa bırakıp yolumuza devam edelim ve Anayasanın ana dilde eğitime engel olmadığını söyleyelim.
Şöyle ki;
42. Maddenin gerekçesinde yasak yok
Anayasanın 42. Maddesinin “Türkçeden başka hiç bir dil, eğitim ve öğretim kurumlarında Türk vatandaşlarına ana dilleri olarak okutulamaz ve öğretilemez...” hükmünü içeren 9. fıkrası, Danışma Meclisi tasarısında yer almamış, sonradan Milli Güvenlik Konseyi (yani Darbeciler Korosu) tarafından eklenmiştir. Ekleme gerekçesinde sadece “eğitim ve öğretim kurumlarında okutulacak dillerleilgili yeni bir fıkra eklenmiştir” ifadesi kullanılmıştır.
MGK gerekçesi “okutulacak dillerle ilgili” bir düzenlemeden söz etmektedir. Gerekçe de “anadilde eğitim” konusunda herhangi bir sınırlayıcı veya yasaklayıcı ifade olmadığı gibi, “Türkçe dilindeeğitimzorunluluğu” anlamına gelecek bir ifade de yoktur.
Anayasa Mahkemesinin 42. Maddeye ilişkin içtihatlarında açıklayıcı bir bilgi yoktur. Yalnızca E. 2002/146 sayılı kararında farklı dil ve lehçelerde kursların açılması konusunun 42. Maddeye aykırı olmadığını belirtmiştir.
Lafzi ve sistematikyorum yasak yok diyor
Herkes çok şey söylüyor, ancak maddenin lafzının ne söylediği daha önemli. Çünkü hukukta yorum kuralları çok açık: Metni nasıl yorumlarsanız yorumlayın, yorumun sınırı lafızdır. Lafzın izin vermediği hiçbir sonuç kural olarak geçerli değildir. İkinci olarak anayasayı yapanların ideolojik tercihleri ne olursa olsun, bu tercih açık bir hukuk kuralına dönüşmedikçe, hukuken geçerli değildir.
Devam edelim:
Madde metninde “Türkçeden başka hiç bir dil eğitim ve öğretim kurumlarında Türk vatandaşlarına ana dilleri olarak okutulamaz ve öğretilemez” ifadesi yer almaktadır. İkinci cümlesinde “Eğitim ve öğretim kurumlarında okutulacak yabancı diller ile yabancı dille eğitim ve öğretim yapan okulların tabi olacağı esaslar kanunla düzenlenir.” denmektedir.
Metindeki ifade “anadil olarak Türkçenin okutulması ve öğretilmesi” ile ilgili olup “Anadilde eğitim” ile ilgili değildir.
Fıkranın 2. Cümlesinde “okutulacak yabancı dil” ve “Yabancı dille eğitim” ifadeleri yan yana ve iki ayrı kavram olarak kullanılmaktadır. Bir “dilin okutulup öğretilmesi” ile o “dilde eğitim” veya “o dil ile eğitim” elbette aynı kavramlar değildir. Anayasakoyucu aynı fıkrada bu iki farklı kavramı birlikte kullanmış, 1. Cümledeki “Türkçeden başka hiç bir dilin anadil olarak okutulup öğretilemeyeceği” yasağıyla kendini sınırlamış ve “Türkçeden başka hiç bir dilde eğitim ve öğrenim yapılamayacağı” anlamını verecek bir ifade kullanmamıştır. Bu mantıksal olarak açık bir tercihe işaret eder.
“Yabancı dil” konusunda işi kanuna havale eden, dolayısıyla olağan eğitime nazaran daha fazla sınırlama yapılmasını mümkün kılan anayasakoyucu, eğitim dili konusunda, “yabancı kapsamına girmeyen diller”de eğitim yapılması konusunda herhangi bir sınırlama getirmemiştir. Bu da “anadil olarak Türkçenin okutulması ve öğretilmesi” zorunluluğuna halel getirmeksizin, geleneksel olarak kullanılan dil ve lehçelerde eğitim ve öğretimin anayasal güvenceye tabi olduğunu gösteriyor.
Bu durumda Kürtçe, 1. cümledeki açık hüküm nedeniyle “anadil” olarak öğretilemeyecek, ancak pekala eğitim dili olabilecektir. Eğitim dili ile anadil aynı olmadığından, yasal varsayım olan “anadil” Türkçeyi okutup öğretmek şartıyla, dersi dışında tüm eğitimin Kürtçe, Arapça, Çerkezce v.s. dillerinde görüldüğü eğitim kurumları pekala açılabilecektir. Buna engel bir anayasal yasaktan söz etmek güçtür.
Kürtçe yabancı dil olmadığından, 2. Cümledeki sınırlamalara da tabi değildir.
Anayasanın 5. Maddesinde devlete yüklenen “insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlama” ödevi ve 2. Maddesindeki “insan haklarına saygı ve sosyal hukuk devlet ilkeleri” ile 10. Maddede düzenlenen “ayrımcılık yasağı” birlikte değerlendirildiğinde, devletin bu eğitime imkan sağlama zorunluluğundan dahi söz edilebilir. Uluslararası hukuktan söz etmeye bile gerek kalmaz.
Özgürlükçülüğü kariyer basamağı olarak görenler ve darbeciler bu yorumdan hazzetmeyecek. Bu kesin...
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları







































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
24.03.2021
9.01.2021
20.07.2020
12.07.2020
23.06.2020
20.06.2020
20.06.2020
24.04.2019
18.01.2017
1.02.2015